Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1750




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 29 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 593

Füsun Akatlı, Leyla Erbil ve Nihat Behram Kültür Bakanlığını protesto ettiler… - 16.07.2008





Bugünlerde çok eleştirel düşünmemeye ve eleştirel sözler söylememeye özen gösteriyorum.

Zaten arkadaş çevresinde adım “bay muhalefete” çıkmış bile.

Ama olsun, dedim ya ne olursa olsun fazla eleştirel düşünmemeye özen gösteriyor ve İlhan İrem’in 1970’li yılların ortalarında dilimize doladığı “Boş ver boş ver arkadaş” şarkısını söylemeye ayrıca özen gösteriyorum.

Neden mi?

En azından sağlığım için.

Hal böyleyken dün posta kutuma Anadolu Ajansı imzalı öyle bir haber düştü ki üzerine yazmadan, birkaç söz etmeden edemedim tabii.

Yani yorum yapmadım ama en azından haber olarak yazıp yorumunu Mavi Nota’nın çok değerli siz düşünen okurlarına bıraktım.

Kültür ve Turizm Bakanlığımızın Frankfurt kitap fuarı için davet ettiği sanatçılarla başı derde girdi.

Yani şimdi profilden bakıp buna “oh mu” demeli ya da ne demeli inanın bilmiyorum.

Ama ben haberi size aynen Anadolu Ajansı lisanı ile veriyorum.

Buyurun birlikte okuyalım:

Kültür Bakanlığı’nın fuar davetini reddeden Füsun Akatlı, “Cumhuriyetle kavgalı bir iktidarın ‘kültür çıkartması’nın aktörlerinden biri olmayacağını” söyledi.

Frankfurt’taki etkinliğe Leyla Erbil ve Nihat Behram da katılmıyor.

Füsun Akatlı, “Franfurt Kitap Fuarı’na katılmak dünya görüşüme ve politik duruşuma aykırı” dedi.

Eleştirmen Füsun Akatlı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Frankfurt Kitap Fuarı’na davetini reddettiğini açıkladı.

Füsun Akatlı, gönderdiği yazılı açıklamada “Bugünün koşulları altında Frankfurt Kitap Fuarı’na katılmanın benim dünya görüşüme, politik duruşuma ve konjonktürel karar verme zemininde yapmam gereken seçime aykırı olacağı sonucuna vardım” dedi.

Fuar istediği kadar bir AKP etkinliği olmasın, organizasyon komitesini oluşturan yazar kuruluşları AKP karşısındaki tutum ve tepkilerini netlikle görebildiğimiz kuruluşlar değil” diyen Akatlı,  Latife Tekin’i Karabük’te ‘Benim paramla geldiğin yerde beni eleştiremezsin’ diye azarlayabilen zihniyetin, Frankfurt’a davetli yazarların da ekmeğini, suyunu, otelini yeri geldiğinde başlarına kakmayacağının garantisini komite verebilecek midir? Şüpheliyim!” sözlerini kullandı.

Füsun Akatlı, Fuar’a “Yunus Emre Oratoryosu”nun götürülmesini de şöyle eleştirdi:

Kültür Bakanı’nın TRT 2’de bir söyleşisini dinledim: Rusya’ya Fazıl Say’ın ‘Nâzım Hikmet Oratoryosu’nun götürülmesini, Nâzım’ın Moskova ile ilişkileri bakımından anlamlı bulduğunu, ama Almanya’ya Nâzım’ın uygun düşmeyeceğini, dolayısıyla ‘Yunus Emre Oratoryosu’nu götüreceklerini söylüyordu. Yunus Emre’nin Almanya yılları (!) ile ilgili pek bir bilgim olmasa da, sanatsal seçimlerin böyle kriterlerle yapılmayacağını bilecek kadar kültür konularıyla ünsiyetim var! Bu sığlıkta bir Kültür Bakanlığı yaklaşımının Frankfurt Kitap Fuarı’nda Türkiye’yi temsil ettiğine görgü tanığı(!) olmak istemem doğrusu.”

Cumhuriyetle kavgalı bir iktidarın ‘kültür çıkartması’nın aktörlerinden biri olmayı içine sindiremeyeceğini” de ifade eden Füsun Akatlı, sözlerine şöyle devam etti: “Pek çok şey pahasına cumhuriyeti koruma mücadelesi verenler itilip kakılırken, süründürülürken, nispet yapar gibi, AKP iktidarı ile barış içinde fotoğraf veremem. Yerim, onlara en uzak olan yerdir.”

Füsun Akatlı, Leylâ Erbil’in, Tahsin Yücel’in ve diğer yazarların taşıdığı kaygıları paylaştığını belirtti.

Bu sözlerin üzerine görüştüğümüz Leyla Erbil, “AKP politikalarına güven duymuyorum ve onları güçlendirecek hiçbir adım atmamaya karar verdim. Dolayısıyla onların yoluyla Frankfurt’a gitmek istemiyorum” dedi.

Yücel ise bunun kendisi için bir parti sorunu olmadığını; bağımsız bir yazar olduğunu ve herhangi bir hükümetin organizasyonun temsilciliğini kabul etmediğini söyledi. Fuar’a katılmayacağını söyleyen bir diğer isim de Nihat Behram oldu.

Nihat Behram nedenlerini şöyle sıraladı:

Değişik kültürler, inanç ve dillerin beşiği olan yurdumun hak ettiği biçimde temsil edilemeyecek olması bu nedenlerin en önemlisidir. Dahası, bu günkü Kültür Bakanı ve ekibinin Türkiye’yi temsil edecek olmasından derin üzüntü duyuyorum. Fuara değişik zamanlarda özgür irademle katıldım. Kentte ise devrimci-demokrat kuruluşların etkinliklerinde aynı iradeyle defalarca bulundum. Bu irade Türkiye’yi temsil etmede taşıdığım düşünce ve duygumun özünü oluşturur. Bu düşünce ve duygu, fuara bu davetle gitmekten yazarlık onurumu sakınmamın da ifadesidir.”

Evet, durum bundan ibaret. Ancak ben sanatçılarımızın bu adam gibi duruşundan ve bu duruşu sergilerken ileriye sürdükleri düşüncelerden etkilenmedim desem çok büyük bir yalan söylemiş olurum.

Sanatçılarımız gerçekten adam gibi sanatçı gibi bir duruş sergilemişler.

Ve bana söyleyecek ve yorum yapacak başkaca bir söz bırakmamışlar.

Bu haberin yorumunu sizlere bırakıp, siz değerli müzik dostlarıma cuma günü görüşene değin esenlikler diliyorum.


Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019