Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1750




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 58 müzisyen gazete okuyor
 
 
Ali Uçan
 
 
Yayımlanan Sayı : 818

Anadolu Güzel Sanatlar ve Spor Liselerine ilişkin yanlış yapılandırma sorunu ve çözümü - 02.07.2009





ORTA ÖĞRETİMDE ANA ALANLARA GÖRE KURUMSAL YAPILANDIRMA

1. Giriş

Panelimizin konusu “Anadolu Güzel Sanatlar ve Spor Liselerinde Eğitim ve Kurumsal Yapılandırma Sorunları” olarak belirlenmiş olmakla birlikte buna “ve Çözümleri” boyutunu da eklemek gerekir. Çünkü, bu panel sadece bir “Sorun” görme, saptama ve tartışma paneli değildir; aynı zamanda sorunlara Çözüm” arama, bulma ve önerme panelidir. Bu nedenle konuşmamda sorun-temel-konu-durum-çözüm eksenine odaklanacağım.

2. Sorun

Bilindiği gibi Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri ile Spor Liseleri (SL) ilk kurulduklarından bu yana, doğru bir yaklaşımla ayrı kurumlar olarak yapılandırılmakta ve etkinlik göstermektedir. Ne var ki Millî Eğitim Bakanlığı’nın 04 Aralık 2008 tarih ve 2008/81 sayılı Genelgesiyle bu doğru yaklaşım terk edilerek bu iki farklı lise bir kurum olarak yapılandırılmaktadır. Bu yanlış bir yaklaşımdır. Bu yanlış yaklaşımın sergilendiği söz konusu genelgeyle Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri (AGSL) ile ilgili çok önemli iki düzenleme yapılmaktadır:

(1) ASGL-Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nin adındaki Anadolu sözcüğünün çıkarılarak kurumsal statüsünün değiştirilmesi ve GSL-Güzel Sanatlar Lisesi hâline getirilmesi. (Bu işlem sadece addan bir sözcük çıkartma işlemi değildir, onun ötesinde aynı zamanda âdeta bir kurumsal statü indirimi işlemidir.)

(2) GSL-Güzel Sanatlar Lisesi ile SL-Spor Lisesinin bir çatı ve yönetim altında
birleştirilerek GSSL-Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi hâline getirilmesi. (Bu işlem birbirinden çok farklı iki ana alanın ve okul türünün birleştirilmesi ve âdeta bileşik bir alana ve okul türüne indirgenmesi işlemidir.)

Hemen belirtelim ki bu iki düzenlemeyle gerçekleştirilmek istenen kurumsal yapılandırma çok yanlış bir yapılandırmadır. Çünkü bu yapılandırmayla okul türü-çeşidi azaltılmak istenirken birbirinden çok farklı iki ana alan ve okul birleştirilmeye, birbirinden çok farklı iki ana alan ve okuldan âdeta yeni bir alan ve okul oluşturulmaya ve böylece ana alan türü azaltılmaya kalkışılmaktadır. Oysaki okul türü ve çeşidi azaltılırken ana alan türü azaltılamaz, ana alan türü azaltılamayınca ona bağlı, ondan kaynaklanan okul türü de azaltılamaz.

Bu yanlış yapılandırmayla birlikte, istenmediği hâlde AGSL ve SL ile ilgili sorunlar ağırlaştırılmakta, sorunları azaltalım derken yeni sorunlar üretilmekte, varolan sorunlara yeni sorunlar eklenmektedir.

Konuşmamda esas olarak bu yanlış yapılandırma üzerinde duracağım. Önce, insanın yapısından yola çıkarak, yapılan bu yanlışlığın genel insanbilimsel, kültürbilimsel, alanbilimsel-bilgibilimsel-bilgikuramsal (epistemolojik) nedenlerini, nasıllarını ve niçinlerini ortaya koyacağım ve Atatürk’ün konuya genel yaklaşımına değineceğim. Sonra, bu yanlışlığın düzeltilmesine veya giderilmesine yönelik genel önerilerimi sunacağım.

3. İnsanın Yapısı , Donanımı ve Gereksinimleri

İnsanın Yapısı:
İnsan canlı-tinsel, toplumsal ve kültürel bir varlıktır. Başka bir deyişle insan biyopsişik ve sosyokültürel bir varlıktır. İnsanın bu çok boyutlu varlık yapısı onun temel niteliğini belirler. Bu niteliğine bağlı olarak insan devinişsel, duyuşsal, bilişsel ve sezişsel davranışlarıyla bir bütündür. İşte bu temel niteliğiyle insan, çok boyutlu varlık ve davranış yapısının bir bütünü ve bileşkesidir.


