Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1748




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 65 müzisyen gazete okuyor
 
 
Cenk Erdem
 
 
Yayımlanan Sayı : 787

Koranın yeni yıldızı İstanbul’da - 20.05.2009





Bir dönem tüm dünyada Yeke Yeke çılgınlığı esiyordu. Şarkı daha önce kimsenin tanımadığı Mory Kante ismindeki Batı Afrikalı yerel müzisyeni dünyaya tanıtmakla kalmadı, Batı Afrikalıların bildiği kora adlı yerel çalgı da onunla birlikte meşhur oldu. Mory Kante Afrika’nın o güne kadar gelmiş gelmiş en meşhur şarkısına imza attıktan sonra bir daha bu başarıyı tekrarlayamadı, onun ismi yavaş yavaş unutulurken kora da gözden düştü, ama Toumani Diabete aynı çalgıyla şimdi harikalar yaratan bir müzisyen olarak tüm dünya tarafından izleniyor ve 22 mayısta ilk kez Türk izleyicisiyle Cemal Reşit Rey’de buluşuyor...

Müziğini Symmetric Orkestra ile New York’un dünyaca ünlü Carnegie Hall gibi salonlarda, Glastonbury, Nice ve Montreal Caz Festivali gibi ünlü festivallere kadar taşıyan sanatçı Diabete, kendi kültürünü, ailesinden gelen müzik köklerini biraraya getiriyor ve Björk’ten Ali Farka’ya kadar birçok ünlü müzisyenle çalışıyor...

Ali Farka Toure ile düet yaptığı In The Heart of The Moon ve En İyi Geleneksel Dünya Müziği kategorisinde Grammy ödülü alan çalışmalarını şöyle anlatıyor...  “Geleneksel bir albümdü çünkü Ali Farka’nın müzikleri Mali’nin kuzeyinden geliyordu ve benim çaldığım müzikler hepsi geleneksel müzikler. Hiçbirimiz yeni bir icatla ortaya çıkmadık. Bildiğimiz müzikleri beraber çaldık o kadar. Sürpriz olarak bir araya getirdiklerimiz harika müziklerdi ve hem Grammy ile ödüllendirildik hem de binlerce albüm satmış olduk. Daha sonra Björk çalışmamı çok beğendi. Bamako’ya geldi ve bir hafta boyunca beraber şarkısı için çalıştık. Harika bir deneyimdi. Sonrasında da defalarca bir araya geldik.”

Daha beş yaşında kora çalmaya başlıyor Diabete ve 19 yaşındayken çoktan Mali’nin en önemli müzisyenleriyle turnelere çıkmaya başlıyor. O yıllarda gelecek için şunları düşlüyor... “Benim düşlediğim koranın sihirli müziklerini herkese göstererek tüm dünyayı gezebilmek, her türlü müziği çalabilmek, kendi kültürümü ve ülkemi gururla temsil edebilmekti...”

Bazı insanlar şanslı doğar ya, Diabete de öyle biri, babası Sidiki Diabete efsanevi bir kora çalgıcısı, annesi, Nene Koita da ünlü bir şarkıcıydı...

“Babam çok fazla seyahat ediyordu ve benimle birlikte geçirecek çok vakti yoktu. Benim motivasyonum daha çok yetiştiğim çevreden ve içine doğduğum aile ortamından geliyor. İlk adımlarımı attığım günden beri Tanrı’nın bana bu müziği yapabilme yeteneğini verdiğini düşünüyorum. Sayelerinde çok güzel anılarım var ve daha çok küçük yaşta sahnede olabilme şansını yakalayabildiğim için onlara teşekkür borçluyum. Bu aynı zamanda benim için büyük bir sorumluluktu çünkü böyle bir aileden geldiğim için herkesin benden beklentisi çok fazlaydı. Kora müzikleri çok farklı atmosferler yaratmaya çok kolay izin veriyor. Ben ailemde bu geleneği devam ettiren 71. kuşağım. Babadan oğula bu müzik geleneğimiz aktarılmış ve görev şimdi bana düşüyor. 21. yüzyılda büyüklerimin başardığını başarabilmek ve bu müziği mümkün olduğu kadar fazla kişiye ulaştırabilmeyi istiyorum.”

Türk izleyicisi 22 mayısta Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda kora müziğiyle tanışacak ve konser öncesinde Diabete Türkiye için şunları söylüyor: “Zengin geleneksel yapısı, derin kültürü ve zengin müzik geçmişiyle çok sevdiğim bir ülke. Aynur ve Ömer Faruk Tekbilek takip ettiğim isimler. Eski geleneksel müziklerinizi daha çok dinledim ama isimleri aklıma gelmiyor. Konserimde ise harika müzisyenlerin eşlik ettiği en son çalışmamı sunmaya geliyorum. Sahnede işbirliklerine açığım.”
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019