Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 22 müzisyen gazete okuyor
 
 
Barış Yıldırım
 
 
Yayımlanan Sayı : 601

Kürşad Terci - Kağan Korad klasik gitar ikilisine, Yunanistan’dan onur ödülü ... - 28.07.2008





Naxos Festivali’ne jüri üyeliği yapmak ve konser vermek için giden ikili hoş bir sürprizle karşılaştı. İkiliye onur ödülü verildi.

Klasik gitar, Türkiye’de dinleyicisi giderek artan bir enstrüman. Ülkemizde son derece üretken ve başarılı klasik gitar solistleri var.

Bu alanın en tanınmış gruplarından Kürşad Terci ve Kağan Korad ikilisinin “Akdeniz Renkleri” adlı yeni albümleri, geçtiğimiz günlerde AK Müzik etiketiyle yayınlandı.

11-17 Temmuz 2008’de Yunanistan’da düzenlenen Naxos Gitar Festivali’nde onur ödülü alan müzisyenler, sorularımızı yanıtladı.

Terci - Korad ikilisini bize biraz anlatabilir misiniz; işbirliğiniz nasıl başladı, nasıl gelişti?

Terci: Bilkent Üniversitesi’nde öğrenciyken, 1987’de Bilkent Gitar Üçlüsü’nü kurduk. 10 yıldan fazla, dünyada pek çok festivale katılıp konser verdik. 2000 yılında Soner Egesel’in İstanbul’a yerleşmesiyle, çalışmalarımıza ikili olarak devam ettik.

20’yi aşkın ülkede konserler verdik. Ne yazık ki, Türkiye’de olduğundan daha fazla tanınıyoruz yurtdışında! Ancak Kars’tan Edirne’ye, Anadolu’nun her tarafında da çaldık. Fazla popüler olmayan, ama 20 senedir değişmeyen bir müzikal çizgide ısrarla ilerliyoruz.

Bu kadar uzun bir işbirliği sadece Türkiye değil dünya için de kaydadeğer bir süre. Şu anda ikimiz de Bilkent Üniversitesi’nde öğretim görevlisiyiz.

Akdeniz ve Anadolu müziklerine yoğunlaşmanızın nedeni ne?

Korad: Öncelikle müzisyen olarak bir kimliğe sahip olmak istiyoruz. Bu kimliğin de en mantıklı kaynağı, doğduğumuz topraklar. Kendi ülkemizin tınılarından hareket ederek orijinal bir repertuvar çalmayı tercih ediyoruz.

Avrupa’da sayısız gitar ikilisi var; biz de onlar gibi elbette Bach, De Falla ya da Piazzola seslendiriyoruz. Ama, yurtdışında bu kadar tanınmamızın, Naxos Festivali’nde, “gitara yeni bir soluk getiren akımın öncüleri” olarak tanımlanmamızın en önemli nedenlerinden biri, kökünü Anadolu’dan alan bir müzik yapmamız. Çünkü, bir solisti diğerlerinden ayıran, çalışma tarzının yanı sıra, neyi sunduğudur elbette.

“Akdeniz Renkleri” albümünüzde bu açıkça görülüyor. Akdeniz müziklerinin ortak paydası ne?

Terci: Akdeniz müziği deyince benim aklıma hemen insanı kavrayan bir sıcaklık geliyor. Kuzey ülkelerinde sanki seyirciyle enstrüman arasında bir mesafe varken, Akdeniz müziği seyirciye daha fazla değiyor. Aynen Akdeniz insanlarının birbirlerine dokunarak anlaşması gibi...

Hangi klasik bestecilerimizin eserleri gitara uyarlanınca daha iyi bir sonuç alınıyor?

Korad: Aslında seçim yaparken besteciden ziyade, eserin niteliğini araştırıyoruz. Örneğin, Adnan Saygun seslendirdiğimiz bestecilerimizden biri. bunun yanı sıra Muammer Sun’un “Yurt Renkleri” adlı eserinin altı - yedi bölümünü de gitara uyarlamıştık.

Albümde hocanız Timur Selçuk’un Hacı Arif Bey’den ilginç bir düzenlemesi var...

Terci: Evet, söz konusu “Olmaz İlac” düzenlemesi Avrupa’da oldukça sükse yaptı. Avrupalı, do ile re arasını ikiye böler; yani “do diyez ve re bemol eşittir” der.

Dünyanın en hassas müziklerinden olan Türk musikisinde ise aynı aralık dörde, beşe bölünür. Komalar, mücennetler devreye girer. Böylelikle, Avrupalının müzikte çok seslilikle oluşturmaya çalıştığı perspektifi, biz melodideki hüzünle, neşeyle yapmaya çalışıyoruz. Sonuçta melodik olarak çok hassas bir müzik ortaya çıkıyor.

Timur Selçuk’un en önemli özelliği, aslında gitarda, piyanoda olmayan bu koma sesleri, bu hüznü, makamın lezzetini bozmadan sunan bir armonik yapı oluşturması.

Ödülün manevi değeri yüksek

Naxos Festivali’nde onur ödülü alınca neler hissettiniz?

Korad: Bu ödül, bir yarışmanın sonucunda değil, meslek hayatımızdaki çalışmalarımız için verildi. Naxos Festivali öğrencilik yıllarımızda katıldığımız ilk uluslararası festivaldi. O zaman sahnedeki solistlere imrenerek bakıyorduk. Ödül her ikimizi de çok mutlu etti, manevi değeri çok yüksek. 

Terci: Festival, direktör Costas Cotsiolis’in söylediği kadarıyla bugüne kadar 9 bin öğrenciye ve uluslararası üne sahip 500 gitar sanatçısına evsahipliği yapmış. Aslında konsere jüri üyeliği yapmak ve konser vermek için gitmiştik. Desiderio ve Dukic gibi dünyaca ünlü gitaristlerle birlikte ismimiz okunup onur ödülü verilince, hem tatlı bir sürpriz yaşadık hem de gurur duyduk!
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020