Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1748




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 32 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1052

Selmi Hoca'yı kaybettik! - 16.07.2010





Acı haberi bugün saat 13.00 civarında aldım. Posta kutumuza düşen AA etiketli bir haberdi bu.

Bakıyorum da, şu son günlerde ne çok tanıdığım, tanıştığım, dostum olan, saygı ve sevgi duyduğum değerli sanatçıyı, dostu kaybettim.

Bu ne acı ve ağır bir durumdur.

Cahit Sıtkı’nın o meşhur otuz beş yaş şiirinde söylediği gibi git gide artıyor yalnızlığımız.

Selmi Hoca’yı en son beş yıl kadar önce, İstiklal Caddesi’nde şirin bir cafe’de otururken görmüştüm. Yanında tanımadığım bir hanım vardı. Sanırım on dakika kadar konuşma imkanım olmuştu.

En son görüşmem budur kendisiyle.

Ama parkinsondan çok çektiğini biliyordum. Trabzon’dan çok fazla bir şey yapamıyordum tabii.

Semli hocayla Asiyse Nasıl Kurtulur adlı oyunda birlikte çalışmıştık. Provalar devam ederken, Trabzon’da oynanan bir Trabzonspor Galatasaray maçına da birlikte gitmiştik. Çok güzel hatırlanacak günlerdi o günler. Yönetmenimiz Çetin İpekaya ile birlikte müthiş bir oyun çıkarmıştık.

Şu tesadüfe bakın ki, o oyunda başrolü, yani Assiyeyi oynayan arkadaşımız Arzu Balcı’yı da 1 Temmuz 2010 günü keybettik.

İşte o nedenle diyorum, ne çok değerli dostumu kaybettim bu aralar. Yaşamın gerçeği bu mu yoksa?

***

Cumhuriyet Gazetesi'nin 58 yıllık müzik yazarı, klasik ve popüler müzik alanlarında duayen kabul edilen besteci Selmi Andak, 89 yaşında yaşamını yitirdi.

AA aracılığı ile posta kutumuza düşen haberde yapılan açıklamada  Selmi Andak’ın ağır ilerleyen Parkinson hastalığı nedeniyle uzun süredir tedavi gördüğü Balat Musevi Hastanesi’nde saat 12.00’de yaşama veda ettiği, zatürre nedeniyle durumu ağırlaşan Andak’ın bir haftadır yoğun bakım servisinde tedavi gördüğü belirtildi.

Selmi Andak, 1921’de İzmir’de doğdu. Galatasaray Lisesi, İstanbul Hukuk Fakültesi öğrenimi ile birlikte, İstanbul Belediye Konservatuvarında müzik eğitimini tamamladıktan sonra Paris’te"Ecole Normali de Musiqu"de (Yüksek Müzik Okulu) kompozisyon (beste) bölümünde ihtisas yaptı.

Müzik alanındaki çalışmalarının yanı sıra, uzun yıllar gazetecilik mesleğinde sanat ve müzik eleştirmeni olarak görev yaptı.

Bu yıl 70. sanat yılını yeni bestelerle kutlamak isteyen Andak için 2000 yılında çıkan "Bir Sevgi Yeter - Selmi Andak" adlı CD, 60. sanat yılına adanmıştı. Andak’ın ayrıca 2003 yılında bestelerinden oluşan saygı albümü "Uluslararası Ödüllü Selmi Andak Şarkıları", ile 1975 - 1995 yılları arasında Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye finalleri için hazırlamış olduğu bestelerden oluşan "Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Finallerinde Selmi Andak Besteleri"albümü bulunuyor. Andak’ın kısa süre önce de bestelerinden oluşan "Bal Gibi Olur" ve "O Şarkıyı Henüz Yazmadım" adlı iki karma CD’si Ossi Müzik tarafından sevenleriyle buluşturulmuştu.

Türk pop müziği dünyasında Onno Tunç’tan Nükhet Duru’ya, Semiha Yankı’dan Nilüfer’e, Ajda Pekkan’dan MFÖ’ye pek çok sanatçı onun bestelerini seslendirdi.

Selmi Andak’ın çalışmaları arasında "Uyuyan Güzel" müzikali, Müşfik Kenter’in oynadığı ünlü tek kişilik oyun "Bir Garip Orhan Veli"nin, Haldun Taner’in "Bu Şehr-i İstanbul ki" oyununun, Mehmet Ali Birand’ın "Galatasaray Belgeseli"nin, Kültür Bakanlığının hazırlattığı "İpek Yolu" belgeselinin müzikleri de bulunuyor.

Basın Şeref Kartı sahibi olan Selmi Andak, Türkiye’yi uluslararası müzik yarışmalarında birçok defa hem besteci, hem de jüri üyesi olarak temsil etti.

Aralarında 1968’de Atina’da "Apollonia", 1969 ve 1970’de Bulgaristan’da "Altın Orfe", 1977’de İsrail Tel-Aviv’de Bahar Festivali, 1983 Şili’de Vina Del Mar, 1984 Amerika’da Los Angeles Dünya Şarkı Festivali gibi yarışmalarda üçüncülük ve dördüncülük ödülleri bulunan ve 1985 İtalya’da Medifest yarışmasında ilk kez Türkiye’ye "Pop Müzik" alanında birincilik ödülü getiren besteci, 1990 yılında Altın Orfe’de Balkan Ödülü aldı. 1989’da Amerika’da Nashville’de yapılan IMOF89 (Dünya Yarışmaları Büyük Ödülleri) etkinliğinde Türkiye’yi jüri olarak ve "Güneş Bir Kere Doğdu" bestesiyle temsil etti. Selmi Andak, 1975 yılından itibaren TRT Eurovision finallerine de katıldı.

Geçen ay düzenlenen ve Uluslararası Festivaller Federasyonu FIDOF ile Dünya Festivaller ve Sanatçılar Birliği WAFA tarafından desteklenen "Uluslararası İstanbul Şarkıları Yarışması"nda "Yaşam Boyu Sanat Ödülü" nü alan Selmi Andak’ın, 800 bestesi bulunuyor.

***

Sevgili Selmi Andak’ın çok önemli bir bestesini Eurovision Orkestrası eşliğinde Nil Burak’tan dinliyoruz: Güneş Bir Kere Doğdu.

İşte böyle sevgili dostlar, bir haftanın daha sonuna geldik. Pazartesi günü buluşana dek hepinize bol müzikli mutlu günler dilerim.

Esen kalın…



Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019