Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1748




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 80 müzisyen gazete okuyor
 
 
Mine Akverdi
 
 
Yayımlanan Sayı : 519

Sahibinin sesinden ödünç alınan şarkılar - 18.03.2008





Plajlarda, kulüplerde ve dillerde hep bu üçü var: Kenan Doğulu'nun 'Şakkıdı'sı, Serdar Ortaç'ın 'Dansöz'ü ve Demet Akalın'ın 'Afedersin'i. Bu şarkılar bu yaza damgasını vurdu. Oysa bu yaz başında çıkan bir başka albüm daha vardı ki, layıkıyla dinlenmesi için vurdumduymaz yaz günlerinin geçip, hüzünlü sonbaharın gelmesi gerekiyor. Çünkü 'Ekho - Efsane Hanımlar' albümünde 1920'li, 30'lu yılların siyah-beyaz günlerine ait, daha derin, daha içli, daha buğulu şarkılar söyleniyor.

10 yıl kaldığı Almanya'da müzik hayatına başlayan ve Taksim adlı grubuyla Yunus Emre ilahilerini de içeren 'İstanbul'u Dinliyorum' albümüne, ardından 'Sihir,' 'Anılarda İstanbul' ve 'İlahiler ve Nefesler' gibi albümlere imza atan Sema Moritz'in son albüm çalışması 'Ekho - Efsane Hanımlar.' Albümde yer alan şarkılarsa, adından da anlaşılacağı üzere, 1920-40 yıllarında sesini sahnelere ve taş plaklara taşımış Seyyan Hanım, Afife Hanım, Mürşide Hanım, Deniz Kızı Eftalya gibi Cumhuriyet'in ilk yıllarının efsanevi kadınlarının seslendirdiği şarkılar.

Sema'nın geçmişin bu efsane kadın şarkıcılarına olan takıntısı 1995 yılında Kalan Müzik'in eski taş plakları temizleyip CD'lere aktararak günümüze taşıdığı kayıtlardan biri olan 'Seyyan Hanım'dan Tangolar'ı dinlemesiyle başlamış. O andan itibaren tarihi araştırmalara girişmiş, taş plakların peşine düşmüş, koleksiyoncuların kapısını tek tek çalıp o eski kayıtları toplamayı başarmış. Seyyan Hanım'ın tangolarını, operetler, fokstrotlar, kantolar izlemiş ve Sema tüm o taş plak dönemi şarkılarından kendine bir repertuvar oluşturmuş. 'Efsane Hanımlar' adını verdiği konser serisiyle de bu şarkıları ve şarkıcılarının hikayesini günümüz sahnesine taşımış. 'Bu şarkılar beni içlerine çeken, beni unutma diyen şarkılardır... Bu hanımlar öyküleriyle etkili, sesleriyle büyülü hanımlardır' diyor Sema Moritz. Nasıl olmasın? Albümde 'Ben de gönül çektim eskiden/ Yandı hayatım bu sevgiden/ Anladım ki bir aşka bedel/ Gençliğimmiş elimden giden' diyen 'Mazi.' 'Hasret,' 'Fikrimin İnce Gülü,' 'Kadıköylü' gibi şarkılar Sema'nın sesinde yeniden hayat buluyor. Zamanında şarkı söyleyişi 'Sesinde billuri bir ahenk çağlar, dileyenleri zevkin yüksek ufuklarına çıkarır' sözleriyle tanımlanan Seyyan Hanım'ın; sandalla denize açılıp şarkı söylemeye başladığında sesi Boğaz'ın iki yakasından duyulan Deniz Kızı Eftalya'nın; teğmen eşine aşık olup, sahneleri bırakarak onun peşinden şark hizmetine giden Mürşide Hamın'ın soluğu 80 yıl sonraya taşınıyor.

Sema Moritz albüm kapağında 'Bize kalan birkaç taş plak, silik fotoğraflar, birkaç afiş, çok az yazılı belge, çok az anı, kulaklarımızda kalan cızırtılı ama şen şakrak, buğulu, duygulu içten gelen inanılmaz yorumlar...' dese de, albümüyle efsaneleri yaşatmayı başarıyor.

'Ekho - Efsane Hanımlar' / Hammer Müzik

İşte efsane kadınlar

Yaz gecelerinde babası Yorgaki Efendi'yle sandalla denize açılan ve şarkılar söyleyen Eftalya Hanım'ın (sağda) sesi Boğaz'ın iki yakasından da duyulurdu. Sesini duyup yüzünü göremeyenler ona 'Deniz Kızı' adını takmıştı. Böyle ünlenen Deniz Kızı Eftalya pek çok kayıt yapmış, Ortadoğu ve Avrupa'da konserler vermişti. Türkçe tangolarda bir sembol olan Seyyan Hanım ise (altta) ilk Türk tangosu olan 'Mazi'yi seslendirmiş, subay eşiyle doğuya gittiğinde bile kayıt için çok kereler İstanbul'a gelmişti.

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019