Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1747




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 42 müzisyen gazete okuyor
 
 
Elvan Duygu Gülay
 
 
Yayımlanan Sayı : 434

Caz Kronolojisi (2.Bölüm) - 13.11.2007





1931

Alkol sorunu olan Bix Beiderbecke 28 yaşında öldü (1, 3, 8).

“ Savoy ”: Harlem' in en popüler dans salonuydu. Ellington, Cab Calloway ve Chick Webb sık sık burada sahneye çıkardı (3).

Radyo yayınlarının yayılması ve diğer ekonomik güçlükler plak sanayiini güç durumda bıraktı (3).


1932

Lester Young (klarnet, saksafon), Kansas City' de Blues Devils ' de çalışıyordu (3).

Benny Goodman, 20 yaşlarındaki virtüöz klarnetçi, New York' un en çok aranan müzisyenlerinden biri idi. Swingin kralı oldu (1, 2, 3, 8).

Dans müziğine ilgi artınca bölge toplulukları ortaya çıktı (3).

Bill Bojangles' Robinson “ tap dans ” ın en büyük ismi idi (3).


1933

Billy Holiday genç, duygulu şarkıcı ünlenmeye başlamıştı (3, 8)

Swingin lirik dehası Belçikalı çingene gitarcı Django Rheinhard ' ın soloları Paris' te yeni bir çığır açtı. Kemancı Stephane Grapelli ile grup kurdu (3, 8).

Amerika' da artık hemen evde radyo vardı. İlk canlı konser kayıtları yayınlanmaya başlandı (3).

İçki yasağı sona erince caz yerüstüne çıktı. Caz müziği ile çılgınca danseden gençler hızla çoğalıyordu (3).


1934

Benny Goodman kendi topluluğunu kurdu. Radyoda geç saatlerde yayınlanan kendi programını başlattı (3).

Fats Waller son derece parlak bir stride piyanisti ve besteci idi. Caz ve pop şarkıla-rından oluşan plaklar doldurdu (2, 3, 6).

Kansas City' de tutku ile alto saksafon çalan 14 yaşındaki Charlie Parker , Lester Young ' ın peşinden ayrılmıyordu (3, 6).

Caz big band 'ı 5 bakır üfleme, 4 kamışlı ve 4 ritm çalgısı ile standartlaşıyor, bakır üflemeliler ile kamışlı üflemeliler birbirleri ile çağrı-yanıt şeklinde söyleşiyorlardı (3).


1935

Art Tatum adlı kör piyanist müthiş stride tekniği ile caz ve klasik müzik dünyasını kendine hayran bırakıyordu (1, 3, 8).

Yeni yeni ortaya çıkan radyo disk-jokeyleri, Benny Goodman ' ın ününü hızla yayıyor, swing dönemini başlatıyorlardı (3, 8).

Mikrofon caz şarkıcılığını değiştirdi (3).


1936

Bill “Count” Basie, Bennie Moten ' ın Kansas' taki topluluğunda çalışıyordu. Moten' ın beklenmedik ölümü üzerine bu topluluktan yeni bir grup oluşturdu (3, 8).

Cool ve derin bir tona, geniş cümlelere sahip olan Lester Young, Count Basie toplu- luğuna katıldı (1, 3, 8).

Armstrong “Pennies from Heaven” adlı filmde oynadı. Hırslı menajeri Joe Gleaser onu yavaş yavaş çok yönlü bir gösteri sanatçısına dönüştürüyordu (3).

Jimmy Dorsey (saksafon), swing döneminin popüler orkestra şeflerinden biri idi (1, 3, 8).


1937

Şarkıcı Cab Calloway ticari anlamda en başarılı siyah orkestra şefi idi. Birlikte çalıştığı genç trompetçi Dizzy Gillespie tarafından, bir tartışma sırasında kalçasından bıçaklandı (1, 3, 6, 8).

Three Deuces: Chicago' da Art Tatum ' un da çalıştığı ünlü gece kulübü idi (3).

Juke Box (müzik makinesi) çoküntüden sonra müzik piyasasını biraz olsun canlandır-mıştı (3, 9).

Caz müzisyenlerinin kayıt sürelerini sınırlayan 78' lik plaklar yerine yavaş yavaş daha düşük devirli plaklar deneniyordu (3).


1938

Charlie Parker etkilendiği Lester Young' tan çok daha hızlı ve armonik anlamda çok daha serüvenci çalışı ile kitleleri hayretler içerisinde bırakıyordu (1, 3, 6, 8).

