Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1747




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 21 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1008

Türkiye'nin müzik festivalleri... - 12.05.2010





Müzik kulübüne ilk geldiğim zamanlarda “Avaz Avaz” adlı dergiyi ilk gördüğümde açıkçası hoşuma giden ilk şey ismiydi. “Avaz Avaz” dedim kendi kendime çok sivri, göze batan bir dergi adı. İçini açıp baktığımda yazıları şöyle bir inceledim. Çok “özgür” buldum içindeki yazıları. Bugün, bu yazıya başladığımda nasıl bir yazı yazacağım konusunda ikilemlerin arasında kalırken “özgür” olmak aklıma geldi. Her ne kadar çok fazla yorum yapılarak yazılabilecek bir konu seçmesem de kendimce bir yazıyla karşınıza çıkmak istedim. Türkiye’deki Müzik Festivalleri hakkında yazmaya başlamadan önce şu an aklıma gelen bir olayı anlatmadan anlaşılan başlayamayacağım ben bu yazıya. Hayat boyu benim için “müzik”in önemi çok büyük oldu. Ömrümün son 30 yılını geçirdiğim Trabzon’da son birkaç yıla kadar ne yazık ki çok önemli konserler gerçekleşmiyordu. Bu konudan hiç hoşnut değildim tabii ki. Hal böyleyken hadi İstanbul’a ya da Ankara’ya gidip oradaki konserleri takip edecek halimde yoktu tabii. Fakat bir gün İstanbul’da Rock’n Coke diye bir festivalin yapılacağını duydum. Bayağı güzel olabileceğini düşünmüştüm. Festivalin ilk senesinde İstanbul’a gelip konseri izlemeyi çok istedim ama olmadı. Her neyse festivalin ikinci senesinde aileme gitmek istediğimi söylemeye karar verdim. O da olmadı, sonunda bir fırsatını bulup bu konseri dinleme olanağı yakaladım geçen yıl.

Gerçekten müthişti.
 Bu kadar laftan sonra şöyle bir giriş yapayım artık konuya. Efendim, Türkiye’de yapılan ilk stadyum konseri 1992 yılında İnönü Stadı’nda yapılmış. Kim mi sahnedeymiş? Bryan Adams! Bu konseri takip eden en önemli konserlerden başlıcaları Sting ve Scorpions konserleri olmuş. Şu güne kadar olan Türkiye’deki konserlere baktığımızda esasında ne kadar çok yabancı sanatçının ülkemizde konser verdiğini görebiliyoruz. Kimi isterdiniz? Michael Jackson ‘dan, Metallica ‘ya, Dream Theater’dan, Eric Clapton’a, Tori Amos’a, Sting’e, Guns’n Roses ‘a, Blind Guardian’a, Korn’a, Björk’e, Massive Attack’e,  saymadığım birçok ünlü Apocalyptica’ ya kadar sanatçı uğramış ülkemize… Festival yapmak belki de çok daha büyük bir sorumluluk ve maddi destek gerektirdiğinden Müzik Festivallerinin Türkiye’de yer alması, çoğalması biraz zaman almış. Geçmişe şöyle bir baktığımızda 1973’de İKSV’ nin gerçekleştirmiş olduğu İstanbul Festivali ilk örneklerden. Özellikle ’90 lardan sonra ülkemizde, festival oluşumları konusunda bazı hareketlenmeler gözlemlenmeye başlanmış. Blues Festivali, bazı Caz Festivalleri, H2000, Rock’n Coke, Rockİstanbul ve birçok yeni oluşumlar…

Şimdi sırada ne mi var?

Bu festivaller hakkında önemli bilgiler…

Huzurlarınızda Türkiye’deki Müzik Festivalleri…
 

İstanbul Festivali:

1973 yılında ilki düzenlenen İstanbul Festivali, özellikle 1984 yılında Chick Corea ve Steve Kujala’nın bu festival kapsamında Atatürk Kültür Merkezi’nde verdiği 8 Temmuz 1984 tarihli konserinden sonra bazı değişimlerin ve büyümenin, yeni başlangıçların yapılması gerektiğinin sinyallerini vermişti. İstanbul Festivali’nde caz müziğinin ayrı bir yer tutması, farklı müzik türlerinin de festival kapsamına alınması gerektiğini göstermişti. Şenlik ,1986 yılından itibaren Bienal , Film, Tiyatro ve Caz’ın ayrı birer festivale dönüştü. 

