Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1758




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 45 müzisyen gazete okuyor
 
 
İlke Kamar
 
 
Yayımlanan Sayı : 879

Bir çocukluk yanılsaması... - 05.11.2009





Kürtçe sözlü heavy metal grubu Ferec’in ilk albümü Helikopter, Ses Plak’tan çıktı ve dinleyiciyle buluştu. Albüm 5 yıllık bir çalışmanın ürünü. Albüme adını veren şarkının hikâyesi ise 12 Eylül’e uzanıyor. Şarkı, çocukluktaki helikopter algısının değişimini anlatıyor

‘Hakkârili dört gencin kurduğu ilk Kürtçe heavy metal müzik yapan grup’ olarak tanımıştık onları. Grubun adı Türkçe’de ‘sabah yıldızı’ anlamına gelen Ferec. Hakkâri’de Heavy Metal bir grubun kurulması, üstelik bu türde Kürtçe müzik yapan ilk grup olmaları biraz garip karşılanmıştı. Beş yıl önce çalışmalarına başlanan Helikopter albümü geçen hafta itibariyle dinleyiciyle buluştu.

Farklı aşiretlerden çocukluk arkadaşı olan grup üyeleri ilk albüm için Ferec’in solistti Fuat Taş’ın babası kredi çekerek albümün masraflarını karşılamış. Ferec’in üyelerine gelince: Grup; kendisine ‘Reh’ (Kök) diyen ve aynı zamanda müzik öğretmenliği yapan solist Fuat Taş, grubun elektro gitaristi ‘Baratarna’ (Bir Kürt kralı) adını kullanan Cemal Kaya ve Ferec’e ilerleyen zamanlarda katılan, ‘Afiriş’ (Yaradılış) adını kullanan bas gitarist İsmail Kurt ve ‘Zede’ (Fazla) adını kullanan baterist Erkan Baran’dan oluşuyor.

Grupla albüm süreci ve Kürtçe heavy metal türde müzik yapmaları üzerine konuştuk:

Nasıl bir araya geldiniz, Ferec’in oluşum sürecini biraz anlatır mısınız?

Daha önce rock ve protest müzik yapan 10 kişilik bir gruptuk. 2002 yılında bölündük ve biz 4 kişi Ferec’i kurduk. Bu ayrışma döneminde zaten yaptığımız müzik bizi tatmin etmemeye başlamıştı. Giderek hard rock ve metale kaydık.

Neden heavy metal türünü  seçtiniz?

Diğer müzik tarzları, içimizdeki duyguyu dışa vurmamız noktasında yetersiz geliyordu ve bizim açımızdan giderek arabeske dönüşme riski taşıyordu. Gelenek ne kadar önemli de olsa, yeni bireysel kültürler oluşuyor. Farklı bir çığlık olmak gerekiyordu. Heavy metal bize çığlığımızı bastırmayacağımız imkânı veriyordu.

Albüm hazırlıkları ne zamandır sürüyordu, ne kadar sürede gerçekleşti?

İlk çalışmalarımızı  2004 yılında kaydetmeye başladık. Albüm 5 yıllık bir çalışmanın ürünü. 2008 yılında stüdyoya girdik. Ancak ekonomik kriz, zaten dijital ortamın bir süredir zaten krize soktuğu müzik sektörünü daha ciddi sorunlarla yüz yüze getirdiğinden albümün çıkması yine bir yılı buldu.

Helikopter’in nasıl oluştuğundan bahseder misiniz?

Helikopter çocukluğumuzun şarkısı aslında. Çocukken her birimizin birer helikopteri vardı. Oyuncak değil ama gerçek helikopterler. Her çocuk bir helikopteri kendinin ilan eder ve onlar uçarken biz de peşinden “helikoptêr, helikoptêr” diye bağıra bağıra koşardık. Ama 12 Eylül’le beraber bölgemizde gittikçe tırmanan savaşla biz helikopterin oyuncak olmadığını, bizim masumiyetimize denk bir şey olmadığını öğrendik. Artık helikopter ölümle ve savaşla özdeşti. Hem kendimize ve hem de dünyaya ilişkin çocuk yanılsamalarımızın kırılmasının öyküsüdür helikopter. Erdal Eren’lerin asılması, bir bölgenin tahrip edilmesi, işkenceler ve ölümlerdi yeni “helikopter”imiz artık! Kandırılmış bir çocukluğun öfkesidir, isyanıdır.

Genel olarak müziğiniz nasıl karşılanıyor, ilk zamanlar tepki aldığınız oldu mu? Bu arada Hakkâri’de heavy metal yapmanın kolaylıkları ve zorlukları nelerdir?

Başlangıçta yadırgandık elbette. Başlangıçlar her zaman yadırganır. Elinize bağlama da alsanız, - ki çoğumuzun müziğe başlaması bağlamayladır- aileniz, arkadaşlarınız yadırgarlar. Ama metale başlamanın yadırganması daha belirgin. Metal yapmaya karar verdiğimiz dönemde Türkiye’de şiddetli satanizm tartışmaları vardı. Tepkiler daha sertti. Fakat zamanla alışmaya başladı insanlar. Daha sonra da sevmeye başladılar bizi. Diğer bir zorluğu elbette enstrüman ve kaynak yokluğuydu.

Grup içinde karar mekanizması  nasıl işliyor? Karar verme sürecinde demokratik katılımı önemsiyor musunuz yoksa arada sorun yaşadığınız oluyor mu?

Grup ilişkimiz demokratiktir. Bundan tamamen eşit olduğumuz gibi bir düşünce çıkarılmamalı. Hayat karşısında eşitiz elbette. Ama grup çalışmamızda çoğunlukla işleyişi belirleyen Reh(solist). Müzik öğretmenliği yapmasından dolayı da müzikal anlamda belirleyici olması gayet doğal. Fakat her birimiz kendi enstrümanımızda ve bununla grubu oluşturmada demokratik bir ilişki içerisindeyiz. Sahnede demokratik olduğumuzu söyleyebiliriz. Kimi zaman elektro öne çıkar, kimi zaman bateri, kimi zaman bas ve çoğu zaman vokal. Ve bu gerilim de demokrasimizi canlı tutar.

Son olarak ilk tanıtım konseriniz İstanbul’da oldu. Daha sonra Van’da bir diğer konseriniz gerçekleşti. Bundan sonra konserleriniz nerelerde olacak?

Henüz diğer programlarımız kesinleşmedi. Ankara ve Diyarbakır’dan teklifler var. İstanbul yeniden gündemde.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020