Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1788




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 25 müzisyen gazete okuyor
 
 
Atilla Aydoğdu
 
 
Yayımlanan Sayı : 789

Müzik sadece “müzik” değildir - 22.05.2009





Tıpkı futbol gibi müzik de artık sadece müzik olarak değerlendirilmiyor. Son yıllarda gelişen teknoloji `eğlence sektörü`nün artık geri dönülmez bir yola girdiğini gösteriyor müzik severlere. MP3, iPOD, DualDisc, ringtones derken müzik hayatın her alanına sızmaya başladı. Ufukta görünen o ki; yakın bir gelecekte insan sayısı kadar müzik türü olacak

Sorun aslında sadece müzik endüstrisine ait değil. Tüm `iletişim araçları`nı, tüm `eğlence alanları`nı kapsıyor bünyesinde: Newsweek`in geçen ay çıkan bir sayısının kapağında vurgulandığı gibi sorun aslında: Eğlence hayatının geleceği... Buna müzik de dahil, bilgisayar da, cep telefonu ve her türlü medya organı da... Zaten görünen köy kılavuz istemiyor; insanoğlunun bütün eğlence dünyası çok yakında beş parmağının ucuna indirgenecek. Bir düğmeye bastığınızda sevdiğiniz sanatçıların en güzel konserlerini karşınızdaki duvarda izleyemeye başlayacaksınız. Diğer parmağınız sizi hem konuşup hem görüşebildiğiniz bir `chat` ortamına aktaracak. Bir diğeriyse kimselerin hatırlamadığı yıllar öncesinden bir şarkıyı taşıyacak kulaklarınıza... Çok yakında `beş parmağımız` beş duyu organımızın yerini alacak; şimdiden hazırlanın...

Tüm eğlence dünyası bir yana sadece müzik alanında bile, özellikle ülkemizde dertler hiç bitmek bilmiyor. 70`li yıllarda tek kanallı TRT günlerinde en büyük sorun `sansür`ken, 80`li yıllarda `plakçılarda kaydedilen korsan karışık kasetler` oldu müzik piyasasını ağlatan. Akabinde `seri üretim korsan kasetler` sardı piyasayı. Korsanlar 90`lı yıllarda hiç hız kesmeden müzik CD`lerine el koydular bu sefer de... Bir ara üç adet korsan CD satıcısının olmadığı sokağa kimse dönüp bakmıyordu, hatırlarsanız... `Beterin beteri var` sözü müzik endüstrisi düşünülerek söylenmiş olmalı ki 2000`li yılları `Napster vakası` ile karşıladı plak şirketleri. MP3 formatı olarak adlandırılan bir aktarım yoluyla insanlar dünyanın diğer ucundaki bir bilgisayardan kendi bilgisayarlarına, gönüllerinin çektiği şarkıları `download` edebiliyorlardı. Telif hakları konusunda çok hassas olan müzik endüstrisi işi mahkemelere taşıdı ve Napster bir süre sonra kepenkleri indirmek zorunda kaldı. Boyut önemlİdİr

Napster`ın kapatılması sorunu halletmeyecekti ama... Zira insanoğlunun hayatı çoktan sanal ağlarla örülmeye başlanmıştı. Amazon.com gibi her türlü `medya ürünü`nü satan web siteler şarkıların korsan olarak `download` edilmesine engel olamıyordu. Derken iPOD girdi insanların hayatına. Binlerce albümün hepsini birden kibrit kutusu kadar bir alete sığdırabiliyordunuz. Yani cebinizde `müzik tarihi` taşımak artık çocuk oyuncağıydı. İşte bu aşamada bilgisayar devi Apple`a ait `iTunes` tarzı siteler faaliyete geçti. Artık en fazla bir dolara istediğiniz şarkıyı `yasal olarak` download edebiliyordunuz. Hatta Napster`ın dönüşü bile yine aynı yasal yollardan geçerek oldu. Düne kadar `sanal korsan`ın simgesi olan Napster kediciği artık vergisini veren, teliflerini ödeyen uslu bir tacirdi. Başka türlü olması da düşünülemezdi zira Napster üç yıl önce BMG tarafından satın alınmıştı.. Müzik dünyasıyla telefon sektörünün tanışması ise 2000`li yıllara yaklaşırken oldu. İlk önce `telefon zili melodisi` olarak başlayan ilişki zamanla cep telefonlarından MP3 dinlemeyi de aldı içine. Bugünlerde `dünya cep telefonu melodisi pazarı` gitgide büyümekte ve elde edilen telif ücretleri göz alacak boyutlara ulaşmaya başladı.