İstanbul Müzik Festivali: 

Bu yıl 2–30 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek olan İstanbul Müzik Festivali 35.yılını kutlayacak. İstanbul Festivali’nin dörde ayrılmasıyla 1994 yılında Uluslararası İstanbul Müzik Festivali adını aldı. Özellikle klasik müzik eserlerinin yer aldığı bu festivalin, ülkemizdeki klasik müzik bilincini geliştirdiği ve artırmaya çalıştığı çok önemli bir gerçek. Uluslar arası arenada da çok büyük ses getirmiş olan bu festival, dünyanın dört bir yanından gelen sanatçıların yorumları ve performanslarıyla daha da renkleniyor. Festivalin geçen seneki teması ünlü besteci Mozart’ın doğumunun 250. yılı olması dolayısıyla “doğumunun 250. yılında Mozart” olarak belirlenmiş. Özellikle “Saraydan Kız Kaçırma” operası Topkapı Sarayı’nın muhteşem atmosferinde 3 kez sahnelenmiş. Ama bazı çevrelerce Türk yorumcularına festivalde yer verilmesine rağmen Türk bestecilerinin eserlerine pek de fazla yer verilmemiş olması festivalin eksi noktalarından biri. Bilet fiyatlarının öğrenciler için 10 YTL olmasının çok sevindirici bir haber olması, öğrenci biletlerinin sayısının çok az olmasıyla kötü bir rüyaya dönüşebiliyor. Bilet fiyatları 10 YTL ‘den 150 YTL’ ye kadar çıkabiliyor. En çekici ve en ünlü olan konserlerse tercihiniz ve öğrenci bileti de kalmamışsa, en az 50–60 YTL’ yi gözden çıkarmanız gerekiyor. 

İstanbul Caz Festivali: 

İstanbul Caz Festivali de, İstanbul Festivali’nden 1994 yılında ayrılmış ve Uluslararası İstanbul Caz Festivali adını almış. Açıkçası şu güne kadar bu festivale gelen isimleri bilmeyenler için şöyle bir açıklasam hiç de fena olmaz. Chick Korea, Bobby McFerrin, Marcus Miller, Jan Garbarek ,Goran Bregovich, Tori Amos, Elvis Costello, Lou Reed, Bryan Ferry, Massive Attack, Björk, Buena Vista Social Club , Eric Clapton, Sting, Jamie Cullum ,Charlie Haden , Paco De Lucia , Kurt Rosenwinkel, Mariza , Monica Molina , Türk sanatçılarımızdan Önder Focan , Quartet Muartet , Kudsi Ergüner , Okay Temiz , Kerem Görsev , Cengiz Baysal ve BUMK’den yetişmiş olan A CapellaS Boğaziçi ve daha birçok önemli isim…. 2006 yazında festivale katılan sanatçılar ise, Diana Krall(gittim ne oldu? Bir buçuk saat bitse de gitsek modunda , orkestrası kendisinden daha ön planda olan bir Diana Krall konseri gerçekleşmiş oldu… ) , Paul Weller , Raul Midon (ki maalesef kaçırdım..) , Ahmad Jamall ve Chris Botti…

Bu festivalden ilk haberdar oluşum, bizim sevgili Nazan'ın, beni 2002 yılında Laço Tayfa ile Taraf De Haidouks’un aynı sahneyi paylaştığı “Balkan Gecesi”ne götürmesiyle olmuştu. Laço Tayfa yeni çıkacak olan albümleri “Hicaz Dolap” tan şarkılar çalmıştı ve benim çok hoşuma gitmişti. 2004 yılında İstanbul Caz Festivali kapsamında gitmiş olduğum konser ise Paco De Lucia’ nın , grubuyla birlikte sahne aldığı ve gecenin sonunda Burhan Öcal’ın sahneye elinde darbukasıyla çıktığı konserdi. Baya eğlenceli bir konser olmuştu. İlgilenenler için, bu sene caz festivali 3- 15 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek. Harbiye Açık Hava Tiyatrosu gibi büyük bir mekanda ise gitmek istediğiniz konser, erkenden davranmanız sizi maddi ve manevi olarak rahatlatacaktır.
 

