Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1788




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 32 müzisyen gazete okuyor
 
 
Ufuk Çakmak
 
 
Yayımlanan Sayı : 510

Malatya'da klasik müzik patlamaları - 05.03.2008





Klasik müzik ülkemizde Batı'yla iyice yakınlaşmanın başladığı 19. yüzyıldan beri giderek yaygınlaştı, Ankara, İstanbul, İzmir'den sonra giderek daha güney paralellerdeki illere, Mersin, Antalya, Adana'ya ulaştı, bu kentlerde klasik müzik yapan kurumlar oluştu. Ancak Ankara'dan geçen meridyenin doğusunda bir konservatuvar kurulabileceği hayal gücünü hâlâ aşıyordu. Klasik müzik sevenlerin 'Bu iş bizde olmaz' diyen ümitsizlikle, projeci bir karşıt uç arasında bir yelpazeye oturduklarını söyleyebiliriz. Farklı ve zengin düşünebilmenin, hayatla kurulan bağları çeşitlendirebilmenin en başta gelen koşulu olan kültürün ve sanatın ne olursa olsun desteklenmesi gerektiğini düşünen; aydınlanmacı ruha dudak büken elitistlere rağmen bunca yoklukta ideallerinden vazgeçmeyen bu projeci aktörler sayesinde toplumsal dönüşüm mümkün olabiliyor.

Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Fatih Hilmioğlu klasik müzik sanatına sembolikliğin ötesinde önem veren, gücünü onu yaygınlaştırmak için seferber eden, böylesi yenilikçi bir proje insanı. Üniversitenin geçen yılki açılışını klasik müzikle yaptıran rektör, konunun uzmanlarıyla bağlantılarını koparmamış, bu yıl üniversite bünyesinde öğrencilere hizmet verecek bir konservatuvarın açılmasına önayak olmuş. Şu anda piyano ve yaylı sazlar bölümleri var ve yakında bir kayıt stüdyosu kurulması plan dahilinde. Hilmioğlu'nun konuya verdiği önemi çarpıcı bir örnekle özetleyelim: Rektör var olan Petrof marka piyanoyu yetersiz bularak bir Steinway getirtmiş. Konserlerin en iyi kalitede yapılabilmesi için, dışarıdan gelecek sanatçıları da teşvik edecek, meselenin laf olsun diye ele alınmadığını gösteren güzel bir adım bu.

Konservatuvarın kurulması sırasında fikrin ortaya atılması, gerçekleştirilmesi ve programların oluşturulmasında rol alan piyanist Hande Dalkılıç da Hilmioğlu gibi klasik müziğin yaygınlaştırılmasına ve ayrıca Türk repertuvarını çalmaya, bestecilerimizi kitlelere tanıtmaya kendini adamış bir sanatçı. Dalkılıç'ın bu yıl Adıyaman'da yalnızca Türk bestecilerine ayırdığı konseri büyük ilgi gördü. Piyanist, pek çok icracımızın cesaret etmekte zorlanabileceği şeyleri kolaylıkla göze alarak, örneğin Varşova gibi bir yerde verdiği konserin ikinci bölümünün tamamını Türk bestecilere ayırabiliyor. Avrupa'daki menajerler ve konser organizatörlerine böyle bilinmeyen repertuvarlarla yaklaşmak kolay değilken yapıyor bunu üstelik. İnönü Üniversitesi'nin bu geceki açılışında da Bilkent Gençlik Senfoni Orkestrası eşliğinde Ulvi Cemal Erkin'in 'Piyano Konçertosu'nu çalıyor. Orkestranın seslendireceği ikinci eser, Ferit Tüzün'ün 'Esintiler'i. Konser yarın Adıyaman'daki Perre antik kentinde tekrar edilecek.
Hande Dalkılıç ruhunu ve yeteneğini Türk bestecilerinin hizmetine sunmuş bir piyanistimiz, bir misyon sanatçısı. Adnan Saygun'un '1. Piyano Konçertosu'nu Bilkent Senfoni ile çaldığı o canlı konser kaydını unutmak zor. Dalkılıç bu kayıtta, çok parlak bir performans sergiliyor, hatta Saygun'a biraz daha ışıltı katarak, esere büyük bir güç aşılıyordu. Dinlediğim tüm yorumlar içinde tartışmasız en iyisi.

Şapka çıkarılacak yorum

Yine BMP'den çıkan bir albümünde, bestecinin 'Sonatin'ini, 'Aksak Ritimler Üzerine 10 Etüt'ünü çaldı ve geç dönem eserlerinden 'Op. 76 Sonat'ın dünyada ilk çalınışını gerçekleştirdi. Yakında yeni baskısı çıkacak albümde Dalkılıç'ın bazı etütlerde ulaştığı nokta hayranlık verici; gürül gürül bir Türk tınısı elde ediyor. 'Sonatin' yorumuna ise ancak şapka çıkarılır.

Cemal Reşit Rey'in 'Çeşitlemeler' kaydı da piyanistin farklı anlayışları nasıl da kolay canlandırabildiğini gösteriyor. Bir Türk bestecilik ekolü oluştuysa, bir yorumculuk ekolünün de oluşması gerektiği kanısındayım. Doğru yorumlamanın ipuçlarını elde etmek için de bestecinin tüm eserleri üzerine toplu bir düşünüş çok önemli, ki Dalkılıç bunu yapıyor. Piyanistin Rey ve Sun kayıtlarının yanı sıra Erkin'e de yoğunlaşmış olduğunu biliyoruz. Sanatsal düşünme gücünü Türk ekolünün yorum çizgilerini ortaya çıkarmaya veren piyanist bu nedenlerle sanat dünyamızda ayrı bir yere sahip.

Dalkılıç/ Saygun/
1. Konçerto/ BMP
Dalkılıç/ Saygun/ Sonatin, Etüdler, Sonat/BMP
Dalkılıç/ Rey/ Merkez Bankası Özel Basım
Dalkılıç/ Sun/ Kalan

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021