Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1788




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 34 müzisyen gazete okuyor
 
 
Meral Yılmaz
 
 
Yayımlanan Sayı : 430

Damardan klasik müzik - 07.11.2007





Müzikle tedavi ülkemizde ilk kez laboratuvar ortamına taşınıyor. Müziğin psikolojik rahatsızlıklar üzerindeki tedavi edici etkisi ilk çağlardan beri bilinen bir yöntem. Osmanlılarda müzikle tedavi bütün fonksiyonelliği ile en etkili dönemini yaşamıştı. Tanzimat"tan sonra gözden iyice düşmeye başlayan müzikterapi Avusturya, Almanya, İngiltere gibi Avrupa ülkelerinde ve Amerika"da bilimsel olarak incelendi ve uygulandı.

Bir süredir ülkemizde TÜMATA grubunun canlı tutmaya çalıştığı bu tedavi usulü önümüzdeki günlerde psikiyatristler eliyle bilimsel olarak uygulanacak. Memory Center çalışanlarından Psikiyatrist ve aynı zamanda müzisyen Adnan Çoban koordinatörlüğünde ve Prof. Dr. Nevzat Tarhan"ın desteğiyle müzik eşliğinde tedavi yapılacak.

Beynin fonksiyonlarını düzenlemede önemli bir etkisi olduğu bilinen müzik ritmleri, beyin frekanslarına göre ayarlanacak. Hastanın önce beyin elektro fizyolojisi belirlenecek. Bir nevi beynin makina yöntemiyle haritalanması anlamına gelen bu tedavi şekli, hastanın beyin çalışma sistemi hakkında somut bilgilere ulaştırıyor. Frekanslarının düşük olduğu saptanırsa buna uygun olarak yüksek frekanslı müzik hazırlanıyor. Tam tersi olarak yüksek frekans gözlenirse düşük frekanslı müzik öneriliyor.

Uygulama şöyle: Başa takılan kepe benzer bir nesneyle hasta bilgisayara bağlanıyor. Beyin fonksiyonlarına uygun olarak hazırlanmış bir müzik dinletiliyor. Hasta müzik dinlerken doktorlar da hastanın beyninden gelen frekansları ekrandan izleyerek tedavinin seyrini kontrol altında tutuyor.

Bu yöntemin tedavide önemli etkileri olacak. Psikolojik sorunları olan kişilere alternatif ve daha kaliteli bir tedavi sunan müzik terapi yöntemiyle, beyin araştırmalarında müziğin yeri de bilimsel olarak yaygınlaştırılacak. Çekilen elektro fizyoloji ön planda tutularak, beynin normal ritmi ve müziğin uyarıcı etkisi incelenecek.

Beyin frekans analizi doğrultusunda hazırlanan müzik CD"sini hastalar evlerinde de dinleyebilecek. Bireysel müzik terapi olarak belirlenen bu tedavi sürecinin yanında kişiler müzik dinletilerinin yer aldığı grup seanslarına da katılabilecek. Türk Tedavi Musikisi adındaki müzik grubu, İTÜ Konservatuvar bölümü mezunu ve "Türk Tedavi Musikisi" alanında uzmanlaşmış akademisyenlerden oluşuyor. Kısa adı TÜTEM olan grup içinde yer alan Kemani Neşe Yeşim Altıner ise merkezin sanat danışmanlığını yürütüyor.

"Al bu müziği 3 ay dinle demeyeceğiz"

Hastaların beyin aktivitesine uygun olarak hazırlanan müzikle tedavi süresi ortalama 6 ay olacak. Ancak bu 6 aylık süre içinde tek bir müzik CD"siyle yetinilmeyeceği, kişinin psikolojik düzeyine uygun müzikler hazırlanacağı belirtiliyor. Psikiyatrist Dr. Adnan Çoban "Eğer bu tedavi yönteminde al bu müziği 3 ay dinle dersek, hastasına ilaç yazan ve bu ilacı 6 ay boyunca kullanmasını isteyen psikiyatristlerden farkımız kalmaz. Bizler zaten bu yönteme karşıyız. Vücut bir süre sonra geliştiriyor ve ilacın etkisi azalıyor. Bizim yaptığımız müziğin de hasta üzerindeki etkisi bir süre sonra azalmaya başlayacak. Bunu, iki haftalık kontrollerde beyin dalgalarından izleme fırsatı bulacağız ve müziği değiştireceğiz" diyor.