Artie Shaw, Benny Goodman' ın klarnetteki en yakın rakibi idi. “Begin the Beguine” ona büyük ün getirdi (1, 3, 8).

“Carnegie Hall” caza kapılarını açıyordu. Swing müziğe egemen olmuş, saygınlık kazanmıştı (3).

Bazı küçük çaplı plak kuruluşları ticari olmayan caza yönelmişti (2, 3).

Bazı gençler karmaşık akor düzenleri üzerinde çalışıyordu (3).

1939

Coleman Hawkins, 5 yıl sonra Avrupa' dan döndü. Cazın en önemli unsuru olan melodi yerine akorlar üzerine oturan “Body and Soul' u yaptı (1, 3, 8).

Yazar ve düzenlemeci Billy Strayhorn, Duke Ellinton ' a katılınca cazın şaheserleri ortaya çıktı (1, 3, 8).

Piyanist Teddy Wilson ' un Billy Holliday ile yaptığı plaklar caz şarkıcılığında çığır açtı (1, 3, 8).

Swing artık bir mainstream olgusu idi.

Avrupa' da savaş patladı. Caz işgale uğrayan ülkelerde özgürlük ve başkaldırının simgesi oldu (3).


1940

Kenny Clarke (davul), vuruşlarını bas davuldan zillere kaydırdı. Böylece daha hafif ve gevşek bir ritm ve ataklı vurgular geliştirdi (3, 8).

Ben Webster (tenor saksafon), en yaratıcı dönemine girmekte olan Duke Ellington ' un orkestrasına katıldı (1, 3, 8).

“ Minton's Playhouse ”: 108. Caddedeki kulüpte uzun süre swing starları boy göster-mişti. Yeni dönemde Kenny Clarke burada cazın yönünü değiştiren bazı müzisyenler ile birara-ya geldi (1, 3, 8).

Jimmy Blanton , Ellington' un genç basçısı. Solistlere tıpkı gitarcıların yaptığı gibi hız-lı, melodik yanıtlar vermeye başlayarak basın eşlikçi konumunu değiştirdi (3, 8).


1941

Charlie Christian, Benny Goodman' ın yıldız gitarcısı idi. Bob gitarının kurucusu ve amplifikatör kullanımının öncülerindendi (1, 3, 8).

Bopçular temel akorları arttırarak, daha yukarıdaki notalardan doğaçlama yapmaya başladılar (3, 8).

Amerika' daki ırkçı tutuma karşı tavır alan siyah müzisyenlerin sayısı her geçen gün ar- tıyordu (2, 3, 4).


1942

Charlie Parker, sololarında bluesları baş döndürücü bir hızla çalıyor, kah uçuyor, kah konuyordu (1, 3, 6, 8).

Lionel Hampton (davul, vibrafon) hala durulmayan swing müzisyenlerinden biri idi (1, 3, 8).

Dizzy Gillespie bebop döneminin ilk topluluklarından biri olarak Onyx ' te çalmıştı (3).

Ticari olmadığı öne sürülse de bop hızla yayılıyordu (3).

Savaş sırasında peş peşe alınan vergiler nedeni ile gece kulüpleri küçük topluluklar çalıştırmaya başlamıştı. Bu da bepopa yaradı (3).

Amerikan müzisyenler Federasyonu plak satışlarından pay alıyordu. Bu yüzden bop neredeyse yeraltına inmişti (3).


1943

Bud Powell (piyanist), sağ eli ile çaldığı melodiler, nefesli soloları andırıyordu (1, 3).

Swing döneminin ünlü piyanisti Earl Hines , topluluğuna Gillespie ve Parker ' ı da katıyordu (1, 3, 8).

Coleman Hawkins yeniden plak yapmaya başladı. Beboptan etkilenmiş görünüyordu (1, 3, 8).


1944

Max Roach (davul) Charlie Parker' a akıl almaz bir uyum içerisinde eşlik ediyordu (3, 8).

Thelonious Monk sert ve vurgulu tekniği, buruk besteleri ile 20. yüzyıl klasikleri arasına giriyordu (1, 3, 8).

Coleman Hawkins, emektar kornetçi Bunk Johnson ilk bop plaklarını yaptı (3).


1945

Şarkıcı Billy Eckstine ilk siyah bop yıldızı oluyordu (3, 8).

Miles Davis (trompet), müzik okulu öğrencisi iken Parker ' ın peşinden ayrılmıyordu (3, 6, 8).

