Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1749




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 71 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 596

Trabzon Sanatevi için bu yazıyı yazmak benim için görevdir! - 21.07.2008





Gazetedeki yazıyı okuyunca “yani bu şimdi ne demek oluyor?” diye sordum kendime ister istemez…

İlginç bir yazı.

Yeri ve zamanı olmayan, hele zamanlaması kesinlikle yanlış bir yazı..

Yani bu yazı kime hizmet eder Allah aşkına.

Yazana etmediği ortada da…

Sadece ortalığı karıştırmaya yetiyor diye düşünüyorum şimdi.

Trabzon’da yayımlanan bir günlük yerel gazetenin dedikodu sayfasında 19 Temmuz cumartesi günü “Sanatevinde Trabzon yemekleri” başlıklı bir yazı çıktı.

Dün Sanatevine uğramıştım, baktım bizim dostlar bir arada oturuyorlar, ben de yanlarına yaklaştım ve selam verdikten sonra oturdum masaya. Oturur oturmaz bir sevgili dost gazeteyi elime iliştirdi.

Yazıyı bir solukta okudum.

İnanamadım.

Acaba yanlış mı okudum diyerek bir de tersinden okudum.

Hayır yazılanları doğru okumuşum…

Ve sonra…

Ne desem ya da ne demesen diye düşündüm.

Hiçbir anlam veremedim.

Bir sonuç ise “hiç” çıkaramadım.

Sonra içimden geçenleri burada yazmanın doğru olacağının kararını verdim.

Trabzon Sanataevi, bir avuç arkadaşımızın büyük çabaları ve gerçekten çok büyük çabaları sonucunda,  yaklaşık bir yıl önce Trabzon Milletvekili ve şu anda kabinede Bayındırlık Bakanlığı’da yapan Sayın Faruk Özak’ın katkıları sonucunda; Trabzon’un son otuz yıllık tarihinde ilk kez kültüre kazandırılan önemli bir mekân.

Söz konusu bina on yıl öncesine kadar Trabzon vali lojmanı olarak kullanılıyordu.

Geride kalan bir yıl içinde bir kuruluş aşaması geçirdi bu güzelim mekân. Sevgili Adnan Taç arkadaşımız üstlendiği başkanlık göreviyle bir anlamda kurucu başkan gibi çalıştı bu dönemde. Bürokrasi gibi aşılması güç inanılmaz bir sistemle mücadele etti bu güzelim mekâna bir şeyler kazandırabilmek için.

Geride kalan bir yılın sonucunda da elinde bulundurduğu sanatsal organizasyonların sevk ve idaresi görevini birkaç gün önce sevgili Fethi Yılmaz arkadaşımıza devretti.

Ve bu aşamadan sonra,  birkaç gün önce Trabzon İl Kültür Müdürlüğü Türk Müziği Korosu burada bir etkinlik düzenlemiş ve Trabzon yemekleri ikram edilmiş.

Bu da güzel…

Yani şimdi bakıyorum da bu gazeteci (?!) arkadaş elinde benzin bidonu ile Sanatevine emek veren Adnan Taç arkadaşımız ile Fethi Yılmaz arkadaşımızı birbirine karşı tutuşturmak için inanılmaz bir çaba sarf ediyor.

Ya da en azında öyle görünüyor.

Biliyorum bu iki arkadaşımızı birbirine karşı tutuşturduktan sonra itfaiyeyi çağıracak ve bu yangını kim çıkardı sorusunu sorduktan sonra da yangın sönmezse atış menzilini bu kez Trabzon Belediyesi’ne yöneltecek.

Bence bu gazeteci (?!) ukalası, Trabzon Sanatevi’ne gelen sanatçıların sanatçı kişilikleriyle yazısında dalga geçip, kulaktan dolma bilgi kırıntıları ile kişilerin emeklerinin alın terlerinin ortasına mum dikeceğine kendi gazeteciliğinin aynadan nasıl göründüğünü bir incelese hiç fena olmayacak.

Gazetecilik maskesi altında her daim elinde tuttuğu benzin bidonu ile çıkardığı yangınlarıyla bu kente ve bu kentte yaşayan aklı başındaki munis insanlara ne denli zarar verdiğini de bir görse bu da hiç fena olmayacak.

Adnan Taç ve Fethi Yılmaz bizim arkadaşımızdır. Arkadaşımız olduğu kadar bu kentin saygı değer insanlarıdır. Birisi karikatür sanatıyla uğraşan saygın bir emekli devlet memurudur öbürü ise yine saygın bir matbaa sahibi ve işletmecisidir.

Yani bu iki arkadaşımızın yaptıkları ve yapacakları bizim için önemli ve kutsaldır.

Bunun için gazeteci ukalalarının bize akıl vermesine, yol göstermesine ve hatta “Aferin haydi bakalım” demesine hiç gerek yoktur.

Zaten buna ihtiyacımız da yoktur.

***

Bugün önemli bir konuya değinecektim ama Trabzon’da bir yerel gazetede çıkan söz konusu yazıya yanıt vermeyi kendime görev saydım. O nedenle bu önemli konuyu çarşamba günkü yazımda değerlendireceğim.

Çarşamba günü görüşene değin esen kalanı sevgili müzik dostları…




Müfit Semih Baylan
Editör






 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019