Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1747




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 41 müzisyen gazete okuyor
 
 
Mehmet Akif Ertaş
 
 
Yayımlanan Sayı : 992

İcracı'lığın inceliklerinin izini sürerek... - 19.04.2010





Genelde müzikte, özelde ‘Türk Halk Müziği’nde, son yıllarda, hayal kırıklığı yaşatan çalışmalara imza atılmışsa da, ‘icracı’lığın inceliklerinin izini süren bir dağarcığın zenginleştirildiğini de vurgulamak mümkündür.

Son albümünü ASC Müzik'ten ‘Hasret’ adını vererek çıkaran, ‘icracı’lığın inceliklerinin izini sürerek yoluna devam eden Nazlı Öksüz, bu dağarcığı zenginleştiren önemli isimlerden. Öksüz, dinleyicisiyle paylaştığı ilk albümünden itibaren, bu özelliğini korumayı bilmiş.

Deyiş ve Semah formundaki eserlere yer verse de, daha çok Bozlak ve Türkü formunda yoğunlaşan Öksüz’ün cinsiyetçiliği tekeline almayan bir sesi vardır. Bu ses, Neşet Ertaş gibi erkek, Seha Okuş gibi kadın sanatçıların yorumunu bir paydada buluşturmakta. Kadın ve erkek ‘Kaynak Kişiler’in doğal, içten dünyalarının sözcülüğünü de üstlenen bu seste, ‘derleme’ fiilinin soğukluğunu hissetmek de mümkün değildir. Bu ses, erkeğin dünyasını kadının, kadının dünyasını erkeğin nasıl başarılı ve etkili bir şekilde tanıttığını uzun uzun anlattığı için ‘icracı’dır. Bu ses; müzikler arası diyalogun, hasbıhale dönüştüğü noktada kendisini konumlandırdığı, artık iptidaileşmiş, “Halk Müziği-Sanat Müziği” ayrımını önemsemediği için, mesafesini, sadece bağlama ailesinden aldığı destekle kat etmemeyi sürdürmektedir..

‘İcracı’lığa önem veren bu ses, notalar aracılığıyla, liriğin pastoralle içli dışlı olduğu bir atmosferi var etmeyi yine başarmaktadır. Ne lirik pastorali yenilgiye uğratmak için uğraş vermiştir, ne de pastoral liriğin sesini soluğunu tıkamak için ter dökmüştür. İkisi de kendi doğal akışlarında içli dışlılık noktasına ulaştırılmışlardır. ‘İcracı’ arkasına aldığı orkestrayı yönlendirme bilincini taşıdığı için ‘yorumcu’ ile aynı kategoriye dahil edilemez. Ezgiyi yorumlamakla kalan, ‘icracı’ kimliğini kazanamayan ses, orkestrayı yönlendiremediği gibi, onun boyunduruğundan da kurtulamamaktadır. Öksüz, ‘yorumcu’luktaki bu zaafın farkında olduğu için tercihini ‘icracı’ olmaktan yana kullandığını, son çalışmasıyla bir kez daha kanıtlayarak kimliğini boyutlandırmaktadır.

Tavır gerektiren, risk yüklü ezgilerden avantaj devşiren Öksüz; notaların ruhuna dokunarak, “hakkı teslim edilerek seslendirilmemiş ezgi vardır; ezgiler aşağılanmak için gün ışığına çıkartılmamıştır” ilkesini benimseyerek yoluna devam ettiği için “icracı” kimliği bu çalışmasıyla da irtifa kaybetmemektedir. 2010 yılı, ‘icracı’lığın inceliklerinin izini sürerek bugüne gelen Öksüz, albüm formatındaki çalışmasının hasretiyle yanıp tutuşanların içine su serpmiştir. Suyu bulandırmamak, duru kalmasını sağlamak için, ‘yorum’un nerede miadını doldurarak yerini ‘icra’ya bıraktığını bilen seslerin çoğalması gerekmektedir.


akif_ertas@hotmail.com

 

 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019