İnsanın Doğal-Temel Donanımı:
İnsan yapı olarak belirli bir donanımla doğar. Bu doğuştan donanımdır. İnsanın yaşamı ve gelişimi ilkin öncelikle bu donanıma temellenir. Bu nedenle buna doğal-temel donanım denir. İnsanın doğal-temel donanımı içinde sanatsal donanımı çok önemli bir yer tutar. Buna da doğal-temel sanatsal donanım denir. İnsanın doğal-temel sanatsal donanımı şu ögelerden oluşur
: 1. Beden, 2. Bedensel Devinim, 3. Eller-Parmaklar ve Ayaklar, 4. Temel Ritim (Biyoritim), 5. Sanatsal Gereç Çıkarma-Üretme Organları, 6. Temel Devinim, Ses, Renk, 7. Devinsel, Dokunsal, İşitsel, Görsel Organlar ve Duyular, 8. Sanatsal Zekâ, 9. Sanatsal Dil, 10. Merkezî Sinir Sistemi, 11. Sanatsal Yaratma Gücü, 12. Sanatsal İletişim-Etkileşim Gücü.

İnsanın Temel ve Ana Gereksinimleri:
İnsan, yapısı ve yaradılışı gereği birtakım gereksinimler içindedir. İnsanın gereksinimleri çok ve çeşitli olup temel ve ana gereksinimler olarak kümelenebilir. İnsanın temel ve ana gereksinimleri şunlardır: 1. Yaşama, beslenme, korunma ve barınma; 2. Doğal, toplumsal, kültürel çevreye uyum sağlama, çevreyle yararlı bir iletişim ve etkileşimde bulunma; 3. Sağlam ve sağlıklı, bilgili ve bilinçli, güvenli ve dengeli, uyumlu ve başarılı, doyumlu ve mutlu yaşama; 4. Yaşamını daha iyi bir biçimde düzenleme ve sürdürme, olabildiğince iyileştirme ve yetkinleştirme, gerektiğinde değiştirme ve dönüştürme; 5. Bunun için gücünü ve yeteneklerini harekete geçirme, kullanma, artırma ve geliştirme; 6. Bu yolda gerekli her türlü fırsat ve olanaklara sahip olma ve bunlardan yararlanma; 7. Kimlikli ve kişilikli, özgüvenli ve onurlu olarak kendini geliştirme, gerçekleştirme ve aşma; 8. Bütün bu nitelikleriyle çevresinde ongun, saygın ve sevgin bir konuma sahip olma.

İnsan temel ve ana gereksinimlerinin önemli bir bölümünü sanatla, sanatsal düşünüm-tasarım, eylem ve etkinliklerle karşılar, giderir. Bu nedenle tüm okul ortam ve programları buna göre oluşturulmayı gerektirir

4. İnsanın Temel-Ana Arayışları ve Erişmeyi-Kullanmayı Ereklediği Ana Bilgi Alanları

4.1. İnsanın Temel ve Ana Arayışları

İnsan, temel ve ana gereksinimlerini gidermek veya karşılamak için bir şeyler yapar ve bu bağlamda çeşitli, çok yönlü, çok boyutlu arayışlar içine girer. Bu süreçte insan ilkin temel olarak genel-günlük-gündelik yaşam bilgisiyle donanmaya başlar. Ancak, bir süre sonra bu bilgiler söz konusu gereksinimleri gidermeye, karşılamaya yetmez. Bunun bilincine varan insan, gereksinimlerini giderebilmek için genel-günlük-gündelik yaşam bilgisiyle yetinmez; onu kullanıp geliştirirken onun ötesine geçer ve birtakım ana arayışlar içine girer.


İnsanın temel ve ana arayışları altı boyutta gerçekleşir:

T. Gerekliyi ve Zorunluyu arayış            
(Bu arayıştan yaşam bilgisi doğar.)
1. Sağlamlığı ve Sağlıklıyı arayış                        (Bu arayıştan spor doğar. Bu arayış sporu doğurur.)
2. Gerçeği ve Doğruyu arayış,                 (Bu arayıştan bilim doğar. Bu arayış bilimi doğurur.)
3. Kolaylığı ve Kullanışlıyı arayış,           (Bu arayıştan teknik doğar. Bu arayış tekniki doğurur.)
4. Özgünü ve Güzeli arayış,                    (Bu arayıştan sanat doğar. Bu arayış sanatı doğurur.)
5. Yararlıyı ve İyiyi/Değerliyi arayış.       (Bu arayıştan felsefe doğar. Bu arayış felsefeyi doğurur.)

Her insan az veya çok bu temel ve ana arayışlar içindedir. Çünkü insan bu temel-ana arayışlarıyla insanlaşır. Bunlara insanı insanlaştıran arayışlar da denir. Bu arayışlar birbirlerinden kopuk değildir; birbirleriyle bağlantılıdır, etkileşim hâlindedir; birbirlerini destekler, kolaylaştırır, tamamlar, bütünler. Bu bakımdan insan yaşamında gerekli, sağlam, doğru, kullanışlı, güzel, iyi arasında çok sıkı bağlar vardır.

İnsanın ilkin evde aile ocağında belirmeye başlayan arayışları okullarda gelişerek yaşam boyu devam eder. Okullar, programlarındaki dersler ve etkinliklerle bu arayışlara düzenli, planlı ve yöntemli bir nitelik kazandırır; böylece bu arayışların daha bilgili ve bilinçli, daha etkili ve verimli olmasını sağlar.

