Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1789




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 23 müzisyen gazete okuyor
 
 
M. Tekin Koçkar
 
 
Yayımlanan Sayı : 461

Türkiye ve Rusya Federasyonu'nda Sanatçı Yetiştiren Okulların Yönetsel Yapılarının Karşılaştırılması - 24.12.2007





ANADOLU ÜNİVERSİTESİ DEVLET KONSERVATUVARI (TÜRKİYE) ve MOSKOVA ÇAYKOVSKİY DEVLET KONSERVATUVARI (RUSYA FEDERASYONU) ÖRNEĞİ

1. GİRİŞ

Sanatçı yetiştirme konusu bütün dünya ülkelerinde her zaman canlılığını ve güncelliğini sürdüren bir konudur. Çünkü sanatçının niteliği, başarısı ülkelerin gelişmişlik düzeyleriyle, yetiştirilen insan gücüyle ve eğitim sistemlerinin niteliği ile doğrudan ilişkilidir.

Bu araştırma, günümüzde göze ve kulağa hitap eden sanat ürünleri arasında yer alan ve büyük kitlelere sanat yapıtlarının ulaştırılmasında önemli yer tutan Müzik, Bale ve Tiyatro eğitimi veren konservatuvarların incelenmesi suretiyle Rusya ve Türkiye’deki sanatçı yetiştiren eğitim kurumlarının yönetim biçimlerinin karşılaştırılması temeline dayanmaktadır. Bu amaçla Türkiye ve Rusya’da seçilen iki konservatuvarın (Türkiye’de Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Rusya’da Moskova Çaykovskiy Devlet Konservatuvarı) yönetilme biçimleri, yasal dayanakları, öğrencilerin seçimi, staj ve uygulamaları, gösteri ve konser yoğunlukları ile öğretim elemanları özellikleri ve stütleri düzeyinde karşılaştırmayı öngören bu araştırmanın, ülkemizde sanatçı yetiştiren kuruluşlara, üniversitelere, Yüksek Öğretim Kurulu’na ve Milli Eğitim Bakanlığı’na yararlı olacağına inanılmaktadır. Ayrıca bir karşılaştırmalı eğitim araştırması olan bu çalışmanın, uluslararası düzeyde de sanatı yetiştirme yöntemleri konusunda katkıda bulunabileceği düşünülmektedir.

Bu bağlamda, sanatçı yetiştirme konusunda en gelişmiş ülkelerden biri olan Rusya’nın, en önemli kurumlarından biri olan Moskova Çaykovskiy Devlet Konservatuvarının yönetsel yapısının incelenmesi gerekli görülmüştür. 19. yüzyıldan bu yana birçok ünlü sanatçıyı yetiştiren ve klasik müzik dünyasında adeta bir “tapınak” olarak görülen bu konservatuvarın uzun yıllara dayanan yönetim deneyimlerinin incelenmesi Türkiye’deki aynı alanda eğitim veren bir çok kuruluşa örnek olabilecektir.

1.1. Sanat Eğitimi

İnsan var oluşundan bu yana sanatla iç içe yaşamıştır. Binlerce yıldır insan yaşamında kitap okumak, müzik dinlemek, dans etmek, tiyatroya gitmek gibi etkinlikler hep özel bir yer almıştır.

Duyan, düşünen ve duyguları olan insan, varoluşundan bu yana kendini dışa vurmaya çalışmıştır. Başkaları tarafından beğenilmeyi, anlaşılmayı istemiştir. Bu da yaratıcılık gücüne bağlı olarak çeşitli sanat ürünlerinin oluşmasıyla, insan topluluğunun yaşama bağlı ve canlı kalmasında en önemli rolü oynamıştır.

1.2. Türkiye ve Rusya’da Konservatuvar Eğitimi

1.2.1. Türkiye’de Konservatuvar Eğitimi

Türkiye’de batı müziği öğretiminin ilk uygulaması, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerine rastlamaktadır. 1831 yılında Mekteb-i Harbiye’ye bağlı Musıka-i Humayun adlı saray bandısu ile başlayan batı müziğinin Türkiye’deki gelişimi Cumhuriyet’in ilanından sonra “Cumhurbaşkanlığı Armoni Mızıkası” ve “Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası” ile son duruma gelmiştir (Cemalcılar, 1988, s.93)

Batı müziği eğitiminde ise ilk adım 1914 yılında kurulan “Dar-ül Bedayi” ile başlamış ve birçok Üniversitemizde kurulan Konservatuvar, Güzel Sanatlar Fakülteleri ve Eğitim Fakülteleri Müzik Bölümler ile sürdürülmektedir.

