Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1761




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 32 müzisyen gazete okuyor
 
 
Orhan Kahyaoğlu
 
 
Yayımlanan Sayı : 506

Çöplükte yeşeren çiçek: Rock'n Roll ... - 28.02.2008





Türkiye'de rock'n roll müziğini, onun kültürel ve tarihsel köklerini merak eden müziksever veya araştırmacıların en önemli sorunu kaynaktır. Zira, bu alanda Türkçeye kazandırılan kitap sayısı yok denecek kadar az. Bu müziğin -kültürün- simgesi, sayısız yıldız şarkıcı veya gruplara dair kitaplara, son yirmi yıldır rastlanılmakta. Şarkı sözlerini merkez yapan çok sayıda kitap bulunmakta. Ama geniş anlamda dünya popüler müzik tarihini baz alan kitap sayısı, gerçekçi olmak gerekirse iki elin parmağını geçmez. Çoğu kez, gruplar ve şarkıcılar üzerine hazırlanan derleme kitaplara rastlanır. Yıldız isimlerin, Türkçeye çevrilmiş biyografi kitaplarıyla bile birkaç istisna dışında karşılaşılmaz. Ortalıkta, rock'n roll'a dair, bu mânâda epeyce kitap varmış gibi gözükse de, dünyada bu alandaki yayımcılığı düşünürsek, durumun inanılmaz vahim olduğu bilinir.

Bu yakınmaları bir kez daha gündeme getirerek bir yazıya başlamamızın asıl nedenine gelelim şimdi. Türkçeye de çevrilen, rock'n roll'un otuz yıllık yükseliş döneminin kültürel tarihini anlatan, oylumlu bir kitapla karşılaştık. Rock'n roll'un ortaya çıkışının tarihsel ve toplumsal köklerini, yükselişinin nedenlerini ve alttan alta dünya pop müzik endüstrisinin işleyişini, mantığını ve rock'n roll'un bu yapı içinde nasıl oluşup geliştiğini öyküleyen bir kitapla baş başayız. James Miller'ın Çöpteki Çiçekler-Rock and Roll'un Yükselişi, 1947-1977 adlı kitabı bu. İşin ilk heyecan verici noktası, kitabın yazarının Miller olması. Bu isim, özellikle düşünce tarihi alanında son derece önemli kitaplara imzasını atmış bir akademisyen. Öte yandansa, rock'n roll tarihinin kültürel sembolü diyebileceğimiz Rolling Stone dergisinin 1967'yle birlikte yazarlarından olmuş, bu müziğin eleştirisine ve araştırılmasına katkılarda bulunmuş, Newsweek dahil birçok haftalık dergide 1987 yılına kadar albüm ve müzik eleştirileri yayımlamış inanılmaz önemli bir isim. Bu bağlamda, rock'n roll'un kültürel tarihi içinde, kendi başına bir özgün stili temsil eden isim olarak Greil Marcus'u ve ülkemizde yayımlanan iki kitabını düşünürsek, Miller için de bu kültürü eleştirel gözle izleyen, inceleyen diğer en önemli isimler arasında düşünmek mümkün. Miller'in ayrıcalığı, akademisyen kimliğinin daha bir önde oluşu ve rock'n roll kritiğinin günübirlik eleştirisinden yaklaşık yirmi yıldır uzak durması. Ancak, bu seçim, Miller'ın bu kültürü tamamen dışladığı anlamına gelmiyor. Bu alan içinde gözlemciliğini ve araştırmacılığını sürdürüyor. Nitekim de, ilk gençliğini ve rock'n roll'un oluşum ve yükselişini yoğun bir araştırmacı kimliğiyle elimizdeki kitaba dönüştürmüş. Bu kitap için, akademisyen tavrından ne denli uzak durmaya çalıştığını vurgulayıp, duygusal algısının daha ön planda olduğundan dem vursa da, kitabı okuduktan sonra, akademik kariyeri olmadan bu çalışmayı ortaya çıkarmanın inanılmaz zor olduğunun insan bir daha farkına varıyor.