4.2. İnsanın Arayışlarıyla Erişmeyi ve Kullanmayı Ereklediği Ana Bilgi Alanları

İnsan söz konusu arayışlarının sonunda şu temel, ana bilgi alanlarına erişmeyi erekler:

T. Yaşam Bilgisi           
(gereklinin ve zorunlunun bilgisi),
1. Spor                        
(sağlamlıkın sağlıklılıkın bilgisi),
2. Bilim                        (gerçekin ve doğrunun bilgisi),
3. Teknik                     
(kolaylıkın ve kullanışlının bilgisi),
4. Sanat                        (özgünün ve güzelin bilgisi),
5. Felsefe                      (yararlının ve iyinin/değerlinin bilgisi).

Bu temel ve ana bilgi alanları insan yaşamında süreç ve ürün olarak iş görürler. Bunlar insanca yaşama, gelişme, yetişme, çalışma, kendini gerçekleştirme ve aşmanın hem temel ve ana alanları, hem de süreçleri ve ürünleridir. Her birinin insan yaşamında ayrı bir yeri-önemi ve kendine özgü bir işlevi vardır. Hiçbiri diğerlerinin yerini alamaz, tutamaz; hiçbiri diğerlerinin yerine geçemez, diğerlerinin işlevini göremez.

5. Atatürk’ün Çağdaş Kültür Anlayışı, Çağdaş Kültür Ağı/Örgüsü ve Sanat Eğitimi

İnsanın bu temel ve ana bilgi alanları, seçkin bir insan olan, ulusal kurtuluşumuzun baş kahramanı ve Cumhuriyetimizin baş kurucusu ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de bilgi alanlarıdır. O’nun yaşam, spor, bilim, teknik, sanat ve felsefeye ilişkin görüşleri işte bu ana arayışsal ve alansal temellere dayanır. O, bu ana arayış ve bilgi alanlarının her birine yaşamsal önem ve değer verir, yaşamsal işlevler yükler. Çünkü, O’na göre “bilgi ışıktır”. Hangi yaştan, hangi cinsiyetten ve hangi katmandan veya kesimden olursa olsun Cumhuriyet insanı bu ışıktan yoksun olamaz, kalamaz, bırakılamaz.


5.1. Atatürk’ün Çağdaş Kültür Anlayışı

Atatürk
çağdaş, laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarken kültürün çağdaş anlamının, ana bileşenlerinin ve işlevlerinin tam bilincindedir. Bu bilinçle çağdaş kültürün ana bileşenlerini yaşam eksenli-temelli spor, bilim, teknik, sanat ve felsefe olarak belirler. Çağdaş yaşamda, yaşam bilgisi eksenli kültürün ana bileşenlerinden sporu yaşamda ‘sağlam bedenli ve sağlam kafalı’ olmayı sağlayıcı, bilimi "yaşamda en gerçek yol gösterici", tekniği yaşamda en güçlü ve etkili kolaylaştırıcı, sanatı "ulusun başlıca yaşam damarlarından biri" olarak nitelendirir; felsefeyi ise bunları çağdaş yaşamın gerekleri ile bireyin ve toplumun gelişmesi doğrultusunda birbiriyle bağdaştıran, buluşturan, birleştiren-kaynaştıran ve bütünleştiren bir genel akılcı düşünme, gerçekçi değerleme ve yararcı kılma yolu olarak görür. Bunların tümünü çağdaşlaşma sürecinde bir bütün olarak kavrar, kullanır ve değerlendirir.

5.2. Atatürk’ün Çağdaş Kültür Ağı/Örgüsü

Atatürk
bu görüş, kavrayış, kullanış ve değerlendirişle, ana bileşenleri birbirinden kopmaz-ayrılmaz bağlarla bağlı ve birbirine sımsıkı kenetli, son derece işlevsel bir çağdaş kültür ağı veya çağdaş kültür örgüsü oluşturur. Ben buna Atatürk’ün çağdaş kültür ağı veya Atatürk’ün çağdaş kültür örgüsü diyorum. O, bu ağ ya da örgü içinde ana bileşenlerin her birine ayrı bir yer, önem ve değer verir. Bu bağlamda bilim, teknik, sanat ve felsefe alanlarının yaşamsal işlevleriyle birlikte spor alanını ve yaşamsal işlevlerini de öne çıkarır ve vurgular.

Dünyada geçmişten günümüze ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dışında hiçbir ulusal kahraman ve kurucu devlet başkanı, ulusal ve uluslararası düzeyde hiçbir toplum, ulus ve insanlık önderi, bu denli gerçekçi, tutarlı, çok boyutlu ve geniş kapsamlı bir çağdaş kültür ağı veya çağdaş kültür örgüsü modeli oluşturup ortaya koymamıştır, koyamamıştır. Bu nedenledir ki, Türk ulusu Atatürk’üyle ne denli övünse azdır.

