Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 39 müzisyen gazete okuyor
 
 
Arzu Haksun Güvenilir
 
 
Yayımlanan Sayı : 586

Arap dünyasının müziği - 23.06.2008





Arap ülkelerinde ilk kez bir kadın sesi duyulur. Sadece doğup büyüdüğü toprakları değil, tüm dünyayı da etkisi altına alan, hatta Arap müziğine gözleri çevirtmeyi başaran bu ses Ümmü Gülsüm’e aittir.

Farklı bir ses tonu, duygu yoğunluğu ve izleyiciyi etkisi altına alan bir performans ile müzik arştırmacılarının da ilgisini üzerine çekmiştir. Kendi kültürel bağlamı içinde ele aldığınızda müzik evrenseldir ve insanlar üzerindeki etkisi çok büyüktür. Bu kimi zaman Ümmü Gülsüm kadar önemli bir şarkıcı kimi zaman da bir enstrümantalist aracılığıyla dinleyeni etkisi altına alır. Ağlatabilir, eğlendirir hatta kitleleri harekete geçirerek savaşa bile sürükleyebilir. Peki müzik neden bizi bu kadar derinden etkiler?

Bu sorunun cevabını A. J. Racy, Arap dünyasında müziği ele aldığı kitabında arıyor.

Yazar, California Üniversiesi’nde etnomüzikoloji profesörü. Aynı zamanda Yakındoğu müziğinin usta icracılarından, besteci ve müzik kuramcısı. Lübnan doğumlu Racy, hem Batı hem de Doğu geleneklerinden beslenerek yetişmiş. Arap Dünyasında Müzik, Tarab Kültürü ve Sanatı adlı kitabında, Yakındoğu Arap kent müziğini, bu müzik etrafında kurulu kültürü, bu müziğin insanlara hissettirdiği duyguyu yani diğer bir adıyla ‘tarab’ı ele alıyor. Arap müziği ve onun duygusal boyutu üzerine kapsamlı bir çalışma bu. Arap dünyasında müzik yaşantısı nasıl? Kültürel olarak nasıl devam ettiriliyor? Bağlamsal olarak nasıl üretiliyor? Tüm bu sorulara yanıt bulmak mümkün. En önemlisi de bu sorulara yanıt ararken yazar okuru, dünyanın başka yerlerindeki benzer yaşantılar hakkında da düşünmeye sürüklüyor Racy.

Yakındoğu söz konusu olduğunda müzik genellikle olağanüstü güçlerle ilişkilendirilmiştir. İslamiyet öncesinde Arap dünyasında müziğe baktığımızda ise büyüyle ilişkilendirilmiş. İslam tarihi boyunca da aslında müzik addedilmeyen tilavet, dinsel cemaat üyeleri üzerinde derin ruhani duygular uyandırmştır. Ortaçağ İslam saraylarına bakıldığında şarkıcıların ve çalgıcıların dinleyenler üzerinde karşı konulmaz bir duygusal etki yarattığı da bilinir. Günümüzde ise Araplarda müzik, her şeyden önce dinleyiciyle duygusal bir bağ kurmak zorundadır. Batı dünyasındaki müzikle aralarındaki tek önemli fark “duygu”dur. Arap icracısı son derece etkileşimli duygu yüklü olabilmektedir. İşte Arap dünyasında müzik ve duygusal dönüşüm arasındaki kaynaşma, Batı’da tam karşılığı olmayan “tarab” sözcüğüyle ifade edilir. Bu terim, müziğin uyandırdığı sıra dışı duygu durumunu tarif eder. Büyülenme, estetik coşku ya da müziğin uyandırdığı his olarak da tarif edilebilir. Racy, bunu kitapta şöyle açıklıyor: “... Belirli bir müzik dilini ya da tarzını akla getirir. Özel müzikal uygulamaları ya da yorumları ima eder. Müzikle duygu uyandırma, büyük ölçüde müzik yapmanın ne olduğu ve müziğin nasıl yapıldığı sorularının yanıtlanmasıyla açıklanabilir. İster ortaçağ saray icralarını betimleyen el-İsfahani, ister büyükbabasının müzikteki ustalığı üzerine düşünen, Muhammed el Akkad olsun, müzikten ve müziğin etkisinden bahseden herkes, töz ve tarz, biçim ve anlatım, zanaat ve duyumsamaya da değinmişir.” Yazar, “tarab”ı müziğin ve yarattığı esrime etkisinin kavramsal ve deneyimsel olarak birbirine bağlı olduğu çok yönlü bir alan olarak ele alıyor. Bu tür, özellikle Doğu Akdeniz ya da Yakındoğu Arap dünyasında kendine yer bulur. Racy, genel anlamda kitabında 19. yüzyıl sonlarından günümüze kadar olan modern dönemi ele alıyor. Çeşitli müzikal öğeleri, teknikleri ve manevraları esrime açısından ele alarak analiz ediliyor. Ayrıca, süslemeler, metin-müzik ilişkileri, kadans kalıpları, doğaçlama, makamsallık, mikrotonal incelikler ve ritim uygulamalarını, şarkı sözlerini de kapsamlı bir biçimde inceliyor.

Sonuç olarak bu kitaba tek taraflı bakmamak gerektiğini vurguluyor yazar. Bunun sadece Arap dünyasının müziğini ele alan bir kitap olduğunu düşünmemek gerekiyor. Aslında bir kültür üzerinden bambaşka yerlere de göndermeler yapıyor eser. Temelde yatan temalardan bazıları; müziğin bizi nasıl ve neden etkilediği, müziğin etkisi ile soyut olma ya da temsile dayanmama eğilimleri araındaki bağlantı, belirli müzik tarzları ya da beste tasarımları ile esrime uyandırma arasındaki bağlantılar. Başta müzik araştırmacıları olmak üzere müziğe ilgi duyan, onun büyüsüne inanan, farklı kültürlere merak duyanlar için okunması gereken bir çalışma.
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020