Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1748




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 21 müzisyen gazete okuyor
 
 
Elvan Duygu Gülay
 
 
Yayımlanan Sayı : 435

Caz Kronolojisi (3.Bölüm) - 14.11.2007





1961

Elvin Jones (davul) , John Coltrane Dörtlüsü ' nde çalıyor, müthiş hayranlık uyandırıyordu. Mc Coy Tyner grubun diğer dinamosu idi (3).

Özellikle İngiltere' de New Orleans-Chicago tarzı bir tür caz doğdu (3).

Elvin Jones davulculuğu yeniden tanımladı (3, 8).

Gençlik rock' n roll ' a kayınca gece kulüpleri zor durumda kaldı (3).


1962

Stan Getz yumuşak cümleleri ile dinleyiciyi her zaman sakinleştirirdi (3).

Latin vurgulu caz samba sı bir anda gece kulüplerinde patlama yaptı. “Desafinado”, “Girl From Ipanema” listelere girip hit oldu.

Liverpool' lu ritm' n blues topluluğu The Beatles popüler olmaya başladı (3).

Rusya ve Amerika Küba' da sıcak çatışmanın eşiğine geldiler. Nükleer savaş gündemde idi. Folk müziğinde olduğu gibi cazda da bazı protest örneklere rastlanıyordu (3).

1963

Yusuf Latif (saksofon, flüt). Asya ve Ortadoğu çalgıları ve tekniklerinin caz tınısına önemli ölçüde katkısı olabileceğini gösterdi (3).

Afro-Amerikan müzik dünya popuna yön veriyor. James Brown Harlem' deki müthiş disko “ Apollo ” da konsere çıkıyor (3).

Yeni bir caz anlayışı filizleniyor: Albert Ayler (saksofon) ölçüler ve akorlar bakımından Ornette Coleman ' dan çok daha arınmış bir tarza yöneliyor (3).

Martin Luther King Washinton' da “Bir Düşüm Var” diye başlayan konuşmasını yapıyor. Alabama' da bir bomba 4 siyah genç kızın ölümüne neden oluyor (3).

1964


Eric Dolpy (flüt, klarnet, altosaksofon), yeni arayışların adamı idi. Henüz 36 yaşında iken hayata veda etti.

John Coltrane “A Love Supreme” de benzersiz bir saksofon ustalığı gösteriyor (3).

Carla Bley ve Mike Mantler önderliğinde “Caz Bestecileri Orkestra Birliği” kuruldu. Bu girişim bir free jazz hareketi idi (3).

1965

Sıra dışı şef Sun Ra ' nın kendi adına yaptığı albümler bir kült yaratıyordu (3).

Albert Ayler eski New Orleans tınısı ile en uç atonal çalışı bir araya getiriyordu (3).

Ornette Coleman kemanı ile, John Coltrane saksofonu ile Albert Ayler gibi atonal bir doku ve ritm arıyordu (3).

Özgür caz henüz kitlelere ulaşamasa da birlik üyesi müzisyenlerin yaratıcı arayışları sürüyordu (3).

Malcolm X öldürüldü. Los Angeles' te ırkçı ayaklanmalar sonucu 39 kişi yaşamını yitirdi (3).

1966

Cannonball Adderley (saksofon), “Mercy Mercy Mercy” ile soul caz hareketini güçlendiriyordu (3).

Lee Morgan (trompet), Hank Mobley (saksofon) ile birlikte çalıyor: “The Sidewinder” funky blues tarzı parçası hit oluyor (3).

Black Power (siyah güç) gündemde. “ Kara Panter Partisi” kuruluyor (3).  

1967

Rahsaan Roland Kirk pek çok çalgıyı ustalıkla, birkaç saksofonu aynı anda çalabili- yordu (3).

John Coltrane ' e yeni katılan Pharoah Sanders (saksofon) Ayler ' in tahtını işgal ediyordu (3).

Gospel etkisindeki Aretha Franklin “Respect” ile listelerin en üst sıralarına yerleşti (3).

Miles Davis popülizme kaçarak jazz rock topluluğu kurma hazırlıkları yapıyor. Yalnız değil, başkaları da benzer çalışmalar içerisinde (3, 8).

Duke Ellington ve free cazcılar bir araya geliyor (3).

Irk ayırımcılığı tartışmaları Vietnam' da hızla artan siyah asker kayıpları nedeni ile yeniden alevleniyor (3).