Cumhuriyet döneminde “çağdaşlaşma” yolunda atılan adımlarda her alanda olduğu gibi, müzik alanında da “Çağdaş Türk Müziği”ni yaratacak olan kadroların yetiştirilmesi için yurtdışına eleman gönderme yoluna başvuruldu. A. Adnan Saygun bu çalışmaları heyecanla anlatmaktadır:

“ Türk Milletini o aydın ufuklara eriştirecek yolları arayan Mustafa Kemal, o evsiz, otelsiz, lokantasız Ankara’da kararını veriyor ve telkinini yapıyor. Bu telkin, müsbet ilimlerin yanı sıra ve onlarla aynı önemde olarak musiki ve plastik sanatlar için Avrupa’ya Türk gençlerinin gönderilmesi yolundadır. İstanbul’da Sanayi-i Nefise Mektebini ve Ankara’da Musiki Muallim Mektebi’ni yepyeni bir anlayışla ele alan ve zamanla bunlardan bir Devlet Güzel Sanatlar Akademisi ve bir Devlet konservatuvarı çıkaran, yeni kuşaklar yetiştiren, operaların, orkestraların kurulup gelişmelerine birinci derecede yardımcı olan işte bu, 1925 ile onu takip eden birkaç yıl içinde Atatürk’ün irşadıyla yetiştirilmiş olan bu Türk gençleri, Cumhuriyet Türkiyesi’nin… bu ilk kuşağıdır” (Akt: Hasgül, 1996, s.34)

Türkiye’de Cumhuriyetin kurulması ile birlikte batı müziğine büyük önem verilmeye başlandığı görülmektedir. Bu amaçla özellikle son on yılda bu alanda, üniversitelerimize bağlı olarak birçok bölüm, yüksekokul ve konservatuvar açılmıştır.

1.2.2. Rusya’da Konservatuvar Eğitimi

Rusya’da okul müzik eğitimi 12. yüzyılda Novgorod şehrinde kiliselerin etrafında kurulmuş olan kilise korosu okullarında başlamıştır. Çarlık Rusya’sının oluşmasıyla birlikte bu okulların merkezi Moskova’da oluşturulur. “Merkezi Kiliseler Birliği” bu okullara yeni kurallar koyarak okul öğrencilerinin de bu müzik okullarında zorunlu eğitim almasını sağlar (Keldış, 1976, s.763).

18. yüzyılda Çar I. Pyotr (Deli Petro), müzik eğitimini kiliselerin elinden alır. Bu olay Rusya’da müzik okullarında devrim niteliğinde sayılmaktadır. Yine bu dönemde Askeri müzik okulları ve askeri orkestralar kurulur. 1730 yılında Avrupa’dan dönemin en ünlü öğretmenleri getirilerek soyluların okullarında (Kadetskiy Korpus) müzik ve dans eğitimi zorunlu hale getirilir. Okullarda verilen bu müzik eğitimi bir süre sonra yeterli görülmeyerek 1862 yılında ilk kez yalnızca müzik eğitimi veren ve müzik alanında sanatçı yetiştiren ilk konservatuvar St. Petersburg’da açılır. Bu yıllarda yine bu konservatuvara yüksek müzik öğrencisi yetiştirmek için birçok konservatuvar öncesi müzik okulu açılır. Bu okullarda her isteyene ücretsiz olarak müzik eğitimi verilmeye başlanır (Keldış, 1976, ss.778-780).

1866 yılında St. Petersburg Konservatuvarı’ndan Moskova’ya gelen Rubinstein, Moskova Konservatuvarı’nı kurar. Bu tarihlerden itibaren bu iki konservatuvar hem Rusya müziğine hem de dünya müziğine büyük katkılar sağlamıştır (Pribegina, 1991, s.23).

19. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak müzik alanında açılan okullara Müzik Öğretmen Okulları’ da eklenir. 1863’te Kiev’de, 1864’te Kazan’da, 1865’te Saratov’da açılan müzik okulları daha sonra 1912 – 1913 yıllarında konservatuvara dönüştürülür (Kulova, 1992, s.62).

1887’de Rubinstein’in bir önerisiyle bütün ilk ve orta dereceli okullara ileri derece müzik eğitimi dersleri konulması projesi başlatılır. Ekonomik olarak büyük zorluklar getirdiği için çok fazla yaygınlaştırılamaz (Keldış, 1976, s.781).