H2000:

Ülkemizde gerçekleşmiş fakat devamlılığını sürdürememiş bir festival H2000. Ama bu festivalin onu önemli kılan özelliği ise Türkiye’de yapılmış olan ilk açık hava festivali olmuş olması. Zamanında bu festivale de çok dikkat çekici isimler katılmış. Bu festival sayesinde ,geçen sene ülkemizi ziyaret eden Muse, Reamonn ve Jay Jay Johanson , Telepopmusik , Bush, Chumbawamba, Apollo 440, Republica, Reamonn, Starsailor, HIM (ve Portishead’in de sadece DJ’i) gibi yabancı gruplar ve sanatçılar ülkemize ayak basmışlar. H2000 adından da belli olacağı üzere 2000 yılında başlayan ve 4 yıl sürdükten sonra,(özellikle de 2003 yılındaki festivalde izin konusunda ve polisle ilgili problemler yaşanmış) 5. festival maalesef gerçekleşememiş. Kısıtlı bir bütçeye rağmen bir çok ünlü ismi ilk defa ülkemize getirmiş olan bu festival , b ir bakıma alanında öncü ve örnek bir festival olmuş bence. Tabii ilk olması, tecrübesizliğin belirtilerinin ve bazı eksikliklerin de açıkça görülebilmesi adına iyi olmuş, bu festivalden sonra gerçekleşen festivaller için. Eksikliklerden belki de en önemlisi tabii ki tuvalet sorunu. Fakat ne o lursa olsun ,hangi festivale giderseniz gidin, hele bir de yağmur yağmışsa ve yerler çamursa(ki yüzde yüz), bu sorun pek de çözümü olan bir durum haline gelemiyor. 

Rock’n Coke: 

4. yılını arkada bırakan Rock’n Coke festivali, ülkemizde şu ana kadar yapılmış en büyük açık hava festivali. Her yıl, beş yüz dönümlük Hezarfen Havaalanı arazisinin 250 dönümlük kısmında gerçekleşen bu festivalin, gerçekleşmesine 2-3 ay kala hakkında ses getirmeye başlaması da özelliklerinden biri. Ayrıca her sene, tabii ki gelen isimlerin de büyük katkısıyla, on binlerce insan bu “rock kasabası”nda toplanıyor. Şu güne kadar sahne almış önemli isimler ise; Hooverphonic, The Cardigans, Suede, Guano Apes, Fun Lovin’ Criminals , Pet Shop Boys, Iggy & The Stooges, Wax Poetic, The Rasmus, Korn, The Offspring, Apocalyptica ,Hot Hot Heat, Skin, The Cure, Gogol Bordello, Muse, Placebo, Editors, Reamon, Türk sanatçı ve gruplarından; Kurban, Duman, Athena, MFÖ, Erkin Koray, Kargo, Şebnem Ferah, Replikas ve Vega önemli isimlerden. Festivalin her sene kesin yaptığı bir şey var ki, hep spekülasyonlara neden oluyor. “Bu festival “rock” festivali ….’un ne işi var burada ya!” gibi duyumlar kesin oluyor. Bu “…” isimleri de şöyle sayabiliriz; Sugababes, Nil Karaibrahimgil, 50 Cent, Ceza… Şöyle bir durum var ki; 50 Cent gibi bir grubun ne kadar büyük bir hayran kitlesi olduğunu düşünürsek ülkemizde ve bu festivalin bütçesi de bir o kadar büyükse, yani bu festival büyük oynayan bir festivalse, bu grubun festivale katıldığı sene, sırf bu “grup” için gelen seyirci sayısını bir düşünün derim ben size. Aynı şey diğer isimler için de geçerli. Böyle bir festivalin bu kadar büyük ses yaratmasında, tabii ki Rock’n Coke’un, “Coke” kısmının çok çok büyük bir payı var hem maddi hem manevi. Bunu da unutmamak gerek. Ayrıca her sene özellikle bu “Coke” kısmından dolayı çıkan Rock’n Coke hakkındaki spekülasyonlar, karşı festival durumu vb. gibi birçok olay olabiliyor, laflar ortada dönebiliyor. Sponsorunun bir Amerikan markası olmasından dolayı ortalık karışıyor hemen ve hemen de bir kalemde de yapılan bu organizasyon karalanabiliyor. Bu festivalde çalışmış, yani işin mutfağında bulunmuş bir insan olarak, bu festivalin gerçekleşmesinde yer alan “binlerce” insanın(2006 senesinde 7000’den fazla insanın bu organizasyonda çalıştığını belirtmek isterim…) emeğinin boşa gitmediğini, dışarıdan bakarak söylenen bunca lafın, protestonun çok yersiz ve gereksiz olduğunu düşünüyorum. Amacım kesinlikle politik bir söylemde bulunmak değil, sadece bu kadar büyük bir organizasyonda yer alan, çalışan, yani emeği olan binlerce insanın emeğine yapılan haksızlığa karşı çıkmak. Amaç müzik, amaç eğlence diğer bütün müzik festivallerinde, konserlerde olduğu gibi. 