1968

Archie Sheep (saksofoncu, oyun yazarı, aktör). Cazın, siyah klasik müzik olarak kabul edilmesi için çalışmalar yapıyor. Özgür müziği politik başkaldırının simgesi olarak görüyor (3).

Cecil Taylor avant-garde piyano virtüözitesinin doruklarında geziniyor (3).

Eubie Blake (ragtime piyanisti) 80 yaşından sonra müziğe dönerek caz önceki dönemi yeniden yaşatıyordu (3).

Amerika' lı özgür müzisyenler Avrupa' da çalışmaya başladılar (1, 2, 3).

Amiri Baraka (radikal siyah yazar) şiirlerini Sun Ra ' nın müziği ile özdeşleştiriyor (3).

Dr. Martin Luther King Mempis' te öldürüldü. Siyah halkın isyanı büyüyordu (3).

Vietnam' da barış görüşmeleri başladı (3).

1969

Charlie Haden (bas) “Liberation Music” ile devrimci şarkılara caz kimliği kazandırıyor (3).

Art Ensemble Of Chicago iki ay içerisinde kaydettiği altı albümle bütün caz gruplarının en ilericisi ve teatrali olarak ün kazanıyor (3).

Miles Davis ' in “Bitches Brew” albümü, rock ritmindeki alt yapısı, elektronik doku önündeki caz soloları ile o güne kadar en çok satan plak oluveriyor (3).

Jimmy Hendrix free caz kadar blues' a dayalı müziği ile gitarla doğaçlamanın önünü tamamen açıyor (3).

Rock' çı Frank Zappa ile kemancı Jean Luc Ponty Hot Rats adlı albüm üzerinde çalışıyorlar (3)

1970–1971

Chick Corea (piyanist), Dave Holland (bas) ile birlikte Miles Davis ' ten ayrılarak sıradışı müzisyen Antony Braxton ' la Circle adlı free caz topluluğunu kurdu (3).
 Louis Armstrong ' un 6 Haziran 1971' de New York' ta ölümü bütün dünyada üzüntü yarattı (3).  Black Jazz ve Strata East gibi küçük plak şirketleri siyahların sosyal sorunlarını gözönünde tutuyordu (3).

1972-1973

John McLaughlin ' in Mahavishnu Orkestrası Hint müziğini rock ritmleri ile harmanlayıp caz müziğine uyarlıyordu (3).

Freddie Hubbard. Olağanüstü bop trompetçisi. Ticari füzyonu o da deniyor (3, 8).

Scott Jopplin ' in başrollerini Paul Newman ve Robert Redford' un oynadığı “The Sting” adlı filme yaptığı müzik ragtime ' ı yeniden gündeme getiriyor (3).

Miles Davis ' ten ayrılan Joe Zavinul ile Wayne Shorter ‘ Life Time ' da jazz rock yapıyorlar (3).

ABD Vietnam' dan çekiliyor. Ancak güveni sarsılmış müzisyenler sisteme tepki duyuyorlar (3).

1974–1975

Bir başka eski Miles Davis Topluluğu üyesi, Keith Jarreth elektronik müziği reddediyor, duyarlı bir solo piyano üslubu geliştiriyordu. Eserleri klasik müzik, country ve Bill Evans' tan esintiler taşıyordu. “ Köln Konseri ” canlı kaydı, o güne kadar en çok satan solo piyano albümü idi (3).

Büyük saksafoncu Wayne Shorter, Weather Report ' ta iken sakindi. Latin Amerika gezilerinden sonra tarzını değiştirdi (3).

Eski West Coast altocusu Art Pepper uyuşturucu belasından kurtulup klasik bop ' a dönüş yaptı (3).

1976-1977

Sıradışı şarkıcı Betty Carter 60' ların ve 70' lerin ticari girdabına kapılmadan “Dont Call Me Man” ile turnesine devam ediyordu (3).

Gitarcı George Benson soul jazz albümü ile Nat King Cole ' e benzeyen sesini duyurmaya başladı (3).

Disko müziği batıyı kasıp kavuruyordu (3).

Hard bop davulcusu Dexter Gordon, Avrupa' da geçirdiği 13 yıldan sonra New York' a döndü (3).

Rock' n Roll kralı Elvis Presley henüz 42 yaşında iken öldü. Servetinin 1.000.000 doları bulduğu tahmin ediliyordu (3).

1978-1979


Swing tenorcusu Scott Hamilton , Benny Goodman ile çalışmaya başladı. Mainstream caz ' ın önemli kişileri arasına girdi (3).

