Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1747




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 51 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 800

Türkiye ancak böyle tanıdı dünyaca ünlü sanatçısı Fatma Ceren Necipoğlu’nu… - 08.06.2009





Televizyonlar, internet üzerinden gazeteler, Air France uçağının 216 yolcusu ile okyanus üzerinde kaybolduğu haberini verdikten uzun bir müddet sonra…

Masamın başında Mavi Nota’ya gelen yazıları okuyup değerlendiriyorum...

O sırada Hürriyet’in internet sayfasına bir haber düştü…

Kaybolan Air France uçağının tek Türk yolcusu Fatma Ceren Necipoğlu…

Bir an dondum kaldım.

Gözlerimi kapattım.

Allahım olamaz bu dediğimi duydum.

Bir müzisyen olarak, bir müzik gazetesinin editörü olarak tanıyordum onu tabii ki.

Trabzon’da düzenlemeyi planladığım Müzik Festivali’ne davet etmeyi bile düşünüyordum.

Ne yazık ki, Türk halkı dünyaca tanınan bu sanatçısının varlığından bile habersizdi...

Fatma Ceren Necipoğlu'nun sağlığında gazetelerin birinci sayfalarında tek kare fotoğrafının yayınlandığını hiç hatırlamıyorum.

Kültür sayfalarında belki tek tük haber olmuştur.

Belki birkaç kez de Pazar ekleri için söyleşi yapılmıştır kendisiyle...

Popçulardan, mankenlerden, dizi oyuncularından yer kaldıysa tabii!

Rahmetli Fatma Ceren Necipoğlu'nun nerelerde eğitim aldığını okumuşsunuzdur gazetelerde.

Hadi bir de ben yazayım:

Önce İstanbul Belediye Konservatuvarı…

Ardından İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı…

Sonra  Boğaziçi Üniversitesi’nde okumuş…

Daha sonra ise Loisiana Üniversitesi ve İndiana Üniversitesi'nde lisans ve yüksek lisans yapmış.

Uluslararası Dünya Arp Kongresi Birliği ve Arp Sanatı Derneği'nin üyesi olmuş.

Çeşitli ülkelerde 61 konser vermiş, her seferinde ayakta alkışlanmış.

O konserlere ne gidişinden haberimiz olmuştu ne de dönüşünden...

Yine, sessiz sedasız gittiği Rio de Janerio konserinden, valizinde alkışlarla dönüyordu.

Ve bindiği Air France yolcu uçağı, havada yok oldu…

Yolcu listesinde onun da adı vardı...

Türkiye ancak böyle tanıdı, dünyaca ünlü sanatçısını…

Fatma Ceren Necipoğlu’nu…

Yazık, çok yazık...

Oysa, Okan Bayülgen ile sevgilisi evlenmek için Roma'ya gittiklerinde 'Dilek Çeşmesi'ne onlarla birlikte bozuk para atmıştık.

Bergüzar Korel ile Halit Ergenç'in Paris kaçamağında da Türk halkı onların adım adım peşindeydi...

Sacre Coeur Kilisesi'nden şehri birlikte seyretmiş, Champ Elysees'de el ele yine onlarla birlikte yürümüştük.
Keza, Tuğba Özay'ın Milano'daki nikahında da İtalyan damadın ayağına hep beraber basmamış mıydık?

Affet bizi büyük, değerli sanatçım, Fatma Ceren Necipoğlu.

Lütfen affet…

Affet,  büyüklük sende kalsın…

***

Trabzon Sanat Tiyatrosu’nun Kurucusu ve Genel Sanat Yönetmeni Necati Zengin, Trabzon’un tiyatro tarihini değerlendirdiği kitabını yayımladı ve geçtiğimiz günlerde bir imza günüyle ilgilenenlere tanıttı.


Ben de kitabı bir arkadaşımda gördüm ve şöyle bir inceledim. Daha ziyade bir albüm niteliğinde gördüğüm kitabın Trabzon’un tiyatro geçmişini anlatması bakımından yararlı olacağı düşüncesindeyim. Trabzon’da tiyatroya emek veren gerçek ve tüzel kişileri belli bir sıralama ile değerlendirmiş Necati Zengin.

Buraya kadar herşey normal.

12 yıl önce kaybettiğim kardeşim Ufuk Merih Baylan’ın da Trabzon’un tiyatro yaşamına büyük emeği geçmiş ve bu konuda hatırı sayılı çalışmalar yapmıştır. Bunu somut olarak şöyle açıklayabilirim. Denizli’deki tiyatro şenliğine katıldığı zaman diğer gurupların ikincilik için yarıştığı bir gerçekti. 

Şimdi hal böyleyken bu kitapta yer alması gerekirdi tabii.

Ama yer almamış!

Bu durumu dillendiren arkadaşlar Sayın Necati Zengin’e sormuşlar, neden Ufuk yok diye...

Ancak Sayın Zengin’in verdiği yanıt çok ilginç. Efendim rahmetli kardeşimin arşivine ulaşabilmek için bizimle yani ailesiyle iletişim kuramamış.

Ben Devlet Tiyatrosu’nda çalışıyorum, herkes bana ulaşabiliyor ama her nedese Necati Zengin Bey ulaşamıyor.

Evet, biz dağ başındayız ya, doğru, biz kanlı bıçaklıyız ya, anlamsız bir kan davasının taraflarıyız ya o nedenle ulaşamamıştır kendileri.

Ama şurada hakkını teslim etmeliyim, sevgili kardeşim vefat ettiği zaman tiyatrosunda oyun esnasında anısına saygı duruşu gerçekleştirmiştir.

Bunu inkar edemem.

Ancak, efendim kitabımda yer verecektim ama ailesine ulaşamadım gibi bir söz etmesi, böyle bir mazeretin arkasına sığınması  bence hiç şik olmayan yakışıksız ve son derece samimiyetsiz bir duruş...

***

Bugün 800. sayıya ulaştık sevgili dostlarım.

Sizlerin desteği ve bana verdiğiniz enerjiyle.

Her zaman söylüyorum yine söyleyeceğim.

Bana, Mavi Nota’yı 50 sayı bile çıkaramazsın diyenlerin suratının ne durumda olduğunu düşünmek bile istemiyorum.

Her şey için, sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

Çarşamba günü buluşana değin esen kalın…



Müfit Semih Baylan
Editör


 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019