Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 26 müzisyen gazete okuyor
 
 
Ali Murat Hamarat
 
 
Yayımlanan Sayı : 836

Onun oğlu olmak zor... - 28.07.2009





Ajanslarda bir haber...

Dünya tarihinin belki de en büyük bestecisi Wolfgang Amadeus Mozart’a ait olduğu iddia edilen iki eser bulunmuş. Eşi Constanze’ın çabalarıyla bestecinin ölümünden 50 yıl sonra 1841’de Salzburg’da kurulan müzik okulu, 1880’de Mozarteum Vakfı’nı doğuruyordu. İşte uzun zamandır Mozarteum Vakfı’na ait olan eserlerle ilgili resmî açıklama için 2 ağustosu beklemek gerek. Peki bundan 208 yıl önce bugün doğan Franz Xaver Wolfgang Mozart’ı hiç duymuş muydunuz?

Kolay değildi dünyanın en iyi bestecisinin oğlu olmak. Hayatta kalabilen büyük erkek çocuk Carl Thomas, babasının notaları, kitaplarını bağışladığı Mozarteum Vakfı’nın adeta harcını koyarken, küçük Franz Xaver, müziği seçiyordu. Müthiş yeteneğini inkâr eden Mozart Jr. hayatı boyunca babasının gölgesinden kurtulamıyordu. Zaten ismini babasının son yapıtı, ölüme ağıtı Requiem’i tamamlayan Franz Xaver Süssmayr’den alan delikanlının kaderi doğarken çizilmişti.

Babasının ölümünden beş ay önce doğan Franz Xaver’in eti kemiğinin teslim edildiği Antonio Salieri’den başkası değildi. Puşkin’den Peter Schaffer’e, Mozart’ın en büyük düşmanı olarak gösterilen ve Milos Forman tarafından çekilen Amadeus ile tarihin en kötü adamlarından biri olarak lanse edilen kifayetsiz muhteris, 1785’te beraber bir şarkı yazdığı adamın letafetlerinden Figaro’nun Düğünü’nü sahneye koydurmuştu. Mozart’ın başyapıtlarından 40. senfonisini ilk defa yöneten Salieri’nin yetiştireceği küçük Franz Xaver, babasının çalışmalarını incelemek için kurulan müzik okulunda yöneticilik yaptıktan sonra 1844’te yalnız başına öldü, tıpkı abisi gibi. Soyadı, yaşarken tabutuna çakılmış bir çiviydi adeta. Sıradan birisinin oğlu olsa, belki de çok ünlü bir besteci olacaktı, olamadı. Kitabe-i seng-i mezarında Avusturya edebiyatının 19. yüzyıldaki en önemli temsilcilerinden Franz Grillparzer’in imzasını taşıyan şiir onun dramını özetliyordu.

Babasının adı, mezar taşıydı. Atasının onurlandırıldığı bir hayatta kaybolup gitmişti, müthiş yeteneğine rağmen.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020