5.3. Atatürk ve Sanat Eğitimi

Atatürk çağdaş kültür ağı/örgüsü içinde sanat eğitimine büyük önem ve öncelik verir. Bu konuda şöyle der: “
Yüksek bir insan topluluğu olan Türk ulusunun tarihî bir niteliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Ulusumuzun güzel sanatlara olan sevgisini sürekli olarak ve her türlü araç ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek ulusal ülkümüzdür (1933). Ortaöğrenimin amacı yurdun gereksindiği türlü sanat sahiplerini yetiştirmek ve yükseköğrenime hazırlamaktır (1922). Sanat okullarına her türlü özendirmeyi artırmak gereklidir (1936). Okul yardımıyla, okulun sağlayacağı bilim ve teknik yardımıyladır ki Türk sanatı bütün incelik ve güzellikleriyle gelişir “ (1922).

5.4. Atatürk ve Kültürel-Sanatsal Çağdaşlaşmada İlkeler, Ölçütler

Atatürk’ün kültürel ve sanatsal çağdaşlaşmaya temel olan
kültür görüşü biri temel, diğerleri ona dayalı veya onun üzerine kurulu olan aşağıdaki dokuz ilke ve ölçüt üzerinde odaklanır.

T. Temelde Yaşamsallık.

1. Özde Ulusallık,
2. Biçimde Anlaşılırlık,
3. Kapsamda Özgürlük,
4. Anlatımda Özgünlük,
5. Yöntemde Çağdaşlık,
6. Teknikte Çağcıllık,
7. Nitelikte Evrensellik,
8. Yaşayışta Bütünsellik.

Bu ilkeler ve ölçütler bir bütündür. Kültür-sanat eğitiminde ve sanatsal çağdaşlaşmada başarı, bu ilke ve ölçütlere ne denli temellenildiği ve dayanıldığına, bu ilke ve ölçütlerden ne derece kaynaklanıldığı, yönlenildiği ve kılavuzlanıldığına, kısacası bu ilke ve ölçütlere ne kadar uyulduğuna veya uyulabildiğine bağlıdır

6. İnsanın Arayışlarında, Bilgiye Erişmesinde ve Bilgiyi Kullanımında Başarının Yolu: Eğitim

İnsanın temel ve ana arayışlarında, bu arayışlarla bilgi alanlarına erişmesinde ve onları kullanmasında başarılı olmasının en sağlıklı, en etkili ve en verimli yolu eğitimdir. Eğitim insanın ana-temel arayışlarıyla erişmeyi ereklediği ana bilgisel alanlara göre altı ana türe ayrılır:

T. Yaşam Eğitimi.        
                (İlköğretim Okulu 1.-2.-3.Sınıflarda: “Hayat Bilgisi” eksenli eğitim)
1. Beden-Spor Eğitimi,
2. Bilim Eğitimi,
3. Teknik Eğitimi,
4. Sanat Eğitimi,
5. Felsefe Eğitimi.

Bunlar insanın yaşam temelli, yaşam eksenli arayışlarında başarılı olmasının en sağlıklı, en etkili ve en verimli yollarıdır. Bunların içinde en temelde olanı yaşam eğitimidir; diğerleri ona dayanır, ondan kaynaklanır, onun üzerine kurulur ve yine ona yönelir. Bu bakımdan gereksinimlerini gidermek ve arayışlarında başarılı olmak durumundaki insanın eğitiminde bunların hiçbirinden vazgeçilemez. İşte bu nedenledir ki, seçkin bir insan olan ulu önder Atatürk yaşam, spor, bilim, teknik, sanat ve felsefe eğitimini hem çocuk, genç ve yetişkin ayrımı gözetmeksizin, hem de ergenlik çağında ve sonrasında kadın erkek ayrımı gözetmeksizin tüm yurttaşların
almalarını gerekli ve zorunlu görür.

7. Sanatın Genel ve Eğitimsel İşlevleri

7.1. Sanatın genel işlevleri altı ana kümede toplanır:

1.Bireysel İşlevler,
2.Toplumsal İşlevler,
3.Kültürel İşlevler,
4.Sağaltımsal İşlevler,
5.Ekonomik İşlevler,
6.Eğitimsel İşlevler.

7.2. Sanatın eğitimsel işlevleri altı ana kümede toplanır:

1.Eğitim boyutu olma işlevi:
Sanat bir eğitim boyutudur.
2.Eğitim içeriği olma işlevi:
Sanat bir eğitim içeriğidir.
3.Eğitim aracı-gereci olma işlevi:
Sanat bir eğitim aracı-gerecidir.
4.Eğitim yolu-yöntemi olma işlevi:
Sanat bir eğitim yolu-yöntemidir.
5.Eğitim ortamı olma işlevi:
Sanat bir eğitim ortamıdır.
6.Eğitim alanı olma işlevi:
Sanat bir eğitim alanıdır.

