Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1789




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 25 müzisyen gazete okuyor
 
 
Murat Beşer
 
 
Yayımlanan Sayı : 487

Geçmiş için fırsat; Nat King Cole - 30.01.2008





Arada bir anne babalarımızın gençliğinde neler dinlediğini, nelerle kendilerinden geçtiğini ya da sevdiklerine kendilerini hangi şarkılarla ifade ettiklerini mutlaka düşünmüşsünüzdür. Hatta bunu anlamak için onların plak koleksiyonlarını karıştırdığınız bile olmuştur. İşte orada en fazla karşınıza çıkma olasılığı bulunan plaklardan birinin sahibi de efsane caz şarkıcısı Nat King Cole’dur.

Nat King Cole, 1942 yılında Capitol Records ile kontrat imzalayan ilk sanatçılardan biri. Kaydettiği 150’den fazla single ile kırılan rekor, Capitol Records’un tarihinde diğer hiçbir sanatçısı tarafından kırılamadı. Hatta sadece bu nedenle bir aralar şirketin ismi “The House That Cole Built” olarak anıldı. Cole, 1965 yılında akciğer kanseri nedeniyle öldüğünde Capitol Records, o zamana kadar dokuz milyondan fazla Nat King Cole albümü sattığını duyurdu. Cole’un katalogu her yıl bir milyonun üzerinde albüm satışı ile büyümeye devam etmekte.

Ölümünden 40 yıl sonra, geçenlerde “The World of Nat King Cole” adıyla piyasaya sürülen toplama, adı neredeyse caz tarihi ile özdeşleşmiş bulunan ve gelmiş geçmiş en ünlü caz piyanisti sıfatına sahip olan sanatçının eğlence sektöründeki uluslararası kariyerine ışık tutan bir belgesel niteliğinde. Bu kapsamlı retrospektif onun en başarılı çalışmalarından 28 tanesini kapsıyor. Bunların arasında ‘Ramblin Rose’, ‘Smile’, ‘Send For Me’ ya da ‘Unforgettable’da var. Tamamı yeniden temizlenerek kaydedilmiş; üstelik de sıralaması ve repertuarı açısından diğer “Best Of”lara hiç benzemiyor. Kendi üçlüsü dışında Cole’a eşlik eden orkestralar arasında Stan Kenton ve George Shearing’e ait olanlar dikkat çekiyor. Cole bir ‘Unforgettable’ yorumunda kızı ile düet yapıyor.

Cole hayranları şimdi 28 Şubatta piyasaya çıkacak aynı adlı DVD’yi sabırsızlıkla bekliyorlar. Bunda Stevie Wonder, Quincy Jones, Harry Belafonte, Natalie Cole, BB King gibi isimlerle yapılmış söyleşiler var. DVD’nin amacı özel bir yeteneğin Capitol Records’daki büyümenin tarihini anlatmak. “O müzisyeninden sanatçısına, ünlü sporcusundan artistine tüm katmanlardan insanları etkiledi” diyor EMI Music Marketing Müdürü Philip Quartararo. Gerçek adı Nathaniel Adams Coles olan Cole, aradan geçen zamana karşın halen büyülemeye ve insanları kendine hayran bırakmaya devam ediyor. Başarısı yaşamını müziğe adamasından ve Capitol’un büyük bir şirket olmasından da kaynaklanıyor tabii.

Yaşam boyu süren bu ün, aynı zamanda politik bir başarı hikayesini de içeriyor. Çünkü O 1950’li yıllarda eğlence dünyasında tüm ırkçı sınırları aşabilen, ayrıca kendi televizyon programı olan ilk ve tek Afro-Amerikan. Sadece beyaz insanların müşteri olarak içeri alındığı yerlerde çalmayı reddetmesi, ırkçılıkla mücadelede örnek davranıştır. Babası önce kasap olarak daha sonra da kilisede çalışmış biri; annesi ise kilise orgu çalarmış. Cole daha çocukken annesinden piyano çalmayı öğreniyor ve daha sonra da kilise korosunda şarkı söylüyor. Aldığı tüm müzik eğitimi de bu kadar. İlk angajmanlarını Chicago’da yapıyor. Louis Armstrong ve Fletcher Henderson gibi alanın profesyonellerini kopya ediyor ve 1937 de ilk defa kendi üçlüsünü kuruyor. Bu üçlü ile 11 yıl boyunca ABD’de turnelere çıkıyor. Pek az kişiye nasip olabilecek “King”, caz piyanistine müzikal başarısından dolayı takılmış lakap. Sahip olduğu cazibe ve yumuşak ses sayesinde, pop ve rock’n roll dönemlerinde şarkıcılıkla ikinci bir kariyere sahibi oluyor. Cole, ‘Mona Lisa’ ya da ‘Stardust’ gibi parçalarla dinleyicinin kalbine girmekte hiç zorlanmıyor ve bu yumuşak dalga denen dönemden sonu gelmek bilmeyen yükselişi için faydalanmayı biliyor. Kızı Natalie ile yaptığı düet sayesinde tıpkı şarkının adı gibi kızı da unutulmaz oluyor. “Unforgettable”, 1952’de daha az önemli bir hit iken sonradan oturtulan kadın sesi ile, 1992’de “Best Record Of The Year” Grammy ödülüne götürüyor onu. Parçanın solosu ile düeti arasındaki farkı kendiniz değerlendirebilirsiniz çünkü yeni çıkan albümde her ikisi de yer alıyor. Cole sadece müzik tarihine değil aynı zamanda Amerikan vatandaşlık hakları hareketine etkisiyle ülkenin politik tarihe adını yazdırmasıyla tanınır.

Bu toplamanın yayınlanmasıyla birlikte Amerika’da, büyük bir bağış kampanyası yürürlüğe girdi. Kızı Natalie Cole tarafından takip edilen ve Cole adına yapılan bağışlar, kar amacı gütmeyen bir kurum tarafından Amerikan devlet okullarında müzik bölümlerinin geliştirilmesi ve yeni kuşağın eğitilmesi için harcandı. Aynı zamanda ilgili kuruluşlar olan Estate, EMI ve VH1 “Save The Music”e bağışta bulundular. Amerikan devlet okullarındaki müzik eğitimin iyileştirilmesini kendisine görev edinen bu organizasyon, 1997’deki kuruluşundan bu yana 80 Amerikan şehrindeki 1200 okula yaklaşık 30 milyon dolarlık müzik enstrümanı satın alıp dağıttı.

Eh! Şimdi sıra bizde; ayrıca plaklarını dinlemenize izin vermeyen anne ve babalarını anlamak için de iyi bir fırsat.


Kaynak: Cumhuriyet Dergi
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021