Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 28 müzisyen gazete okuyor
 
 
Barış Yıldırım
 
 
Yayımlanan Sayı : 605

Taş gibi bir Metallica - 01.08.2008





Ali Sami Yen Stadyumu’nda sahneye çıkan Metallica, geçen haftaki Romanya ve Bulgaristan konserlerindeki gibi, neredeyse tamamen 1983 – 91 arası albümlerden parçalar seslendirdi. Eski rockseverlerin dediği gibi, biz göbek bağlamıştık ama grup hâlâ taş gibiydi

27 Temmuz Pazartesi akşam Ali Sami Yen Stadyumu hınca hınç doluydu. Statta, 1993 ve 1999’daki Metallica konserlerini izlemiş pek çok rocksever de vardı ama ezici çoğunluk genç kuşaktı. Geçen sürede hayranları gibi grup da değişmişti: Bundan tam 25 yıl önce, 25 Temmuz 1983’te ilk albümü “Kill’Em All”u çıkaran grup, ‘90’lardan bu yana az yıpranmadı: 1991’deki “Black Album” sonrası çizgileri hayranlarca fazla popüler bulundu, 2000’de Napster’a açtıkları dava yüzünden tepki topladılar. Metallica, “Master of Puppets” zamanındaki gibi, rockseverlerin yeni bir soluk beklediği odak değildi artık. Bu bakımdan dünkü konser pek çoklarınca merakla bekleniyordu.

Eski enerji
Ancak Metallica, eski enerjisini geri kazandığını, 1999’dan çok, muhteşem 1993 konserini hatırlatan bir performansla gösterdi. Grup,  geçen haftaki  Romanya ve Bulgaristan konserlerindeki gibi, neredeyse tamamen 1983 - 91 arası albümlerden parçalar seslendirdi. Eski rockseverler arasında konuşulduğu gibi, biz göbek bağlamıştık ama grup hâlâ taş gibiydi: Hele de, turnede yaklaşık iki günde bir konser verdikleri düşünülürse.

Saat 21.45’te ışıklar kapanıp, Metallica her konserde olduğu gibi, “İyi, Kötü ve Çirkin” filminden “Ecstasy of Gold” temasıyla sahneye çıktığında, havaya kalkan cep telefonlarından stat adeta yıldızlı bir gökyüzüne döndü. Grup, açılışı ikinci albümden “Creeping Death” ile yaptı: Seyircinin performansının vokalist James Hetfield’ı etkilediği, dev ekranda beliren yüzünden okunuyordu.

Ardından, ilk iki albümden “For Whom the Bell Tolls” ve “Ride the Lightning” gibi, soloların kısa tutulduğu seri parçalarla ritim yükseldi. Öte yandan, görsel efektler konseri şova dönüştürüyordu. Sahne arkasındaki büyük ve net ekranlar, Hetfield’i burnumuzun dibine soktukça, 45 yaşındaki vokalistin enerjisiyle herkes kafa sallıyordu. Konser öncesinde Meksika dalgalarıyla, “Metallica oley!” gibi ilginç tezahüratlarla grubu sahneye çağıran rockseverler, özellikle de grubu ilk kez seyreden yeni kuşak, her ne kadar kimi eski şarkıların sözlerini bilmese de enerji doluydu.

Metallica’ca konuşuyoruz!

Kirk Hammett’ın muhteşem gitar soloları attığı “Leper Messiah” ve uzatmalı bir “Master of Puppets”tan sonra, grup ‘eski usul’ metale de göz kırpıp “Whiplash”i söylerken, ekranlardaki görüntüleri de siyah beyaza döndü. Ardından, “Metallica” albümünden “Nothing Else Matters” ve “Sad But True”, bir parça yorulmuş olan seyirciyi tekrar coşturdu. Ama gecenin herhalde en akılda kalacak parçası, savaş karşıtı “One” idi. Sahnedeki seri patlama efektleri, havai fişekler ve herkesin metrelerce öteden yüzünde hissettiği 20 - 30 metrelik devasa alevlerle gerçeküstü bir cephe ortamı oluştu.

Konser boyunca Hetfield bol bol “Hâlâ orada mısınız?” diye sorarak seyirci coşturdu. Vokalist, grubu ilk kez canlı izleyenler el kaldırsın dediğinde, seyircinin yüzde doksanı karşılık verdi. Grubu iki ve üç kez dinlemiş çok insan da vardı. Ancak Hetfield, 5 ve daha fazla izleyen var mı deyip, pek çok kişi el kaldırınca, vokalist önce “Palavra, sanırım dediğimi anlamıyorsunuz” dedi ama ardından “Aynı dili konuşmamamız önemli değil, şimdi hepimiz Metallica’ca konuşuyoruz” diye lafı tatlıya bağladı.

“Enter Sandman”le liste tamamlanıp sıra bis’e geldiğinde, seyircinin bağırmaktan  sesi kısılmıştı: Ama grup bize üç parça daha armağan etti. Sonuncu “Seek and Destroy”un müthiş enerjisi de çekildiğinde, hepimiz yıllarca gençleşmiştik adeta...

Geçtiğimiz günlerde Hetfield ve Ulrich, eylülde piyasaya çıkacak “Death Magnetic” albümünün eski albümlere benzeyeceğini, hatta rock’ta çığır açan “Master of Puppets”dan aşağı kalmayacağını söylediler. Bütün müzikseverler adına bunun gerçek olmasını umalım; zira bugünlerde rock müziğin en çok işin şov ve ticaret kısmını kısıp, tekrar muhalif ve üretken bir soluk yakalamaya ihtiyacı var.
 

 

     

Metallica İstanbul'u salladı.

Metallica İstanbul'u salladı.

Metallica İstanbul'u salladı.

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020