Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1758




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 69 müzisyen gazete okuyor
 
 
Selma Ogan
 
 
Yayımlanan Sayı : 659

Müzik ve mistisizm - 07.11.2008





Çeviren: Selma Ogan

Avant-garde sanatın öncülerinden Meredith Monk, her ne kadar daha çok müzik alanındaki çalışmalarıyla tanınsa da, disiplinlerarası üretmeyi de seven ve bu anlamda da yaratıcılığın sınırlarını zorlayan, kalıpların dışına çıkan bir sanatçı. Geçtiğimiz yıl plastik sanatların çağdaş temsilcilerinden Ann Hamilton ile ses getiren bir işbirliğine imza attı; "Mercy". Kolay kolay kategorize edilemeyecek, farklı bir performans "Mercy" ve ikinci sezonuna girse de sahnelendiği her kentte konuşulmaya, yazılıp çizilmeye devam ediyor. Bu enteresan birlikteliğin ürününü izleyebilme şansını yakalayabilmek umuduyla, artic.edu'da Joanne Hinkel'in kaleme aldığı yazıya odaklanıyoruz…

"Bu bir anlamda söylenemeyeni yaşama geçirmeyi denemektir. Bu gerçekten sanatın yapabileceği bir şey". Telefonda Meredith Monk'un sesini, yaptıklarından alaylı biçimde söz ederken duymak, gerçeküstü bir deneyim. İlk önce konuşma sesinin normalliği beni vurdu; ardından kayıt, ton ve ses perdesinin nasıl bu kadar yoğun bir şekilde güzel, başka bir dünyaya ait ve hayal edilemez biçimlere dönüşebildiğine duyduğum hayret zihnimi meşgul etti.

Aynı zamanda, röportajın yarattığı ironiyi düşünmeden yapamıyorum: Monk'tan, çalışması konuşma dilinin dışında işlerken, uygulamaları hakkındaki düşüncelerini söze dökmesini istiyorum.

Monk, avant-garde tartışmalarında Merce Cunningham, Laurie Anderson ve John Cage ile birlikte geçen bir isimdir; kendisi, her türlü sanat formunu birleştiren bir öncüdür: Sessiz, düşünceli ve dalgın biçimlerde yaşamın gizemlerini keşfe çıkan müzik, dans, mekana özgü performans, video ve film. Ama yüklendiği proje ne olursa olsun, hepsinin kalbinde müzik vardır. Monk'un şarkı söyleyişi, solo albümlerinde olsun, müzikal tiyatro eserlerinde olsun, çalışmalarının herhalde en zor anlaşılır yönüdür.

Monk, kariyerinin en başından, 1960'ların ortasından beri sesinin olanaklarını araştırmaktadır. Sesi ortaçağ müziğini, Afrika kabile müziğini ve suyu kamçılayan rüzgar ya da kuş cıvıltıları gibi doğaya özgü sesleri anımsatır. Monk uğuldar, ilahiler söyler, fısıldar, sızlanır, akla gelmeyecek dokular yaratır ve var olduğunu hiç bilmediğimiz yerlere sesini ulaştırır. Bütün bunları neredeyse hep, söz olmaksızın başarır.

"Bence ses, insanın özgün enstrümanıdır" der. "Kendi içinde, aslında sözlerden daha akıcı ve güçlü bir lisan olduğunu düşünüyorum ve sözel karşılığı olmayan enerjileri tanımlayabilir."

Ocak ayında bir Pazartesi gecesi saat 10'da, yaşayan avant-garde efsanelerinden biriyle, geçirdiği yoğun bir günün sonunda konuştuğum için şanslıyım. Çalışmaları ve özellikle heykeltraş ve enstalasyon sanatçısı Ann Hamilton ile beraber yarattığı ve icra ettiği "Mercy" (Merhamet) isimli en yeni eserinin özellikleri hakkında konuşuyoruz. Chicago seyircisi için, eseri 28 ve 29 Mart'ta (2002) Athenaeum Tiyatrosu'nda sunacaklar.

Bu, birlikte çalışmak üzere böylesine eşsiz fikirlere sahip iki önemli sanatçı için nadir ve heyecan verici bir deneme. Hamilton, enstalasyon sanatı alanında haklı bir üne sahip bir öncüdür. Herhalde en çok "Indigo Blue" (1990) adlı, terk edilmiş bir otomobil tamircisi dükkanına, 48.000 adet düzgünce katlanmış pantalon ve gömlek istiflediği çalışması ile ünlüdür. Bu yığının önünde masa başında oturan bir kadın, emekçi çalışanlara yer açmak için, sembolik bir jest olarak, tarih kitaplarındaki metinleri siliyordu.

Monk ile Hamilton bir süredir, "Mercy" ile böyle bir fırsat yakalamadan önce, beraber çalışmak istediklerini biliyorlardı. Hamilton, Monk'un müziğini ilk kez kolejden mezun olduktan sonra, 1981 yılında duyar ve büyülenir. Monk ise, Hamilton'un, 1990'larda gördüğü enstalasyon çalışmalarından ilham alır. Bu işbirliği, her iki sanatçının da alternatif ve oldukça şiirsel yöntemler aracılığıyla direkt bedensel deneyimler yaratmaları açısından son derece mantıklı.

