Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1788




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 34 müzisyen gazete okuyor
 
 
Murat Beşer
 
 
Yayımlanan Sayı : 425

Türünün yaşayan son örneği: Archie Shepp - 31.10.2007





Kıraathaneye pişpirik çevirmeye girer gibi; siyah takım elbiseler içinde ağır ağır, sallana sallana, kendilerinden emin adımlarla çıkıyor dört kişi sahneye.

Öndeki 70’lik adamın adı Archie Shepp. Cazın, siyahların klasik müziği olarak kabul görmesi konusunda kelleyi koltuğa almış gönüllü bir mücahit. Saksafonda serbest tonal avangart cephenin yaşayan son örneği. Kuşağından hiç kimse kalmadı, kendinden gayri.

Konuşmaya niyetli görünmüyor. Arkadaşlarını tanıttıktan sonra “Hope 2” adlı bestesiyle dalıyor çalmaya. Arada bir başını kaldırıyor, siperliğiyle gözlerini gölgeleyen fötr şapkasının altından salonu izliyor. Bir balada giriyor ardından; Thomas Waller bestesi “Ain’t Misbehavin”. Solosunun bittiği yerde sandalyeye çöküyor. Sonra tenor saksafonunu yandaki sandalyenin üzerine yatırarak yeniden kalkıyor, şarkı söylemek için mikrofona seğirtiyor. Çok güzel söylüyor Shepp. Duygusal renkleri son derece zengin; canhıraş okuyor, bir o kadar da incelikli.

Dört kişiden fazlası

Siyah Lee Van Cleef kılıklı davulcu geliyor ortaya, setinin başından ayrılarak. Vücuduna vurarak çıkardığı seslerden oluşan ritmik bir parça çalarken, bir yandan da şarkı söylüyor. Shepp geri vokalleriyle destekliyor.  Sıradaki romantik parçada birkaç dakikalığına sahneyi terk eden Shepp, içinde soprano saksafonunun bulunduğu çantayla dönüyor. Genelde sosyete cazıyla özdeşleşen enstrümana itibarını iade ediyor.  Ünlü bestesi “Mama Rose” ile iç içe geçirerek çaldığı “Revolution”ın vokalli kısımlarında Shepp sponsor bankanın devasa tabelası önünde devrim hakkında şarkı söylerken, dili bir türlü içeri girmeyen davulcu vokalin arkasında melodi çalıyor. Her parça arasında dönüp dönüp müzisyenlerini yeniden tanıtıyor Shepp. Dört kişilik orkestradan çok daha fazlasını çalıyor bu ekip. Grameri fazlasıyla düzgün, lafı ballandıra ballandıra konuşan yetenekli piyanist Tom McClung, berrak tonu, bükülmez hattıyla dantelci basçı Wayne Dockery ve esprili tarzıyla davulcu Steve McCraven.

Tabii önlerinde de caz için yaratılmış tarihi bir portre. Duvara asılan bir poster gibi görünüyor, üzerine düşen kiremit rengi ışıkların altında Shepp. “Ben cazım, caz da ben” diyor adeta Dixiland günlerinden kalma arkaik görüntüsü içindeki yaşlı müzisyen.

Ruhlar için tehlikeli!

Bir Thelonius Monk bestesi “Ask Me Now” ile devam ediyor halk müziğine dayalı armonik özgürlüğün zevk dolu dakikaları. John Coltrane’den bayrağını devraldığı uzun müzikal uçuşları kaldırabilecek hayal gücü ve bedensel erki halen yerli yerinde Shepp’in. Fiilen çalınan müzik, yazılı olandan çok daha ilerde sahnede. Baştan çıkmaya teşne ruhlar için çok tehlikeli bir müzik bu.

“Burning Bright” adlı parçada özgür müziği politik başkaldırının olmazsa olmazı olarak gördüğünün bir kez daha altını çiziyor Shepp. Tıpkı Max Roach gibi, Sony Rollins gibi...

Geldikleri gibi ayrılıyorlar sahneden son olarak çaldıkları “Dedication To Bessie Smith Blues”in ardından.
 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021