19. yüzyıl sonları 20. yüzyılın başlarında bir grup idealist müzisyen tarafından daha fazla müzik eğitim verilmek amacıyla birçok ücretsiz müzik okulları açılır (Keldış, 1976, s.782)

Ekim Devrimi’ne gelindiğinde de müzik eğitimine verilen önem sürdürülür. Bu dönemde müzik alanında yeni yasalar çıkarılır. Bu yasalarla:

- Bütün okullarda müzik eğitimi zorunlu hale getirilir,

- Profesyonel müzik eğitimcileri, icracılar, besteciler yetiştirmek üzere yeni

- Konservatuvarlar ve Enstitüler açılır,

- Uygulamalar yapmak için konservatuvar ve enstitülerin yanına opera stüdyoları ve tiyatro salonları açılır (Bu salonlardan ilki yine St. Petersburg (Leningrad) Konservatuvarı’nda açılmıştır) (Keldış, 1976, s.783).

1925 yılında yayınlanan bir bildiriyle Moskova ve Leningrad Konservatuvarları dünyanın en üst seviyesinde konservatuvarlar olarak tanımlanır (Keldış, 1976, s.783).

1990’lı yılların ortalarında Rusya’da müzik eğitim sistemi şöyleydi: İlk basamak; altı-yedi yaşında başlayarak yedi yıl süren eğitim (Muzikalnaya Şkola) ve Müzik Öğretmen Okullarına’gitmek için artı bir yıl eğitim. Orta basamak; dört yıl süren Müzik Öğretmen Okulu (Muzikalnaya Uçilişça). Yüksek basamak; beş yıl süren Konservatuvar, Müzik Eğitim Enstitüsü ya da Sanat Enstitüsü öğrenimi (Keldış, 1976, s. 784).

Günümüzda Rusya’da müzik alanında yüzlerce Konservatuvar Öncesi Müzik Okulu ve sayıları 100’e varan Konservatuvar ve Müzik Yüksekokulu bulunmaktadır.

Sanatçı yetiştirme konusu, bu konuda en ileri ülkelerde bile hep gündemde kalmayı sürdürmüştür. Çünkü her ülke kalkınma düzeylerine koşut olarak kendi ulusal kimliğini sanatına yansıtmaktadır. Bu araştırma ile günümüzde dünyada müzik eğitimi konusunda en eski ve en önemli kuruluşlardan biri olarak kabul edilen Moskova Çaykovskiy Devlet Konservatuvarı ile ülkemizde henüz yeni kurulmuş ancak oldukça iyi bir yer edinmiş olan Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarının karşılaştırmalı olarak incelenmesiyle, özellikle ülkemizde sanatçı yetiştirme konusunda atılmak istenen adımlara yol gösterici nitelikte, en uygun çözümlere ulaşılmak istenmektedir.

1.3. Araştırmanın Amacı

Konusu Türkiye ve Rusya Federasyonu'nda Sanatçı Yetiştiren Konservatuvarların Yönetsel yapılarının karşılaştırılması olan bu araştırmada, ele alınan probleme ilişkin çözümleri üretmek amacıyla şu sorulara yanıt aranmaktadır:

- Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ile Moskova Çaykovskiy Devlet Konservatuvarının yönetsel özellikleri açısından benzeyen ve ayrılan yönler nelerdir?

- Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ile Moskova Çaykovskiy Devlet Konservatuvarının öğretim elemanları özellikleri açısından benzeyen ve ayrılan yönler nelerdir?

- Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ile Moskova Çaykovskiy Devlet Konservatuvarının öğrenci özellikleri açısından benzeyen ve ayrılan yönler nelerdir?

- Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ile Moskova Çaykovskiy Devlet Konservatuvarının eğitim ortamlarının özellikleri açısından benzeyen ve ayrılan yönler nelerdir?

1.4. Araştırmanın Önemi

Toplumsal, ekonomik ve sosyal gelişmeler için bir ön koşul olarak kabul edilen eğitim, işlevlerini, yetiştirdiği insan gücüyle ortaya koyar. Eğitim Bilimleri içerisinde önemli bir yer tutan “Sanat Eğitimi”, sanatın tüm alanlarında okul içi ve okul dışı yaratıcılık eğitimini, ilgili bölüm ve sınıflarda bu alana ilişkin verilen dersleri kapsamaktadır. Yetişmiş insan gücünün yaşama ilişkin geleceğe dönük yüzünü de sanatçılar belirler.

