Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1770




5 Ağustos 2020 tarihinde yapılacak olan CSO Stajyer sanatçı sınavı şartnamesi hükümleri, CSO gibi standardı yüksek bir orkestraya stajyer sanatçı seçmek için yeterli midir?

Yeterlidir.
Yeterli Değildir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 24 müzisyen gazete okuyor
 
 
Orhan Kahyaoğlu
 
 
Yayımlanan Sayı : 595

Laz müziği Pop'a teslim "Karadeniz'in yerel müziği özgünlükle popülerlik arasında sıkıştı" - 18.07.2008





Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de etnik müzik poplaşıyor. Karadeniz müziği de bundan nasibini almakta. Ama gidişe direnenler de var.

İki-üç yıl öncesine kadar Üsküdar-Ümraniye minibüsüne bindiğimde vazgeçilmez bir durumla karşılaşıyordum: Şoförlerin sonuna kadar açtıkları teyplerinde Laz türkülerini istesek de istemesek de dinlemek zorundaydık.

İMÇ'yi bir ölçüde de olsa yakından izleyen biri olduğum halde, ne şarkıcıları ne de çalınan türküleri tanıyordum. Yalnız ben değil, bu şarkıcı ve türküleri, Doğu Karadenizli aileler dışında fazla kimse dinlemiyordu.

Geniş bir kentli kesim bu geleneksel türküleri onyıllarca TRT yoluyla tanıdılar. Cemile Cevherçicek, Ziğnet Sönmez, Kamil Sönmez, bu türküleri tüm ülkeye taşıyan popüler isimlerdi. Ama, TRT'de bu müzik geleneğini ayrıntılarıyla dinleme, izleme şansı olmuyordu.

İlk 'Lazstar' Güloğlu

1990'lı yıllarda şarkıcı kimlikleriyle öne çıkan, fantezi müziğe görece yakın şarkıcılara rastlandı. Bu zaman dilimindeki tekno-pop altyapı da çoğu Laz türkücüleri etkiledi. Amaç, kendi geleneksel müzik formlarını yenilemek, zenginleştirmekten çok, dönemin tekdüze pop ritimlerine ayak uydurmaktı. Yani tüketim ruhuna bu müziği angaje etmeye çalıştılar.

Sonra birden baktık ki, Davut Güloğlu adlı şarkıcı, Laz türkülerini tam anlamıyla tekno-pop bir formata dönüştürerek, Türkiye'nin dört bir yanında dinlenecek bir hale taşıdı. Hatta ilk kez bir 'Laz yıldızı' olarak gündem oluşturdu. Yalnız Lazlar değil herkes dinliyordu onu. Artık ilk defa tam anlamıyla poplaşan ve yıldız üreten bir Laz türküsü klibi ve albümüyle başbaşa kaldık. Televizyonlardan hiç kopmayan, belki de ilk Laz magazin türkücüsü İsmail Türüt bile Güloğlu'nun bu patlamasına ayak uyduramadı.

Lazlaşanlar-'light'laşanlar

Günümüz pop nabzının, monoton ritim algısının alıp başını gittiği son yıllarda, işini hakkıyla yapan, hatta bunu da aşıp, çalışmalarına araştırmacı, kültürel bir kimlik kazandıran isimlere de rastlandı. Bu isimlerin çoğunluğu, ana dilleri olan 'Lazca'yla da söylüyorlardı. Etnik kültürlerine bir saygıydı bu. Fuat Saka, Volkan Konak ve özellikle Birol Topaloğlu anılmaya değer isimler. Geçen yıl kendi adlarına ilk albümleriyle ortaya çıkan Kazım Koyuncu ve Gökhan Birben'in müzikal-kültürel arayışları söyledikleri türkülerin kopmaz bir parçası oldu. Saka, Konak, ve Koyuncu'nun bu yıl içinde ufuk açıcı yeni yapıtlarına da rastladık.

Hemen tüm bölgesel-etnik müzikler gibi, Laz müziği de, günümüz popunun standartlaşma serüveninden payını alıyor. Türkiye ölçeğinde bir 'yıldız' bile üretti. Ama Davut Güloğlu günümüzün yıldızı. Onun geleceğe kalacağı konusunda ciddi şüphelerimiz var.

Önemli olan şu: Artık tüm bölgesel, geleneksel ve etnik müzikler, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de poplaşıyor, sıradanlaşıyor. Tam anlamıyla tüketim ruhunun bir parçası oluyor. Buradan iyi şey çıkmaz demek istemiyoruz. Ama, Güloğlu gibi bir şarkıcıyla bu iş zor.

Allahtan, bu standartlaşma sürecine karşı durarak Laz müziği ve kültürünü yaşatmayı, dinletmeyi büyük mücadelelerle sürdürenler var. Yeter ki onlar, piyasanın taleplerine, kurallarına teslim olmasınlar.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020