Orkestralar ekonomik sıkıntı yüzünden dağıldıktan sonra swing basının ilgisini çekti (kör ölür, badem gözlü olur) (3).

II. Dünya Savaşı biterken modern caz genç kuşağa sesleniyordu (3).


1946

Stan Getz sahneye çıkıyor (3).

Dizzy Gillespie (trompet) bebop ve küba dans müziğini aynı anda kucaklıyordu: Cubop ' un doğumu (3)

New York' ta Afro-Cuban patlaması oluyordu (3)

Stan Kenton gibi “mektepli” müziyenler big band' ler kuruyor.

Bebopun karmaşık yapısı, gösteri dünyasının isteklerine uymayışı cazı ciddi sanat ko- numuna getiriyordu.


1947

Louis Jordan ' ın çaldığı blues ve swingi birleştiren jump , rock çağının habercisi idi (3).

Miles Davis ve Gill Evans daha yumuşak, daha yavaş bir caz tınısı peşindeler (3)

Savaş sonrası Miles Davis ve Thelonious Monk gibi genç kuşak cazcılarının ilk plak kayıtları yapılıyordu (3).

Bopçular keçi sakal bırakıyor, bere takıyordu. Uyuşturucu bu kesimi de pençesine almıştı (3).


1948

Stan Kenton latin cazı türünde “The Peanut Vendor” u yaptı (1, 3, 8).

Chano Pozo, Dizzy Gillespie orkestrasına girdi. Aynı anda birden çok ritm vuruyordu. Afrika köklerine yaslanan şarkıcılığı dinleyenleri hayrete düşürüyordu. Harlem' de çıkan bir çatışmada öldü (3).

Miles Davis ve Gil Evans ' ın Birth Of The Cool topluluğu New York' taki Royal Roost ' ta ancak birkaç akşam çalabildi (3).

Norman Granz ' ın turnelerindeki konserleri caz yıldızlarının katılımı ile jam session ' lara dönüşüyordu (3).

Bazı caz müzisyenleri din değiştirerek, müslüman isimleri alıyordu (3).


1949

Mary Lou Wiliams, parlak bir besteci ve piyanistti. Bop döneminin önde gelen müzisyenlerindendi. Gillespie ' ye besteler veriyordu (3, 8).

Paris Caz Festivali ' ne Charlie Parker ve diğer bop yıldızları katıldı. Avrupa yeni cazı tutku ile kucaklıyordu (3).

“Birth of the Cool” albümü piyasaya çıktı (3).


1950

Stan Kenton' un 43 kişilik, yarı-senfonik, Modern Müzikte Yenilikler adlı orkestrası ABD turnesine çıktı (3, 8).

Frank Sinatra milyonlarca dolarlık anlaşma yaparak radyoda çıkmaya başladı (3).

Louis Armstrong 50. yaşını kutladı. Tarzını hiç değiştirmemişti. Yeni orkestrası All-Stars ' la turneye çıktı (3).

Count Basie orkestrası dağıldı (3, 8).

Benny Goodman turneleri durdurdu (3).

Plak sanayii gelişiyor, plaklar ucuzluyordu. Uzunçalara daha uzun doğaçlamalar kaydedilebiliyordu (3).


1951
 Lennie Tristano (piyano) yalın, süzülmüş doğaçlamaları cool caz 'ı etkiliyordu (3)

West Coast ' ta daha çok beyazların yaptığı cool caza benzer yumuşak bebop tarzı sevilmeye başladı (3).

Rock and roll ' un doğumu: Alan Freed (beyaz radyo disk-jokeyi) boogie-woogie rithm and blues , country ve jump 'ın birleştirilmesi ile yaratılan, çılgınca dans edilen yeni bir müzik türünün isim babası oluyordu (2, 3).

Elvis Presley ve Chuck Berry, rock' n roll kralı olma yolunda yarışıyorlardı (3, 8).


1952

Dizzy Gillespie ' den ayrılan Milt Jackson (vibrafon) ile John Levis (piyanist) Modern Jazz Quartet ' i kurdular (3, 8).

Lennie Tristano New York' ta arkadaşları ile cool caz okulu açtı (3).  Chet Baker. Yumuşak tonlu, romantik beyaz trompetçi (1, 3, 8)

Uzunçalarların gelişmesi sonucu Duke Ellington birkaç bölümden oluşan suit ' ler yazdı. Bop yıldızlarının Kanada turnesi sırasında Toronto Massey Hall ' deki konser canlı olarak kaydedildi (3).

