Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1750




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 82 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 590

Konser ve tiyatro salonlarımız ile kültür merkezlerimizin OLMAYAN sahne altyapılarına bir bakış… - 27.06.2008





Mavi Nota uzun sayılabilecek bir tatile girerken, bu anlamda son yazımı oldukça önemli olan bir konuya ayırmak istedim. Çarşamba günkü yazımda Trabzon’un yapımı devam eden çok amaçlı salonunun inşaatına değinmiş, önceki salonun yıkımını şiddetle eleştirmemin nedenini açıklamış, neden eleştirdiğimi ise bugünkü yazımda geniş bir perspektifte değerlendireceğimi yazmıştım. Bu nedenle  yazımın başlığından da anlayacağınız üzere salonlarımızın sahne altyapılarına hep birlikte şöyle bir bakalım istedim:

Mesleğim gereği ülkemizde görmediğim, gezmediğim ve içinde çalışmadığım kültür merkezi, konser salonu ve tiyatro salonu hemen hemen kalmamıştır.

Kültür ve sanat alanında atılması gereken adımlar, sadece Avrupa Birliği ülkeleri arasına girebilmek için değil, dünya standartlarına uygun salon ve sahnelerde, kaliteli, seviyesi ve sanatsal değeri yüksek konser, tiyatro vs. gibi sanatsal etkinliklerle dinleyiciye ve izleyiciye hak ettiği kültür ve sanat hizmetini vermek için gereklidir.

Ödenekli tiyatrolara ait salonların büyük bir kısmını ayrı tutarsak, özel tiyatrolara ait salonların, kongre ve kültür merkezlerinin, çok amaçlı salonların, üniversite, lise ve ilköğretim okullarının mevcut sahnelerinin büyük bir bölümünün teknik alt yapılarının dünya standartlarına uygun olmadığı gibi bu standartların çok çok gerisinde olduğunu hepimiz bilmekteyiz.

Sahnelerimizin alt yapı standartlarının oluşturulması mutlaka doğru, modern teknolojiye uygun, nitelikli ses ve ışık sistemleriyle donatılması gerekmektedir.

Yeni, modern ve nitelikli teknolojik sistemlerle donatılan sahnelerde ortaya konulacak olan sanatsal etkinliğin kalitesi de artacak ve en az yirmi ya da otuz yıl sorunsuz kullanılabilecektir.

Tesis edilen modern teknolojiyi kullanabilecek yaratıcı ve teknik kadroya, bilgi, görgü, iç eğitim ve deneyim kazandırarak kalite ve başarıdaki rollerini artırmak gerekmektedir.

Standartlar uygulandığında salonu dolduran dinleyici ya da izleyicilerin, sanatçıların, teknik ve idari personelin bu mekânlara girdikleri andan, salonu terk edecekleri ânâ kadar geçen sürede, sağlık ve can güvenlikleriyle ilgili tüm sorunlar da ortadan kalkacaktır.

Konser salonlarımızın ve kültür merkezlerimizin yapısal özellikleri nedeniyle çoğunlukla ahşap, kumaş, boyalı fonlar, tüller, pleksiglaslar, plastik dinleyici ve izleyici koltukları, yüksek güçlerde ve yüksek ısı üreten projektörler, dimmer ve direkt priz hatları için metrelerce yanabilir kablo kullanılmaktadır.

Bu tespitten sonra gelin şu soruların yanıtını arayalım:

— Acaba hangi salonumuzda oyun sırasında, kuliste hatta portal içinde hazır bekleyen gerçek itfaiye görevlisi var?

—Hangi salonumuzun bir yangında devreye girecek yangın ikaz, alarm ve söndürme sistemleri var?

—Hangi salonumuzda her türlü yangının cinsine göre, düzenli olarak bakımı yapılan uygun söndürme sistemleri mevcut?

—Hangi salon ve sahnemizde yangının anında en yakın itfaiye birimine bildiren direkt sinyal bağlantı sistemleri var?

—Böyle bir direkt sinyal bağlantı sistemi içinde ne gibi yasal düzenlemeler gerekiyor?

—Sahnesi veya yönetim binaları üst katlarda bulunan hangi salonumuzda yangın merdiveni var?

—Hangi salonumuzda kullanılan büyük ölçekli fonlar, tüller, sema ve kulis perdeleri yanmaz özellikleri olan kumaştan yapılmaktadır?

—Hangi kültür merkezimizin, salonumuzun sahne ışık köprüleri sahneye doğru açılardan ışık vermeye uygun tesis edilmiştir?

