Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1776




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 27 müzisyen gazete okuyor
 
 
Ahsen Utku
 
 
Yayımlanan Sayı : 788

McKennitt ile haziranda kış... - 21.05.2009





O, Kelt müziğinin dünyadaki en önemli temsilcilerinden biri olarak tanınsa da aslında yaptığı müzik geleneksel Keltik müziğinin çok ötesinde. Büyüleyici sesi, gizemli duruşu ve harpıyla Ortaçağ saraylarının prenseslerini anımsatan Loreena McKennitt, neredeyse yirmi yılı aşkın süredir sürdürdüğü müzik kariyeri boyunca milyonlarca satan albümlerine ve aldığı pek çok uluslararası ödüle rağmen alçak gönüllülüğü ve istikrarından hiç ödün vermedi. İlgi alanlarını hiçbir zaman müzikle sınırlamayan McKennitt, müziğini tarih, felsefe ve psikoloji üzerine yaptığı araştırmalarla da besliyor. Şarkılarını, müziğini kalıcı kılan da belki bu altyapıda yatıyor...
Kanada’nın Manitoba eyaletinde doğup büyüyen ve albümleri bugüne kadar dünya çapında 14 milyon satan McKennitt, ön ayak olduğu yardım girişimleriyle de tanınıyor. Kurduğu çeşitli yardım vakıfları ve başlattığı yardım kampanyalarının yanı sıra McKennitt, Live in Paris and Toronto‘nun Türkiye ve Yunanistan satışlarından elde ettiği gelirleri de Türk Kızılayı ve Yunan Kızıl Haç’ına deprem yardımları için bağışlamıştı. McKennitt şimdi tam on üç yıl aradan sonra Türk hayranlarına konser vermek üzere Türkiye’ye geliyor. 13 haziranda İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Pasion Turca işbirliği ile düzenlenen konserde  İstanbullu hayranlarıyla buluşacak olan McKennitt, Kıbrıslı sevenlerini de sevindirecek. 16 haziran akşamı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 13. Magusa Kültür ve Sanat Festivali’nde Salamis Antik Tiyatro’da sahne alacak olan efsane müzisyen sorularımızı yanıtladı.

Müziğinizi yaparken nelerden esinleniyorsunuz? Keltik müziğini seçmenizin sebebi aile kökenleriniz mi?

Bu aslında tam olarak geleneksel Keltik müziği değil. Ben Kanada’da bir taşra bölgesinde dünyaya geldim. Ailem de müzisyen bir aile sayılmazdı fakat içinde bulunduğum çevre müzikle iç içeydi. Hiçbir zaman bir şarkıcı olmayı hayal etmesem de müzikle her zaman çok ilgiliydim. Daha sonra Keltik müziği ile ilgilenmeye başladım ve bu müziğe tam anlamıyla hayran oldum; beni çok etkilemişti. Bu müziği nasıl seçtiğimin çok kısa bir hikâyesi bu...

Otobiyografinizde sizin müziği değil, müziğin sizi seçtiğini belirtiyorsunuz. Peki, bugün kendinizi nerede görüyorsunuz, bahsettiğiniz gibi içinizde o sakin, sessiz çiftlik hayatına karşı hala bir özlem var mı?

Sessiz çiftlik hayatı... Evet, zaman zaman bunu hissettiğim anlar, saatler oluyor. Ben aynı zamanda kariyerimi de kendim düzenlemeyi tercih ediyorum. Günün bazı saatlerinde ben bir sanatçıyım ve sanatsal işlerimle meşgul oluyorum. Diğer zamanlarda kendi işlerini yöneten bir yönetici oluyorum. Şirketimiz var, üzerinde çalıştığımız, yürüttüğümüz farklı projeler var. Çiftlik hayatı için... Evet, çok fazla vaktim olmuyor, çıkıp bahçede dolaşmak için mesela...

Son albümünüz, A Midwinter Night’s Dream... Nasıl oluştu bu albüm ve diğer mevsimler arasından neden kış?

Bu projenin hazırlanma süreci aslında biraz komik oldu çünkü bu projenin temeli 1995 yılında hazırladığımız Five Songs For The Season: A Winter Garden albümünde yatıyor. Bu proje, benim daha sonraki The Book of Secrets projesinde birlikte çalışmak istediğim müzisyen ve enstrümanlara yönelik bir ön araştırma niteliğindeydi ve o da bu araştırmaları sürdürdüğümüz sırada yaptığımız kayıtlardan oluşuyordu. Bu kayıtlar daha sonra bizim çıkış noktamız oldu çünkü insanlar, bu beş şarkıya daha fazlasını eklemeyecek misiniz, diye soruyorlardı. Ve biz de nihayet bunu yaptık. Bütün bunların yanı sıra, kış mevsimi beni büyüleyen bir mevsim. Özellikle yılbaşı dönemlerinde ve kış tatillerinde müziğin hayatımda hep farklı bir yeri olmuştur.

13 yıl aradan sonra konser vermek üzere Türkiye’ye geliyorsunuz. Neler hissediyorsunuz, Türk hayranlarınıza söylemek istedikleriniz var mı?

Bütün söylemek istediğim, diğer araştırmalar ve projeler için zaman zaman ülkenize geldiğim için, insanlarınızın misafirperverliği ve sevecenliğine hayranım. Misafir olarak geldiğim ülkenizde insanlar beni evlerinde ağırlamaya devam ettikleri için çok müteşekkirim. O yüzden, benim istediğim, sadece onlar için çalabilmek değil, birlikte mümkün olduğu kadar iyi vakit geçirebilmek. Evet, sanırım bu çok uzun bir mesaj oldu...
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020