Bu araştırma, günümüzde göze ve kulağa hitap eden sanat türleri arasında yer alan ve büyük kitlelere sanat yapıtlarının ulaştırılmasında önemli yer tutan Müzik ve Tiyatro eğitimi veren konservatuvarların incelenmesi suretiyle Rusya ve Türkiye'deki sanatçı yetiştiren eğitim kurumlarının yönetim biçimlerinin karşılaştırılması temeline dayanmaktadır. Bu amaçla Türkiye ve Rusya'da seçilen iki konservatuvarın (Türkiye'de Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Rusya'da Moskova Çaykovskiy Devlet Konservatuvarı) yönetilme biçimleri, yasal dayanakları, öğrencilerin seçimi, staj ve uygulamaları, gösteri ve konser yoğunlukları ile öğretim elemanları özellikleri ve statüleri düzeyinde karşılaştırmayı öngören bu araştırmanın, ülkemizde sanatçı yetiştiren kuruluşlara, üniversitelere, Yüksek Öğretim Kurulu'na ve Milli Eğitim Bakanlığına yararlı olacağına inanılmaktadır. Ayrıca bir karşılaştırmalı eğitim araştırması olan bu çalışmanın, uluslararası düzeyde de sanatçı yetiştirme yöntemleri konusunda katkıda bulunabileceği düşünülmektedir.

Karşılaştırmalı araştırmalar, hem yeni bilgiler edinilmesini sağladıkları, hem de bir ülkenin incelenen konuda başka ülkelere göre durumunu yansıttıkları için son derece önemlidirler. Ancak Türkiye Karşılaştırmalı Eğitim alanında yapılmış çalışmalar son derece sınırlıdır. Bu konuda araştırmacı tarafından yapılan taramalarda bulunabilen çok az sayıda çalışma bulunmaktadır: (Cho,1997; Cramer ve Browne, 1977, Türkoğlu, 1983; Sağlam, 1999; Erdoğan, 1997; Demirel, 1998; Saracoğlu, 1990; Kabapınar, 1998; Oktay, 1998; Uysal, 1998; Yılmaz, 1994; Ulaşov, 1995; Sarı, 1998; Demircioğlu, 1998; Kabapınar, 1998).

Araştırmanın karşılaştırmalı olarak yapılması Karşılaştırmalı Eğitim alanındaki bir boşluğu doldurması nedeniyle uygun görülmüştür.

Bu bağlamda, sanatçı yetiştirme konusunda en gelişmiş ülkelerden biri olan Rusya'nın, en önemli kurumlarından biri olan Moskova Çaykovskiy Devlet Konservatuvarının yönetsel yapısının incelenmesi gerekli görülmüştür. 19.yüzyıldan bu yana birçok ünlü sanatçıyı yetiştiren ve klasik müzik dünyasında adeta bir "tapınak" olarak görülen bu konservatuvarın uzun yıllara dayanan yönetim deneyimlerinin incelenmesi Türkiye'deki aynı alanda eğitim veren bir çok kuruluşa örnek olabilecektir

1.5. Sınırlılıklar

- Bu araştırma Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ile Moskova Çaykovskiy Devlet Konservatuvarı’nda yapılan gözlem ve görüşmelerle sınırlıdır.

- Tüm gözlem ve görüşmeler araştırmacı tarafından yapılmıştır.

- Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda yapılan gözlem ve görüşmeler Mart - Haziran 2000 ayları ile; Moskova Çaykovskiy Devlet Konservatuvarı’nda yapılan gözlem ve görüşmeler Haziran 2000-Mayıs 2001 ayları ile sınırlıdır.

- Moskova Çaykovskiy Devlet Konservatuvarı etkinlikleri ile ilgili bilgiler, görüşme yapılan yöneticilerin sözlü olarak verdikleri bilgiler ile sınırlıdır.

- Araştırmadaki kaynaklar, Türkiye ve Rusya’da ulaşılabilen kaynaklarla sınırlıdır.

2. VERİLERİN ÇÖZÜMLENMESİ VE YORUMU

- 1999-2000 eğitim ve öğretim yılında başlanan bu araştırmada Türkiye ve Rusya'da konuya ilişkin alanyazını sürekli olarak izlenmiştir. Taraması yapılan kaynaklara ilişkin kaynakça bilgileri, çekilen fotokopiler ve posta yoluyla elde edilen bilgiler kartekslere işlenmiştir.

- Araştırmaya konu olan her iki kuruluşun yönetsel özellikleri, öğretim elemanları ve öğrenci özellikleri ile eğitim ortamları özelliklerine ilişkin elde edilen bilgiler araştırmacı tarafından tablolaştırılmıştır

- Araştırma konusu okulların tarihsel geçmişleri göz önüne alınarak konser, resital gibi etkinliklerin sayısal verileri, son iki yıldaki etkinliklere dayandırılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen bilgiler, sanatçı yetiştiren kurumların geliştirilmesi amacıyla yorumlanmıştır.

