Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1758




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 56 müzisyen gazete okuyor
 
 
Selma Ogan
 
 
Yayımlanan Sayı : 652

İtalya'nın "büyük yaşlı adamı" - 28.10.2008





Çeviri: Selma Ogan

27 Ocak 1901'de, 87 yaşında öldüğünde Milano halkının yarısı, binlerce insan, Verdi'yi son yolculuğuna uğurlamak üzere sokakta toplandı. 30 Ocak'ta geçici mezarına gömülürken, "müzik çalınmaması ve 'Allah aşkına' gözyaşı dökülmemesi" vasiyetine uyularak son derece sade bir cenaze töreni yapıldı. Ancak, bir ay sonra bestecinin naaşı Casa di Riposa'ya nakledilirken bu vasiyete saygı gösterilmedi: Birden, kalabalık içerisinden önce sessizce, sonra gittikçe artan bir tonda koro sesi yükseldi. Koro, Verdi'yi 60 yıl önce ulusal bir sembol yapan "Va pensiero"yu (Nabucco/özgürlük korosu) söyledi.

Evet, Verdi bir semboldü. İtalyan opera geleneklerine derinden bağlı olan Verdi, yüzyıllar boyu yabancı boyunduruk altında yaşayan İtalyanlar tarafından politik olarak anlamlandırılabilecek ve nitekim anlamlandırılan temaları müziğe uyarladı. Milliyetçi operaları, "Il corsaro / Korsan" (1848) veya "Battaglia di Legnano / Legnano Savaşı" (1849), onu rönesansın direniş hareketinin ortasına fırlatıverdi. Dahası, ismi Avusturya ve Fransa egemenliğine karşı 1859 yılında politik çözüm olarak hizmet etti: Verdi, V(ittorio) E(manuele) R(e) D'I(talia) -Vittorio Emanuele, İtalya Kralı- diye okunarak, İtalya'nın tek bir ulusal kral altında birleşmesi için yapılan açık bir çağrıyı ifade ediyordu.

Ancak politik kimliği ötesinde onu popüler yapan asıl unsur müziğiydi. Operalarındaki aryalar, adeta bugün müzik listelerini altüst edip 1 numaraya yükselen parçalar gibiydi. Sahnede dakikalarca alkışlanıyor, sokaklarda söyleniyor, hatta melodileri çocuklar tarafından ıslıkla çalınıyordu. Rossini'nin başarılarıyla tüm Avrupa'ya yayılan İtalyan operasının ünü, Verdi'nin eserleriyle hatırı sayılır şekilde arttı.

1841 sonbaharında Milano Scala'da "Nabucco"nun ilk kez sahnelendiği akşam, Verdi ve Abigaille'yi seslendiren müstakbel hayat arkadaşı Giuseppina Strepponi için büyük bir zafer oldu. Onu izleyen yıllarda Verdi'nin eserleri İtalya'nın en önde gelen operalarında sahnelendi. Verdi başarılara alışkın biri olarak dahi, tüm bestelerinin müziksel anlamda usta eserler olamayacağının bilincindeydi. İtalya'da opera 19. yüzyılın ilk yarısında -ve kuşkusuz sonrasında da- oldukça ticari bir işti ki, Verdi izlenme başarısına ve ekonomiye ilişkin kurallara hakimdi. Bu özellikleriyle İtalyan operası, bestecinin sınır ötesi bir üne kavuşarak kabul görmesine yardımcı oldu ve onu varlıklı yaptı. Başkalarının parasını kendi anıtlarını yapmak için harcayan Wagner'in aksine Verdi, az parayla geçinmenin ne kadar zor olduğunu çok iyi biliyordu. Böylece geliştirdiği "Casa di Riposa dei Musicisti / Müzisyenler için Huzurevi" projesini 1899'da Milano'da hayata geçirdi. Dahası, huzurevi opera gelirleri ile işletildi. Ayrıca, 1888 yılında Busseto yakınlarında Villanova'da finanse ettiği hastane açıldı.

Verdi bir fabrikada çalışırcasına opera üretti: Sık sık hastalanmasına neden olacak şekilde, sağlığını hiçe sayan bir tempoyla çalışarak birbiri ardına operalar besteledi."Nabucco" ile başlayan başarısını 1850'li yıllarda sırasıyla bestelediği "Rigoletto", "Il trovatore", "La traviata", "I vespri siciliani" ve "Simon Boccanegra" ile sürdürdü. Rossini gibi birkaç yıl içerisinde tüm Avrupa'da tanınan ve sevilen bir müzisyen oldu. Eserlerini Londra ve Paris'te sahneledi. 1862'de St. Petersburg'a kadar giderek, İtalya kraliyet tiyotrosunun siparişi üzerine bestelediği "La forza del destino" operasını ilk kez sahneye koydu. "Aida"dan sonra her ne kadar opera bestelerine uzunca bir ara verdiyse de, beste yapmayı sürdürdü. Sadece "Requiem"i değil, hatırı sayılır enstrümental ve vokal besteler yaptı.

Universal, İtalyan opera bestecisinin 100. Ölüm Yıldönümü'nü Philips, Decca, Deutsche Grammophon ve EMI'nin katkılarıyla, Verdi'nin genç, orta yaş ve geç dönem eserlerini kapsayan, üç bölümden oluşan toplam 56 CD'lik bir koleksiyon çıkartarak kutluyor. Söz konusu koleksiyon, neredeyse hiç seslendirilmemiş genç dönem bestelere ve aynı zamanda ender ve aşılamaz yorumlarıyla tarihi kayıtlar arasına giren bestelere yer veriyor. Koleksiyonda yer alan, Herbert von Karajan yönetiminde seslendirilen "Falstaff", Verdi'nin 80 yaşındayken, yaptığı son beste. Verdi böylece, trajedi ile komedinin iç içe girdiği, çelişik duygular barındıran bu besteyle, neredeyse müzikal trajedilerden oluşan beste kariyerine de çarpıcı, traji-komik bir nokta koymuştu.

antipopüler


 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020