Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1788




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 32 müzisyen gazete okuyor
 
 
Ufuk Çakmak
 
 
Yayımlanan Sayı : 450

Oistrakh'ın izinde bir kemancı - 05.12.2007






Vadim Repin Deutche Grammophon'un solist sanatçısı olup klasik müziğin süperstarları aarsında yerini sağlamlaştırdı. Ünlü kemancının yeni Beethoven kaydı, geçmiş ustalardan David Oistrakh'la rekabet edebilecek düzeyde




Günümüzün çok önemli kemancılarından Vadim Repin, kayıt firmalarının en anlı şanlısı Deutsche Grammophon'un (DG) solist sanatçısı oldu. Bu şu anlama geliyor: Repin'in süperstarlığı artık hiç kimsenin itiraz edemeyeceği bir şekilde ilan edilmiş oldu. Çok güzel kayıtların ve eşsiz performanslarının onu bu noktaya getirmesine şaşmamak lazım.

Sanatçının DG macerasının keman konçertosu repertuvarının üç büyüğünden biri olan Beethoven'la (diğer ikisi Çaykovski ve Mendelssohn) başlamış olması tesadüf değil. DG, Repin'i yeni sanatçısı olarak lanse ederken, bu taze süperstarı ilk kez kaydettiği 'garanti' bir eserle sunarak dinleyiciyi de hareketlendirmeye çalışmış adeta. Ancak ticari lansman kokusu da gelen bu fikrin altını doldurmak için Repin'in "Beethoven'ı kaydetmek için bu anı bekledim" gibi bir sözü, kitapçıkta öne çıkarılıyor ki pek inandırıcı değil. Bu arada kitapçığı da çok yetersiz, alışılmışın tersine eser, besteci, sanatçı bilgileri hiç yok. Ancak Repin'in bu muhteşem konçertodaki yorumu ise fazlasıyla ilgiye layık.

Dışadönük bir virtüözlüğe, parmak cambazlığına yüz vermeyen yapıt, içedönük, kişisel bir havada yazılmıştır. Bu nedenle onu doğru seslendirebilmek ifadelemede ustalık istiyor. Repin'in Beethoven'ında, ton sağlamlığı, daha da doğrusu, ton sağlıklılığı gayet etkileyici. Çalışı bana geçmiş ustalardan en çok David Oistrakh'ı anımsatıyor. Kesinlikle duygu sömürüsüne girişmeyen, romantikliğin müzisyenliği bastıramadığı, denge ve müzikal saflığın asla bozulmadığı, saygılı ve bütünselci bir müzikal duruşu var. Konçertoda bestecinin kendi kadansları yerine Kreisler'inkiler kullanılmış. Repin birinci bölümdeki çift sesli kadansta harikalar yaratıyor. Peki 'geçmişin büyük ustalarının devamı olmaya aday bu kemancının yorumu nerede duruyor?' diye soracak olursanız ya da 'Repin efsaneleşecek bir damga vurmuş mu Beethoven'a?' diye merak ediyorsanız o zaman biraz çekimser kalırım işte. Repin'in, Menuhin, Heifetz, Grumiaux, Perlman, Suk gibi büyüklerin yanında çok farklı bir şey söylediğini, parmak ısırttığını söyleyemem. Ancak bu kemancı henüz 36 yaşında ve şaşırtabilir.

İki hafta önce Bilkent Senfoni eşliğindeki Çaykovski'siyle Ankara'yı nasıl birbirine kattığını duyduk.

Beethoven 'Kreutzer Sonatı'nı zamanın keman virtuozu Bridgetower'a adamış. Besteci daha sonra Bridgetower'la arasında geçen bir tartışmadan ötürü ithafını değiştiriyor ve bu kez kemancı Rudolphe Kreutzer'e adıyor.

İlginçtir, Kreutzer partisyonu ilk gördüğü zaman 'Çalınamaz' diye dudak bükerek esere hiçbir zaman dokunmuyor. Edebiyat ilgilileri Tolstoy'un bu eserin başlığını taşıyan romanını bilirler. Yapıtın erkek anlatıcısı bu kıskançlık öyküsünün zirvesinde 'Kreutzer'i ateşli ve adeta flört edercesine çalan karısı ve âşığını görür ve karısını bıçaklar.

Tolstoy'un yapıtında müzikal form ile yazın malzemesi arasında ilişkiler kurduğunu söyleyemeyiz. Ahlakçı Tolstoy, o zamanın popüler müziği
olan oda müziğini, insanları eğlendirip, ruhlarını coşturan, âşıkları birbirine yaklaştıran, ayartıcı bir unsur olarak görüyor ve bunu romanında bir çekirdek imge olarak kullanıyor sadece. Buna karşın sonatta öyle bir şeytani hava var ki 'Tolstoy erotik bir imgelem mi gördü de konuya yakıştırdı?' diyebiliyorsunuz zaman zaman. Bu esin kaynağı sonat daha sonra Çek besteci Janacek'i de etkilemiş ve besteci dörtlüsünü Tolstoy'un öyküsüne dayandırmış. Repin-Argerich yorumu ise dinlediğim en güzellerden biri. Argerich'in hiçbir şekilde pasif olmadığı, iki solistin form ve denge duygusunu çok başarılı bir şekilde verdikleri bir çalış bu.

Mutlaka dinlemeli.


Repin/Beethoven/DG/Şef: Muti, Viyana Filarmoni/Argerich

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021