8. İnsan ve Sanat Eğitimi


İnsanın sanat eğitimi kendine özgü bir bütün olmakla birlikte kendi içinde çeşitli kollara ve her kol içinde çeşitli dallara ayrılır. Ancak, kolu ve dalı ne olursa olsun sanat eğitimi, temelde genel (herkes), özengen (amatör) ve mesleksel (profesyonel) olmak üzere üç ana kitleye, üç ana amaça ve üç ana işleve yönelik olarak düzenlenip gerçekleştirilir. Sanat eğitimine ilişkin düzenleme, planlama ve uygulamalar bu üç ana kitlenin, üç ana amacın ve üç ana işlevin daha çok hangisine yönelik ise ona göre bir nitelik ve nicelik kazanır. Böylece sanat eğitimi yönelik olduğu üç ana kitleye, üç ana amaca ve üç ana işleve göre şu üç ana türe ayrılır:

(1) Genel sanat eğitimi,
(2) Özengen sanat eğitimi,
(3) Mesleksel sanat eğitimi.

Sanat eğitiminin bu üç ana türü, aralarında belli ortak temel noktalar, benzerlikler ve sıkı ilişkiler bulunmakla birlikte, nitelik ve nicelik olarak oldukça farklı özellikler gösterir.

AGSL-Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’ndeki sanat eğitimi, ilköğretimde verilen genel sanat eğitiminin sonrasında, ortaöğretimde kimi yönleriyle özengen sanat eğitimi özellikleri de gösteren akademik ağırlıklı ve mesleksel boyutlu kendine özgü bir sanat eğitimi niteliği taşır.

9. Sanat Eğitimi ve Okul

Okul belli bir program veya programlar uyarınca işletilen bir davranış kazandırma ve kazandırılan davranışları değiştirme, dönüştürme, geliştirme ve yetkinleştirme kuruluşudur. Okulda eğitimin genel amaçları ve derslerin özel amaçları doğrultusunda öğrencilere bilişsel, duyuşsal, devinişsel ve sezişsel davranışlar kazandırılır. Okulda yaşam, bilim, teknik, sanat, spor ve felsefe eğitimiyle kazandırılan bu davranışlar düzey, gereksinim ve beklentilere göre değiştirilir, dönüştürülür, geliştirilir, yetkinleştirilir.

Okulda ana bilgi alanlarına ilişkin eğitimin başlıca özellikleri: Bilim eğitimi daha çok bilişsel ağırlıklı amaç ve davranışları kapsar, daha çok bu tür davranışların kazandırılmasına önem ve öncelik verir. Teknik eğitimi daha çok devinişsel ağırlıklı amaç ve davranışları kapsar, daha çok bu tür davranışların kazandırılmasına önem ve öncelik verir. Spor eğitimi daha çok devinişsel ağırlıklı amaç ve davranışları kapsar, daha çok bu tür davranışların kazandırılmasına önem ve öncelik verir. Felsefe eğitimi daha çok bilişsel ve kısmen duyuşsal ağırlıklı amaç ve davranışları kapsar, daha çok bu tür davranışların kazandırılmasına önem ve öncelik verir. Sanat eğitimi ise duyuşsal, devinişsel, bilişsel ve sezişsel davranışları tümüyle bir bütün hâlinde kapsar ve yine bu tür davranışların tümüyle bir bütün olarak kazandırılmasına önem ve öncelik verir.

Görülüyor ki okulda sanat eğitimi bilim, teknik, spor ve felsefe eğitimlerinden çok daha kapsayıcıdır

10. Okullarda Zorunlu Sanat Derslerinin Ana Özellikleri

Okullarda genel eğitim amaçlı ve işlevli zorunlu sanat derslerinin beş ana özelliği vardır. Buna göre söz konusu sanat dersleri;
1. Anlatım dersidir,
2. Beceri dersidir,
3. İçerik dersidir,
4. Kültür dersidir
5. Uygarlık dersidir.

Okullarda her öğrenci için gerekli ve bu nedenle zorunlu olan veya olması gereken genel eğitim amaçlı-işlevli sanat dersleri hem ana eksen (mihver) derslere bağlı, hem kendi ekseni üzerine oturtulu, hem de diğer derslerle ilişkilidir. Bunun doğal bir gereği olarak sanat dersleri hem birer anlatım dersi, hem birer beceri dersi ve hem de birer içerik dersi konumunda ve niteliğindedir; bütün bunların doğal bir sonucu olarak da aynı zamanda birer kültür dersi ve uygarlık dersi niteliği taşır. Kendine özgü bir anlatım, beceri, içerik, kültür ve uygarlık dersi olma niteliği taşıyan sanat dersleri duyu, kafa, el ve gönül birliğine dayanır; böylece insanın varlıksal ve davranışsal güç bütünlüğüne temellenir, odaklanır.

İşte bu özelliğiyledir ki sanat dersleri bilim, teknik, spor ve felsefe derslerinden çok farklı olarak kendine özgü bir bütünsel-tümel işlev yüklenir.

