Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 37 müzisyen gazete okuyor
 
 
Barış Yıldırım
 
 
Yayımlanan Sayı : 541

Türkiye’nin en iyi tanıtımı senfoni ile olur - 17.04.2008





İstanbul Senfoni Orkestrası, 9 Nisan 2008 gecesi ünlü İranlı şef Alexander Rahbari yönetiminde Cemal Reşit Rey’de konser verdi. 68 kişilik orkestra, “Çağrı” filminin müziklerini ve Oğuzhan Balcı’nın Hz. Muhammed’in doğumu için bestelediği “Hira’dan” adlı senfonik eseri çaldı. Daha sonra dünyaca ünlü neyzenimiz Kudsi Ergüner de kısa bir konser verdi.

Konser öncesi İranlı şef Alexander Rahbari sorularımızı yanıtladı.

180’den fazla kentte orkestra yönettiğini söyleyen ünlü şef hafızasına  yerleşen performansın, 2005’te yaklaşık 30 yıl sonra döndüğü Tahran’da Senfoni Orkestrası’nı yönetmek olduğunu söyledi. “30 yıl önce İran Şahı opera sarayına girdiğinde tüm seyirciler ayağa kalkardı. 30 yıl sonra Beethoven’in 9. Senfonisini 7 kere yönettim. Her konserden sonra herkes ayağa kalktı” diyen Rahbari, seyircinin ilk geceki tepkisini “Doğulu hürmeti” olarak yorumlamış ama yedi kez aynı saygıyı görünce durumun farklı olduğunu anlamış.

Tahran’ın teklifine ret

İran’da herkesten büyük saygı gördüğünü hatta Orkestra’nın Genel Müzik Direktörü olma teklifi aldığını belirten Rahbari, bu teklifi geri çevirme nedenini ise şöyle anlattı:

“Tahran’da müzisyen maaşları son derece düşük. Müzisyenlerin bu kadar düşük maaş aldığı bir orkestrayı yönetmek utanç verici olacaktı. Şef yardımcısının maaşı benden 100 kat azdı! Bana önerdikleri ücret bile mevcut maaşımın yarısıydı! Kültür Bakanı’na mektup yazdım ve ülkeye ancak müzisyenler hak ettiği maaşı alınca döneceğim dedim.”

Daha sonra maaşların iki katına çıkarıldığını sözlerine ekleyen Alexander Rahbari, bunu da yeterli görmediğini Tahran’ın pahalı bir kent olduğunu ve müzisyenlerin ikinci bir işte çalıştıklarını vurguladı.
İran’da klasik müziğe olan ilgiyi sorduğumuz şef, bu konuyla ilgili görüşlerini ise şöyle özetledi:

'Orkestra turneye hazır’

“İranlılar da Türkler gibi, uzun bir klasik müzik geleneğine sahip. Çoğu Türk, Türkiye’de 100 küsur yıllık bir klasik müzik geleneği olduğunu bilmez. İran’ın geleneği de 100 yılı aşar. İnsanlar müziğe susamış, ne çalsanız dinlemeye geliyor. Pek çok Türk solist de İran’a gidince seyirci tepkisini olumlu bulduğunu söyledi.”

Alexander Rahbari’nin İstanbul’daki klasik müzik ortamıyla ilgili yorumları ise umut vericiydi:
“Türkiye’ye ilk kez 10 yıl önce İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın davetiyle geldim. Müzisyenlere çok ısındım ve orkestrayı geliştirmek için çalıştım.

Artık Türk orkestraları turneye hazır; Almanya’ya, ABD’ye gidebilirler. Almanya’da Türkiye adına 25 konser verseler, salonlar dolar ve Türkiye’nin imajına büyük katkısı olur. Özellikle 2010’a giden süreçte Türkiye’nin yapabileceği en iyi tanıtım bu olur diye düşünüyorum.”

'Şef bir enstrümandır’

Önceki gece ilk kez İslami temalardan beslenen bir parça yöneten Rahbari neler hissettiğini şöyle ifade etti:

“Şef bir enstrümandır, önüne sunulan parçayı yorumlar. Müslüman ülkesinde yetişmiş bir insan olarak bana, İstanbul’da İslam’la ilgili bir parça yönetmem önerilince ilgimi çekti. Besteci Balcı bana eserini verdi ve 'Maestro lütfen dilediğiniz gibi yorumlayın’ dedi. Aslında basit müziği iyi yorumlamak daha zordur. Örneğin Saygun’un eserlerini yönetmek zordur denir, oysa benim için değildi.”

“Basit bir parçada insanın tüm yeteneğini ortaya koyması gerekir” diyen Alexander Rahbari son yıllarda, İran’da pek çok bestecinin İslami temalı, örneğin İran Devrimi’ni anlatan klasik müzik parçaları bestelediğini de sözlerine ekledi. 

***

Alexander Rahbari kimdir?

1948 İran doğumlu şef, Avusturya’da eğitim gördü. 24 yaşında Tahran Konservatuarı’nın başına geçti ve Avrupa’ya gitmek durumunda kaldığı 1977’ye kadar kurumu yönetti. Hızla yükselen Rahbari,  31 yaşındayken, Berlin Filarmonik Orkestrası’nı yönetti ve Herbert von Karajan’ın asistanı oldu. İspanya’dan Japonya’ya birçok ülkede orkestralar yöneten şefin 150 kadar albüm kaydı var.  
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020