Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1747




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 67 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 804

Benim Deniz Seki’m ve Natürel bir konser… - 12.06.2009





Trabzon’da mevsim gereği hava artık iyice ısınırken, millet “Hoptek”  denilen dejenere bir oyunla cinnet geçirip kafayı bulurken, bu ahval ve şerait altında dahi kentimde yüreğimize su serpen iyi şeyler de olmuyor değil sevgili müzik dostlarım.

Dün sabah Habertürk Televizyonu’nda iki komşu vilayetin, Trabzon ile Giresun’un şu hoptek oyunu yüzünden kkapışmasını, yüzümde biraz tebessüm, çokça da acıyla izledim.

Bir türküyü paylaşamıyor koca iki vilayet.

Nedeni popülizm ya da popüler kültür.

İşte insanımızı sarıp sarmalayan bu ve buna benzer bir çok sosyal olayın arasında lokal dahi olsa, kendi  içinde dinamik bir enerjiyi  barındıran iyi şeylere tanık olunca rahatlıyor insan.

Şenay öğretmenim kızmasın ama (biliyorum o kızmaz) ben önce gönlümdeki Deniz Seki’ye değinmek istiyorum.

Neden Deniz Seki…

Çünkü duruşunda ki  samimiyeti,  sesinin ağırlığı ve kalitesi ile onu, Türk Pop Müziği’nin son yıllardaki en iyi yorumcusu Deniz Seki ile özdeşleştiriyorum da ondan.

Trabzon Cumhuriyet Lisesi ve aynı zamanda Trabzon Natürel Müzik Kursu öğrencisi  Kübra Uzuner’den söz ediyorum.

Yine bu sayfalarda Grammy ödüllü dünya çapında bir sanatçıyla özdeşleştirmiştim onu…

Bülent Bezdüz ile…

Dünyanın en zor işidir şarkıcılık. Hele pop şarkıcılığı daha bir zordur. Çünkü popüler bir şeyi seslendiriyorsunuz. Yani herkesin beğendiğini… Bu nedenle onlarca, yüzlerce, hatta binlerce çift göz sizi takip etmektedir ve bir o kadar kulak sizi dinlemektedir.

Sahnede yapacağınız herşeyi o gözler hemen görür.

Mesela detone olursanız o kulaklar hemen duyar.

Hatta çok iyi söylerseniz yine herşey görülür ve duyulur.

Ya tarihe geçerseniz  ya da yerin yedi kat dibine…

İşte bu nedenle pop şarkıcılığı çok zordur.

Zor olan diğer bir tarafta, şarkı söylerken kesinlikle kendiniz olmalısınız!

Şımarmadan...

Taklitten ve yapmacıktan uzak…

Taklit ederseniz adınız taklitçi olur ve bir anda yalnız kalırsınız. O bir çift kulak ve bir çift göz yerini üzerine oturduğumuz organımıza bırakır.

Deforme olur üzülürsünüz.

Mikrofonu çok iyi kullanmanız gerekir.

Ses teknisyeninizi çok iyi seçmeniz gerekir.

Bunların ikisinde de hata yaparsanız sesinizi kimse duymaz ya da duyulan ses size ait değildir.

Pop müzik tarihi bunun canlı olayları ile doludur.

Sonra orkestra elemanlarının her biri ile ayrı ayrı ruh kardeşi olmalısınız.

Olamazsanız hepiniz ayrı telden çalarsanız, kimse dinlemez hatta bazıları “yav biz buraya müzik dinlemeye geldik gürültü değil” diye hava atar moralinizi bozar.

İşte daha bu ve bir çok nedenden dolayı pop şarkıcısı olmak zordur.

Tüm bunları aşabilmek için önce mütevazı olmalısınız.

Sonra kendinizi bilmelisiniz.

Nerede durduğunuzu görmelisiniz.

Ve hepsinden önemlisi bu işi severek ama severek ve gerçekten severek yapmalısınız.

Benim gönlümde Deniz Seki gibi taht kuran Sevgili Kübra Uzuner’in bu standartları taşıyan genç bir müzisyen kardeşim olarak görüyorum.

Ya da en azında öyle görmek istiyorum…

Repetuarını kim belirliyor bilmiyorum ama seçtiği şarkılar kendine ve ona eşlik eden arkadaşlarına uygun şarkılar.

Bu nedenle Kübra’yı şarkıcılık yolunda çok başarılı görüyorum.

Önceki gece gece yine beni fethetti söylediği şarkıyla.

Daha nice gönülleri fethedecek gelecekte kimbilir?

Ve,

Bu söylediklerimden sonra, şımarır ve kendini kaybeder, tanıyamayacağım bir Kübra Uzuner olursa bu övgülerimin hepsini anında geri alacağımı da bilmesini isterim.

Gelelim son yılların en Natürel konserine:

Önceki gece DT salonunu dolduran 300'ü aşkın dinleyici, Trabzon’da iyi şeylerin de olduğuna bir kez daha tanık oldular.

Ne olursa olsun, ister bunun adı ticaret olsun ister başka bir şey, Şenay öğretmenin yaptığı iş gerçekten çok değerli ve bir o kadar hayırlı bir iş.

O kadar, her yaştan çocuk ya da genç insanı organize edip onlarla bir konser düzenlemek…

Önünde saygı ile eğilinmesi gereken bir iş.

Ben bilmiyorum Trabzon’da bu kadar tutarlı bir müzik organizasyonu yapan bir başka özel kursiyer kuruluş var mı?

Ha evet, müzik derneklerimiz var.  Ancak onları bu yazıya dahil edip moralimi bozmak istemiyorum.

İki buçuk saat kadar süren Natürel Müzik Kursu konseri günahıyla ve sevabıyla başarılıydı. İki bölüm olarak hazırlanması, ilk bölümde yeni kursiyerlerin, işin henüz başında olan kursiyerlerin yer alması ikinci bölümde ise yaşamlarına müzikle yön vermek isteyenlerin yer alması çok doğru düşünülmüş bir şeydi.

İşte bunun için de genelde iyi bir konser oldu.

Eğer gerçekleştirebilirsem ve Şenay öğretmen de tamam Semih Bey derse, Trabzon’da düzenlemeyi planladığım ve bir çok uluslararası müzik topluluğunun katılacağı Mavi Nota Müzik Festivali’ne amatör müzisyenler kategorisinde bu kardeşlerimi de dahil etmeyi isterim.

“Kübra duydun mu?!”

İşte böyle sevgili müzik dostlarım, radyo ve televizyonlardan dinlediğiniz gibi Trabzon’da sadece popülizm cinnetinin ürünü olan hoptek denen dejenere oyun yok.

İyi hatta çok iyi şeyler de var!

Genç bir müzik öğretmenin önderliğinde idealist bir avuç gencin ideallerinin üzerinde…

Müzik yapılıyor müzik…

Boru değil bu!

Hem de öyle böyle de değil…

En kocamanından ve en kalitelisinden…

Tebrikler Şenay öğretmenime… Tebrikler idealist öğrencilerine…

Binlerce tebrikler…

Pazartesi günü görüşene değin esen kalın…




Müfit Semih Baylan
Editör









 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019