11. Okul Öğrencilerinin İlgi ve Yetenek Alanları ve Düzeyleri

11.1. Öğrencilerin İlgi ve Yetenek Alanları

T. Yaşam Bilgisi
1. Spor
2. Bilim
3. Teknik
4. Sanat
5. Felsefe

11.2. Öğrencilerin Ana Alanlardaki İlgi ve Yetenek Düzeyleri

1.Çok Yüksek
2.Yüksek
3.İleri
4.Orta
5.Geri
6.Düşük
7.Çok Düşük

12. Orta Öğretim ve Sanat Eğitimi

12.1. MET-Millî Eğitim Temel Kanunu Madde 33:

Güzel sanatlar alanlarında özel istidat ve kabiliyetleri beliren çocukları küçük yaşlardan itibaren yetiştirmek üzere temel eğitim [ilk] ve orta öğretim seviyesinde ayrı okullar açılabilir veya ayrı yetiştirme tedbirleri alınabilir. Özellikleri dolayısıyla bunların kuruluş, işleyiş ve yetiştirme ile ilgili esasları ayrı bir yönetmelikle düzenlenir.

12.2. Orta Öğretim Kurumları/Kuruluşları: Liseler

1.Genel Liseler
(Yaşam, Bilim, Teknik, Sanat, Spor, Felsefe alanlarının tümünü dengeli kapsamak durumundadır.)
2.Bilim Liseleri

a. Fen [Bilimleri] Liseleri
b. Sosyal Bilimler Liseleri
c. Anadolu Liseleri                   
(Örtülü bir Fen-Edebî-Sosyal Bilimler Liseleri işlevi görüyor.)

3.Teknik Liseler
4.Sanat Liseleri
                                  (Henüz sanatın tüm ana kol ve dallarını kapsar duruma gelemedi.)
5.Spor Liseleri
6.Felsefe Liseleri                                  
(Henüz kurulmadı, kurulamadı.)
7.Meslek Liseleri                                  
(Öğretmen Lisesi ile İmam-Hatip Lisesi’nin yeri/konumu sorunlu.)
8.Çok Programlı Liseler                                   
(mesleki ve teknik öğretim programlı)
9.Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezleri              
(mesleki ve teknik öğretim programlı)

12.3. Orta Öğretimde Liselerin Konumları (Statüleri)

1.Anadolu Lisesi Konumu (Statüsü)           (
Daha çok alansal yüksek öğretime öğrenci hazırlar.)
2.Alan Lisesi Konumu (Statüsü)     (
Daha çok alansal yüksek öğretime öğrenci hazırlar.)
3.Genel/Olağan Lise Konumu (Statüsü)   (
Genel yüksek öğretime ve yaşama hazırlar.)
4.Meslek Lisesi Konumu (Statüsü)             (
Daha çok meslek yüksek okullarına ve yaşama hazırlar.)


14. MEB’in 2008/81 Genelgesine Göre Son Yapılandırmanın Gerekçeleri ve Amaçları

1. Okul tür ve çeşitlerini azaltmak, bunların yerine program çeşitliliğini esas alan bir sistem oluşturmak.
2. Okullarda “tek yönetim çok program” ilkesini yaygınlaştırmak.
3. Eğitim öğretim ve bununla ilgili hizmetlerde etkinlik ve verimlilik sağlamak.
4. En az kaynak kullanarak en çok yarar sağlamak.
5. İşlevselliği artırarak verimi ve kaliteyi yükseltmek.
6. Ekonomik kalkınmayı ve [bireysel], sosyal [ve kültürel] gelişmeyi destekleyecek bir yapıyı oluşturmak.
7. AB-Avrupa Birliği ülkelerinin [ve öbür çağdaş ülkelerin] eğitim sistemlerine uyum sağlamak.

Genel olarak, bu amaç ve gerekçeler doğru, AGSL ve Spor Lisesi’ne ilişkin işlem yanlış görünüyor

15. Öneriler

1. Orta öğretimde Bilim, Teknik, Sanat, Spor ve Felsefe alanları birbirine eşdeğer ana alanlar olarak görülmeli, konumlandırılmalı ve değerlendirilmelidir.
(Bu anlayış tüm eğitim-öğretim kademelerinde geçerli olmalıdır.)

Bilim, Teknik, Sanat, Spor ve Felsefe alanları birbirlerinden farklı alanlardır. Birbirinden yüksek veya alçak, birbirine göre üstte veya altta, birbirinden aşağıda veya yukarıda değildirler. Hiçbiri diğerlerinden daha az gerekli veya daha çok gerekli değildir. Hepsi birbirine eş düzey ve eş değerdedir. Birbirlerinin yerini alamazlar, birbirlerinin yerini tutamazlar, birbirlerinin yerine geçemezler ve geçirilemezler. Çünkü;

Bilim, Teknik, Sanat, Spor ve Felsefe alanlarının
1. Doğaları farklı,
2. Yapıları farklı,
3. İşlevleri farklı,
4. İşleyişleri farklı,
5. Ortamları farklı,
6. Tasarlanışları farklı,
7. Gerçekleştirilişleri farklı,
8. Yönetilişleri farklı,
9. Yürütülüşleri farklı,
10.Yöntemleri farklı,
11.Süreçleri farklı,
12.Ürünleri farklı.

