Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1745




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 54 müzisyen gazete okuyor
 
 
Devrim Ege
 
 
Yayımlanan Sayı : 685

Aşk kalp kırıklığıdır - 22.12.2008





Orient Expressions’u elektronik türkülerle tanıdık. İlk albümleri “Divan” ile çok sevilen grup, Türk etnik müziğinin öne çıkan seslerini ve enstrümanlarını kullanarak farklı bir Doğu-Batı sentezi ile karşımıza çıkmıştı. Müzikleri Türkiye coğrafyasının İstanbul’da şekillenmiş haliydi. Avrupa’da ise Fatih Akın’ın “İstanbul Hatırası” filmindeki “İstanbul 1.26” parçalarıyla tanındılar.

Şimdi yeni çalışmaları “Kırık Kalpler Albümü”nü yayımladılar. Grup müzik serüvenine çekirdek kadrosuyla, DJ Yakuza (Can Utkan), Richard Hammer, Cem Yılmaz ve Murat Uncuoğlu ile devam ediyor.

Bu albümde vokallerde Berin Koç, perküsyon ve vurmalılarda da Levent Koç’un imzası var. Biz de yeni albümlerini, Orient Expressions’tan Cem Yıldız ve Can Utkan ile konuştuk.

Cem Yıldız yakın dönemde yaptığı dizi müzikleri ile de adından sıkça söz ettirdi. “İmkânsız Aşk”, “Koyu Kara” ve “Yarım Bıraktın” gibi tanınmış bestelerde onun imzası var. Ona göre Orient Expressions çok biriktiriyor ve parça parça değil bir anda bırakıyor. Bu da müziklerine hareket ve canlılık kazandırıyor. Grubun müziklerine ruhunu veren hüzünlü ve derinden gelen sesi için “yalnızlığı ve hüznü seviyorum. Bu da sesime hüzün katıyor” diyor. Yıldız’a göre yeni albümleri “daha bir grup albümü”, çünkü bu albümde tek bir konuya odaklanmışlar, hem müzikleri hem de sözleri daha derli toplu. Albüm için 30’dan fazla şarkı hazırlamışlar, albüme girecek şarkıların seçimindeki referansları ise herkesin aynı şarkılardan memnun olması. Formüle edilmemiş bir müziğe ulaşmak istemeleri, müziklerindeki ortak dil pek çok yeni müzisyen için yol gösterici.

Grup yeni albümünde aşkı anlatmayı deniyor, bunu da 60’lı yılların Türk sineması tadında yapıyor. Bu şekilde Yeşilçam ve emekçilerine de teşekkür ediyor. Albüm tanıtımlarında “60’ların, Türk sinemasının altın yıllarını süsleyen ve insanın yalnız kulağına değil, yüreğine de takılıveren o acılı, belki biraz ağdalı melodilerin bugüne bir yansıması” yazıyor. Cem Yıldız, albüme konu olan bu zaman yolculuğu için hazırlık yapmadıklarını, vardıkları sonucun bu olduğunu söylüyor. Yoksa ne sözler ne de enstrüman seçimi bu göndermeyi yapacak tavırda seçilmiş. Can Utkan da Yıldız’a katılıyor, “Dört kişiyiz, dördümüz de farklı yönlerden geliyoruz, ama burada buluşuyoruz. Albümü yaptıktan sonra onu anlatmak için bir şeylere ihtiyacımız vardı, albümü dinleyenlerin kafasında oluşan görüntü, albümün konusu oldu” diyor “her nasılsa dinleyene Yeşilçam nostaljisi yaşatan bir müzik yaptık”. Yıldız ise albüme ismini veren kırık kalpler için, “mutlu aşk şarkısı pek yoktur, çünkü kalp kırıklığı insanlara daha yakın. Biz acımızla büyüyoruz, bu gerçek” diyor “aşk kalp kırıklığıdır”. Elbette aşkı kadın erkek ile de sınırlamıyor Yıldız, aşkın her şeye duyulabileceğinin farkında. “Faniler” parçasında söylediği gibi “Aşk olmuşum aşık değil, bu bildiğin aşktan değil”. Can Utkan ise çok iyi söz yazarı olmadıklarını, ama Neşe Şen gibi biriyle çalışmanın onlara çok şey kazandırdığını anlatıyor. Hırsız Polis’in senaristi, İmkânsız Aşk’ın söz yazarı Şen, ilk albümlerinden beri müziklerine sözleriyle hayat veriyor. Utkan, Şen için, “Müzikten aldığı hisle sözleri yazıyor, müziği gerçekten çok iyi okuyor ve tamamlıyor” diyor.

Orient Expressions, İstanbullu müzik denince akla gelen ilk gruplardan. Çünkü onlar bu şehri müziğe taşımanın derdinde. Can Utkan müziklerinin kendilerini buluşturan İstanbul’a bir gönül borcu olduğunu söylüyor. Hesaplamasalar da albümlerinde Yeşilçam’ı resmeden müzik yapmaları şehrin kültürel kimyasını çok iyi bildiklerinin de kanıtı. Yıldız, müziklerinin aslında göçmenliğin ve ait olamamanın verdiği sahipsizliğin yarattığı ortak bir dil olduğunu söylüyor, “Müziğimiz başka yerlerden gelip, buraya ayak uydurmaya, bu şehri anlamaya çalışanların bir yakarışı” diyor, “Orient Expressions, Türkiye’nin farklı kesimlerinden çekilmiş karelerden oluşan bir resim. Yalnızlığımızı ortaya koyup, türkülerle şehri anlatmaya çalıştık, elektronik tınılar da şehrin bize verdikleriydi”. Utkan da göçmen müzikler üzerinden seyahat etmenin müzikal anlamda kendilerine gerçek bir hareket kazandırdığını düşünüyor, zamanın ve mekânın ötesinde kalıcılık için de bunun iyi bir mevzi olduğunu söylüyor. Utkan da Yıldız da yeni albümlerinde de buna epey yaklaştıklarına inanıyor.

“Kırık Kalpler Albümü”nü grubun yıllardır birlikte çalıştığı ve onuncu yılını kutlayan plak şirketi Doublemoon çıkardı. Alternatif işlere destek veren bu yerli şirket her yıl düzenlenen, dünya müziği alanındaki en önemli yarışmalardan ve müzik fuarlarından Womex’te (World Music Expo) de haklı bir yere sahip. Afrika, Cezayir ve Latin müziklerinin Avrupa ülkeleri tarafından aylaşılıp sunulduğu bu fuarda Doublemoon, “buralı müzikleri” tanıtmanın derdinden hiç vazgeçmedi. Orient Expressions da bu anlamda dünya müziğine sunulan zengin tatlardan yalnızca biri. Bir de hatırlatma, grup 26 Aralık akşamı Babylon’da.
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019