- Karşılaştırmalı araştırma niteliği taşıyan bu araştırmada, Türkiye ve Rusya Federasyonu’nda sanatçı yetiştiren konservatuvarların, Türkiye’de Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Rusya Federasyonunda Moskova Çaykovskiy Devlet Konservatuvarı örnekleri ele alınarak yönetsel yapıları karşılaştırmalı olarak incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmada “Türkiye ve Rusya Federasyonu’nda sanatçı yetiştiren kurumların yönetsel boyuttaki benzerlik ve farklılıkları nelerdir?” sorusuna yanıt aranmıştır.

- Araştırmanın yapıldığı 1999 – 2000 tarihleri arasında sanatçı yetiştirme sistemlerinde ve konservatuvarların yönetim sistemlerinde bir değişme olmadığı varsayımından hareketle, söz konusu konservatuvar yöneticileri ile yapılan görüşmelerden elde edilen bilgiler doğru olarak sayılmıştır.

- Araştırmacı tarafından yapılan gözlem ve görüşmeler yalnızca AÜDK ve MÇDK konservatuvarlarında yapılan gözlem ve görüşmelerle sınırlandırılmıştır. Araştırmaya temel oluşturacak verilerin toplanması amacıyla oluşturulan 18 maddelik görüşme formunda sözü edilen kurumların adları, bağlı bulundukları üst kurumların adı, yöneticileri ve yönetici yardımcılarının yetki ve sorumlulukları, hangi sanat alanında eğitim verdikleri, bölüm, anasanat ve sanat dallarının neler olduğu, öğretim elemanlarının ve öğrencilerin nitelikleri, eğitim ortamlarının özellikleri konularında yöneltilen sorular yer almıştır.

- Konu ile ilgili çeşitli yazılı kaynaklardan yapılan çeviriler yoluyla elde edilen bilgiler doğrultusunda, belirlenen amaç ve alt amaçlara ilişkin bulgular karşılaştırılmış ve yorumlanmıştır.

- Yönetsel boyutta; AÜDK yöneticisi olan Konservatuvar Müdürü’nün bir orta düzey yönetici olması, görev süresinin üç yıl olması gibi nedenlerle MÇDK’na göre bazı yönetim sorunları yaşadığı gözlenmiştir. Öğretim elemanlarının özellikleri boyutunda; AÜDK öğretim elemanlarının sayılarının MÇDK öğretim elemanlarına göre daha az olduğu belirlenmiştir. Öğrenci özellikleri boyutunda; MÇDK öğrencilerinin sanat eğitimine altı-yedi yaş gibi daha erken yaşta başladığı, daha rekabetçi ve yoğun bir eğitim programına tabi tutuldukları gözlenmiştir. Bu nedenle MÇDK öğrencilerinin AÜDK öğrencilerine oranla daha kaliteli bir eğitim aldıkları söylenebilmektedir.

Eğitim ortamları açısından bakıldığında; AÜDK’da konservatuvarda müzik eğitim amaçlı tasarlanmayan ortamların bulunmasına karşılık, MÇDK’ da ortamların konservatuvarda müzik eğitimi amaçlı tasarlandıkları, yapıların birbirleri ile olan ilişkilerinin buna göre düzenlendiği gözlenmiştir.

3. SONUÇ

Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara dayalı olarak aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır;

a. Türkiye ve Rusya Federasyonu’nda sanatçı yetiştirme sistemleri arasında belirgin farklılıklar bulunmaktadır;

- Türkiye’de özellikle müzik eğitimi alanında ilköğretim, ortaöğretim, lisans ve lisansüstü düzeyde öğrenci seçimi ve branşlaştırılması konularında akademik anlamda bir sistem karmaşası vardır.

- Rusya’da ise disiplinli ve 200 yıla yakın eğitim deneyimi kazanmış konservatuvarlar bulunmaktadır.

- Türkiye’de konservatuvar eğitimini tamamlamış olan ve sanat yaşamına hazırlanan mezunların istihdam edileceği orkestra, tiyatro, opera ve bale gibi kuruluşların sayıca az olması nedeniyle iş bulma sorunu yaşanmaktadır.

- Rusya’da ise yetiştirilen sanatçı adaylarının iş bulabilecekleri kuruluş sayıları fazladır ve iş bulma sorunu yaşanmamaktadır.

b. Türkiye’deki konservatuvarların yönetim sistemleri ile Rusya Federasyonu’ndaki konservatuvarların yönetim sistemleri arasında belirgin farklılıklar bulunmaktadır;

- Türkiye’deki konservatuvarlar bir üniversiteye bağlı olarak yönetilmektedirler. Yönetici olarak Konservatuvar Müdürü bir orta düzey yönetici durumundadır.