2. Orta öğretimde Bilim, Teknik, Sanat, Spor ve Felsefe alanlarına eşit yer, önem ve değer verilmelidir; eşit kaynak, fırsat ve olanaklar sağlanmalıdır. Bu alanlar birbiriyle eşdeğer konumda yapılandırılmalıdır.

Orta öğretimde kurumsal yapılanma, programsal düzenleme, kaynak kullanma ve eğitimsel uygulamalarda Bilim, Teknik, Sanat, Spor ve Felsefe alanları arasında herhangi bir ayrım ve kayrım olmamalıdır, yapılmamalıdır.
(Ancak, gerekli denge sağlanıncaya kadar kimi alanlar için olumlu [pozitif] ayrımcılık-kayrımcılık yapılabilir.)

Adam ayırma-kayırma                     ayrımcılık-kayrımcılık
Alan ayırma-kayırma                       ayrımcılık-kayrımcılık
Kurum ayırma-kayırma                   ayrımcılık-kayrımcılık
Birim ayırma-kayırma                     ayrımcılık-kayrımcılık

Son yapılandırmayla Bilim Alanı kayrılıyor, Sanat Alanı ve Spor Alanı ise daraltılıyor, küçültülüyor.

Şöyle ki, beş ana alandan Bilim alanı Fen [Bilimleri] Liseleri ve Sosyal Bilimler Liseleri adları altında iki ana kola ayrılarak ayrı ayrı yapılandırılırken, şimdiye kadar ayrı olan Sanat alanı ile Spor alanı Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri adı altında birleştirilerek yapılandırılıyor. Burada çok haksız, yanlış, tutarsız ve çelişkili bir durum var. Haklı, doğru, tutarlı ve çelişkisiz olan yaklaşım bilim alanı gibi sanat ve spor alanlarını da kendi içinde ana kollara ayırarak yapılandırmak veya yapılandırmaya çalışmaktır.

Şu anda Genelge 2008/81 ile gerçekleştirilmek istenen durum, orta öğretimde bilim ana alanının açıkça ve üstelik katmerli bir biçimde kayrıldığının, sanat ve spor ana alanlarının ise tam tersine gerçek boyutlarından küçük görüldüğünün, küçültüldüğünün ve daraltıldığının çok açık ve somut bir göstergesidir. Bu haksızlık, tutarsızlık, çelişkililik ve yanlışlıktan bir an önce kurtulmak gerekmektedir.

3. Genel orta öğretim kurumları olan genel liselerde okuldaki zaman Bilim, Teknik, Sanat, Spor ve Felsefe alanları arasında hakça paylaşılmalıdır. Bunun anlamı okulda geçen zamanı söz konusu alanlar arasında ders saatleri olarak eşit paylaşımdır, eşit paylaştırımdır; eşit kulanımdır, eşit kullandırımdır.

Orta öğretimde şimdiye kadar, daha doğrusu AGSL’ler kuruluncaya kadar

- Bilim alanına hak ettiğinden çok yer verilmiştir.
- Sanat alanının hakkı hep yenmiştir.
- Artık bu haksızlığa bir son verilmelidir, bir son vermenin zamanı gelmiştir.

4. Orta Öğretimde Liseler ana alanlara göre ve her alanda Anadolu lisesi statüsü ile olağan lise statüsü hâlinde yapılandırılmalıdır.
Böylece öğrencilere alanlara ilişkin ilgi-yetenek düzeylerine uygun eğitim olanağı sağlanmalıdır.

- Anadolu Bilim Liseleri             Bilim Liseleri                (bilim ağırlıklı Liseler)
- Anadolu Teknik Liseleri                       Teknik Liseleri               (teknik ağırlıklı Liseler)
- Anadolu Sanat Liseleri            Sanat Liseleri                (sanat ağırlıklı Liseler
- Anadolu Spor Liseleri              Spor Liseleri                 (spor ağırlıklı Liseler)
- Anadolu Felsefe Liseleri                      Felsefe Liseleri              (felsefe ağırlıklı Liseler

5. Böylece Orta Öğretimdeki Alansal Lise yapılanması Yüksek Öğretimdeki Alansal Üniversite yapılanmasına uygun-yönelik duruma getirilmelidir.

- Bilim Üniversiteleri    
     (bilim ağırlıklı Üniversiteler)
- Teknik Üniversiteleri
      (teknik ağırlıklı Üniversiteler)
- Sanat Üniversiteleri
        (sanat ağırlıklı Üniversiteler)
- Spor Üniversiteleri
          (spor ağırlıklı Üniversiteler)
- Felsefe Üniversiteleri
     (felsefe ağırlıklı Üniversiteler)

6. Orta öğretimdeki okul türleri ve çeşitleri şöyle olmalıdır:

1. Bilim Liseleri

1. Genel Lise          (Yaşam, Bilim, Teknik, Sanat, Spor, Felsefe alanlarının tümünü kapsar.)
2. Anadolu Lisesi   (“Anadolu” adı değiştirilmeli, çünkü “Trakya”yı dışlıyor ve sorun oluyor.)
3. Fen Bilimleri Lisesi,
4. Sosyal Bilimler Lisesi,
5. Eğitbilim Lisesi   (İçinde eski Müzik ve Resim Seminerleri gibi Sanat, Spor kolları olabilir.)

