Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 15
Sayı: 1762




Güzel Sanatlar Fakülteleri ve benzeri okulların yetenek giriş sınavlarının YÖK tarafından kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kaldırılması doğru bir karar, Katılıyorum.
Kaldırılması yanlış bir karar, Katılmıyorum.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 58 müzisyen gazete okuyor
 
 
Zerrin Alkan
 
 
Yayımlanan Sayı : 461

Rusya'da sanat / Bolşoy'un anavatanında sanatın durumu pek parlak değil! - 24.12.2007





Moskova Konservatuvarı'nın 100. kuruluş yılı kutlamaları Rus kültüründe belli bir düşüşü simgeliyordu. Çaykovski ya da Şostakoviç'in eserlerine layık konser, ticari bir kuruluş olan Rosinterfest'in sponsorluğunda bedava martinilerle Rus yeni zenginlerini ağırlayan müzikal bir rezalete dönüştü. Bolşoy Tiyatrosu'nun o zamanki yöneticisi ve ünlü şef Rozdestvensky'nin konuşması "Yeter artık! Müzik yapın!" diye bağıran gençler tarafından bölündü. Rozdestvensky olaydan iki ay sonra verdiği bir demeçte "O konserde gerçek müzik popüler eğlencenin tanrıları için kurban edildi" diyordu, "Bununla birçok yerde karşılaşıyorum ama Rusya başı çekiyor."

Sovyetler Birliği'nin çöküşünü izleyen 10 yılda Rus kültürü de gittikçe kısıtlanan bütçelerle, dökülen binalarla batı popüler kültürünün şiddetli saldırılarına direnmeye çalışarak sürüm sürüm süründü. Birçok kültür kurumu hayatta kalabilmek için ticari kurumlarla ortaklık yapmak durumunda kaldı, bu kurumlar da seyirci çekebilmek adına kaliteyi düşürmeyi tercih ettiler. Konser salonları pahalı rockçular, Broadway taklidi müzikaller ve popçularla doldu. Bir zamanlar ödüle doymayan filmler üreten film stüdyoları video klipler ve televizyon için polisiye diziler çekmeye başladılar.

Bazıları bunu Puşkin, Tolstoy, Çehov ve Eisenstein gibi sanatçıları yetiştiren büyük bir kültüre tehdit olarak görüyor. Bazıları ise yeni tiyatroların, operaların ve galerilerin kurulmasını sanatı özgürleştirdikleri ve eski gelenekleri zorlayıp zenginleştirdikleri için iyi bir şey olarak yorumluyor. Johns Hopkins Üniversitesi'nden Rus kültürü ve tarihi profesörü S. Frederick Starr, "Sovyetler Birliği ödenekli sanatı kutsal sayan ve sadece entelektüellere hitap eden bir tür 19. yüzyıl hiyerarşik sanat anlayışını sürdürüyordu" diyor, "şimdi ise sanat demokratikleşti."

Rusya'nın Kültür Bakanı Mikhail Shvydkoi da profesöre katılıyor: "Demokrasi sayesinde artık isteyen istediğini yapabiliyor. Birçok yeni küçük tiyatro ve galeri açıldı. Biz hâlâ kültürün ve sanatın ufak dışavurumlarına alışmaya çalışıyoruz. Ama kültürümüzün dışarıdan gelen etkileri benimseyerek de ayakta durabildiğini görüyoruz."

Rus kültürü nasıl kurtulur?

Eski bir tiyatro eleştirmeni olan Shydkoi, 1990'ların büyük bölümünü Rus Devlet Televizyonu'nun kasvetli ortamında geçirdikten sonra geçen yıl Putin Yeltsin'den  başkanlığı devraldığı sırada kültür bakanı oldu. Putin en başından Rus toplumunu  "sağlamlaştırma"yı ilke edindi, bu da bazı alanlarda Kremlin'e daha fazla güç vermek anlamına geliyordu. Her şeyin mübah olduğu Yeltsin döneminden sonra Putin politik sistemi merkezileştirmeye yöneldi, ama sanatta "bırak olsun" felsefesi devam ediyor. "Rus entelijensiyasının kazandığı özgürlük sarsılamaz" diyor Kültür Bakanı, "Bu yönetimin kültür politikasının temelini oluşturuyor."

The New York Times'da yer alan yazıya göre, eski günlerdeki sansürü ve ideolojik baskıları hatırlayanlar için devletin kültürel içerikten elini eteğini çekmesi zaten büyük bir değişim. Devletin önyargıları yıkılmış durumda, o da artık korodaki seslerden sadece biri.

Fakat Putin başkanlığa geldikten birkaç ay sonra kültür danışmanlarını toplayıp Rus kültürünün durumuyla ilgili alarm verdi:

"Rus kültürünün etkisi her geçen gün azalıyor." O günden beri de kültürü hem kendi ülkesinde hem de dışarıda canladırmak için çaba harcıyor. Moskova Film Festivali'nde Sean Penn ve Jack Nicholson'la yemek yedi, New York Guggenheim Müzesi'nde 20. yüzyıl başı Rus avantgarde kadın ressamların eserlerinden oluşan bir sergiye katıldı, İngiliz Başbakanı Tony Blair'i St. Petersburg'daki Kirov Opera ve Balesi galalarına davet etti.

Sanatsever KGB ajanı

Eski bir KGB ajanı olan Putin iki kere de "ideolojik yıkım"ı amaçladığı iddiasıyla 1971'de Sovyetler Birliği'nden sürülen heykeltraş Mihail Chemiakin'le buluştu. Şu anda New York eyaletinde yaşayan Chemiakin, Putin'den St. Petersburg'da yeni bir sanat enstitüsü kurulacağının sözünü aldı.