Efes One Love Festival: 

İlkinin Maslak Venue’ de gerçekleştiği ve diğer geri kalan dördünün de Parkorman’ da gerçekleştiği festival diyerek başlıyorum sözlerime. Bu sene gerçekleşecek olan Efes One Love Festival’inin dışında hep iki gün süren festival bu sene, 3 gün sürecek. Sürecek derken, yatılı olarak kalabileceğiniz, öyle çadırla falan gidebileceğiniz bir festival değil bu. Sadece akşamları konserlerin gerçekleştiği bir festival diyebiliriz. Bugüne kadar gelen isimlerden bazılarını saymak gerekirse; The Chemical Brothers , Ian Brown, Gotan Project, Manu Chao, Chumbawamba, Peter Gabriel, Türk sanatçılarından da Replikas, Manga, Çilekeş, Kangroove… gibi bir çok sanatçı katılmış bu festivale. Geçen seneye baktığımızda,(belki de en çok ses getireni o oldu.) The Black Eyed Peas, Morrissey, Violent Femmes, Mor ve Ötesi, Çilekeş ve Kangroove’un yer aldığı güçlü bir programla karşı karşıya kalıyoruz. Yazın ilk zamanlarında gerçekleşen bu festivalin bu seneki konukları Beastie Boys, Underworld ve Brooklyn Funk Essentials feat. Hüsnü Şenlendirici. Hoş olmayan durum ise şimdiden aldığınız takdirde bile indirmli kombine biletin 131 TL olması… 

Rockİstanbul: 

Geldik bir başka “rock” temalı festivale. Rockİstanbul , 2004 ve 2005 yıllarında, Kilyos Solar Beach’de gerçekleşmiş olan bir festival. 2006 festivalinin logosu mevcut ama maalesef gerçekleşemedi. Bekledim, sitesine falan da bakınıp durdum. Ama olmadı yine de. İki sene varolabildi sadece. Gerçi iki seneye neler sığdırılmış diye bakınca bu festival için, baya dolu bir içeriğe ve sanatçı kadrosuna sahip olduğunu söyleyebiliriz. Kraftwerk, Megadeth, JJ72, Garbage, Faithless, Starsailor, Anathema, Everygrey ve Queensryche yabancı ağır toplardan, Türk olarak da aklınıza gelen neredeyse bütün sanatçılar var; Teoman, Mor ve Ötesi, Bülent Ortaçgil, Kurban, Duman , Bulutsuzluk Özlemi (teknik bir nedenden dolayı sahne almamışlar.), Pentagram hatta Müslüm Gürses bile yer almış. Festivalin gerçekleşmesinde üniversite öğrencilerinin yardımları büyük olmuş. Boğaziçi Üniversitesi Müzik Kulübü[BUMK] ve Yıldız Teknik Üniversitesi, İTÜ, Mimar Sinan Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi rock ve müzik kulüplerinden gönüllüler organizasyonun çeşitli kısımlarında çalışmışlar. Hatta kulübümüzden bir arkadaşımız bizzat Megadeth’e yemek götürmüş(!). Deniz kenarında olması bu festivalin en büyük artılarından ayrıca. Festivaldeki önemli eksiklerden biri, festival alanındaki sahnelerin birbirine çok yakın olmalarından dolayı seslerin birbirine karışması. Özellikle 2005 festivalinin dört gün boyunca sürmesi ve Kilyos Solar Beach gibi bir yer de olması bana göre farklı ve önemli noktalardan. Keşke devamı olsaymış… 