- Rusya Federasyonu’ndaki konservatuvarlar birer özerk üniversite biçiminde örgütlenmişlerdir ve yöneticileri olan Rektör, bir üst düzey yöneticidir.

c. Türkiye’deki konservatuvarların öğretim elemanları ile Rusya Federasyonu’daki konservatuvarların öğretim elemanları arasında eğitim, uygulama ve alanyazınını izleme konularında belirgin farklılıklar bulunmaktadır;

- Türkiye’deki konservatuvarlarda görev yapan öğretim elemanlarının eğitim ve uygulama yoğunlukları, Rusya’daki konservatuvarlarda görev yapan öğretim elemanlarına göre oldukça azdır.

- Türkiye’deki konservatuvarlarda görev yapan öğretim elemanlarının alanyazınını izleme olanakları, Rusya’daki konservatuvarlarda görev yapan öğretim elemanlarına göre daha azdır.

d. Türkiye’deki Konservatuvarlarda öğrenim gören öğrenciler ile Rusya Federasyonu’ndaki konservatuvarlarda öğrenim gören öğrenciler arasında eğitim, uygulama ve alanyazının izleme konularında belirgin farklılıklar bulunmaktadır;

- Türkiye’deki konservatuvarlarda öğrenim gören öğrencilerin eğitim ve uygulama yoğunlukları, Rusya Federasyonu’ndaki konservavutuvarlarda öğrenim gören öğrencilere göre daha azdır.

- Türkiye’deki konservatuvarlarda öğrenim gören öğrencilerin alanyazınını izleme olanakları, Rusya’daki konservatuvarlarda öğrenim gören öğrencilere göre daha azdır.

e. Türkiye’deki konservatuvarların eğitim ortamları ile Rusya Federasyonu’ndaki konservatuvarların eğitim ortamları arasında belirgin farklılıklar bulunmaktadır;

- Türkiye’deki konservatuvarlar, yapım aşamasında konservatuvar olarak tasarlanmamışlar, mevcut binalara yerleştirilmişlerdir. Gürültü girdilerini önleyici gerekli önlemler alınmamıştır. Bireysel çalışma odaları, sınıflar ve öğretim elemanları odaları gerektiği biçimde tasarlanmamıştır. Uygulama için kullanılan konser salonlarında donanım eksikliği bulunmaktadır.

- Rusya’daki konservatuvarların tasarımı konservatuvar amaçlı olarak planlanmış ve yapılmıştır. Gürültü girdileri en aza indirilmiştir. Bireysel çalışma odaları, sınıflar ve öğretim elemanları odaları gerektiği biçimde tasarlanmıştır. Uygulama için kullanılan konser salonlarında donanım eksikliği yoktur.

4. ÖNERİLER

Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda aşağıdaki öneriler ortaya konmuştur:

* Türkiye’de müzik ve sahne sanatları alanında sanatçı yetiştirme sistemi, Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurulu ve diğer ilgili kuruluşlar ile Üniversiteler tarafından yeniden yapılandırılmalı, konservatuvarlar daha özerk bir yönetim yapısına kavuşturulmalıdır. Konservatuvar yöneticileri alandan gelen ve tanınmış kimseler olmalıdır.

* Özel kuruluşlar ve sanata önem veren büyük şirketler devlet tarafından sanata destek için özendirilmeli, özel orkestralar, bale ve dans toplulukları ile sahne sanatı icra eden topluluklara destek amacıyla Sponsorluk Yasası çıkarılmalıdır.

* Müzik ve sahne sanatları ilk ve ortaöğretim düzeyinde bilinçli olarak ele alınmalıdır. Müzik eğitiminin özellikle ilköğretim düzeyinde uzman öğretmenlerce verilmesi sağlanmalıdır.

* Konservatuvar öğrencileri daha erken yaşlarda eğitime alınmalı, uygulama olanakları ve çalgı kaliteleri arttırılmalıdır.

* Konservatuvarlara ayrılan bütçeler arttırılmalıdır.

* Konservatuvar öğretim elemanlarının kalitelerinin arttırılması için kitaplık, nota, CD, Audio ve Video arşivi genişletilmeli; uygulama, görgü ve bilgi arttırma ile lisansüstü eğitim için olanaklar sağlanmalıdır.

* Konservatuvarda eğitim ortamları, konservatuvar amaçlı tasarlanmalıdır. Gürültü girdilerinin en aza indirilmesi amacıyla ses izolasyonlu çalışma odaları ve derslikler hazırlanmalıdır.