McCartney dönüştü

Paul McCartney, The Beatles ve The Wings dağıldıktan sonra belirli aralıklarla solo albümler yayınladı. Bunlar arasından `Pipes of Peace` gibi birkaçı, iyi satış rakamları yakaladı. Arada Michael Jackson`la birlikte şarkılar da söyledi. Hayranlarının efsane sanatçıdan yıllardır bekledikleri albüm ise bu yıla nasip oldu: Chaos and Creation in The Backyard. 13 şarkıdan oluşan albümün harcı McCartney`e ait. Ne var ki bu harçtan böyle bir albümü inşa eden mimarın adı Nigel Godrich. Godrich`in adı size yabancı gelmiyor ancak kim olduğunu çıkartamıyorsanız belirtelim: O, Radiohead`in `OK Computer` gibi birçok başyapıtının prodüksiyonunda yer almış bir adam. Godrich`in birlikte çalıştığı isimler arasında Beck, Travis, Air ve Pavement de yer alıyor. Godrich tıpkı bu gruplara yaptığı gibi Paul McCartney`in yapıtlarına da tılsımlı değneğiyle bir dokunmuş; ortaya başka boyutlardan eserler çıkmış. Sadece hayranlarının değil bütün müzikseverlerin arşivinde yer alması gereken bu albümü sakın kaçırmayın.

Yine yeniden ve özel baskılar

Müzik endüstrisinin `geçici çözüm` olarak bulduğu bir başka seçenek `görsel` anlamda zenginleştirilmiş CD baskıları. Bu yılın başında sadece Amerika`da piyasaya sürülmesine karşın DualDisc`ler bu görsel atağın bir örneği. DualDisc`ler adından da anlaşılacağı üzere iki yüzü de kullanılabilen aletler. Bir yüzünü müzik CD`si olarak kullanabiliyorsunuz, diğer yüzünü ise DVD olarak... Avrupa`da CD+DVD olarak sürülüyor albümlerin Amerika`da dualdisc olarak basılan versiyonları. Bizdeyse bu durum ekonomik nedenlerle CD+VCD olarak yaygınlaşmış durumda.

Bir başka `görsel` girişim ise müzik tarihine geçmiş önemli albümlerin beşinci, 10`uncu ya da 25`inci yıldönümlerinde `takviye edilmiş` yeniden basımları... Meraklısına `ekstra hizmet` diyebileceğimiz bu tarz `Deluxe edition`lar dışında bir de koleksiyoncular için hazırlanmış, albümlerin `özel ve pahalı` versiyonlarına rastlamak mümkün. Bu tarz `görsel zenginlik`lerin bize anlatmak istediği şu aslında: Müzik endüstrisi internet dışında `sadece müzik` satamayacağını artık idrak etmek üzere... Milyonlarca adet kaydedilebilir CD`yi kim kullanıyor?

Müzik endüstrisinin kaçak güreştiği bir alan söz konusu: Boş CD`ler. Son beş yıl içinde `dünyanın en ucuz maddesi`ne dönüşen boş CD`ler sadece data kopyalamakta kullanılmıyor elbette. Hatta daha çok MP3 ya da audio CD olarak kullanılıyorlar diyebiliriz. Her gün milyonlarca adet satılan kaydedilebilir CD`lerin, satışa yönelik olmasa da `ev korsanı` olarak tabir edebileceğimiz bir şekilde kullanıldığını müzik sektörünün bilmemesi mümkün değil. Yasal MP3 download satış siteleri

www.napster.com : Napster`ın yenilenmiş ve yasallaşmış formatı. Şu an için arşivinde 65 bini geçkin albüm barındırıyor. Aylık 9.95 dolara üye olursanız dilediğiniz şarkıları download etme hakkına sahip oluyorsunuz.

www.apple.com/itunes.com : Hem PC`ler hem de Macintosh`lar için hizmet veriyor olması en büyük avantajı. Sitenin arşivindeki şarkı adedi iki milyona dayanmış durumda. Her download ettiğiniz şarkı için 99 cent ödüyorsunuz. Kullanıcıların birbirleriyle şarkı alışverişine de izin veriyor.

www.msn.co.uk/music/downloads: 13 bine yakın sanatçının eserleri yer alıyor. Her şarkı için ödemeniz gereken miktar 79 penny. Ancak download etmez de sadece dinleyeceğim derseniz şarkı başına 1 penny ödemeniz yeterli. Diğer seçenekler: Napster`ın yasaklanması PC`den PC`ye şarkı aktarımını engelleyebilmiş değil. Kazaa ya da Bearshare gibi programlar aracılığıyla şarkı transferleri tüm hızıyla sürüyor sanal alemde. Bir de çeşitli forum siteleri var ki bu sitelerde yer alan linkler aracılığıyla (yousendit.com ya da rapidshare.com gibi siteleri kullanarak) şarkı ücret ödemeden ve yasal olmayan yollardan şarkıları ve albümleri download etmeniz mümkün.