Kremlin ziyaretlerinden birinde Chemiakin, Putin'e Sovyetler Birliği'yle dalga geçen şarkılarıyla Moskova yeraltı sanat dünyasında bir kahraman olan Vladimir Vysotsky'nin CD'lerini çekinerek verdi. Putin çok sevindi: "Vysotsky'e taparım. Ben onun şarkılarıyla büyüdüm." Putin'nin zevkleri bir tuhaf doğrusu. Bir röportajında KGB'ye katılmasına sebep olarak İkinci Dünya Savaşı'ndaki Rus ajanlarını romantize eden "Kılıç ve Kalkan" adlı 1968 yapımı filmi göstermişti. Fakat şimdi bir politikacı olarak ülkenin kültürel elitini desteklemek zorunda. Rus devleti kültür bütçesini de artırdı. Kültür Bakanlığı'nın bütçesi gelecek yıl yüzde 25 artacak. Son 10 yılda en çok yara alan kurumlardan bölgesel kütüphanelere de yeniden destek veriliyor. Putin'in doğum yeri St. Petersburg tabii bu yardımlarda aslan payını alıyor. Şehre birçok proje için ayrılan bütçe toplam 1.7 milyar dolar! Çok geniş bir Rus sanatı koleksiyonunu barındıran St. Petersburg Müzesi 100 yıl sonra ilk defa yenilendi. Harcanan para 75 milyon dolar. Fakat Sovyet rejiminde 70 yıl kaderine terk edilen Rusya'nın bu en Avrupai şehri bu yeni ilgiyi hak ediyor. Kültür Bakanı "St. Petersburg bizim Rusya'da ulaşmak istediğimizin sembolü" diyor.

Daha birçok megaproje yolda. Novosibirsk'teki dev tiyatronun restorasyonu, Moskova Konservatuvarı'nın restorasyonu ve gelecek yılın sonunda başlanması beklenen, üç yıl sürecek olan Bolşoy Tiyatrosu'nun restorasyonu. Bu projeye de 170 milyon dolar bütçe ayrılmış. Moskova'daki Bolşoy Tiyatrosu hâlâ ülkenin en önemli opera ve balesi olma özelliğini koruyor, ancak yakın zamanda başkanın kişisel bütçesinden çıkarılıp Kültür Bakanlığı'nın bütçesine devredildi. Bolşoy'un sanat yönetmeni ozhdestvensky bir yıldan az bir süre görevinde kaldıktan sonra istifa ettiğinde Kültür Bakanı'nı kültürel standardının düşük olmasıyla ve gazetelerde Bolşoy'la ilgili çıkan kötü eleştirileri engellememekle suçladı. Bolşoy'a yeni bir sanat yönetmeni atanmadı, onun yerine Avrupa'da oldukça deneyim kazanmış ve babası da Bolşoy'un ünlü baslarından biri olan 37 yaşındaki orkestra şefi Alexsandr Vedernikov, baş müzik direktörü olarak getirildi. Vedernikov Bolşoy'un eski moda maaş sistemini değiştirip sanatçılara başarıları ve çabalarıyla doğru orantılı ödeme yapılması yöntemini getirecek.

"Bolşoy'un diğer bütün kurumlar gibi ancak iyi ürünler verdiği ölçüde başarılı olabilecek bir kurum olduğunu kabul edip buradan başlamamız gerekiyor" diyor Vedernikov ve Bolşoy'un son yıllardaki performansının uluslararası benzer kurumlarla, St. Petersburg'taki Kirov'la, hatta yeni yeni kurulan özel operalarla karşılaştırıldığında oldukça düştüğünü kabul ediyor.

Vedernikov'un yaklaşımını devrimci kılan en önemli unsur Bolşoy'un da diğer birçok eski Rus kültür kurumu gibi son on yılda fakirleşmekten öte fazla değişmemiş olması. Yani, kültür kurumlarının yapısal özellikleri hâlâ Sovyet mantığında ve kapitalizmin gerçekleriyle uyum sağlayamıyor. Kültür Bakanı'nın amacı Rusya'nın repertuar tiyatrosu geleneğini bozmadan bu kurumları yavaş yavaş daha ticari bir hale getirmek.

Evet, Rusya'da büyük bir kültür devrimi yaşanıyor. Artık birçok yerde devlet desteğindeki tiyatroların başlarına bağımsız çalışan yönetmenler getiriliyor, Moskova'da son on yılda oldukça iyi üç yeni opera ve iki yeni tiyatro kuruldu. En önemlisi de Rusya'daki yeni zengin sınıfından suçluluk duygusuyla kendini pazarlama arzusunun bileşiminden beslenen bir "hayırsever/ sanatı destekler" kitle doğmaya başladı. Örneğin St. Petersburg'daki yenilenme projelerine bir milyarder oldukça büyük para verdi, bir başkası cazın yaşaması için finansal destek sağladı. Film, tiyatro, güzel sanatlar ve müzikte Rusya artık son on yılın kusurlu demokrasisinin yarattığı karmaşayı ve 70 yıllık rejimin verdiği zararları düzeltme yolunda. Tabii değişim yavaş gelişecek. Ülkenin 70 yıl dünyanın geri kalanından kopuk yaşadığını ve en yetenekli insanlarının bir çoğunu harcadığını unutmamak lazım. (Z.A.)


 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2020