Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1772




 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 53 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 795

Halk Müziğini küçümseyenler… - 01.06.2009





Zamanında epey kafa patlattığım bir mevzu olduğundan dolayı rahatlıkla söyleyebilirim ki pek de suçlu sayamayacağım yeni nesildir.

Evet, neslin suçu yoktur arkadaşlar. Yeni nesile bu, böyle aşılanmıştır. Modern olmanın, batılı olmanın gereği, gırnata değil de klarnet, bağlama değil de gitar dinlemektir.Çingene kemanı değil de İtalyan kemanı sevmek, Balkan müziği yerine barok müzikle kendinden geçmektir. Hatta bir kademe daha ileri gidersek, elektronik aksamla desteklenmemiş müziği dinleyenler "fosil" sayılırlar.

Bu noktaya gelmemizin hazırlıkları aslında çok yakın bir tarihte değil de taa Osmanlı tarihine, vals dinleyip kendinden geçen ve Dede Efendi'ye "sen de müzik mi yaparsın bre gafil" diyen padişaha kadar uzanır. "Batılılaşma" denen illetin dipten anlaşılması üzerine kendi kültürüne yabancılaşan, "eyvah eyvah geri kaldık" nidalarıyla ortalık malına dönüşen insanların sayesinde bugünlere gelinmiş, bu insanların tavrından dolayıdır ki öz kültüründe iyi işler yapabilecek birtakım insanlar batılı örneklerle ilgilenmek üzere yönlendirilmiş, meydan da saplamalara kalmıştır.

Günümüze geldiğimizde görürüz ki "halk müziği" denildiği zaman akla gelen iyi isimler, kötü isimlerin yanında çok azdır. düşününüz ki bir zamanlar bir tv kanalının müzik ödüllerinde "halk müziği" dalındaki yarışmacılar Özcan Deniz, Alişan, Ceylan gibi isimlerdi. Şimdi durup "bunların yaptığı da halk müziği değil mi kardeşim" diyebilirsiniz. Böyle bir mantıkla ben Kenan Doğulu'yu da halk müziği yapıyor sayarım (O da halkın dinlediği müzik yapmıyor mu kardeşim?).

İşte burada durup "halk müziği" denince ne anlaşıldığını sorgulamak gerek. Bir türküde illa bağlama çalınmalı mıdır, bendirle perküsyon yapılmalı mıdır, Kavala inceden inceden üflenmeli midir?

Kanımca ortada şöyle bir durum var: Halk müziği için uygun bir tanım bulunamamış, bulunan tanıma da üretkenlik eklenememiş, tarz kendini tekrar etmeye veya "götürdükçe ciger aney içim kanıyor" mısralarıyla "idare etmeye" mahkûm edilmiştir.

Halk müziği (toplumun geçirdiği evrimden bağımsız olarak) bugünkü haliyle eleştirilebilir, hatta çok kasarsak küçük görülebilir. Ancak yüzlerce yılın birikiminin küçük görülebilmesi kimsenin hakkı değildir; en azından o süreçlerden geçmeden, o türkülerin hikâyesini bilmeden, notadan bihaberken o türkülere can veren insanları küçümsemek kimsenin hakkı değildir, haddine değildir.

--Tabi yavrucuğum, okulda metallica dinlemek racon gereğiydi. Popodan düşen pantolon giyip çatalını göstere göstere kulağında mp3 çalarının kulaklığıyla kafa sallamak racon gereğiydi. Sonra baktın çevrende "kendini yitirmişsin, ben türkücüyüm kardeşim" deyip,bir sürü şeyi deneyip kendini bulamamış ve sırtına bağlama takıp İstiklâl Caddesi'nin dört bir köşesinde türkü barlarda sürtüp, bilmediği figürlerle halay çekip her ayak atışında "ki sava" diye bağıran bir nesle de tosladınız; üstelik onları halk müziğinin sahipleri olarak gördünüz. Kötü örneği "örnek" diye aldınız.

Sizin de suçunuz yok ama şunu yapın bakalım: Elinizdeki elektronik destekli enstrümanınızla komalı ses çıkarın, sonra küçümseyin.

Çarşamba günü görüşene değin esen kalın.



Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020