Çöpteki Çiçekler adlı bu oylumlu kitap, altı ana başlık içinde kaleme alınan, sayısı elliye yaklaşan ara başlıklardan oluşuyor. Kitapta, tarihsel bir mantık bütünlüğü içinde kaleme alınan metinlerin en önemli özelliklerinden biri, yazarın bir olguya neden olan, rock'n roll tarihinde önemli bir rolün, bir kültürel açılımın belirmesini sağlayan günleri ara yazılarının alt başlığı olarak düşmesi. Tabii ki her makale, tek başına bu günlerin tarihini anlatmıyor. Daha çok, bu tarihleri baz alarak, rock'n roll'un yaşadığı dönüşümü açımlıyor, bir tür analiz ediyor. Bu tarihler çoğu kez tek başına pop tarihine yeni kapılar açan hareketliliğin simgesi şarkılar olabiliyor. Ya da, rock'n roll tarihinin 1950'li yıllardaki oluşumu veya şekillenmesinde bazı radyo programları, TV programı ve yapımcılarının ortaya çıkış veya eylemliliklerinin başlangıç noktası bir gün olarak düşülebiliyor. Atılan bazı tarihlerse rock'n roll tarihinde bir fenomen kimliği olan şarkıcı, grup veya menajerlerinin bu kültüre attıkları ilk adımın olgusu veya öyküsünü işaretliyor. Yazar, bu özel tarihleri birer sembol olarak alıyor ve ortaya çıkan olaylar art arda birbirine eklenip okunduğunda kitabın özgün kurgusu çıkıyor ortaya. Her bağımsız metin, bölümler düzeyinde olsun makaleler özelinde olsun önceki öykü ve kahramanlarla da organik bağı beraberinde getiriyor. Yani, bu kitabın içeriği kadar, yazılar arasındaki teknik ve duygusal bağ inanılmaz dikkate değer. Kitabın en önemli ayrıcalıklarından biri, bu anlamda, kurgusu.

“Siyah Müzik”

Kitabın 'Hayat Bayram Olsa' adlı ilk bölümünün başlangıç cümlesi olan metin 'Good Rockin' Tonight' adını taşıyor. Wynonie Harris'in bu şarkısı çoğu araştırmacı için rock'n roll'un ilk ilkel örneği kabul edilmekte. 1930'ların caz ortamından başlayarak 'Siyah Müzik'in ve özelde blues'un içinde yaşadığı değişim irdelenmekte. Aynı zamanda dönemin pop endüstrisinin ABD'deki işleyişi üzerine sayısız notlar, ipuçlarıyla karşılaşılıyor. Boogie-woogie müziğinin temeline yaslanan jump-blues bir anlamda rock'n roll'un köklerini işaretliyor. Billboard tarafından 'Irk Müziği' diye bir popüler türün çıkışı; Joe Turner ve Louis Jordan gibi dönemin siyah popülerleri gün ışığında. Ardından gelen 'Red, Hot And Blue' metniyse DJ Devey Philips'in bu 'Siyah Müzik'in yeni kanalını, radyo programlarıyla beyazlara nasıl taşımaya başladığının öyküsü. Delta müziğinin en kaba hâline yer vererek bir dinleyici kitlesine ulaşmaya başlar Philips. 'Fender Gitarlar' adlı makaleyse, elektro gitarın yaratılıp yaygınlaşmasında -ilk bulanı olmasa da- en önemli paya sahip bir isim olarak Leo Fender'in çıkmasını anlatan elektrikli enstrümanların kültürel/müzikal köklerini sorgulayan bir metin niteliğinde. Ardından gelen 'The Tenessee Waltz' adlı hit şarkıyı merkez yapan metin, bir anlamda İkinci Dünya Savaşı sonrası, rock'n roll öncesi ilk pop hiti olarak, müzik endüstrisinin yeniden biçimlenişini ve kısa öyküsünü de kapsıyor. Sonraki yıllar farklı yorumlarla bir sembol olan bu şarkı, pop sektörünün yaşadığı değişimin işaretlerini yansıtmakta. 'Teardrops From My Eyes' başlıklı metinse, Ruth Brown adlı şarkıcının bu şarkı yoluyla patlaması, pop'un büyümesi kadar; bu sektörün ilk önemli yaratıcısı kabul edilen, Atlantic Records'un sahibi Ahmet Ertegün'ün de öyküsünü kapsıyor. Ertegün'ün 1950'lerdeki serüvenini belki de Türkçede ilk kez bu kadar ayrıntılı tanıma imkânı buluyor okuyucu. Yalnız bu makalede de değil, kitaptaki bir çok metin içinde. 'Pop 40' adlı makaleyse, artık bu müzikte tüketim zihniyetinin kapılarının nasıl aralandığını gösteriyor. Devamlı tekrarlanan şarkılar yoluyla, bu müziğin Amerikan popüler kültürü içinde ağırlığını nasıl koyduğunun ipuçlarıyla dolu.