Tedavi sürecini hastanın beyninden canlı bağlantı yapmaya benzeten Uzman Dr. Çoban, bu sayede hastanın psikolojik durumu ile ilgili anlık tespitler yapılabilmesini çok önemli bir bulgu ve daha kolay çözüme götüren bir yöntem olarak görüyor.

Avrupa ve Amerika"daki müzik terapi alanında çalışan üniversitelerle irtibatlı olduklarını belirten Dr. Çoban, müzik terapi çalışmalarında yurtdışındaki okullarla bilgi alışverişi içinde olacaklarını belirtiyor.

Dünyada müzik terapide kanıtlanmış birçok veri olduğuna işaret ediyor. "Amerika"da, beyin fonksiyonları tamamen devre dışı olmuş bir hastaya yüksek frekanslı müzik dinletildi. 3 ay sonra beynin yarısının çalışmaya başladığı tespit edildi" diyor. Türk musikisinin psikiyatrik ve fiziksel hastalıklardaki etkilerini bilimsel verilerle ortaya koymak için çalışan ve bu amaçla bir kitap hazırlığını sürdüren Dr. Adnan Çoban"ın yayın aşamasında olan "Türk Tedavi Musikisi ve Uygulaması" adında kitap çalışması da mevcut.

Dede Efendi, Itri ve Mozart"ın müziğindeki ortak paydalar incelenecek

Mozart"ın müzikleri bilimsel alanda pek çok araştırmaya konu oldu. Epilepsi tedavisinde etkili olduğundan bahsedildi. Bizde ise ilk kez müziğin psikiyatriye etkisi bilimsel olarak araştırılacak. Dede Efendi, Itri, Hacı Arif Bey gibi musiki dehalarının eserlerinin psikiyatriye olan etkileri araştırılacak. Memory Center"da oluşturulacak müzik terapi laboratuvarının tedavi amacıyla bilikte Türk musikisinin araştırılmasına ve dünyaya duyurulmasına da katkısı olacağını belirten Dr. Çoban; Mozart, Bach gibi dünyaca bilinen müzisyenlerle Türk müziği ustaları arasındaki etkileşimi araştırmayı hedefliyor. Makamlar arasındaki farklılıklar, makamların insan üzerindeki etkileri de bilimsel olarak araştırılacak.

Zeka geriliği, davranış ve öğrenme bozukluklarında da müzik terapi kullanılıyor. Müziğin çocuklar üzerinde etkisi var. Çocuğun ruhsal, duygusal, toplumsal gelişimine katkıda bulunur. Ayrıca hareket ve duyu sistemleri ile ilgili yetersizliklerin giderilmesine, dikkat-konsantrasyon gibi zihinsel becerilerin kuvvetlendirilmesine ve iletişim yeteneğinin gelişmesine yardımcı oluyor. Müzik terapi esnasında çocuk, bozulmuş olan fiziksel yeteneklerini yeniden şekillendirebiliyor. Birtakım davranış kusurları varsa bunları değiştirebiliyor.

Ruh ve sinir hastalıklarının tedavisinde olduğu kadar, musıkînin, bedensel hastalıklara da iyi geldiği savunuluyor. Musıkî ile tedavide, rast makamının kemiklere, hüseyninin mideye, hicazın çocuk hastalıklarına, nihavendin ise bel ağrısı ile tansiyona iyi geldiği kaydediliyor. Edirne Şifahanesi"nde zirve noktasına ulaşan musiki ve şifa arasındaki etkileşimin sırları bu kez günümüz psikiyatristlerinin eliyle gün yüzüne çıkıyor.

HANGİ MAKAM HANGİ HASTALIĞA İYİ GELİYOR?

1) RAST MAKAMI: Kemik ve beyne etkili. Fazla uyumayı engeller. Nabzın yükselmesine yardımcı olur. Özellikle çocuk bünyesinde nem hakim olduğu için; bu nedenle oluşan dengesizlikleri düzeltir. Akıl hastalıklarına iyidir.

2) IRAK MAKAMI: Kuşluk ve ikindi vakti etkilidir. Menenjit, beyin ve akıl hastalıklarına faydalıdır. Omuz, kol ve ellere etkilidir. Başın üst tarafına etkisi belirtilmektedir. Lezzet verir, düşünme ve kavrama konusunda etkilidir. Korku gidericidir. Saldırganlığı önleyici ve nevrotik hastaları tedavi edici etkisi vardır.