George Russel (davulcu) caz teorilerini içeren ünlü kitabını yazdı: “ Lydian Chromatic Concept Of Tonal Organisation ” (3)


1953

Gerry Mulligan ve Chet Baker' ın piyanosuz dörtlü grubu West Coast tarzında albüm yaptı (3).

Horace Silver (piyanist, besteci). Bebop ve gospel karışımı yeni bir akımı “ hard bop ” haberliyordu (3).

Bill Halley (country şarkıcısı) “Rock Around The Clock” ve “Shake Rattle and Roll” adlı şarkıları çok seviliyor.


1954

Ella Fitzgerald doğaüstü sesi ile swing türü caz şarkıları söylüyordu. Norman Granz ile birlikte çalışıyordu (1, 3, 8).

Horace Silver ve dinamik davulcu Art Blakey hard bop topluluğu “ The Jazz Massengers ” ı kurdular (3).

İlk caz tarihi derlemesi yapıldı (3).

Charlie Parker 34 yaşında öldü (1, 3, 6).


1955

Clifford Brown (trompet), Max Roach (davul) ve Sonny Rollins ile önde gelen hard bop topluluklarından birinde çalıyordu. Ertesi yıl araba kazasında yaşama veda etti (3).

Max Roach aynı zamanda siyah haklarının ateşli bir savunucusu idi (3, 8).

“ Newport ” en uzun yaşayan caz festivallerinden biri oldu.

Miles Davis trompetinde harmon susturucu kullandı (3).

Elvis Presley (Memphis' li kamyon sürücüsü) daha yirmisinde milyoner oluyordu (3).


1956

Charles Mingus (bas), besteleri ve yazıları güçlü bir caz temeli oluşturuyordu (3).

Miles Davis Newport Festivali ' nden sonra “Workin” ve “Steamin” albümleri ile hard bop' un tepesine fırlıyordu.

Dizzy Gillespie Amerikan Dış İşleri Bakanlığı' ınca müzik elçisi olarak atanıp dünya turnesine çıktı. Bu artık ABD hükümetinin ulusal değer olarak sahiplendiği cazı dünyaya tanıtmak ve yaymak istediğini gösteriyordu (3).

Louis Armstrong “ Satchmo ”, “A Musical Autobiography” de yer alan bazı parçaları-nı yeniden kaydetti. Kendini yenileyememişti. Parçalar ilk çıktıkları günün adeta karbon kağıdı ile kopyası idi (3, 8).

Eisenhover yönetimi insan haklarını koruyan uygulamaları ile dikkat çekiyordu (3).


1957

Thelonious Monk bu yıldan başlayarak olağanüstü plaklar yaptı. Cazın en saygın müzisyenlerinden biri konumuna geldi (3, 8).

Jimmy Smith (org) Hammond orgu ile güçlü doğaçlamalar yapmaya başlamıştı (3).

Cecil Taylor, Ellington, Brubeck, Stravinski ile birlikte perküsyon ağırlıklı hard bop yapıyordu, ilk defa plak kayıtlarına başladı (3).

1958

Sonny Rollins (saksofon) coşkulu, pırıltılı, hiçbir zaman ne yapacağı belli olmayan bir doğaçlamacı idi (1, 3, 8).

Lee Morgan (trompet) çarpıcı bir stil yakalamıştı (3).

Ornette Coleman bazılarına göre dahi, bazılarına göre şarlatandı. Charlie Parker' dan sonra en başarılı saksofoncu idi (3, 8).


1959

Bill Evans “ Kind of Blue ” adlı benzersiz çalışması, ardından bir dizi plağı ile bir anda ünleniyordu (1, 3).

Count Basie hala yeni mainstream dalgasının en önde gelen isimlerindendi (3).

Jackie Mc Lean (saksofon) yırtıcı bir hard bop altocusuydu (3).

Çift hoparlör (stereo) sistemi ilgi görmeye başlıyordu (3).


1960

John Coltrane (saksofon) hem baladda hem de yüksek tempolu parçalarda olağanüstü idi. Soprano saksofonu kullanmaya başlamıştı (3, 8).

“Sketches of Spain” İspanyol temalarından oluşan bu albümde Miles Davis ilk defa orkestra önünde solo çalıyordu (3).

Max Roach, cazla insan haklarına ait çok açık mesajlar veriyordu (3).

Ornette Coleman “ özgür caz ” ın yaratıcısı oldu (1, 3, 8).



devam edecek

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019