Elvis Presley ortaya çıkıyor

Rock and roll'un ilk telaffuzu ve yerleştirilmesi konusunda bir sembol isim olan Alan Freed'in programları yoluyla bu müziğin oluşum ve yayılmasındaki payı, Elvis Presley'in ortaya çıkış serüveni ve Billy Haley'le özdeşleşen ilk rock'n roll filmi 'Blackboard Jungle'ın öyküsü ve bu müziğin ilk yaygınlaşmasını konu alan daha birçok metin var bu ilk bölümde. Kitabın 'Rock'n Roll Müziği' adlı ikinci bölümüyse, bir tür R&B ve rock'n roll'un iç içe yaşadığı evrimin ve rock'n roll'un yaygınlaşmasını anlatmakta. Bu bölümde, Fats Domino, Chuck Berry, Little Richard, Frankie Lymon ve Carl Perkins'in serüvenleri yazılmış. Ama, bu yazılar içinde country ile R&B'un bile nasıl iç içe girdiği, rock'n roll'un nasıl geliştiğine dair sayısız tespit ve olgularla da karşılaşılıyor. Kitabın üçüncü bölümü 'Tepeden Tırnağa Titreme'de, Elvis Presley'in büyük patlaması, bir günde star olan Ricky Nelson'ın öyküsü, TV programlarıyla da yeni Amerikan gençliği ve beyazların yaşadığı refah dolu dünyaya gençlerin çok bilinçli olmasa da isyankâr tepkisini konu eden yazılar var. Presley'in 'Jailhouse Rock' filmi ve 'Siyah Müzik'in yeniden 1958'deki yükselişini imleyen 'Lonely Teardrops' şarkısını başlık alan metin, ABD'nin popüler müziği ve rock'n roll'un, yaşanan skandallar dünyasını ve siyasi iktidarların rock'n roll'u algılayıştaki şaşkın ve tutucu yanlarını yansıtan metinlerle bezeli.

Kitabın 'Tümden Mutluluk' adlı dördüncü bölümündeki makaleler bütünüyse, rock'n roll'un İngiltere ayağını daha bir öne çıkarmış. Beatles'ın ve Rolling Stones'un ortaya çıkışı, kültürel tarihleri, yaşadıkları değişim ve toplumsal, muhalif rolleri şarkılar ve albümler baz alınarak, gizli tarihleri öne çıkarılarak belirtiliyor. Bu iki grubun menajerlerinin rolü de birer metin başlığı olmuş. Bölüm, Bob Dylan folk'u bırakıp rock'n roll'a başladığı dönemi içeren bir yazıyı da bulunduruyor. Ama, en önemlisi, Beatles üyelerine uyuşturucuyu ilk tanıtan Dylan'ın onlar üzerindeki ilginç etkisi kitabın unutulmaz kesitlerinden.

'Delip Geçmek' adlı kitabın beşinci bölümüyse, bir underground kültürü olarak rock'ın, asidin ve uyuşturucunun öyküsünü anlatan metinlerle bezeli. Grateful Dead'in, Velvet Underground'un, Marvin Gaye'in ve The Doors'un uyuşturucuyla, LSD'yle olan ilişkileri yeni kültürel arayışın yolculuğu içinde belirmekte, dönemin rock'n roll gençliğinin yaşadığı köklü değişim bu metinlerin ana ekseni olmakta. Yine Beatles ve Rolling Stones'un da bu kültüre nasıl eklemlendiği tüm incelikleriyle anlatılmakta. Ama aynı oranda da 'Monterey Pop', 1967 festivalinde bir hippy isyanı ve bir karşı kültür gösterisi yansıtılırken, öte yandan pop endüstrisinin, bu yer altı kültürünü nasıl ticarileştireceğine dair ataklarını da okuma imkânı buluyoruz. Kitabın son bölümü 'Cennete Merdiven'se, bir epik rock karakteri olan ve yabancılaşma imgesiyle özdeşleşen David Bowie'nin 'Ziggy Stardust' kurgusunu kapsıyor. Ve rock'n roll'un adım adım nasıl pop endüstrisine eklemlenmeye başladığını. Rock'n roll'un yerelleşmesi ve küreselleşmesi noktasındaysa reggae'nin öyküsünü, felsefesini anlatan bir metin de var. Bruce Springsteen ve Sex Pistols'ı merkez yapan metinlerdeyse, bir yandan rock'un temiz çocuklarının nasıl oluştuğunu, öte yandansa punk'ın bir tür yeraltı kültürü olarak 1970'lerin ortasında nasıl belirmeye çalıştığının öyküsüne rastlanıyor. Kitabın son cümlesi ise Presley'in ölümü ve odaklaşan 'My Way' şarkısı.

Çok kaba bir portresini çizdiğimiz bu kitabın, sırf rock'n roll'a değil, kültür tarihine özel merakı olanlar için önemli niteliğe sahip Türkiye'deki nadir kitaplardan biri olduğunu söyleyebilirim. Öte yandansa kitabın adı olan 'Çöpteki Çiçekler' yazarın bakış açısının da temel simgesi. Çünkü yazar baştan sona bu tarihin -siyahların- dışlanmış alt kültürlerinden çöplüklerinden yeşerdiğinin her zaman altını çiziyor. Ve bu kültürün sonrasının da. Bu kitabın bir başka çarpıcı yanıysa, yaslandığı kaynaklar, biyografiler. Dolayısıyla da metinlerdeki zengin alıntılar kitabı daha renkli, okunur kılmış.

  ÇÖPTEKİ ÇİÇEKLER  James Miller, Agora Kitaplığı, 2005, 410 sayfa, 18 YTL


 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020