* Konservatuvarlarda öğretim elemanları ve öğrencilerin yararlanabilecekleri ses kayıt stüdyoları ve bilgisayar laboratuvarları açılmalıdır.

5. KAYNAKLAR

Adıgüzel, H. Ömer.Sanat Eğitiminde Kültür Pedagojisi Yaklaşımı”, Yaşadıkça Eğitim, İstanbul: Sayı 63, Temmuz/Ağustos 1999.
Ali, Filiz. Müzik ve Müziğimizin Sorunları, İstanbul: Alfa Yayınevi, 1996.
Atalayer, Faruk. Görsel Sanatlarda Estetik İletişim, Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayınları, 1994.
Barret, Gisele. Eğitimde Sanat, Çev: Canan Karadağ, Ankara: Edebiyat Güncesi Dergisi, Ocak/Şubat 2000.
Başar, Hüseyin. Sınıf Yönetimi, Ankara: Pegem Yayınları, 1999.
Borrowman, Merle L. “Comparative Education in Teacher Education Programs”, Comparative Education Review 19, October 1975.
Cemalcılar, Ali. İletişim Sanatı Olarak Müziğin Öğretim ve Eğitim Ortamlarında Kurumsal Yapısı İle Yaygın Eğitimde Bir Model Önerisi, Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yayınları, 1988.
Cho, İn Kyung. “Güney Kore Eğitim Sistemi İle Türkiye Eğitim Sisteminin Karşılaştırılması”, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul: Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstutüsü, 1997.
Cramer, J.F., G.S. Browne. Çağdaş Eğitim (Milli Eğitim Sistemleri Üzerine Mukayeseli Bir İnceleme), Çev:A. Ferhan Oğuzkan, İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1977.
Demircioğlu, İsmail. Türkiye ve İngiltere’de Ortaokul Tarih Öğretmenlerinin Eğitimi, Doktora Tezi, Birmingham: The University of Birmingham, Milli Eğitim Bakanlığı Bursu, 1998
Demirel, Özcan. Karşılaştırmalı Eğitim, Ankara: Kardeş Kitap ve Yayınevi, 1998.
Erbay, Mutlu. “Sanatın Felsefi Açıdan Sınıflandırılması”, Anadolu Sanat, Eskişehir:, Sayı 10, Aralık 1999.
Erdoğan, İrfan. Çağdaş Eğitim Sistemleri, İstanbul: Sistem Yayıncılık, 1997.
Fischer, Ernst. Sanatın Gerekliliği, Çev: Cevat Çapan, İstanbul: E Yayınları, Sanat ve Toplum Dizisi 1, 1995.
Göktürk, Akşit. Yenilikçi Sanattan Öğreneceklerimiz, İstanbul: Ada Yayınları, 1987.
Hasgül, Necdet. “Cumhuriyet Dönemi Müzik Politikaları” Folklora Doğru, İstanbul: Boğaziçi Üniversitesi BÜFOK, 1996.
İpşiroğlu, Nazan. “Müziğin Eğitimdeki İşlevi”, Yaratıcı Toplum Yolunda Çağdaş Eğitim, İstanbul: Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Yayını, 1990.
İpşiroğlu, Zehra. Çağdaş Eğitimde Sanat, İstanbul: Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Yayını, 1994.
Kabapınar, Yücel. “Dizayn, İçerik ve Kullanılabilirlik Açılarından Türk ve İngiliz Tarih Ders Kitaplarının Karşılaştırılması”, Doktora Tezi, Leeds: University of Leeds, Milli Eğitim Bakanlığı Bursu, 1998.
Kaya, Türker. Yüksek Öğretim Kanunu, Kanun Metinleri Serisi, Ankara: Seçkin Yayınevi, 1998.
Kaya, Yahya Kemal. Eğitim Yönetimi, Kuram ve Türkiye'deki Uygulama, Ankara: Bilim Yayınları, 1996.
Keldış, Y. V. Musıkalnaya Entsiklopediya, Moskova, Sovyetskaya Entsiklopediya Yayınevi, 1976.
Kulova, E. K. İz İstorii Muzikalnoy Jizni Rossii XIX-XX.vv (19 ve 20.yüzyıl Rusya Müzik Tarihi), Moskova: Moskova Çaykovskiy Devlet Konservatuvarı Yayını, 1992.
Küken, A. Gülnihal. Felsefe Açısından Eğitim, İstanbul: Alfa Yayınevi, 1996.
Lauwerys, Joseph A, Fatma Varış ve Kenneth Neff. Mukayeseli Eğitim, Ankara: Ankara Üniversitesi Yayını, İkinci Basım, No 84, 1979.
Moscow Conservatoire, Moscow: Moscow Research and Creative Ventures Centre "Conservatoire", 1994. Ob Obrazavanii Federalnıy Zakon (Federal Eğitim Yasası), Moskova: Os - 89 Yayınevi, 1999.
Oktay, Fatoş. “Denetim Alt Sistemleri Üzerine Karşılaştırmalı Bir Araştırma (Türk, Fransız ve İngiliz Denetim Sistemleri)”, Yüksek Lisans Tezi, Ankara: Gazi Üniversitesi, 1998.
Özalp, İnan. Yönetim ve Organizasyon, Cilt 1, Eskişehir: Birlik Ofset, 1998.

