Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1747




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 31 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 810

Düşünmek tehlikeli ve yasaktır! - 22.06.2009





İyi bir hafta dileğiyle başlıyorum bugünkü yazıma…

Yasaklarla ilgili yazıma başlamışken ve sıra henüz internetle ilgili yasaklara gelmemişken materyal sıkıntısı çekmeyeceğimden emin oldum. O kadar güzel bir materyal edindim ki, bu yazıyı okuyamayabilirsiniz, okusanız da ağzı burnu dağılmış bir görüntüde olabilir..

İnternette engellenen sitelerden sonra heyecanla bekliyoruz bir sonraki hamleyi; klavyemizi mi alacaklar, web sitelerinde sigara ve içki görüntülerine buzlu cam efekti mi verecekler, düşünmek kotalı mı olacak diye..

Çocuk istismarını engelleme gibi bir bahaneyle çeşitli yasaklar getirip annesinin leğende yıkadığı çocuğun poposunu bile sansürleme, isteyen herkesin mahkemelere başvurarak internet ile alakası taş çatlasa e-posta alıp göndermek olan orta yaş üstü hakimler sayesinde hoşuna gitmeyen siteleri kapattırabilmesi gibi görünürde iyi niyetli ama uygulamada arızalı pek çok uygulama sayesinde baktığımız her yerde birilerinin bizim için "iyi"nin ne olduğuna karar verdiğini görebiliyoruz..

Peki ama senin "iyi" ve "doğru" anlayışın benimkine uymuyorsa ne olacak? Ben hem evrim hem de yaradılış ile ilgili sitelerin aynı anda var olması gerektiğine inanıyorsam, televizyonda yedi-sekiz yaşında bir çocuğun yıkandığını görünce ağzımdan salyalar akıtmıyorsam gözü dönmüş bir sapık olduğumu, seninle aynı kökenden geldiğime inanmam gerektiğini nereden çıkarıyorsun?

Düşünmeden söylenenleri uygulayan homojen bir kitle hedefine ulaşmak üzere bu kadar yoğun çalışmalar yapıldıkça; düşünebilen, kendi kararını verebilen, yorumlayabilen bireylerin sesi daha da az çıkıyor ve çıkan sesin duyulmaması için elden gelen yapılıyor.. Medya kendi yayınlarındaki sansürleri, dizilerdeki senaryo değişikliklerini, tepeden gelen telefonları bile sineye çekerken bir süreliğine "blogger yasaklandı, genç yazarlar rahatsız" diye haber yapılmasını beklemek mucize…

Bir başka deyişle, ağzımızı açıyoruz ama duyulması istenmediği sürece sesimiz çıkmıyor..

Youtube yasağının başladığı zamandan beri herkes engellenmiş sitelere girme konusunda uzman oldu.. Bir-iki ayar yaptıktan sonra yasağı atlatabilmek mümkün olunca çoğu kişinin sesi çıkmadı.. Bir süre sonra yasağın uygulanma biçimi değişti, başka yöntemlerle erişmeye devam edildi.. Sonrasında engellenen her siteye erişmek için bu yöntemleri kullanmak yaygın bir alışkanlık oldu, "ben topluma aykırı bir insanım dostum" diye dolaşan ergen isyankarlara benzer bir şekilde sadece görünürde bir tepki göstererek bu yasakları çeşitli yöntemlerle aşmayı seçti çoğu insan.. Ben bile şu anda bu yazıyı yazabilmek için bunu yapmak zorundayım..

Peki bu keyfi yasakların engellenmesi, şikayetlerin duyurulabilmesi için kim ne yapıyor? Kendi web sitesini engellenmiş gibi gösterme protestosu iyi niyetliydi, ancak yeterli değildi; zira internet üzerinde bir "kendin çal, kendin oyna" durumu söz konusu.. İnternetle ilişkisi danışmanlarının "internet şer yuvası" yorumundan ibaret olan insanların blogunuzu ziyaret edip de "vay bu adamlar tepki gösteriyormuş yasaklara, gerçekten de abarttık sanırım" demesini bekleyemezsiniz…'Taksim meydanında slogan atmak lazım', 'meclisin önünde modem yakalım' gibi bir öneride bulunmuyorum ancak şikayetlerin ve tepkilerin internetten gündelik hayata kaydırılması, geniş katılımlı ve hedefe yönelik haklı bir tepki verilmesi gerektiğini düşünüyorum..

youtube ve engellenmiş diğer internet siteleri bu kadar meşhur olmadığı halde sırf birileri bize kötü örnek olabileceğini düşündüğü için erişimi engellenen yüzlerce siteyi ve sansür görmeden on dakika izleyebilmenin mümkün olmadığı televizyon kanallarının halini gördükçe, olanlardan ziyade olabilecekler gözümü korkutuyor…

Düşünmeyi bu kadar tehlikeli sayan, düşman belleyen bir zihniyetin yapabileceklerinin sınırı yok..

Çarşamba günü görüşene değin esen kalın.




Müfit Semih Baylan
Editör
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019