Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1749




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 39 müzisyen gazete okuyor
 
 
Gülşen Kandemir
 
 
Yayımlanan Sayı : 973

Müziğe adanmış bir ömür.... - 23.03.2010





Editör'ün Notu: Mavi Nota'nın ilk yayına başladığı 1993 yılı Ocak ayından bu yana beni destekleyen ve hep yanıbaşımda olan çok sevgili büyüğüm Osman R. Aksu ağabeyime, daha nice başarılı çalışmalar ve uzun ve mutlu bir ömür diliyor saygılarımı sunuyorum ...



Serbest muhasebeci Osman Aksu için emeklilik, gerçek anlamda ‘ikinci bahar’ oldu. 1980 yılında emekli olan Aksu kendini, hayatının yeni döneminde, ilk gençlik çağlarında tanıştığı ‘musikiye’ verdi. Öğrenci olduğu korolarda zaman içinde hocalık yapmaya başlayan Osman Aksu, şimdi koro şefi, kanun sanatçısı ve bestekâr olarak müzik bilgisini öğrencilerine aktarıyor.

Osman Aksu, 1938 Trabzon doğumlu… İlk müzik eğitimini 1955 yılında Trabzon Türk Musikisi Cemiyeti’nin çalışmalarına katılarak aldı. 1956 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne girdi. Eğitim için İstanbul’a geldi. İstanbul’da onu Cihangir Camii İmamı olan dayısı Hacı Hafız Mustafa Tüzün karşıladı. Aynı zamanda neyzen olan dayısının evindeki musiki toplantılarına katılarak Zeki Arif Bey, Haydar Tatlıyay, Niyazi Sayın, Aka Gündüz, Rıdvan Lale gibi bestekâr ve saz üstadlarından Türk musikisi bilgisini geliştirdi.

1957 yılında ‘üniversite korosu’na da katıldı. Mezun olana kadar, Dr. Abidin Gerçeker’in yönettiği koroda ‘korist’ olarak görev aldı. Üniversiteden 1962 yılında mezun olan Aksu, Tuzla Yedek Subay Okulu’nda başladığı askerlik görevini Trabzon’da tamamladı. Kıta hizmeti paralelinde Kalepark Orduevi’nde kurduğu orkestra ile 1.5 yıl boyunca müziğin unutulmaz nağmelerini dinleyenlerine duyurdu.

1964’de memleketinde hem eş, hem de iş bulan Osman Aksu, Trabzon Liman İşletmesi’nde tam 15 yıl sürecek iş hayatına ‘işletme kontrolörü’ olarak atıldı. O yılları musiki çalışmaları açısından ‘kayıp yıllar’ olarak anan Aksu, “Trabzon’da o zamanlar dinlenebilen tek radyo olarak, Ankara Radyosu’nu dinliyorduk. Akşamüzeri saat 17.00’de başlayan fasılları kaçırmıyordum. Bahar ve yaz akşamları “Kanita” diye adlandırılan sahildeki gazinoda o fasıllar bir başka oluyordu” diyor. Aksu, erken yaşlarda sigortalı olduğu için emeklilik zamanı da erken geldi. 1980 yılında emekli olunca ikinci kez İstanbul’un yolunu tuttu.

ÖNCE ÖĞRENCİ, SONRA HOCA OLDU

İstanbul demek, Osman Aksu için musikiye yeniden kavuşmak anlamına geliyordu. 1981 yılında Anadolu Yakası Müzisyenler Derneği’nin çalışmalarına katılan Aksu, bir zamanlar radyoda hayranlıkla dinlediği Nuri Şenneyli Hoca’nın öğrencilerinden biriydi, artık. Devamını Osman Aksu’dan dinleyelim: “Derneğe ilk gittiğim günü hatırlıyorum. Ben kanun öğrenmek heveslisiydim. Karşımda da İsmail Şençalar ve Nuri Şenneyli gibi iki usta vardı. Çekinerek yaklaştım. Onlarsa beni korkularımı unutturacak şekilde karşıladılar. Tam 24 yıl -Nuri Hoca’nın vefatına kadar- birlikte olduk. Son 15 yılda benim de ikinci hocalığım tescil edildiğinden derneğin birçok konserini ben de yönettim. Feyiz aldığım hocalarımdan ikisi de Rebabi Sabahaddin Volkan ve Udi Cahit Gözkan’dır. Sabahaddin Volkan Bey’le 1984-1989 arası her cuma klasik Türk musikisi fasılları icra ederken, Cahit Hoca’nın 45 yıldır aralıksız süren Çiftehavuzlar “Ev Musiki Toplantılarına” da son 15 yılda katılmaya çalıştım. Bu toplantılara Safiye Ayla, Semahat Özdenses, Alaeddin Yavaşca gibi isimlerini sayamayacağım onlarca musiki duayeni katılırdı.”