Pribegina, G. A. Moskovskaya Konservatoriya 1866 – 1991, Moskova: Musıka Yayınevi, 1991.
Sağlam, Mustafa. Avrupa Ülkelerinin Eğitim Sistemleri, Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayını, 1999.
San, İnci. “Çocuğun ve Gencin Sanat Eğitimi”, Ulusal Kültür Dergisi, İstanbul: Ekim 1979.
San, İnci. “Güzel Sanatlar Eğitimi”, Güzel Sanatlar Eğitimi, Editör: Bekir Özer, Ankara: Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yayını, No 101, 1987.
San, İnci. Sanat Eğitimi Kuramları, Ankara: Tan Yayınları:25, 1983.
Saraçoğlu, Asuman Seda. “Türkiye ve Japonya Eğitim Sistemlerinin Karşılaştırılması”, Doktora Tezi, Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1990.
Sarı, Hakan. “Özel Eğitime Muhtaç Çocukların Eğitsel Gereksinmelerinin Karşılanmasında Politika ve Uygulamalar Açısından İngiltere ve Türkiye’deki Yöneticilerve Diğer Yetkililerin Yorumlarının Karşılaştırmalı Analizi”, Doktora Tezi, Oxford: Oxford Brookes University, Milli Eğitim Bakanlığı Bursu, 1998
Sözen, Metin ve Uğur Tanyeli. Sanat Kavram ve Terimleri Sözlüğü, İstanbul: Remzi Kitabevi, 1986.
Sun, Muammer. Türkiye’nin Kültür, Müzik, Tiyatro Sorunları, Ankara: Ajans Türk Kültür Yayınları: 2, 1969.
T. C. Resmi Gazete. “2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kanunu”, 6 Kasım 1981 gün, Ankara: Sayı: 17506.
T. C. Resmi Gazete. “Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik ve Bale İlköğretim Okulu Yönetmeliği”, 7 Mart 1999 gün, Ankara: Sayı 23632.
T. C. Resmi Gazete. “2000-2001 Öğretim Yılında Yükseköğretim Kurumlarında Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkısı Olarak Alınacak Katkı Payları İle İkinci Öğretim Ücretlerinin Tespitine Dair Esaslar”, 14 Eylül 2000 gün, Ankara: Mükerrer Sayı: 24170.
Tunalı, İsmail. Bilim ve Sanat Üzerine Düşünceler, İstanbul: Milliyet Sanat Dergisi, Sayı 90, 1984.
Türkoğlu, Adil. Fransa, İsveç ve Romanya Eğitim Sistemleri, Ankara: Ankara Üniversitesi E.B.F. Yayınları 121, 1983
Türk Dil Kurumu (TDK). Türkçe Sözlük, İstanbul: Milliyet Yayınları, 1992.Ulaşov, Töre. Türkiye ve Özbekistan’da Öğretmen Yetiştirme, Yüksek Lisans Tezi, Ankara: Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1995
Uysal, Hakan. “Toplam Kalite Yönetiminin İlköğretime Uygulanabilirliği: Resmi ve Özel İlköğretim Okullarında Görev Yapan Yöneticilerin Görüşlerinin Karşılaştırılması”, Yüksek Lisans Tezi, Ankara: Gazi Üniversitesi, 1998.
Yılmaz, Nilüfer.”Türkiye’deki İlk ve Ortaokullarda Müzik Eğitimi İle Bulgaristan’daki İlk ve Ortaokullarda Müzik Eğitiminin Karşılaştırılarak İncelenmesi”, Yüksek Lisans Tezi,
Ankara: Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 1994
http:// www. anadolu. edu.tr
http:// www. istanbul. edu.tr/ konservatuvar/tarihce.html
http:// www. konser.hacettepe.edu.tr/tarihce.html
Kaynak:
http://www2.ogu.edu.tr/~mtkockar/caykovskiy.htm


 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021