Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1789




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 25 müzisyen gazete okuyor
 
 
Selin Özavcı
 
 
Yayımlanan Sayı : 1024

Kapıyı Serdar Ortaç açtı, noktayı Tarkan koydu - 08.06.2010





Nill Özalp, Türk pop müzik sektöründe henüz çok yeni ama kendisini destekleyenler çok tecrübeli. 'Ortak dilimiz' dediği acıyı konsept aldığı ilk albümü 'Acıkolik'e Tarkan'dan Serdar Ortaç'a birçok ismin imzası var.

Çok küçük yaşlarda bir Anadolu rock orkestrası ile çalışrak müzik kariyerine başlayan Nill Özalp'ın, Avrupa Müzik'ten yayınlanan ilk albümü 'Acıkolik', pop müzik adına aranan birçok şeyi fazlasıyla vaat ediyor. Örnek mi? Birini birlikte söyledikleri iki Serdar Ortaç şarkısı ve bir de albüme adını veren Tarkan şarkısı... 'Hepimizin ortak dili' dediği acıya bolca yer veren albüm, sanmayın ki boğucu ve melankolinin dibe vuruyor! Acı ve melankoli başrolde olmakla birlikte, eğlence ve samimiyete dair duygular da var; tabii Türkçe pop müzik standartları ile aranız iyiyse... Nill Özalp ile müzik kariyeri ve albümünü konuştuk.

- Müziğe, dedenizin ve halanızın da yer aldığı Denizaltı Orkestrası ile çalışarak başlamışsınız...
Kendi kendine müzikle ilgilenen bir çocuktum. Öğretmenlerimin de söylüyordu ben de biliyordum ki müzik kulağım da vardı. Ufak tefek şan dersleri almıştım. Çok büyük bir şans ki dedem yaşadığımız yerde, Silivri'de çok önemli bir Anadolu rock grubu olan Denizaltı Orkestrası'nın menajeri, halam da solistiydi. 15 yaşındayken grubun solisti ben oldum. Orkestradakilerin hepsi uzun yıllardır müzikle ilgilenen ve benden yaşça çok büyük insanlardı. Onlardan çok şey öğrendim. Sonra üniversite dönemi geldi, İstanbul'a taşındım ve tek başıma sahneye çıkıp vokal yapmaya başladım.

- Rock müzik ile haşır neşir olduktan sonra kulvar değiştirip pop müziği neden tercih ettiniz?
Anadolu rock'a uyum sağlamıştım ama aslında hep pop müzik söylemek istedim. Sesim de Batı müziği söylemeye uygundu ve yalnız devam eden yolculuğumda kendimi daha rahat hissettiğim pop müziğe geçtim.

- Orkestra ile çalışırken enstrüman çalmaya öykündünüz mü?
Bir dönem gitar dersleri aldım ama çok da başarılı olduğumu söyleyemem. Sadece bir enstrümana hakim olmak istedim ama kısa sürdü!

- Üniversitede halkla ilişkiler bölümünde okumuşsunuz, hiç kendi işinizi yaptınız mı? 
Okul bittikten sonra hayatımı idame ettirmem gerekiyordu ve eğitimini aldığım işi yapmak istiyordum. Zaten çok yönlü bir insanım, birden çok alana hakim olmayı severim. Şans eseri işler iyi gitti, şu anda da kendime ait bir PR ve casting şirketim var. 

SERDAR'IN DOĞUMGÜNÜ HEDİYESİ

- 'Acıkolik'e gelelim... Serdar Ortaç ve Tarkan'ın desteğinin yanı sıra albümde sizin de 3 şarkınız var...

Kendi kendime demolar yapıyor, şirketlere gidiyordum. Hevesliydim sonra yakın dostum olan Serdar Ortaç, 'Neden kendi kendine uğraşıyorsun, biz varız. Bizden yardım iste, birlikte bir şeyleri yürütelim' deyince kapıyı açmış oldu. Yine yakın bir arkadaşım olan Ersan Üner'in 'Fotoğraf' şarkısı ile başladık. Tek bir şarkı yapınca insanın hevesi, motivasyonu artıyor. O dönem Serdar, 'Kalp Boş' isimli şarkıyı yapmaya başlamıştı. O aşamaya tanık oldum ve Serdar'a bu şarkıyı istediğimi söyledim. Ayrıca aklımda yine Serdar'ın eski bir şarkısı olan 'Değmez' vardı. Serdar, doğum günümde şarkıları bitirip bana hediye etti.

- Peki Tarkan nasıl dahil oldu albüme?
Albümü yapmaya devam ederken Tarkan da dinlemiş ve bana destek olmak istemişti. Bana ve hikayeme, şarkılarıma çok inandı. 'Acıkolik'i hediye etti ve albüme çok da yakıştı o şarkı.

