Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1747




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 31 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1011

Konser salonu üzerinden siyaset yapmak... - 17.05.2010





Kültür, bir toplumun tarihsel gelişim süreci içinde oluşturduğu değerler bütünüdür. Bir topluluğu ulus yapan ve ona sosyolojik kimlik kazandıran çok önemli bir unsurdur. Temeli kültür olan cumhuriyetimizin kültür politikaları bu mantıkla oluşturulmuştur.

Ne yazık ki bu coğrafyada, Hacı Bektaşi Veli’nin, Yunus Emre’nin Mevlana’nın coğrafyasında öfke bir hitabet sanatıdır diyebilen yöneticilerimiz, devlet adamlarımız olmuştur.

Türkiye’nin son zamanlarda tartıştığı bu ikili direngen yapı, karşılıklı itişip kakışmalar, ancak bu ülkenin sağlıklı kültür ve eğitim politikaları ile düzeltilebilir.

Kültür varlıklarımızı koruyacak ve bu bağlamda yeni politikalara üretecek olan bakanlığın genel bütçedeki payı binde 39’dur. 2001 yılında bu oran binde 48’dir. Binde 39’luk payla genel bütçeden kaynak alan Kültür Bakanlığı, yukarıda sözünü ettiğimiz politikaları ne kadar üretebilir?

Bunun siz okurlarımın takdirine bırakıyorum.

Tiyatro sanatçısı Gazanfer Özcan devlete yani Kültür Bakanlığına borçlu ölüyor ama Kültür Bakanlığı Maliye Bakanlığı’ndan, bakanlığın rüsum gelirlerinden dolayı geliri olan  20 milyon TL (eski parayla 20 trilyon lira) parasını bir türlü alamıyor. Sinema desteği alanında aldığı maddi katkıyla filmini zamanında teslim edemeyenlerin daha önce çektikleri filmlerine haciz geliyor.

Bakanlığın büyük iddialarla çıkardığı sinemaya destek yasası sinemaya köstek yasası olup çıkıyor.

Telif haklarının kurumsallaşması sağlanamıyor.

Tüm dünyada telif harçlara icracılara, eser sahiplerine pay edilirken, bizde Kültür Bakanlığı el koyuyor.

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası yerlerde sürünüyor.

Geçen yıl Kültür Bakanlığı’na ait 40 kütüphane kapanırken, bu yıl bu sayı 62’ye çıkıyor.

Geçmiş yıllarda, öğretmenler, Kültür Bakanlığı sanatçıları ve mensupları Kültür Bakanlığı’na ait müzelere, ören yerlerine bedava girerlerdi.

Şimdi sadece öğretmenler ve bakanlık sanatçıları müzelere müze kartla girebiliyorlar.

Kültür Bakanlığı’nda Kazılar Daire Başkanı edebiyat öğretmenidir ve hayatında bir gün dahi kazı yapmamıştır.

Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nda edebiyat yönetmeni olarak görev yapan kişi ihale yasaklısıdır.

Konservatuar mezunları günlük 40 TL’ye çalıştırılmaktadır.

Bakanlığın sanatçı sınavı açmak gibi bir düşüncesi şimdilik görünmüyor.

Yasalara göre müdür yardımcısı olamayan iç denetçi müdür yardımcısı yapılıyor. Sonra da o kişi Şam’a Kültür Ataşesi olarak atanıyor.

Geçen yerel seçimlerde Adana ve Antalya Büyükşehir Belediyelerini AKP alamayınca her iki belediyenin festivallere olan desteğini azaltıyor.

Bu neden böyle oluyor?

Böyle olmasının tek nedeni Kültür Bakanı Sayın Ertuğrul Günay’ın kafası karışık. Sayın Kültür Bakanı net değil.

Çünkü Kültür Bakanı olduğunu unutuyor ve Türkiye Büyük Millet Meclisi genel kurul salonu için diyor ki: “ Sanki burası bir konser salonu!”

Sayın Ertuğrul Günay şunu unutuyor: Konser salonları, dünyanın en prestijli, en itibarlı, en ağırbaşlı salonlarıdır.

Bunu bir Kültür Bakanı’nın bilmemesi, yani meclis genel kurul salonunu küçümsemek için “konser salonuna” benzetmesi, sanırım dünya kültür bakanları tarihinde bir ilktir.

***

Çarşamba günü 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı olduğu için gazetemiz yayımlanmayacaktır. Bu nedenle sizlerle çarşamba yazısında buluşamayacağım.

Bu vesile ile şimdiden 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım.
 
Sizleri dünyaca ünlü soprano Emma Shaplin’in yine en az kendisi kadar ünlü olan şarkısı Spente le Stelle ile baş başa bırakıyorum.

Cuma günü görüşene değin bol müzikli günler.


Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019