Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1750




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 85 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 651

Güzelliği uyandıran Türk sanatçılar - 27.10.2008





İyi bir hafta geçirmeniz dileğiyle başlıyorum bu haftaya.

Dün posta kutumuza düşen iğrenç bir haberle irkildim.

Artık hem opera sanatçısı olan, hem tenor olan bir sapığımız var. Ankara’da yaşları 13 ile 15 arasında değişen sekiz kız çocuğuna tecavüz ettiği iddiasıyla aranan siyah motosiklet kasklı sapık yapılan uzun araştırma ve takiplerden sonra yakalanmış.

Tabii hiç kimse mahkeme kararıyla ispatlanmadan suçlu sayılamaz kuralını göz ardı etmiyorum. Ben ajansların yalancısıyım. Posta kutumuza düşen ajans haberlerine bakınca böyle manzara ile karşı karşıya kalıyoruz.

Operacı sapığımız meğerse özel bir firmanın düzenlediği yarışmada dereceye girerek 1000 Euro tutarında da ödül kazanmış. Ayrıca İstanbul’da sahnelenen bazı opera temsillerinde tenor olarak görev almış.

Oh oh maşallah maşallah.

Artık nur topu gibi bir operacı sapığımız var.

Bir bu eksikti sevgili müzik dostları.

Şimdi bana sorabilirsiniz bunu yazmanıza ne gerek vardı diye.

Hayretimden efendim, hayretler içinde kaldığımdan…

Daha başka nasıl açıklayabilirim bunu size.

Diğer yandan yine posta kutumuza düşen çok güzel, insanın içini açan, iştah açan haberler de vardı.

Türk klasik müziğinin iki usta sanatçısı büyüleyici müzikleriyle Kosova’ya unutulmayan anlar armağan etti. Bu topraklarda ilk kez sahne alan Türk klasik müziğinin iki sanatçısı, keman ve piyano ustaları Cihat Aşkın ile Cana Gürmen konser için sahnedeydi.

Aşkın ve Gürmen başkent Priştine’deki konserleriyle sanatseverlerin kalplerindeki en derin noktaları etkiledi. İkili dünyaca ünlü bestecilerin eserlerini kendi tarzlarıyla yorumlarken dinleyenleri müziğin sırlar dünyasına götürdü. Priştine’de yaşanan bu sonbahar akşamında, Jean-Baptiste Vuillaume kemanının tellerinden çıkan müzikle gözyaşlarını tutamayanlar oldu.

NTVMSNBC’nin posta kutumuza düşen haberine göre Aşkın ve Gürmen, Beethoven ve Dvorak’ın sonat ve sonatinasıyla başkentin “kırmız salonuna” Boğaz’ın dalgalarını taşıdı. Ahmet Adnan Saygun’un “Demet” adlı suiti ve Cihat Aşkın’ın minyatürleriyle salonu tamamen Türkiye’nin güzelliğine boğdular. Klasik Batı Müziği eserlerinin yanı sıra, Anadolu ezgilerini de yorumladığı için “Bu toprağın kemancısı” olarak anılan Cihat Aşkın ile Üner Birkan’ın deyimiyle “diri tekniği, sağlam cümlelemesi, yerinde duyuşlarıyla, günümüzdeki klavye sanatı temsilcisi Cana Gürmen’in konseri uzun uzun ayakta alkışlandı. Kosovalı sanatçılar ise ikiliyi “klasik müziğin büyük virtüözleri” olarak niteledi.

Savaşlar sadece insanların hayatlarını almıyor, her şeyi yok ediyor. Sanatın güzelliğini bile alıp götürüyor ama direnen insanlar sanatı ve onun ölümsüz güzelliğini tekrar yaşatmak için ellerinden geleni yapıyor. Tıpkı Uluslararası Kosova Kamerfest’in organizatörü Kosovalı kemancı Sihana Badivuku’nun yaptığı gibi... Badivuku Kosovalılara Türkiye’de sadece güzel halk şarkıları ve pop müziğin var olmadığını, ünlü klasik müzik bestecileri ve usta sanatçıların da olduğunu, bu isimleri davet ederek gösterdi. Badivuku, “Bu benim çok eski rüyamdı ve gerçekleşti. Türk klasik müziğinin büyük sanatçılarını Kosova ya getirdik, onlar da bizleri onurlandırdı” diye konuştu.

Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları (CAKA) projesiyle Türkiye’nin her yerinden topladığı öğrencilerin gelişiminde büyük rol oynayan Aşkın Müzik İleri Araştırmalar Merkezi’nin (MIAM) kurucularından ve yöneticilerinden biri olan Aşkın, akademik alanda görev yaptığı İTÜ ve Türk Müziği Devlet Konservatuarı çatısı altında sanatsal faaliyetlerini sürdürüyor. Cana Gürmen, 1999’da profesörlük unvanını aldı. Gürmen, halen İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Piyano Anasanat Dalı Başkanlığı, Konservatuar Dekanı ve Öğretim Üyeliği görevini sürdürüyor.

Bir haftaya böyle başladık sevgili müzik dostları.

Çarşamba günü Cumhuriyet Bayramımızı 85. kez kutlayacağımız için gazeteniz Mavi Nota o gün yayımlanmayacak. Sizlerle bir daha Cuma günü buluşacağım.

Bu hafta Cumhuriyet Haftası bildiğiniz üzere, sizlere capcanlı, heyecanlı, dopdolu, sözün kısası gümbür gümbür bir Cumhuriyet Haftası diliyorum.

Cuma günü görüşene değin esen kalın.


Müfit Semih Baylan
Editör


*yukarıdaki fotoğrafta (soldan sağa): Sihana Badivuku, Cihat Aşkın, Cana Gürmen ve Burbuque Rushuti


 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019