Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1748




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 39 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1017

İstiklal Marşını okudu "Hadise" oldu… - 26.05.2010





İzlenen yanlış iç ve dış politikalar nedeniyle milliyetçilik kavramının iyice paranoyaya dönüştüğü ülkelerde rastlarsınız bu tip değerlendirmelere.

Sonra bu tip değerlendirmelere de bir güzel “tepki” dersiniz.

Amerika Birleşik Devletleri’nin New Jersey eyaletinde oynanan Türkiye Çek Cumhuriyeti A Milli Futbol hazırlık karşılaşması öncesi, iki ülkenin milli marşlarının okunması sırasında İstiklal Marşımızı okuyan pop şarkıcımız Hadise’nin yorumu milliyetçiliği ya da milli değerleri paranoyaya dönüşmüş kesimlerden şu eleştirileri aldı:

“Ritm, ölçü hak getire. Dinlediğim en kötü İstiklal Marşı yorumlarından biri.”
“Hadise'nin futbol maçında  ne işi var? İlk beş dakika onu da oynatsaydınız bari.”
“Sonuna doğru iyice zenci gırtlağına bağlamış.”
“Mehmet Akif Ersoy'un kemiklerini sızlatan bir hadisedir.”
“Hiç de güzel seslendirememiş. Birçok yerde detone olmuş, 'e' harflerini de açık söylemiş.”
“Marş gibi olmamış, cover yapmış gibi olmuş, albümünden bir şarkı gibi sanki.”
“Hadise asker olsaydı, askerliği bitmezdi.”

Bu tepkisel eleştirilerin yanı sıra kızcağıza yapılan hakaretler de ayrı bildiğiniz üzere. Ben Hadise’nin avukatlığını üstlenmiş değilim sevgili okurlarım. Sadece Hadise’ye yapılanan kocaman bir haksızlık olduğunu söylemek istiyorum.

Hadise’yi sevmeyebilirsiniz, ondan nefret de edebilirsiniz ama onun şarkıcılık, solistlik kombinasyonuna saygı duymak zorundayız.

Çünkü Hadise’yi biz yarattık.

Biz, alkış tuttuk kendisine.

Popüler kültürün bir ürünü olsa da durum bundan ibaret.

Hem Hadise iyi bir solist.

Diğer popüler solistlere bakıldığında ve onlarla kıyaslandığında.

Hadise İstiklal Marşını okuduğunda kendisi ise ilgili “Opera, soul, Türk Sanat Müziği kombinasyonu olmuş.”, “My Heart Will Go On tadında bir şey olmuş.” gibi eleştiriler çoğunlukta olsaydı hiç böyle bir yazı yazmama da gerek olmazdı.

Ama bu eleştirileri görünce insan dayanamıyor.

Çünkü ben ülkemde İstiklal Marşı’nın kaşını gözünü yara yara okuyan, hatta hiç okuyamayan nice üst düzey bürokrat bilirim, belediye başkanları, kaymakamlar, milli eğitim müdürleri bilirim. Hatta daha iddialı söyleyeceğim müzik öğretmenleri bilirim, evet müzik öğretmenleri dedim, yanlış okumadınız.

Bu olay Hadise’ye belden aşağı vurmaktır.

İstiklal Marşı’nın notalarını, yani seslerini doğru vermiştir. Ancak gırtlak nağmeleri yapmaya meraklı olduğundan olsa gerek küçük nağmeler yapmıştır.

Amerika Birleşik Devletlerinde gelenek olduğu üzere milli marşlar spor karşılaşmalarından önce bir solist tarafından seslendirilir. Bizimkilerde buna benzer bir çalışma yapmak istemişler.

Yani el insaf arkadaşlar, Hadise ne yapmış?

Bence Hadise'nin yaptığı işe çok bağnaz bakmamak gerekir. Sadece yaptığı hafif gırtlak nağmeleri yadırganabilir.

Ama çok tutucu davranmamalıyız.

Hadise’ye belden aşağı eleştiriler yapmak haksızlıktır.

Milli marşlar askeri disiplin içinde söylenir görüşüne kesinlikle katılmıyorum. Askeri bir disiplinde söylemek şart değildir. Kendince hoş bir yorum getirmiş ve buna da öldürücü darbe vurmayalım. Eğer arkasında bir bando olsaydı onun disiplinine girer ve ortaya daha iyi söylenmiş bir çalışma çıkabilirdi diye düşünüyorum. Marşı söylerken yaptığı gırtlak nağmeleri çok ölümcül hatalar değildir.

Hadi gelin şimdi geçmişe bir bakalım:

POP Müziğin güçlü kadın vokallerinden Işın Karaca, iki yıl üst üste Formula 1'in açılış törenlerinde İstiklal Marşı'nı seslendirmişti. Yanlış okuduğu için eleştirilen Karaca, 'Birkaç densiz insandan aldığım -yakışmadı, yanlış okudu- gibi eleştirileri hiç kaale almıyorum. Yakışmadı diyenin Türkiye'de işi yok!” demişti.

Hadise hiç değilse böyle bir ukalalıkta yapmadı.

Hatırlayalım Sertab Erener de yine Formula 1 açılışında İstiklal Marşı'nı seslendirmiş ve sözlerini karıştırarak yanlış okumuştu.

Şimdi Hadise’ye tepki gösterenler, neden bu solistlere tepki göstermedi?

Sonuç olarak 73 milyondan operacıları çıkarırsak kaç kişi orada solo olarak bu marşı söyleyebilir ki?

Demem o ki, Hadise’ye bu yorumundan ötürü haksızlık etmeyelim.

Slow Jazz yapmış kızcağız.

Hangi biriniz yapabilirdi bunu Allah aşkına?

***

Sevgili dostlarım, 27, 28 ve 29 Mayıs 2005 tarihlerinde bir festival nedeniyle Kişinev’de olacağımdan, gazetemiz 31 Mayıs 2005 pazartesi gününe kadar güncellenmeyecektir.

Kendim yurt dışında ama yüreğim sizlerle olacak inanın!

Pazartesi günü görüşene değin bol müzikli günler sizin olsun.

Esen kalın!



Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019