Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1788




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 28 müzisyen gazete okuyor
 
 
Ozan Bilir
 
 
Yayımlanan Sayı : 858

Diyarbakır'da bir Meksikalı - 05.10.2009





Mezopotamya Sosyal Forumu için dünyanın birçok yerinden Diyarbakır’a gelen insanlardan biri de Luisa Hernandez A’lvarez’di. Kapanış konserinde sahneye çıkan A’lvarez geleneksel gitarıyla şarkılarını başka fakat aynı zamanda benzer bir coğrafyada seslendirdi. A’lvarez’le konserin ertesinde yine forumun yapıldığı parkta konuştuk. Diyarbakır’da olmaktan çok mutluydu. Bize yaşadığı yerden bahsetti: “Meksika’da yoksul bir eyalette yaşıyoruz. Adı Qaxaca Meksika’nın güneyinde yer alıyor. Zapatistalara yani Chiapas’a komşuyuz. Farklı bölgelerde olmamıza rağmen kalbimiz Zapatistalarla. Biz Meksika’nın yerli halkıyız. Küçük bir yer olmasına rağmen Qaxaca’da onlarca kültür bir arada yaşıyor. Faklı diller konuşuluyor.”

‘MÜZİĞİMİZLE DİRENİYORUZ’

Luisa Hernandez A’lvarez, İspanyolların Meksika’ya gelmesiyle hayatlarının değiştiğini söyledi: “İspanyollar ülkemize geldiğinden her şey değişti. Binlerce yıldır süregelen kültürümüz ve dilimiz üzerinde baskı kurdular. Dilimizi konuşmamıza engel oldular. Topraklarımızı sömürgeleştirdiler. Onların izin verdiği kültürler yaşama olanağı buluyor.” A’lvarez, baskılara ve sömürgeleştirmeye karşı direndiklerini belirtti: “Biz bütün bu baskılara karşı direniyoruz. Çünkü halklarımızı, kültürümüzü ve dilimize sahip çıkmak istiyoruz.” Meksikalı sanatçıya göre müzikte bu baskılara karşı direnme araçlarından birisi: “Müzik bizim için çok önemli. Geleneksel müziğimizin içinde Afrika etkileri de var. Köyde şenlik parti ya da bayram olduğunda bir araya gelir ve şarkılarımızı söyleriz. Meydanlarda, daha çok kendi aramızda. Müzik bizim kültürümüzü ve yaşantımızı anlatıyor. Yaşlılardan öğrendiğimiz kültürümüzü, gençlere aktarıyoruz. Bilinç yaratıyoruz. Unutmamak için. Çünkü kültürümüz unuttuğumuz zaman kaybederiz. Bu yüzden kendi kimliğimize sahip çıkmamız, korumamız ve gelecek kuşaklara kültürü aktarmamız gerekli. Müzik bir anlamda bizim için direnme aracı. Benim içinde öyle.”

‘KÜRTLERLE ORTAK NOKTALARIMIZ VAR’

Söz Diyarbakır’a ve Kürtlere geliyor. A’lvarez’in Diyarbakır’a geliş öyküsü de ilginç. “Bizim köye bir gün bir Kürt geldi. Orada kaldı. Onun daveti üzerine ben de Diyarbakır’a geldim. Burada olmaktan çok mutluyum. İnsanlar çok misafirperver.” Meksikalı yerli halk ve Kürtler arasındaki benzer noktalara da değiniyor: “Bizim ve Kürtler arasında ortak noktalar var. Kürtler de bizim gibi üzerlerindeki baskıya karşı direniyorlar. Kimliklerine sahip çıkıyorlar, dillerini ve kültürlerini özgürce ifade etmek istiyorlar.”

Luisa Hernandez A’lvarez, Diyarbakır’da sahneye de çıktı. Türkiye’den Kardeş Türküler, yine Türkiye’den fakat 1915 soykırımı sonucu Amerika’ya zorunlu göç eden Ermeni sanatçı Onnik Dinkçiyan ve oğlu ud sanatçısı Ara Dinkçiyan da aynı sahnedeydi. A’lvarez sahneye en son çıktı.
O anı şöyle anlattı: “Ben aslında sahneye çıkmaktan korktum. Çünkü, biz köyde sadece kendi aramızda söyleriz şarkılarımızı. Şimdi burada sahneye çıkmak benim için çok zordu. Fakat yinede halklar için sahneye çıktım ve şarkımı söyledim.”

Meksikalı sanatçının son sözleri ise anlamlı: “Devletin baskısına karşı bizler, ezilenler umudumuzu hiç yitirmemeliyiz. Umudumuzu yitirmezsek o zaman kazanırız.”

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021