Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1758




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 57 müzisyen gazete okuyor
 
 
Ali Coşar
 
 
Yayımlanan Sayı : 554

Müzik sektörünün üvey evlatları - 07.05.2008





Besteci ve söz yazarı gibi edisyon şirketinin de amacı, eserin daha fazla kullanılması, teliflerin eksiksiz ve zamanında alınabilmesidir

Müzik sektörünün hızlı değişimi tehdit ve fırsatlar barındırıyor. İnternet, albüm satış rakamlarını düşürdüğü için bir "tehdit", yaratıcı yatırımcılar içinse yeni fırsatlar demek. Plak şirketleri albüm satışları anlamında küçülürken internette müzik portallarına, cep telefonlarında içerik sağlayıcılara dönüşüyorlar.

Müzik sektörü krizde gibi görünse de aslolan faaliyet alanlarının ve gelir kalemlerinin çeşitlenmesi. Türkiye'de yaklaşık 20 yıllık tarihe sahip "telif sistemi", dünya müzik endüstrisinin en önemli kategorilerinden. Dünya telif sisteminde meslek birliklerinin bir asırdan uzun geçmişi var, meslek birlikleriyle editörlerin de uzun dönemli bir ilişkisi. Ya dünya müzik sektöründe "el değmemiş bölge" sayılan Türkiye'de meslek birlikleri ile editörler arasındaki ilişki?

Beş binden fazla besteci, söz yazarı, editör ve aranjörü bünyesinde bulunduran Türkiye Müzik Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM ) ve Müzik Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG), 29 Mart'ta Olağan Genel Kurullarını gerçekleştirdi.

Söyleneceklerin "seçim kulisi" olarak algılanması olasılığı ortadan kalktığına göre, MESAM Genel Kurulu'na hakim olan "editörler meslek birliklerini ele geçirmek istiyor", "yabancı sermaye sektörü ele geçirecek", vb iddialar üzerine birkaç kelam etmek gerekiyor. Hem hakkaniyetin korunması hem de sükûnetleriyle bu iddiaları onaylamış olan yetkili kişilerle MESAM ve MSG üyesi 40'a yakın edisyon şirketinin sessizliklerini ortadan kaldırabilmek için...

Bir müzik eserinin ticari amaçlı müzik kullanıcısına (plak şirketi, reklam ajansı, film&dizi&belgesel yapımcısı, radyo&TV Program yapımcıları vb) sunulması da üretimi gibi maharet ister. Bu maharet, müzik endüstrisinde besteci ve söz yazarları ile ticari amaçlı müzik kullanıcıları arasında köprü sayılan "edisyon şirketleri"nindir.

Televizyon ve sinemalarda izlediğimiz reklam, dizi, film, belgesel, eğlence ve haber programlarında; yeni müzik albümlerinde, interaktif oyunlarda, cep telefonlarında kullanılan içeriklerde, markaların bilinirliklerini artırma amaçlı promosyon ürünlerinde "kullanıcı"yı destekleyen, müzik kullanım izni veren ve yeni müzik üretimi için danışmanlık yapan "edisyon şirketleri"dir.

Bir edisyon şirketinin sorumlulukları, eser bilgilerinin meslek birliklerinde tescili, müzik kullanımının takibi, bestecinin haklarının korunması, müzik eserlerinin pazarlanması, sektöre yeni beste ve söz sunulmasıdır. Besteci ve söz yazarı gibi edisyon şirketinin de amacı, eserin daha fazla kullanılması, teliflerin eksiksiz ve zamanında alınabilmesidir. Ayrıca edisyon şirketleri, besteci ve söz yazarlarının üretkenliklerinin artması için yeni olanaklar yaratmaya, sanatçıları kolektif üretim için yan yana getirmeye çalışır.

Meslek birliklerine katkı

Meslek birliklerinin en önemli sorunu kurumsallaşma. Bu sorununsa iki muhatabı var: Aidiyet duygusu gelişmeyen üyeler ve yasalar nedeniyle değişemeyen meslek birlikleri yapıları. Üyelik bilincinin "telif ödemeleri" ile sınırlı olduğu bir ortamda editörler, meslek birliklerinin işleyişine "rasyonel akıl" olarak katılır. Amaç, sanatçı ile meslek birliği arasında köprü oluşturmak ve sistemin her iki tarafın çıkarlarını gözeterek işlemesine katkıda bulunmaktır.

Peki, taraflar arasında zaman zaman gelişen güvensizliğin nedenleri neler olabilir?

- Telif haklarına ilişkin uluslararası işleyişe uyum sağlamaktaki yetersizlik, sanatçı editör arasında anlaşmazlıklara ve ticari amaçlı müzik kullanıcılarının hukuk dışı uygulamalarına (her gün artan davalar) yol açabiliyor. Eğlence endüstrisinin tarafları arasında sahici ve yerleşik bir ilişki kurulamaması, gereksiz korkulara neden oluyor.

- Uluslararası telif düzenlemeleri, bir edisyon şirketinin aynı tüzel kişilik içinde plak şirketi, radyo-TV yayıncısı olamayacağını açıkça ortaya koysa da Türkiye'de şirketler, var olan tüzel kişilikleri bünyesine "editörlüğü" de ekleyebiliyor.

- Türkiye'de editörler meslek birlikleri yönetimine tam anlamıyla katılamıyor. Meslek birliklerinin bağlı bulunduğu Uluslararası Eser Sahipleri Meslek Birlikleri Konfederasyonu'nun (CISAC) Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdindeki çözüm girişimleri de sonuçsuz kalıyor.

- Eser sahipleri meslek birlikleri yönetimlerine yeterince katılmıyor. Eser sahiplerine ilişkin bir başka sorun da, edisyon anlaşmasını yetersiz bilgiyle imzalamaları. Aynı eserlerin haklarını birden fazla edisyon şirketine teslim eden sanatçılar, hem editörler için kayıp yaratır hem de meslek birliklerinin eser takibini güçleştirir.

Telif sektörüne yatırımların ve Türkiyeli sanatçıların üretkenliklerinin artması, sektörde yaygın güvensizliğin ortadan kalkması için tüm tarafların çaba sarf etmesi gerekiyor.

Edisyon şirketlerine düşense, daha etkin bir telif sisteminin oluşturabilmesine yönelik sorumluluklarını "yarınlara", "büyüklere" ve "genel kurul kulislerine" bırakmayıp müzik sektörünün en dinamik aktörleri olarak sahneye çıkmaları.

ALİ COŞAR: Pozitif Edisyon A.Ş./Genel Müdür

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020