AMERİKALILARA MÜZİĞİMİZİ ÖĞRETTİ

Osman Aksu bu çalışmalarını sürdürürken, 1990’da, Galata Mevlevileri Mistik Müzik ve Sema Grubu’na katıldı. 1991-2001 yılları arasında kanun sanatçısı olarak Türkiye’de ve Avrupa’da yüzlerce sema gösterisinde bulundu. 1998’den itibaren ABD’deki birçok üniversitede, Türk musikisini tanıtıcı konferans ve konserler verdi. Amerikalı dinleyicilerin musikimize çok meraklı olduklarını belirten Osman Hoca, “Türk musikisi ve mevlevilik konularında bildiklerimizi dinleyicilere (öğrencilere) sundum. Halen de ABD’de konser ve konferans çalışmalarımız devam ediyor” diye konuşuyor.

Emekli olduktan sonra Trabzon’dan İstanbul’a gelen Osman Aksu’nun iş hayatında da 1980’den itibaren yeni bir sayfa açıldı. İSMMMO Üyesi Osman Aksu, 1990 yılında Beşiktaş’ta bir büro açarak, serbest muhasebecilik yapmaya başladı. Tam 10 yıl bilfiil çalıştı. Sonrasında da müzik aşkı ağır basınca mesleğe nokta koydu.

Osman Aksu, şimdi tüm zamanlarını müzikle dolduruyor. Cumartesi günleri Beyoğlu Tünel’de bulunan İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti Korusu’nu çalıştıran Osman Hoca, perşembe günleri de Erenköy’deki Kazım Karabekir Kültür Merkezi’nde hem tasavvuf, hem de Türk sanat müziği dersleri veriyor. Pazar günlerini ise Şefik Can Uluslararası Mevlana Derneği’nin tasavvuf müziği çalışmalarına ayırıyor. 2003 yılından beri İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti Korosu’nu çalıştıran Osman Aksu, bütün bu çalışmalarıyla ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Koromuzda birçok bankacı ve meslek mensubumuz var. Bütün meslek mensuplarımıza musikiyle uğraşmalarını öneririm. Hocam bana, ‘Musiki öyle bir şeydir ki, hangi partiden, hangi etnik gruptan olursanız olun, musiki için buluştuğunuzda aynı şeyi düşünür, aynı şeyi çalar söylersiniz’ derdi. Bence de musiki ayrılıkları kaldırır.”


ON PARMAĞINDA ON MARİFET
 Osman Aksu, çok yönlü bir sanatçı. Müziği icra etmekle yetinmeyen Aksu, güfte yazıp, beste de yapıyor. Osman Aksu’nun, güftesi de kendisine ait 30’a yakın bestesi var. Bunların bazıları TRT repertuarına dahil edildi. Bestelerinden biriyse, 2007 yılında Amasya Altın Elma Yarışması’nda 2’incilik ödülünü aldı. Bir Mevlevi ayini de besteleyen Aksu, 1991’de Çanakkale Savaşları ile ilgili yaptığı bir oratoryoyla da Genelkurmay Başkanlığı’nın takdirini kazandı.

Osman Aksu, resim sanatında da varlık gösterdi. Bunda, Trabzon Lisesi’nde okurken öğretmeni olan ressam Kayıhan Keskinok’un da etkisi var. Onun yönlendirmesiyle resim yapmaya başlayan Aksu, 1980’den sonra da resim çalışmalarına ağırlık verdi. Süleyman Saim Tekcan, Yusuf Katiboğlu gibi ressamlarla çalıştı. Osman Aksu, resim çalışmalarını şöyle anlatıyor: “Mevlevi Grubu’nun içinde olmam, bana Mevlevi resmi yapma olanağı sağladı. Dünyanın her yerindeki koleksiyonlarda resimlerim var. Zaman, zaman peyzaj ve natürmort çalışmalarına da yer veriyorum.” Osman Aksu’nun çalışmalarıyla ilgili ayrıntılı bilgileri; www.osmanaksu.com  internet sitesinde bulabilirsiniz.


İSMMMO YAŞAM OCAK - ŞUBAT 2010

 

     

on parmağından on marifet

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019