Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 30 müzisyen gazete okuyor
 
 
Barış Yıldırım
 
 
Yayımlanan Sayı : 581

"İsmi hoşuma gittiği için çelloyu seçtim" - 16.06.2008





Viyana Kammerphilarmonie Orkestrası’yla müzikseverlerin karşısına çıkacak olan Sönmez, çelloyu nasıl seçtiğini şöyle anlattı: “Sınavda ne çalmak istediğimi sordular, ben de ismi hoşuma gittiği için 'çello’ dedim”

Bu yıl 6-30 Haziran arasında yapılacak olan 36. İstanbul Müzik Festivali, müzikseverlerin karşısına çok zengin bir programla çıkıyor. Pek çok genç ve parlak sanatçıyı kapsayan festivalin bu akşam gerçekleşecek açılışını Türkiye’den genç bir çellist yapacak.

Rus çellist Mstislav Rostropoviç’in “yeni viyolonsel sanatçıları kuşağının en yetenekli temsilcilerinden” dediği Benyamin Sönmez, Claudius Traunfellner yönetimindeki Viyana Kammerphilarmonie Orkestrası’yla, Aya İrini’de müzikseverlerin karşısına çıkacak. Konser programında Çaykovski’nin “Rokoko Çeşitlemeleri”yle, Prokofiev’in “Klasik” başlıklı 1. Senfoni’si yer alacak.

Halen Ankara’da yaşayan, 1983 doğumlu Sönmez’in çelloya başlama hikâyesi çok ilginç. Amatör bir müzisyen olan babasının ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda kontrbas çalan ağabeyi Mehmet Sönmez’in de etkisiyle müziğe yakınlaşan sanatçı, 14 yaşında Ankara Devlet Konservatuvarı’nın sınavını kazanır. Devamını kendisi şöyle anlatıyor:

Yarışma kazandı
“Sınavda bana ne çalmak istediğimi sordular, ben de ismi hoşuma gittiği için çello dedim. Ama çello nedir, neye benzer, hiçbir bilgim yok. Parmaklarıma baktılar ve çello dediler. Bize verilen kazandı kâğıtları ile yaylı sazlar atölyesine gittik, çello ile ilk karşılaşmam orada oldu.”

Sanatçının sıra dışı bir öğrencilik geçirdiği kesin: “Çelloya yeni başlayan arkadaşlara kötü örnek olmak istemem ama,” dedikten sonra, “Ben hiç gam, etüt, egzersiz çalışmazdım. Sabahleyin ellerimi Dvorak ile açıp Elgar ile kapardım” diye ekliyor.

Konservatuvarda, hayranlıkla Rostropoviç dinlediğini ve ustayı taklit etmeye çalıştığını belirten Sönmez, Schiff, Navarra ve Fournier gibi isimlerden de etkilenir. 2000’de ulusal çello yarışmasını kazanan, ardından da 2001’de Leipzig’de düzenlenen uluslararası 'Young Concert Artists’ yarışmasında Barenreiter Ödülü’nü alan Sönmez, aynı yıl Stuttgart Müzik Yüksek Okulu’nda tanınmış Rus çellist Prof. Natalia Gutman ile profesyonel müzik çalışmalarına başlar.

Moskova’da eğitim

Sönmez, 2004’te 21 yaşındayken Çaykovski Konservatuvarı’nda eğitim görmek üzere Moskova’ya gider. Rusya güvenli olmadığı için uzun süre artık ülkesine dönmüş olan hocası Gutman’ın evinde yaşar. Aralarında adeta bir anne oğul ilişkisi başlar. Sönmez Gutman’a “Mama violonchel” (viyolonsel annem) derken, hocası da Sönmez’e “sultan” diye hitap eder.

Sönmez zamanla çalışma süresini artırır: “Moskova’ya gittikten sonra, günlük çalışma süremi 2 saatten 4,5 saate çıkardım. Ancak saatlerce çalışmayı da doğru bulmuyorum, çünkü beşinci saatten sonra makineleşmeye başlıyorsunuz.”

Moskova’da bir ara ev problemi yaşayan sanatçı, “Ceketimi yastık yapıp tren garlarında uyuduğum zamanlar oldu” diyor. Müzisyen, uzun süre enstrüman sıkıntısı çektiğini de belirtiyor. Montagnana, Strad ve Guarneri marka enstrümanlarla çalışan ama hiçbir zaman bunlara sahip olamayan sanatçı adına Gutman’ın yaptığı başvurular dahi sonuçsuz kalmış.

Ünlüler sınıfında

Bugüne kadar, Rostropoviç, David Geringas, Mişa Maisky, Alexander Rudin ve Boris Pergamenşikov gibi sanatçıların ustalık sınıflarına katılan Sönmez’in yer aldığı festivaller arasında, Almanya’daki Schleswig Holstein ve Oleg Kagan Festivalleri, Yeni Zelanda’daki Adam Festivali ve Manchester Çello Festivali yer alıyor. Bach’tan S. Gubaidulina’ya uzanan repertuvarı ile Viyana, Paris, Amsterdam, Moskova, New York, Washington gibi önemli müzik merkezlerinde sanatını icra eden Sönmez, artık İstanbul’a yerleşmek istediğini belirtiyor.

Geçen günlerde Yeni Zelanda’dan vatandaşlık teklifi alan sanatçı, “İşçi pasaportu ile vize kuyruklarında beklesem de, bana bir çello almasa da, şarkıcıyı, türkücüyü yüceltip el üstünde tutsa da ben daima ülkemin sanat elçisi olarak tüm gücümle çalışacağım” diyor.

Çellonun Paganini’si


Sönmez bize ilginç bir konser anekdotu aktarıyor: “Bir Almanya konserimde Manuel de Falla’nın 'İspanyol Suitleri’ni çalarken, çellonun bir teli koptu ve eseri diğer tellerde çalarak tamamladım; bunun üzerine Almanya’daki lakabım 'Çellonun Paganini’si’ne çıktı!”
     

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020