SONY&BMG Türkiye Pazarlama Direktörü Selim Serezli:  Dijital pazara geçiş uzun sürecek

Müzik piyasasında beş yıl içinde dijital satışların, pazar payının yüzde 33`üne ulaşması bekleniyor MÜZİK piyasasının devlerinden SONY ile BMG bir yıl kadar önce tüm dünyada geçerli olacak bir evlilik gerçekleştirdiler ve birleştiler. Şirketin Türkiye Pazarlama Direktörü Selim Serezli müzik piyasasındaki son durumlara ilişkin sorularımızı cevapladı:

Bu yılki albüm satışlarınız geçtiğimiz yıla oranla ne miktarda azaldı?

Şirketimize bağlı sanatçılara ait albümlerin toplam satışında çok büyük bir değişiklik yok. Yabancı albüm satışlarımız hemen hemen geçen yıl düzeyinde, yerli albüm satışlarımızda küçük bir oranda azalma söz konusu. Ancak bildiğim kadarıyla sektör bazında yaşanan düşüş yüzde 25 civarında. İnternet üzerinden Amazon.com tarzı albüm satış ağınız var mı? Şirket olarak soruyorsanız, hayır yok. Ancak ideefixe gibi siteler aracılığıyla çıkardığımız albümlerin satışı söz konusu.

Şirketinize bağlı Türk sanatçıların eserlerini internet üzerinden download edilmek suretiyle satma girişiminiz söz konusu mu?

Şu an için henüz yok ama bu konudaki hazırlıklarımız sürüyor. (Not: Şimdilik sadece doublemoon plak şirketine bağlı sanatçıların eserleri i-Tunes gibi sitelerden yasal olarak download edilebiliyor-AA.)

Şirketinize ait şarkıların telefonlara indirilen ringtone`larından gelir elde edebiliyor musunuz?
Ringtone tabir edilen melodilerden plak şirketleri bir gelir elde etmiyor. Ringtone`lardan sadece eser sahipleri telif ücreti elde edebiliyor. Ancak yeni yeni yayılmaya başlayan `truetone`lar gerçek sesleri kullandıkları için yakında plak şirketleri de bu alanda gelir elde edecek.

Müzik endüstrisinin yakın gelecekte hangi yolla `eser satacağı`nı düşünüyorsunuz?

Büyük pay, zaman içinde cep telefonları ve internet üzerinden `download` etme yöntemine kayacak gibi görünüyor.
`Copy-controlled` yöntemi şarkıların internet üzerinden dolaşımını engelleyebiliyor mu? Size göre ne yapılmalı?

Maalesef teknik olarak bu `kilidi` açmak mümkün olabiliyor. Bu nedenle bu yöntemin çok fazla etkili olduğunu düşünmüyorum.

Şu an yurtdışında sık sık başvurulan `limited edition`, `anniversary version` ve `Dual Disc` (ya da bizdeki yöntemiyle VCD hediyeli) seçenekleri, albüm satışlarını etkiliyor mu?

Dünyada bu tarz çalışmaların satışlara etkisi oluyor, ancak ülkemizde bu tarz çalışmaların albüm satışlarına çok fazla ivme kazandırdığını söyleyemem.

Geçen yıl en çok satan albümünüzle bu yıl en çok satan albümünüz arasında ne kadar fark söz konusu?

Geçtiğimiz yıl en çok satan yerli albümümüz 150 bin dolaylarındaydı. Bu yılın en çok satan albümü ise 125 bini geçmiş durumda. Ancak yılın bitmesine de daha üç ay olduğunu gözden kaçırmamak gerek. Yabancı albümlerde ise bu rakam 40 binle 20 bin olarak değişti. Ancak dediğim gibi toplam albüm satışlarımızda böyle farklı bir oran söz konusu değil. Bir de kaset/CD oranları söz konusu. Yerli albümlerde bu oran hemen hemen yüzde 50- yüzde 50. Yabancı albümlerin satış oranıysa şu an için yüzde 60`a yüzde 40 CD`ler lehine. Ancak bu oranın kısa sürede CD`ler hesabına artması bekleniyor. Müzik mağazalarındaki `yabancı kaset` reyonları ciddi anlamda azalmaya başladı.

Geçen yıl en çok satan 100 Türkçe albüm hangi satış aralığındaydı?

Satış aralığı Albüm sayısı: 1 milyon ve üstü yok, 1 milyon-500 bin arası 4, 500-400 bin arası 5, 400-300 bin arası 5, 300-200 bin arası 6, 200-150 bin arası 12, 150-100 bin arası 21, 100-50 bin arası 55, 50-40 bin arası 26.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021