- Albüme son noktayı Tarkan koydu yani?
Evet, albüme giren son şarkı 'Acıkolik' oldu. Bitirmek için son bir nokta gerekiyordu, bu şarkı albüm sürecinde ortaya çıktı ve albümde yer aldığı için çok mutluyum.

- Tarkan demişken, son dönemde birlikte olduğunuza dair haberler yazıldı, çizildi...
Bu haberler albüm öncesi, stüdyo aşamasında çıktı. Birlikte stüdyoya girdiğimizi duyanlar yaptı bu yakıştırmayı, yapmaları da doğaldı. Ama tanıtım aşamasında bunu konuşmak istemem. Kendimi özel hayatım hakkında konuşmak için rahat hissetmiyorum ve bu konuyu geçiyorum.

KENDİMİ KORKULARDAN SOYUTLADIM

- Serdar Ortaç, müzik piyasasına yeni giren isimlere destek olan biri olarak bilinir, siz de şanslı mıydınız ondan yardım aldığınız için?
Benim diğer insanlara göre durumum farklı. Diğer herkesle iş ilişkisi var ama bizimkisi tamamen samimiyete dayanan bir arkadaşlık ilişkisi. Bana inandığı için yardım etti ki inanmasa 'Nil, bunu yapma' derdi.

- Albüm kitapçığında 'Bir hayal kurdum ve gerçek oldu...' yazmışsınız. Gerçekten insan çok isteyince oluyor mu?
Hayal kırıklığına uğradığım, vazgeçmek istediğim, olmayacağını düşündüğüm anlar oldu! Galiba her şey gerçekten çok istemekle başlıyor. Bir şeyi çok isteyince korku ve panik içinde kalıp, hayallerinizden uzaklaşabiliyorsunuz. O dönemde kendimi korkularımdan soyutladım ve bunu yapmak beni hayallerime yaklaştırdı. Ama evet, bu albümle ilgili ne hayal ettiysem oldu.

- En büyük motivasyonunuz neydi?
'Fotoğraf 'şarkısını alıp da işe başlamak, ilk adımı attığıma dair motive etti beni. Serdar'ın verdiği şarkılar ve fotoğraf çekiminden okumalara kadar destek olması ve tabii birlikte düet yapmak da öyle... Tarkan'dan da şarkıyı alınca 'bu iş oldu' dedim.

- Albüme ismini veren 'Acıkolik' kadar diğer şarkılarda da hep bir acı, hüzün ve melodram var. Özellikle tercih edilmiş bir şey miydi bu?
Aslında hepimiz için genel bir durumu anlattım: Acıyı seviyoruz ve ona bir şekilde bağımlıyız. Hastalıklı bir durum ama acı olmadan yapamıyoruz. Bunu paylaşmak istedim. Ben de yapı olarak acıyı derinlerde yaşayan bir tipim, bunu saklamaktan da çekinmiyorum. Benim şarkılarım dışındakiler de anlatmak istediklerimle doğru orantılıydı. Özellikle biz kadınlar acıyı da acıyla savaşmayı da seviyoruz! Kendi şarkılarımın ortak noktası, tıpkı 'Evren'de olduğu gibi acı çeken ama güçlü durmaya çalışan bir kadın olması. Etrafımda da böyle kadınlar gözlemliyorum, bu şarkılar ortak dilimiz olsun istedim. Bu yüzden ortada bir kasıt var denilebilir.

- Bir kadın albümü mü 'Acıkolik'?
Kadın albümü demek doğru olmaz. Erkekler de her ne kadar kendilerini tutmaya çalışsalar da, uzak durdukların şeyin, acının içine düşer!

Sudan çıkmış balık gibiyim!

- Bundan sonra neler olmasını umuyorsunuz?
Sudan çıkmış balık gibiyim aslında, her şey çok hızlı gelişti. Panik yapmaktan hayal kurmaya vaktim kalmadı pek. Klip beni yansıtan, stili olan, cool duran bir klip olsun istedim, oldu. Şarkılar insanlara ulaşsın, eğelensinler de hüzünlensinler de istedim. Kısacası duygularına dokunmak istedim. Şu anda bir numara olacağım gibi iddialı isteklerim yok.

- Piyasaya yeni çıkan onlarca albüm içinde insanlar neden 'Acıkolik'i alacak ve neden sevecekler?
Bir kere ben, kendi zevkime göre yaptığım için alırdım bu albümü. Rafta albüm fotoğraflarını görünce alırdım, çünkü cool ama gözlerinde hüzün olan hoş bir kız var kapakta. İçinde de, abartılı olmayıp ama herkese hitap eden, samimi şarkılar var. Albümü sırf 'Acıkolik'ten ve Serdar Ortaç düetinden dolayı da alırdım... Elbette insanlar da bu samimiyeti anlasın ve albümü alıp dinlesinler isterim.


 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021