Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1788




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 29 müzisyen gazete okuyor
 
 
Filiz Ali
 
 
Yayımlanan Sayı : 551

Genç besteciler özendirilmeli - 02.05.2008





İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı’nın düzenlediği Dr. Nejat Eczacıbaşı Ulusal Beste Yarışması’nın 2006 yılında yapılan altıncısının ödüllü bestelerini içeren CD yayımlandı

Zaman zaman eski yazılarıma dönerek bilgi tazelemeyi ve kendi kendimden alıntı yapmayı seviyorum. 18 Aralık 2002 tarihinde Radikal gazetesinde çıkan yazıma şu sözlerle başlamışım: “Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Ulusal Beste Yarışması adını taşıyan ve Eczacıbaşı ailesi tarafından yaşatılan bir yarışma 1996’dan beri iki yılda bir İzmir’de düzenlenmekte. Bir ulusun 'sanatta varım’ diyebilmesi için yaratıcılara gereksinimi olduğunu bilmem söylemeye gerek var mı? Yaratıcısı olmayan ya da yaratıcısına ilgi gösterilmeyen bir sanat türünün ölüme mahkûm olacağı da bir başka gerçek.”

Gerçekten de “sanatta varım” diyen ülkelerin her bakımdan gelişmiş ülkeler olduğunu görmemek için kör olmak gerek. Türkiye’de plastik sanatlar alanında gözlemlenen çağdaş atılımlar ve evrensel boyutta “var” olma durumu ile karşılaştırdığımızda kimi zaman müzik alanında aynı hızı yakalayamamış olmamız yüzünden umutsuzluğa düşer gibi oluyorum. İşte tam o anlardan birinde   Eczacıbaşı Ulusal Beste Yarışması’nın 2006’da yapılan altıncısının ödüllü bestelerini içeren CD elime geçti.

2002 yılında aynı yarışmada ikincilik ödülü alan Berkant Gençkal, 2006’da bu kez “Suite Trakia” adlı eseriyle birincilik ödülünü hak etmiş. Eser orijinal orkestra renkleri, fikir ve buluşlarıyla hem çağdaş olmayı hem de “dinlenebilirlik” niteliğini bir arada sürdürmeyi başarıyor. 

İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı’nın düzenlediği bu yarışmanın altıncısında ikinci olan Barış Perker’in “Kırmızı Gölgenin Sesi” adlı orkestra eseri ise kendisin de itiraf ettiği gibi Leonard Bernstein bestecilik anlayışının çizgisinde, parlak  bir orkestrasyon ve caz öğeleri içeren ama herhangi bir yenilik sunmayan eli yüzü düzgün temiz bir çalışma.

Yine altıncı yarışmada dereceye girerek üçüncü olan Fazlı Orhun Orhon ise, diğer iki genç besteciden daha araştırmacı, denemeci ve belki de daha cesur. Orhon’un “Piyano Konçertosu”nu piyanist Deren Eryılmaz Pöğün yorumluyor.

Her üç bestecinin de kendi yollarında giden, farklı bölgelerde başarılı yapıtlar yaratan kişiler olmaları bence genç kuşak yaratıcılık ortamı açısından çok olumlu bir gelişme. Bu yarışmaya katılıp Özendirme Ödülü kazanan Koray Sazlı, Yiğit Kolat ve Mehmet Ali Uzunselvi’nin de adlarını akılda tutarak onların gelecek yıllardaki gelişmelerini izlemeliyiz.

Geçen hafta İstanbul Teknik Üniversitesi Müzik İleri Araştırmalar Merkezi MIAM, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı, Bilgi Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi bestecilik öğrencilerinin eserlerinin seslendirildiği üç gün süren konserler dizisinin ikisine gidebildim. Dile kolay, 30 genç besteci. Kimi daha henüz acemi kimi ustalaşmış bile kimi ise araştırma evresinde. Besteci olma yoluna baş koyan gençlerin sayılarının artmasında kuşkusuz Eczacıbaşı Ulusal Beste Yarışması gibi yarışmaların özendiriciliği en önemli etken.
   

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021