Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 41 müzisyen gazete okuyor
 
 
Haydar Ergülen
 
 
Yayımlanan Sayı : 600

"Haydar Haydar" - 25.07.2008





Adınızı sever misiniz, onun size bir armağan olduğunu hiç düşünür müsünüz? Ben hem adımı hem de temsil ettiği değerleri severim. İnsan adını niye sever? Ben adımı, dediğim gibi, hem dâhil olduğum inanç ve kültürden ötürü, hem de daha önemlisi en çok sevdiğim türkülerde, deyişlerde sık sık geçtiği için de severim. Kiminde "Ötme bülbül ötme şen değil bağım/ dost senin derdinden ben yana yana/ haydar haydar haydar  ben yana yana" denmiştir, bazen Nesimi'nin 'nefes'ine düşmüştür, biri de var ki, o, bu ada adeta bir 'senfoni' yazmıştır, "Kırkların ceminde haydar haydar dara düş oldum" demiştir ki, ben adımı en çok onlarla, Ali Ekber Çiçek'le sevdim.

Ali Ekber Çiçek'le ya da denildiği gibi 'Ali Baba'yla aynı kabiledeniz. Ben kabile diyorum ya, babam olsa aşiret derdi. Biraz 'ilkel komünal' vaziyetleri. Dünyaya aynı yalınlıkla bakar, aynı halsizliği hisseder, aynı gözyaşına karışır, aynı neşeye bulaşırsınız ve bu 'tek tip' olma halinden ötürü de, kendinizi aynı azınlığın mensubu olarak daha 'güçlü' ve 'asli' bir unsur olarak değil elbette, ama birbirinize daha da 'muhtaç' hissedersiniz.

Bu iyidir. İnsanların birbirlerine muhtaç olmaları iyi değil midir? 'Muhtaç olmak' ihtiyaçtan kaynaklanır ve şimdi yoksun kaldığımız komşuluk, yoldaşlık, cemaat duygusu gibi iyi bir şeydir. Yalnızlığımızın sebebi de çoktur o cemaatten, o koruyucu duygudan atılmış, sürülmüş olmamızdan gelmiyor mu? Avlulu evler gibi yüz yüze durmanın güzelliğini hatırlayın.

O zamanlarda yalnızlık diye bir yabancı sokaktan bile geçemezdi. Avlular çekilince gölgeleri de çekildi. Ben içimden geçenin sokaktan da geçmesini istedim ama geçmedi. Daha geçmez.

Oysa avlunun da, gölgenin de, avluya düşen gurbetin de, 'akşam sesli' sahibi Ali Ekber Çiçek geçip gitti bu dünyadan. Çoktur dağılmış olan kabileye de ıssızlık düştüğü için sesini de kimseye emanet etmedi ve biz biraz daha ıssız kaldık aramızda. Mahsuni Şerif'in göçüyle çok üşümüştük, Ali Baba'nın vedasıyla kimsesizliğe terk edildik.

Diyorlar ki "Ali Ekber Çiçek sanatını, müziğini siyasete alet etmedi."

Bu cümle nedir?

Bu cümle onun şahsında bir kabileye saygısızlıktır. Alevi halk ozanı denince yalnızca sazını kalkan yapmış, öfkeli türküler söyleyenler mi geliyor akıllarına? Ali Baba'nın çalıp söylediği türküler, nefesler de 'siyaset'e dahil değil midir? "Gafil gezme şaşkın bir gün ölürsün/ dünya kadar malın olsa ne fayda" demek, "Geldim şu âlemi ıslah edeyim/ özümü meydanda gördüm sonradan" demek de siyaset değil midir? Alevi tasavvufundan bahsedilmesini gericilik sayanlar, acaba bu dünyaya katlanma (katlanamama) biçimlerinin de bu nefeslerde saklı olduğunu bilmiyorlar mı? Tevekkülü, "Kalsın benim davam divana kalsın" dizesindeki özgeciliği, kendinden ve nefsinden geçmeyi, kendini hiçe sayıp öteki olabilmeyi neye sayıyorlar? Biz bunu insan olmaya, incinsek de incitmemeye, adımızın, kimliğimizin, milliyetimizin, mezhebimizin, şu art arda sıraladığım virgüller kadar bile önemli olmamasına sayıyoruz. Bizim vatanımız insandır, gerisi topraktır.

Ali Ekber Çiçek, o 'gece sesli' adam, hem sazında hem sözünde kederin sahibi olan adam hakka yürüdü, sonsuzluğa göçtü, onu yeryüzünde gereğince saklayamadık şimdi gökyüzünde saklayacağız. Bir kez daha 'yolumuz gurbete düştü'.

Ali Baba'nın 'sinemi yaktı kederin' dediği gibi, bir tasavvuf ehlinin, bir Alevi âşığının, bir insan bilgenin göçüyle, avlumuz yandı, kabilemiz suskunlaştı, derdimiz arttı. Yine tazelendi yürek yaramız. Derdimiz, kederimiz çoktur ve galiba artık hiçbirine derman da bulamayız, çare de olamayız.
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020