Barışarock: 

Dördüncü yılında olan bu festival, diğer bir adıyla “Karşı Fesival”. “Neye karşı?” diye soracak olanlarınız varsa savaşa, işgale bir bakıma Amerika’ya, Amerikancı’ya karşı olan bir festival. 2003 yılında canlanmış olan bu festival, İstanbul, Sarıyer’de Mehmet Akif Ersoy Ormanı’nda, her sene ağustos ayında gerçekleşiyor. Türk grup ve sanatçılarının yoğunlukta olduğu bu festivalde bugüne kadar; Anima, Aylin Aslım, Bulutsuzluk Özlemi, Çilekeş, Demir Demirkan, Gevende, BGST: Kardeş Türküler, Kurtalan Ekspres, Moğollar, Mor ve Ötesi, Redd, The Blow Ups (İngiltere), Yaşar Kurt ve Zardanadam gibi birçok isim katılmış. Bilet fiyatlarının yok denecek kadar ucuz olması artı yönlerinden olarak görülebilir. Amacınız Türk müzik gruplarını, sanatçılarını dinlemekse, e çoğunu da burada buluyorsanız ki sanırım buluyorsunuzdur, o zaman iyi bir seçim yapmışsınız demektir. 

Zeytinli Rock Festivali: 

Aslında açıklamak istediğim bazı festivaller daha vardı ama bu festivali duymamış olan insanların olabileceğini düşündüğüm için, Zeytinli Rock Festivali nedir, nasıldır anlatmak istedim. Adına bakarsanız yanılabileceğiniz bir festival esasında çünkü festival tam olarak Zaytinli ‘de değil Akçay’da. Bu isim olayı yüzünden bu yaz festivale gitmeden önce baya bir zorluk çekmiştim. İlk önce Zeytinli’ye doğru gittikten sonra, festivalin tam olarak Zeytinli’de olmadığını öğrenince, otostoptur, minibüstür bir şekilde festival alanına gidebilmiştim. Akçay’ın soğuk ve güzel denizinin kıyısında gerçekleşen festival iki yıldır yapılıyor. İlk sene giriş için herhangi bir ücret alınmamış bile. Geçen sene ise sembolik mi dersiniz artık kombine bilet 3 liraymış. İstanbul’a yaklaşık 5–6 saat uzaklıkta olan Edremit, Akçay’ da gerçekleşen bu festival, yazın ortasında, İstanbul’dan kaçmak isteyenler için gerçekten iyi ve farklı bir fırsat olabilir. Geçen sene sahne alan önemli isimleri de söyleyeyim bari Aylin Aslim, Ogün Sanlısoy , (Sanıyorum davulcuları kaza geçirdiği için sahne alamamışlardı.), Yüksek Sadakat, Mavi Sakal, Replik as, Hayko Cepkin, Kurtalan Ekspres ve Moğollar (Engin Yörükoğlu’nun rahatsızlığı nedeniyle bu grup da sahne alamamıştı.)… Bunca festivalden bahsettim ama ülkemizde gerçekleşmekte olan müzik festivaller yazdıklarımla sınırlı değil. Açıklayamadığım diğer festivallerden örnekler; Rock Republic, Rock The Nations, Tuborg Müzik Festivali, Efes Pilsen Blues Festivali, Akbank Caz Festivali…

Ve Klasik Müzik Festivalleri…
 Sanıyorum ki, yaz aylarından önce, kafanızda festivaller hakkında bazı izlenimler bırakmışımıdır.

Sizlere veda etmeden önce, Klasik Müzik Festivallerinin aranan ikilisi Sarah Birghtman ve Andrea Bocelli’den enfes bir düetle sizleri baş başa bırakıyorum: Time To Say Goodbay

Cuma günü görüşene değin bol müzikli günler…



Müfit Semih Baylan
Editör















Kaynaklar: Gazeteler, AA, DHA, İHA, NTV
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019