Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1789




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 24 müzisyen gazete okuyor
 
 
Filiz Ali
 
 
Yayımlanan Sayı : 438

Altı CD'lik hazine... - 19.11.2007





Oktay Dalaysel, 45 yıl boyunca Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın üyesi, 30 yıl da aynı orkestranın başkemancısıydı. “Toplumun genelinin istemediği bir tür müziğe ömrümü vakfettim” diyen Dalaysel, benim sınıf arkadaşımdı. Aynı yıl Ankara Devlet Konservatuvarı’nda parasız yatılı olarak okumaya hak kazanmıştık. O sınıfın en küçüğüydü. Yaşça küçük ve çelimsiz olmasına rağmen içimizden en dirençli o çıktı.

Licco Amar’ın öğrencisi oldu

Oktay’ın keman hocası Licco Amar idi. 19 yaşında Berlin Filarmoni Orkestrası’nın başkemancılığına getirilmiş, 25 yaşında Amar Kuartet’ini kurmuş, Wilhelm Furtwangler ve Paul Hindemith gibi büyük müzisyenlerin yakın arkadaşı olmuş, 1933’te Hitler Almanya’sından kaçıp 1936’da Türkiye’ye sığınmış bir keman virtüözüydü Amar. Oktay, böyle bir hocanın en iyi öğrencilerinden biri olarak mezun oldu konservatuvardan. Mezun olduktan sonra yine Amar’ın tavsiyesi üzerine Freiburg Yüksek Müzik Okulu’na gitti ve oradan memleketine ustalık derecesi alarak döndü.

Yıllarca orkestra başkemancılığının yükünü omuzlarında taşırken bir yandan da solistlik kariyerini sürdürdü, orkestra eşliğinde konçertolar çaldı, resitaller verdi, oda müziği yaptı. Bunlar da yetmezmiş gibi hem Ankara Devlet Konservatuvarı’nda hem de Gazi Üniversitesi Müzik Bölümü’nde keman dersleri verdi. Dahası, iki kızını da kemancı olarak yetiştirdi.

Eh, 'toplumun istemediği bir tür müziğe’ bunca hizmet yeter de artar bile demeyin. Çünkü Oktay Dalaysel, bütün bu yaptıklarıyla yetinmedi ve “Keman için Gam Çalışmaları ve Yay Teknikleri” adında bir de keman metodu kitabı yazdı.

Şimdi de 1960’lardan 1990’ların sonuna dek yaptığı tüm bant kayıtlarını CD’ye aktarmış ve 6 CD’lik bir Oktay Dalaysel arşiv koleksiyonu oluşturmuş. Her CD’nin bir 'tema’sı var. İlk CD, Vivaldi’den Pablo de Sarasate’ye konser sonu 'bis’ parçalarından oluşuyor. 2., 3. ve 4. CD’lerde Dalaysel’in 1966 ile 1984 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı Senfoni ve İstanbul Devlet Senfoni orkestraları eşliğinde yorumladığı Viotti, Dvorak ve Mendelssohn keman konçertoları ile Lalo’nun “İspanyol Senfonisi” yer alıyor. 5. CD, tümüyle Türk bestecilerine ayrılmış. Burada sanatçı Muammer Sun, İstemihan Taviloğlu, Adnan Saygun, Metin Öğüt, Turgay Erdener ve İlhan Usmanbaş’ın keman eserlerini yorumluyor.

Canlı konser kayıtları

Sonuncu CD’de ise Handel, Paganini, Leclair, Manuel De Falla ve Saint-Saens’ın keman virtüozitesini yücelten eserleri var. Bunların tümü canlı konser kayıtları. Yani hiçbirinin üzerinde montaj numaraları yapılmamış. Oktay Dalaysel’in nasıl sağlam bir Orta Avrupa keman yorumculuğu ekolünden geldiği gün gibi aşikâr.

Özetle, kırk yıllık müzik yaşamını 6 CD’ye sığdırmış Dalaysel. Bu koleksiyon, bir Türk müzik emekçisinin kendisinden sonra gelen müzik emekçilerine örnek olacak ve onlara cesaret verecek değerde bir armağanı. CD’leri Oktay Dalaysel kendi olanaklarıyla yapmış. Elde etmek isteyen olursa doğrudan Dalaysel’e başvurmak zorunda. Keşke bir müzik yapım firması akıl etse de bu koleksiyonu ele alıp dağıtımını yapsa.
   

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021