Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1747




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 31 müzisyen gazete okuyor
 
 
Seval Deniz Karahaliloğlu
 
 
Yayımlanan Sayı : 907

Siniri Alınmış Hayatlar Yaşıyoruz - 18.12.2009





Siniri alınmış hayatlar yaşıyoruz.

Dişçinin siniri kazıması gibi birileri sinirlerimizi kazıdığından olsa gerek donuk bedenlerimize iliştirilmiş hayatlarımızı bir türlü hissedemiyoruz.

Sadece suyun akışına kendini bırakmış yapraklar misali su nereye götürürse oraya doğru asude sürükleniyoruz.
Her ne kadar kendimizi böylesine zavallı bir naiflik içinde kandırmayı beyinsel bir mastürbasyon haline getirsek de, gerçek başka.

Hayatımızın kaba özeti kısaca kursakla boşaltım sistemi arasında işleyişi sağlamak için yapılan koşuşturmacadan ibaret.

Siniri alanlar, itinayla temizlemiş olsa gerek, çünkü yaşamın neresindeyiz onu bile bilmiyoruz.

Yalnız arada bir aynadan bize bakan yabancı bir yüz gördüğümüzde şaşırıyoruz.

Sonra bize bakan yabancıyı itinayla es geçip, siniri alınmış et parçaları gibi duran diğer yüzler arasında, asılı donuk bir atmosferde yüzmeye devam ediyoruz.

Aslında zamansız bir dünyada, tüketilmeye amade bekleşiyoruz.

Sergilendiğimiz şarküterinin vitrininde, tüketenlerin semirmişliğine alışkın ve üstelik tepkisiz hatta sorgusuz bir kabullenişle, sıramızı savmayı özleyen kurbanlar olarak.

Hani neredeyse, siniri alınmış hayatlarımızı ve bizi yalayıp yutarken efendilerimizin ağız şıpırtılarını vecde gelmiş müminin ibadeti gibi kabulleniyoruz.

Sinirlerimizi sıyıranlar geriye kalan boşluğu ibadet kodlarıyla doldurduklarından olsa gerek ne hissetmemizi söyledikleri için onlara her seferinde bir kez daha secde ediyoruz.

Efendiler, sıyırdıkları kemiklerin üzerindeki son et parçalarını da kapmaları için küçük efendilere atınca onların da sebeplendiğini görüp iki kez mutlu oluyoruz.

Nihai mutluluğu ermek ve siniri alınmış hayatları taçlandırmak için önceden bizim için seçilen kodlara uyarak ürüyor ve şarküteri kolonisine tüketilecek yeni et parçaları sağlıyoruz.

Sinir alınmış hayatlarımızın sonuna gelirken, bizden bekleneni yapmanın verdiği isimiz duygudan tatmin olmuş çarkı çeviriyoruz.

Böylece kısır döngü tamamlanıyor, şarküteri vitrinindeki iştah açıcı etler sergisi semirmişlerin beğenisine bir kez daha sunuluyor.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019