—Acaba hangi tiyatromuz, yangınlara sıklıkla neden olan projektörlerin iç ve dış bakımlarını, prizlerin genişleyen yuvalarının tamirini veya değişikliğini düzenli olarak yapmaktadır?

—Hangi salonumuzda kullanılan dimmer kabloları, kolon ve ara kabloları yanmaz özelliklere sahiptir?

—Hangi salonumuz kullanılan bu kabloların kesitlerinin doğruluğunu ve yükteyken aşırı ısınıp ısınmadıklarını, kullanım süreleri dolduğunda değişikliğini kontrol etmektedir?

—Hangi salonumuz elektrik panolarının bakımını ve sigortalarını amperinin doğruluğunu düzenli olarak gözden geçirip bakım ve onarımını yaptırmaktadır?

—Üst yapısı henüz oluşturulmamış kültür merkezlerimizin ve salonlarımızın hangisinde, turne ses ve ışık sistemleri kullanılan tiyatrolar için hazırlanmış yeterli kapasitede trifaze elektrik panoları mevcuttur.

—Hangi salonumuzun tiyatro dekoru yükleme ve boşaltmayı kolaylıkla yapabileceği yeterli büyüklükte sahne kapıları vardır?

—Sadece kullandığımız elektronik sistemler için değil, sistemi kullanan teknisyenleri de, ışık köprülerinde, merdiven üstlerinde çalışırken can güvenliği için, kaç salonumuzun sağlam ve doğru güçte toprak hattı mevcuttur?

Standartlara uygun önlemleri alınmadığı takdirde, tiyatro salon ve sahnelerimizde, çok çabuk yangınların çıkabileceği ve geniş bir alana yayılarak, söndürülmesi mümkün olmayacak büyüklüğe ulaşabileceği yaşadığımız acı örneklerden anlaşılmaktadır.

Neden yıllardır sahnelerimizde turnelerle ya da uluslararası festivallerde, ülkemize gelen grupların konserlerini, tiyatro oyunlarını hayranlıkla dinliyor ve izliyoruz?

Neden Amerika’da, İngiltere’de, Fransa’da veya Almanya’da izlediğimiz büyük tiyatro yapımlarının başarılarını överek anlatıyoruz?

Bunun yanıtı çok açık: Çünkü ülkemizde bulunan kültür merkezlerimizin, tiyatro ve konser salonlarımızın, sahnelerimizin teknik alt ve üst yapıları yetersiz.

Maalesef tasarımcılarımız, uzmanlarımız ve teknisyenlerimiz gelişen teknolojiyi yakından izlemiyor, takip edemiyor ya da onlar takip etseler de, çalıştıkları firmalar ekonomik nedenleri ileri sürerek son teknoloji ürünlerini sahnelerine tesis etmiyor / edemiyor.

Yeni yapılacak bir tiyatro salonuna bütçe ayrılırken, en az para sahne mekaniği ve sahne ses, ışık sistemine ayrılıyor. Bir yapıma bütçe ayarlanırken yine en az para sahne tekniğine, ışığına ve tasarımına, ses düzenlemesine ayrılıyor.

Hâlbuki gelişmiş batı ülkelerinde yapım bütçesinin neredeye üçte ikisinden fazlası sahne tekniğine, ses ve ışık düzenlemesine ayrılıyor.

Hemen her ilimizde çok amaçlı kültür merkezleri yapılmaktadır. Sadece salonu ve fuayesi harika görünen bazı kültür merkezlerinin sahnesinde, profesyonel bir tiyatro oyununu sahneleyecek, doğru çalışan bir sahne mekaniği, yeterli sayıda ve özelliklerde ses ve ışık sistemi bulabilmeniz mümkün değildir.

Akustiği berbattır.

Tesis edilmiş sistemler çalışır durumda olsalar da, bunları tüm özellikleriyle kullanabilen ve sizlere yardım edebilecek teknisyenler bulmanız çok zordur.

Birçok kültür merkezinde, salona demir direk koyarak ışık sistemi kurmak zorunda kalabilirsiniz. Hatta salona tesis edilmiş birçok spotu, yedek ampulleri olmadığı için kullanamayabilirsiniz.

Kurulan ışık kumanda bilgisayarını kullanamayan teknisyenlere, sistem üzerinde etüt yaptıktan sonra ışık bilgisayarının kullanımını öğretmek zorunda kalabilirsiniz.

Sahne üzerinde bulunan sofit boşluğuna, karşı ağırlıklı dekor ve ışık boruları yerleştirilmesi gerekirken, söz konusu bu boşluğun asma tavanla kapatıldığı bir sahneyle karşılaşabilirsiniz.