Söz konusu işbirliği durumu, her iki sanatçı için de heyecan verici bir mücadeleye dönüşmüş: "Aklımda 'Dünyevi Anılar' adını alacak bir kavram vardı" diye anlatıyor Monk, Hamilton'la ilk görüşmelerini. "Sonra tekrar bir araya geldiğimizde, bunun fazlasıyla şekillenmiş olduğunu hissettik ve birlikte bir kavram oluşturarak işe başlamanın çok daha ilginç olacağına karar verdik. Benim için gerçekten ilginçti, çünkü genellikle kendi dünyamın tek hakimi benimdir ve Ann kendi projesinde çalışırken de durum aynı. Projenin bir bölümü kimin ne yaptığını anlamak oldu."

Monk ve Hamilton belirli noktalarda ayrılıyordu, böylece Monk, müzik ve hareketleri, Hamilton, destekler ve çevre için kullanılacak malzemeyi geliştiriyordu. Bu gelişmelerin nihai sonucu olan büyüleyici, düşündürücü, basit ve görsel açıdan güzel "Mercy", ilk kez geçen yaz Durham'da (North Carolina) Amerikan Dans Festivali'nde sahnelendi.

"Mercy" belirli bir merhamet deneyimine değil, daha ziyade kavramın kendisine dayanıyor ve bu kavramı nasıl ele aldığımıza ilişkin sorular soruyor. "Ben ve sanırım Ann de şiddetle böyle hissediyor, bu gizem duygusuyla ve bilmemekle ilgili" diyor Monk. "Fazla aceleci cevap vermemeye çalışmakla ilgili bir anlayış. Daha çok soru oluşturmaya benziyor. İşte bununla ilgili."

"Mercy"nin başında, Monk ve Hamilton birlikte bir masada sessizce oturmaktadır ve yavaşça kendi düşünceleri ya da deneyimlerine doğru, birbirlerinden uzaklaşmaya başlarlar. Monk sandalyesini masadan uzaklaştırır ve Hamilton bir günlük yazmak üzere köşeye çekilir. Bu etkileşim içerisindeki her bir hareket uzatılır; Hamilton'un sayfanın üzerinde gezinen kaleminin sesi, bir ritmi yakalayıp sürdürürken gürültülü ve keskindir. Monk şarkı söylerken ağzının içinde belli noktalara yönlendirilen, ya da kimi zaman Hamilton'un yazdıklarından yakın çekim görüntüler yakalayan küçük kameralar, keşifleri sahneyi çerçeveleyen bir video ekranı fonuna yansıtılırken izleme aleti olarak değil, farklı bakış açılarına açılan birer kapı olarak hareket ederler.

Sahnedeki maceraya bazen katılan bazen geri çekilen Monk, Hamilton ve diğer dansçılar ile şarkıcılar, mimikleri kadar ilgi merkezinde bulunmazlar. Parça, ağız ve el hareketleri ile, 'her iki organdan doğacak yarar ve zararın olanak ve potansiyeli' çevresine oturtulmuştur.

Karanlık ve çıplak sahnede bir öyküden çok, merhamet, merhamet göstermek, merhametten yoksun kalmak kavramlarına temas eden, belirsiz olaylar dizisi yer alır. Tuhaf bir biçimde güzel ve basit olan destekler, örneğin Monk ve Hamilton'un bir noktada içinden şarkı söyledikleri devasa bir köpük, Hamilton'un hayal gücünün bir ürünüdür ve dile getirilen fikirlere rehberlik ederler.

Monk'un gösterisi, belirli durumlara ve sade yerlere bağlı kalmak yerine, disiplinlerarası çeşitli yaklaşımlarla deneyimin özüne varmaya çalışır. Bu yüzden, düzgünce herhangi bir kategoriye veya '-izm'e sığmaz ve sıkça uzun bir farklılıklar listesi ile anlatılır.

"Yıllardır, kategorize edilmeye karşı epeyce savaştım," diyor. "Sanırım bu kategori fikri, alışkanlıktan kaynaklanan bir davranış. Sanat formları arasındaki çatlaklarda çalışmak benim daha çok ilgimi çekiyor. İnsanlar 'sen nesin?' diye sorduklarında, 'ben bir isim değilim, bir fiilim' diyorum. Ses ile, beden ile, görsel görüntüler ile, bu çoklu anlayış ve algı ile çalışmakla çok meşgulüm."

"Mercy", insani durumun değerlendirilmeye her zamankinden çok ihtiyaç duyulduğu bir zamanda gelmişe benziyor. Monk 11 Eylül sonrasında eserin, konu ile ürkünç derecede ilgili ve gerekli olduğundan bahsediyor.

"Eylül'den sonraki bu hızlı artışın bizi şok ettiğini fark ettik," diyor. "Üzerinde çalışılması bize doğru geldi. Birazcık ilerisini görebilmiş olmamız ikimiz için de şok ediciydi. Ancak bunun performansımızı etkilediğini düşünmüyorum. Bunu ifade edebilmemizin, parçayı yapıyor olduğumuzdan daha da yalın bir biçimde icra etmek dışında, başka hiç bir yolu yoktu."

antipopüler

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020