Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1748




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 55 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 794

"İmam, aşağılık kompleksini yüksek sesle ezan okuyarak gideriyor" - 29.05.2009





Bugün posta kutumuza İzmir menşeyli bir haber düştü. Okuduğumda bunun bir mizah yazısı olduğu düşüncesine kapıldım. Ama baktım bir başka ajanstan bu haberin başka bir versiyonu geldi.

Harfine bile dokunmadan haberi olduğu gibi yayımlıyorum ve ben aradan çekiliyorum:

Alaçatı beldesindeki Hacı Memiş Camii imamı Seyfullah Balkabak, hayatı boyunca çektiği aşağılık kompleksini rahatsız edecek derecedeki yüksek sesli ezanıyla gideriyor.

‘Hoparlörleri yeni taktırttım, şimdi artık cemaatten topladığımız paralarla 500 wattlık gıcır gıcır işleyen, hatta kasabanın öbür yakasında bile duyulabilecek, sesi 150 decibele kadar varan yepyeni bir ses sistemimiz var,’ dedi Sayın Balkabak, son derece mağrur bir ifadeyle. ‘Artık beni İmam Hatipli diye küçümseyen, bana okulda ‘Sefil Seyfullah’ diye dalga geçen, karımla sıkmabaş diye alay eden, bana bıyıklı karafatma, yobaz, ticani, örümcek kafa, çağdışı, gerici diye yüz vermeyen herkese en güzel cevap şu elimdeki mikrofondan geçiyor. Artık günde beş defa nerdeyse bir uçak motoru kadar yüksek sesle herkesin kafasını ezanla ütülüycem inşallah.’

Hacı Memiş Camii’nin tahammül edilmez boyuttaki yüksek sesli hoparlörlü ezanı sadece Hacı Memiş mahallesi değil, Alaçatı’nın tümünde sayın Balkabak’ın istediği türde gürültü kirliliği ve taciz etkisi yaratmışa benziyor.

‘Kardeşim, tamam ezana birşey demiyoruz, ne de olsa Müslümanız elhamdüllillah, ama bu kadarı da artık çekilir değil,’ diye konuştu, Alaçatı Yenimecidiye mahallesi sakinlerinden Lütfü Yelbozan. ‘Sanki ezanı, imanı, dini bir kenara bırakmış, kişisel sorunlarını bütün kasabaya dayatırmış gibi bir hınç ve hışımla günde beş defa avaz avaz, gereğinden uzun bir şekilde, hoparlörleri sonuna kadar açmış olarak ezanla dünyaya meydan okuyor gibi bir izlenim yaratıyor. Yeter artık, ezanın güzelliği n’oldu? Kayboldu.’

‘Bir keresinde imam efendiye gidiim rica ediim dedim, hani çok bağırıyor diye, ne de olsa bizim bebek uyuyamıyor, ha bire ağlıyor, korkuyor,’ diye konuştu Hacı Memiş mahallesi sakinlerinden Kadriye Alışır. ‘Ama girer girmez bana bağırmaya başladı, nerdeyse sopayla kovuyordu. Yok niye işadamına Bey deniyor da imama Efendi diye hitab ediliyor diye başladı beni bi güzel azarlamaya, yok Allahsızlar, yok vicdansızlar diye bas bas bağırıp çağırmaya başladı. Vallahi korktum kaçtım, ne yapiim?’

İmam Balkabak ise durumun böyle olmadığını söyleyip kendi haklılığında israr ediyor.

‘Hadi ordan! Böyle konuşanlar Müslüman değil ki, kafir hepsi, kafir!’ diye bir anda kendini tutamayıp bağırmaya başladı sayın Balkabak. ‘Hepsinin aklı fikri alkolde, karıda, oğlanda, hepsi namaza gideceyne sörüf müdür, sürf müdür nedir, onu yapıyor. Hepsi ecnebi hayranı, gavur bozuntusu, bar mar, kız, oğlan, disko, içki, uyuşturucu alıyor, eşcinsellerle arkadaş oluyor! Sonra benim ezanıma laf ediyor! Bu kasabanın en yüksek sesli ezanı benimki diye zorlarına gidiyor, çekemiyorlar! Kolejlere molejlere gittiler de ingilizce ‘yes pliz’ler ‘tenk yu veri maç’lar dediler de bi bok mu oldular? Ben İmam Hatip olunca adam olmuyormuyum? Ama ben cennete gittiğimde onlar da cehennem ateşinde ebediyen acı çektiğinde hatırlayacaklar beni, hatırlayacaklar kim doğru, kim yanlış, hatırlayacaklar Seyfullah Balkabak ismini, hatırlayacaklar benim gür sesimi, benim o gökleri inleten ezanımı, benim çift 500 wattlık Sony hoparlörlerimi – üstelik bunlar aslan marka felan da değil ha, gierçek hakiki Sony hoparlörler bunlar…’

Konuşması sırasında sinirden yüzü kızarıp fenalık geçiren imam Seyfullah Balkabak Çeşme Hastanesi Acil Servis ünitesine kaldırıldı. Durumdan haberdar olan Hacı Memiş mahallesi sakinleri üzüntülerinin tatlı acı olduğunu belirtmekten çekinmedi.

‘E duyduğumda endişelendim tabii, Allah sağlığına kavuştursun,’ dedi Mahalle Muhtarı Ömer Ali Taşpınar. ‘Ama şimdilik o dönene kadar ki sükunetten faydalanıp bir güzel uyku çekicem… o hoparlörleri bir iki gün bangır bangır, delirtircesine dinlememek güzel olacak.’

Haber bu sevgili dostlar, hani müzik kirliliği ya da gürültü kirliliği diye bir şey vardır. Hani hep şikayetçi oluruz da bir türlü şikayet edemeyiz. Yukarıdaki haberle bu sözünü ettiğimiz bir türlü şikayetçi olamadığımız konuları bir üstüstüne oturtalım.

Bakalım ne sonuç çıkacak?

Bir haftayı daha bitirdik.

Pazartesi günü görüşene değin hepinize iyi bir hafta sonu geçirmenizi diliyorum.

Esen kalın.




Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019