Sofit boşluğunun çok yüksek olması nedeniyle, kış aylarında ısı kaybına neden olduğu ve bu nedenle sofit boşluğunun yarısını kapatmayı düşündüğünü söyleyen bir kültür merkezi müdürüyle karşılaşabilirsiniz.

Oysa birçok tiyatro salonumuzun en büyük sorunu, sahne sofit boşluğunun yüksekliğinin az olması değil midir?

Bir kültür merkezinde ışık odasına ışık masası ve dimmer sistemi konulmadığından ışık kablolarının 24 adet pako şaltere bağlanarak ışık kumanda paneli yapıldığını pekâlâ görebilirsiniz.

Yine bir kültür merkezinde ses ve elektrik kablolarının yan yana döşenerek binlerce dolar harcanıp kurulduğu gözlenen ses sisteminin ses kalitesinin düşmüş olduğunu hatta kullanılmaz olduğunu görebilir bundan kahrolabilirsiniz.

Bilinçsiz bir şekilde yüklenici firmaların ticari çıkarları ve isteği doğrultusunda donatılmış bu sistemlerin çoğunluğu çalışmayan kültür merkezlerimizde, profesyonel bir tiyatro oyununun oynatılamayacağını anlatabileceğiniz bir kimse bulamayabilirsiniz.

Örneğin, ben ses rejisörü olarak bunca yıldan beri bu işin içindeyim. Şu ana kadar bir tek eski Ordu Valisi Kemal Yazıcıoğlu’nun isteği üzerine Ordu Halk Eğitim Merkezi salonunu ses sistemini yapılması için görevlendirildim. Ve devleti yaklaşık elli bin dolarlık gereksiz ve külfetten kurtardım.

Durum böyleyken kültür merkezlerinin inşaatı yapılırken, devlet veya şehir tiyatrolarından sahne mekaniği, sahne ışığı, ses sistemi ve sahne ile ilgili diğer konularda uzmanlardan destek ya da ücret karşılığında hizmet almıyorlar, projelendirme konusunda yardım istemiyorlar?

Burada bir önemli husus şudur: Yüklenici firma tarafından taahhüt edilen ses ve ışık sistemleri ile tiyatro ya da konser salonlarına konulacak olan sistemler tüm özellikleriyle aynı mıdır? Bu sistemlerde vuku bulacak bir arıza sonrası, firma servis ve en az on yıl parça garantisi veriyor mu? Yoksa arıza halinde yedek parça bulunamayıp bu malzemeler çöpe gönderilip yerine yenisi mi tesis ediliyor?

Ayrıca bu yüklenici firmalar ithalatçı firmalarla anlaşarak, sahne mekaniği, döner sahne, hareketli podyumlar, motorize sofit dekor ve ışık barları, motorize perdeler, salon, sahne, ışık köprüleri, ses sitemi kurulumu ve akustiği uzmanlık alanları olmadığı halde bilinçsizce gerçekleştiriyorlar.

Firmaların yaptıkları yanlış uygulamalar denetimden geçmediği için, iş tesliminden sonra bürokrasiye takılıyor ve düzeltilemiyor.

Böylece yapılan tüm yanlışlar, uygulamalar bir konser ya da tiyatro salonunda birer sanat abidesi olarak kalıyor.

Bu sanat abidelerinin son yıllarda yaşanan en çarpıcı örneği Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası salonunun her yanının halıyla kaplanmasıdır.

Sonuç olarak buraya kadar tüm detayıyla değinmeye çalıştığım bu alt ve üst yapı hatalarının düzeltilmesi için öncelikle bizim gelenek ve görenek olarak bu salonların halkın eğitimi için gerekliliğine toplum olarak inanmış olmamız gerekmektedir.

Bu inanmışlığı gerçekleştirirsek gerisi kendiliğinden olur.

***

Mavi Nota’nın sevgili okurları, sevgili müzik dostlarım, yaklaşık on aydan bu yana günlük olarak size ulaşan gazetemizin günlük yayınına biraz enerji toplamak birazda iş gezisi yani turne nedeniyle 14 Temmuz pazartesi gününe kadar ara veriyorum. Bugüne kadar gazetemiz günlük olarak yayımlanmayacak ancak yayınımız tam gün devam edecektir. Bu arada sizler yazılarınızla, önerilerinizle, paylaşımınızla posta kutumuzu boş bırakmayın ve Mavi Nota’yı desteklemeye devam edin lütfen.

14 Temmuz Pazartesi günü görüşene değin esen kalın sevgiyle kalın, hoşça kalın…



Müfit Semih Baylan
Editör



 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019