2. Teknik Lisesi
                 (1. Anadolu Teknik Lisesi, 2. Teknik Lisesi)
3. Sanat Lisesi
                    (1. Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi, 2. Güzel Sanatlar Lisesi)
4. Spor Lisesi
                     (1. Anadolu Spor Lisesi, 2. Spor Lisesi
5. Felsefe Lisesi
                 (1. Anadolu Felsefe Lisesi, 2. Felsefe Lisesi)
6. Meslek Liseleri

1. Dinsel Meslek Lisesi  (Tanrı Bilimi+Dinsel Meslek Lisesi)
2. Kız Meslek Lisesi
3. Teknik-Endüstri Meslek Lisesi
4. Otelcilik-Turizm Meslek Lisesi
5. Ticaret Meslek Lisesi
6. Engelliler Meslek Lisesi (Özel Eğitim Meslek Lisesi)
7. Sağlık Meslek Lisesi
8. Çok Programlı [Meslek] Lisesi
9. Mesleki-Teknik Eğitim Merkezleri

Böylece MEB orta öğretimdeki hâlen 79 olan lise türü-çeşidi sayısı 6 türe ve 14 çeşide indirilmiş olur.

7. Türkiye bir bütün olarak Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri Bölgelerine ayrılmalı ve her AGSL kendi bölgesindeki GSL’leri eşgüdümlemelidir.
(Cumhuriyetimizin belli dönemlerinde benzer düzenlemeler yapılmıştır.

- 15-20 AGSL Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri   
Bölge AGSL’leri
- 45-60 GSL olağan Güzel Sanatlar Liseleri                    
Alt bölge / Dar bölge GSL’leri
- Her 1 AGSL için kendi bölgesinde 3 GSL belirlenmelidir.
- Her AGSL kendi bölgesindeki GSL’leri eşgüdümlemelidir.

(Şu anda 7 AGSL çevresindeki öbür ADSL’lerle ilgili“Koordinatör AGSL” işlevi görüyor.)

Her AGSL kendi bölgesini ve her GSL kendi çevresini çok iyi taramalı, sanata ileri ve yüksek derecede yetenekli olan ilköğretim öğrencilerini saptamalı, sanat alanına yönlenmelerine fırsat ve olanak sağlamalıdır.

8. AGSL ve GSL sanat alanının ana kol ve dallarını bir bütün olarak kapsamalı ve buna göre yapılandırılmalıdır. AGSL ile GSL arasında yatay, dikey ve çapraz geçişler olanaklı olmalıdır.

AGSL’nin bir bütün olarak kapsaması gereken sanat alanının ana kolları ve başlıca dalları konusunda sanat sınıflamaları yardımcı olur. Çok yaygın olan uluslararası geleneksel sınıflamaya göre sanat şu üç ana kola ayrılır:
1. Fonetik Sanatlar,
2. Plastik Sanatlar,
3. Dramatik Sanatlar

Günümüzde uluslararası kullanımda epey yaygın olan yarı geleneksel/yarı çağcıl bir sınıflamaya göre sanat şu beş ana kola ayrılmaktadır:

1. Kinetik Sanatlar,

2. Fonetik Sanatlar,
3. Linguistik Sanatlar,
4. Plastik Sanatlar,
5. Dramatik Sanatlar.

Türkçe terimlerle daha açık, belirgin ve sistematik görünen bir çağcıl (=modern) sınıflamaya göre sanat eğitimi aşağıda belirtilen beş ana kola ayrılır:
1. Devinimcil (=Kinetik) Sanatlar Eğitimi (Dans-Bale, Halk Oyunları),
2. Sesçil (=Fonetik) Sanatlar Eğitimi (Müzik: Ses/Şan, Çalgı, Uyum),
3. Sözcül (=Linguistik) Sanatlar Eğitimi (Edebiyat: Öykü, Roman, Şiir), (Edebî Sanatlar Eğitimi)
4. Yoğrumcul (=Plastik) Sanatlar Eğitimi (Resim, Heykel, Mimari),
5. Oyuncul/Canlandırımcıl (=Dramatik) Sanatlar Eğitimi (Drama, Tiyatro, Opera).

9. AGSL’ye Öğretmen Yetiştirme yapılandırılmalı, Lisans+Yüksek Lisans süreciyle Müzik Alanında Dal Öğretmenleri yetiştirilmelidir.
(AGSL keman öğretmeni, piyano öğretmeni, bağlama öğretmeni, ud öğretmeni vb.)


Kaynakça

Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri.
Millî Eğitim Temel Kanunu.
Uçan; Ali (2008). “Okullarda ‘Şiddet’ Sorununun Çözümü: Sanat Eğitimi”, III. Ulusal Sanat Eğitimi Sempozyumu: Sanat Eğitimi                 ve Şiddet (!9-21 Kasım 2007), Gündüz Eğitim ve Yayıncılık, Ankara, s. 1-32.




Ankara, 10 Nisan 2009

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019