Herbie Hancock, Chick Corea ile bir dizi akustik piyano düeti başlattı. “I Tought It Was You” listeleri altüst etti (3).

Missouri' li gitar virtüözü Pat Metheny ' nin albümü çok satıyor. Füzyon ' un da romantik ve derin olabileceğini, kalıcı temalar içerebileceğini gösteriyor (3).

Gil Scot-Heron , dans ilahı, caz şairi, söz yazarı. Irkçılık, uyuşturucu ve adalet üzerine sert bir söylem içerisinde idi (3).

1980-1981

Jack DeJohnette (davulcu, piyanist) düşgücü yüksek fusion ' cu. “Special Edition” dizisi yavaş yavaş ünlü olacak (3).

Carla Bley sahnede kayıtsızlığı, teatral yanı, umursamaz hali ile kendine özgü bir çıkış arıyordu (3).

Miles Davis, “Man With A Horn” ile müziğe dönüyor, Cool Jazz Festivali ' ne katılıyordu (3).

Airto Moreria ve eşi Flora Purim Brezilya ritm ve vokallerinin önde gelen fusion ' cuları idi. 70' lerde başlayan rüzgârları hala esiyor (3).

Sonny Walkman satışları patladı. İnsanların müzik dinleme alışkanlıkları değişmeye başladı (3).

1982-1983

Wynton Marsalis (New Orleans'lı trompetçi). Art Blakey ve Herbie Hancock ' ile çalışmalarının ardından kendi başına uçmaya başlıyor. Müzikte Grammy alıyor (3).

Norveç' li saksofoncu John Garbareck caz ile Avrupa halk müziğini kendine özgü bir biçimde birleştiriyor (3).

Bobby McFerrin Cool Jazz Festivali ile çıkışını yapıyor (3).

1984-1985

Pat Metheny, David Bowie ile “This Is Not America” da bir araya geliyor. Ornette Coleman ' ın sınır tanımaz free caz beşlisi ' ne katılıyor. Ortaya “Song X” çıkıyor (3).

Klasik müzik icracılarına verilen Sonning Ödülü ' nü, “Aura” albümünde Danimarkalı müzisyenler ile farklı bir orkestral çalışma yapan Miles Davis alıyor (3).

Don Cherry sadece bir dünya müziği öncüsü değil. Lou Reed ve Ian Durry ile caz ve reggae plakları da yapıyor (3).

1986-1987

Bir zamaların ele avuca sığmaz free caz müzisyeni Pharoah Sanders ateşli tınısı, büyüleyici temposu, şarkı sözleri ile diskolarda (3).

Courtney Pine adlı genç tenorcu İngiltere' de caza ilgiyi yeniden canlandırıyor (3).

Michael Brecker (saksofon) müziğe başladıktan 20 yıl sonra ilk kez bir albüm yapıyor ve başarılı oluyor (3, 8).

Başlıca plak şirketleri pekçok eski kaydı yeniden plak yapıyor. Bopa dayalı bir caz anlayışı Avrupa ve Amerika' da yeniden canlanıyor (1, 3).

Klasik Bop geri geliyor. Bir yandan da caz funk da hala satıyor. “ M-Base” grubu ile John Zorn ' un stiller arası gezintileri ilgi görüyor (3).

Compact Disk ' ler müzik mağazalarında görülmeye başlıyor (3).

1988-1989

John Scofield, Miles Davis' in eski gitarcısı. Bop, swing ve Hendrix ' i karıştırarak 80' li yılların en heyecan verici fusionlarını elde ediyor (3).

Greg Osby, Steve Coleman ve şarkıcı Cassandra Wilson “M-Base ” grubunun üyeleri idi (3).
Clint Eastwood uzun süredir düşlediği caz filmini çekti. Bu bir Charlie Parker Biografisi idi. “Bird” filminin müziğini büyük saksofoncunun özgün soloları oluşturuyordu (3).

İngiltre' de plak şirketleri acid jazz modası yaratıyor. Caz söylemi ile dansedilebilir vurgular bir araya getiriliyor (3).

“M-Base ” grubunun üyeleri idi (3).
Clint Eastwood uzun süredir düşlediği caz filmini çekti. Bu bir Charlie Parker Biografisi idi. “Bird” filminin müziğini büyük saksofoncunun özgün soloları oluşturuyordu (3).  İngiltre' de plak şirketleri acid jazz modası yaratıyor. Caz söylemi ile dansedilebilir vurgular bir araya getiriliyor (3).  


bitti

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019