Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1747




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 27 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 815

“Kendini çağdaş sananlarla, göbeğini kaşıyanlar…” - 29.06.2009





Yeni bir haftaya başlarken, tüm müzisyen dostlarımın iyi bir hafta geçirmesini diliyorum.

Efendim, dün Grammy ödüllü opera sanatçımız sayın Bülent Bezdüz'den bir e-posta aldım. Kardeş sitemiz Türk Opera Formun yöneticiliği de yapan Sevgili Beldüz, paylaşmak zorunluluğunu hissettiği düşüncelerini açıklıyordu bu e-postasında.

Aşağıda aynen yayımladığım yazısında hayal kırıklıklarından sözeden Sevgili Bezdüz’e ben de Mavi Nota ekseninde hak veriyorum. Çünkü 20.000’e yaklaşan üye sayısıyla varmak istediğimiz sonucun gerisinde olmak gerçeği ne yazık ki beni de üzüyor sevgili dostlarım. Bu gazetede şu ana kadar yayımlanan 2.500’ü aşkın yazının yorum safyasına, yorum yapılmış yazıları seçtiğimizde ortada hayal kırıklığından öte bir manzara vardır. Ben sözü bu noktada Sevgili Bülent Bezdüz’a bırakmak istiyorum:

Türk Opera Forum ve Opera Türkiye'nin değerli üyeleri, Bu yazımı sizlerle paylaşmak zorunluğunu hissediyorum.

Bu Portal ve Foruma 2 senedir verdiğimiz emekleri düşündüğümde hayal kırklıklarımız var. (Tüm TOF&OT ekibi olarak).

1000 üyesi olan bir forumda opera sanatı haberlerine vs. yorum sayısını baz alırsak sonuç pek tatmin edici değildir? Kaldı ki (harikalar diyarı)facebook'ta böyle bir düşüş söz konusu da değilken.

Dünya ve Türkiye'de nice gelişmeler yaşanırken herkes bir parça kadrolu memur bezginliğinde. Sanatçılar da!!! (Kadrolu olup da işini gereği gibi yapanları tenzih ederim). Önce gönüllü olmak lazım. Kadrolu olmadan gönüllü
olunmaz sananlar yanılıyor. Sonrasında kadrolu olmak ya da olmamak farketmez.

Dünyanın neresinde olursanız olun, severek yaptığınız işten karnınız doyar. Ya da aldığınız manevi tatlar, sahip olmayı arzu ettiğiniz maddi tatları telafi edecektir.

"Bu forum neyi ispatlar? İnsanları zorla mı yazdıracaksınız?" diyebilirisiniz. "Neyin kıstasıdır" derseniz; bu forum biz biz OPERASEVERLER'in aynasıdır diyebilirim. Üç tenor konserini NTV canlı yayınlar ve bunu operasever kitlesi izlmezse Reyting denen değerlendirmeleri TV kanalı baz alarak , böyle konserleri bir daha yayınlamazlar ki zaten genelde olan durum da budur. Bunu yazar konuşur fikir üretiriz. Bir ders çıkartırız.

Neden Fazıl Say'ın CNN tarafından canlı yayınlanan ÇYDD konseri ilzeyici rekorları kırmıştır. Peki neden ülkemizin en güzide sanatçılarının verdiği 3 Tenor konserine ilgi düşüktür?

Önümüze sunulan (fastfood) al git şeklindeki gazeteleri açın; en çok tıklanan fotolar, ya da Dünya bu kareleri izledi gibi başlıkların tıklanma yüzdesi, ülke gündemine ait konulara tıklayanlardan çok, çok daha fazla. O
nedenledir ki Dünyanın bilmem neresinde derece almış bir opera sanatçısı ya da Fazıl Say'ın Dünyanın en önemli salonlarında verdiği konserin de haber değeri olmaz.. Herkes aynı kareleri tıklar bu toplumda. O karelerin de neler olduğunu artık buraya yazmayım. Bu durumda kendini çağdaş sananlarla, göbeğini kaşıyanlar arasındaki farktan söz etmek de ne kadar anlamı olabilir ki?

İyi paylaşımlar dilerim.

Bülent Bezdüz
Glyndebourne

Okuduğunuz gibi Sevgili Bezdüz, hemen hemen aynı dertten muzdarip olan bendenize hemen hemen söylenecek söz bırakmamış. Hislerime tercüman olduğu için kendisine teşekkür ediyorum.

***

Usta Hikmet Aksoy, bir diğer usta Erdoğan Bozok ile söyleşti 26 Hazın 2009 Cuma günü Trabzon Sanataevi salonunda. Sayın Erdoğan Bozok’un ustalığına bir sözüm yok. Kendisini çok fazla da tanımam zaten. Ama sahneye söyleşiyi yönetmesi için çağrılırken adının önüne “Usta” sözcüğü konulan Hikmet Aksoy’u iyi tanırım.

Sözü fazla uzatmayacağım.

Sevgili dostum Adnan Taç ile aralarında sürüp giden anlaşmazlıkları Adnan Taç aleyhine gazeteye taşıdıkları vakit, yahu arkadaşlar oluyor mu bu, size yakışıyor mu anlamında isim vererek yazdığım yazıya yanıt olarak, cep telefonundan numarasını gizleyerek beni arayıp en galiz küfürleri ettikten sonra, telefonu yüzüme kapatan “usta” Hikmet Aksoy’un aslında neyin ustası olduğu ortaya çıkıyordu.

Çarşamba günü görüşene değin esen kalın sevgili dostlarım.




Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019