3) ISFAHAN MAKAMI: Ateşli hastalıklardan vücudu koruyucu özelliği vardır. Ense, boyun, omuzlar ve sol dirsek için etkilidir. Güven hissi, uyum sağlama, hareket yeteneği, zihin açıklığı, gönül yenileme, düzgünlük verme, zekayı açma ve hatıraları tazeleme özelliği vardır.

4) ZİREFKEND MAKAMI: Sırt, mafsal ağrılarına ve kulunca faydalıdır. Beyinle ilgili ağız çarpılmasına, kalp, ciğer, göğüs, kalça ve sağ omuza etkilidir.

5) BÜZÜRK MAKAMI: Kulunç ve beyin hasarı ile ortaya çıkan şiddetli hastalıklara yararlıdır. Güç kazandırır. Boyun, boğaz, göğüs, ciğer kalp ve yan böğür (basen) için etkilidir.

6) ZENGULE MAKAMI: Kalça eklemleri ve bacak içleri ile ilgisi bulunur. Kalp hastalıklarına, menenjit ve beyin hastalıklarına etkilidir. Beyin hastalıkları ve ruh hastalıklarının tedavisi için mide ve karaciğer ateşini yok eder. XIII. asırdan önce hicaz makamından ayrılarak oluşmuştur. Hayal ve sırlar telkin eder, uyku verir, masal duygusu verir.

7) REHAVİ MAKAMI: Sağ omuz, baş ağrıları, burun kanamaları, ağız çarpıklığı ve balgamdan gelen hastalıklara, akıl hastalarına faydalıdır. Doğuma yardımcı olur. Göğüs, mide ve yan böğür için faydalıdır.

8) HÜSEYNİ MAKAMI: Güzellik, iyilik, sessizlik, rahatlık verir ve ferahlatıcı özelliği vardır. Karaciğer ve kalbin iltihabını söndürür. Mide hararetini giderici özelliği vardır. Ateşli nöbetlerin giderilmesinde faydalıdır. Sol omuza etkilidir. Sıtma hastalığına iyidir.

9) HİCAZ MAKAMI: Kemiklere, beyne ve çocuk hastalıklarına tedavi edici etkisi vardır. Üro-genital sisteme ve böbreklere etki gücü fazladır. Alçakgönüllülük duygusu verir. Düşük nabız atımını yükseltir ve göğüs bölgesi diğer önemli etki alanıdır.

10) NİHAVEND MAKAMI: Kan dolaşımı, karın bölgesi, kalça, uyluk ve bacak bölgelerine etkilidir. Kulunç, bel ağrısı ve tansiyon rahatsızlıklarına faydalıdır.

11) NEVA MAKAMI: Göğsün sağ tarafına, böbreklere, omurilik, kalça ve uyluk bölgelerine etkisi vardır. Üzüntüyü giderir ve lezzet verir. Gönül okşayan makam adıyla bilinir.

12) UŞŞAK MAKAMI: Kalp, ayak rahatsızlıkları ile nikriz (damla) ağrılarına faydalıdır. Gülme, sevinç, kuvvet ve kahramanlık duyguları verir. Çocukları etkileyen yellerde ve erkeklerdeki ayak ağrılarına faydalıdır.

13) ACEMAŞİRAN MAKAMI: Kemiklere ve beyne etkilidir. Yaratıcılık duygusu ve ilham verir. Durgun düşünce ve duyguları canlandırır. Hanımlarda doğumu kolaylaştırır. Anne karnındaki çocuğun yanlış duruşlarının düzelmesine yardım eder. Ağrı giderici ve spazm çözücü özelliği vardır.

14) SEGAH MAKAMI: Şişmanlık, uykusuzluk, yüksek nabız, kalp, ciğer ve kas rahatsızlıklarına faydalıdır. Beyin nöronlarına etkisi vardır. Mistik duygular oluşturur.

15) PENTATONİK MELODİLER: Pentatonik müzik, Asya kökenli Türk musıkîsinin en önemli ve karakteristik özelliğidir. Kendine güven ve kararlılık verir, rahatlık sağlar. Çocuklara, 9-10 yaşına kadar sadece pentatonik müzik dinletilmesi öneriliyor.






 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021