Kullanıcı Adı
Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 16
Sayı: 1789




Halen içinde yaşadığımız Pandemi Sürecinde; konser, tiyatro, opera ve bale gibi sanat etkinlikleri devam etmeli midir?

Devam etmelidir.
Devam etmemelidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 25 müzisyen gazete okuyor
 
 
Filiz Ali
 
 
Yayımlanan Sayı :

Özgünlük yoktu sadece deja vu - 26.06.2007





Sir John Tavener, çok şanslı bir besteci. Emrinde leb demeden leblebiyi anlayan müzisyenlerden oluşan BBC Senfoni Orkestrası ve BBC Senfoni Korosu var bir kere. Daha da ötesi Galler Prensi Charles yakın dostu. Üstelik önceki akşam İstanbul’da Aya İrini Müzesi’nde Türkiye prömiyeri gerçekleşen “Allah’ın Güzel İsimleri” adını verdiği eserini de Galler Prensi ısmarlamış. Bu, Recep

Tayyip Erdoğan’ın bir bestecimize eser ısmarlaması gibi bir şey...

Ama bence bütün bunların ötesinde, İstanbul’da Aya İrini kubbesi altında 80 dakika gıkı çıkmadan oturup bu eseri dinleyen bir İstanbullu kitlesi var. Böyle bir sabır da ancak bir Müslüman ülkesinde gözlemlenebilir. Oysa eserin 19 Haziran’da Londra’da Westminster Katedrali’nde gerçekleşen dünya prömiyerinde kızgın Katolikler katedral önünde gösteri yapmış ve hem besteciyi, hem de Galler Prensi’ni kınamış.

Eser hakkında Londra gazetelerinde çıkan eleştirilerde genel tavır “ne şiş yansın, ne de kebap” şeklinde. John Tavener, temelde öteden beri 'dinler’ ile uğraşan bir besteci. 70’li yıllarda Anglikan kilisesinden ayrılıp, Rus Ortodoks kilisesine kaymıştı örneğin. Son zamanlarda Doğu dinlerine ve dolayısıyla tasavvufa yöneldiğini görüyoruz. Bence hiçbir mahzuru yok bu yönelişin. Anlayamadığım şu:

Sahayı terk ettim!

“Allah’ın Güzel İsimleri” eserinde Allah’ın Kuran’da geçen 99 ismini işlerken acaba hiç mi Doğu müzikleri üzerine derinlemesine araştırma yapmamış? Orkestra içine sadece birkaç Doğu çalgısı eklemekle yetinmesi, müzik dili olarak da tümüyle 500 yıllık Avrupa çoksesliliği dışına hiç çıkmaması bende bir eksiklik duygusu uyandırdı açıkçası. Sir John’un Sûfi müziğine hiç âşina olmadığı aşikâr.

Eser, minimalist ve postmodern bir kolaj. Ben yetmişinci dakikada sahayı terk ettim. Ancak geri kalan 10 dakikanın da aynı minval üzere devam ettiğinden adım kadar eminim. 70 dakika boyunca ilaç için bir tek özgün ezgi, özgün ritim, özgün ses bileşimi, özgün doku duyamadım. 70 dakika boyunca içine sürüklendiğim duygu 'deja vu’ duygusuydu. Yani, ben bunu bir yerlerde duydum daha önce duygusu.
İşte, Mozart Requiem’den tınılar, işte Beethoven 9. Senfoni Koral bölümünü anımsatan bir hareket, işte Beethoven bilmem kaçıncı yaylılar kuartetinin ses dokusu, biraz Mahler, az biraz Dvorak, Rönesans ve Barok koral geleneğinden esintiler, vesaire, vesaire. Aralardaki gong sesleri; Amerika yerlilerinin davulu; Tibet tapınaklarındaki kâselerin tınıları filan; ya da koronun çok kısa aralıklarla yinelediği “Allah” adının tekrarı ile zikir çağrıştırması bence dinleyeni doğunun gizemli atmosferine ya da Sûfi mistisizmine sürüklemeye yetmiyordu.  

Başta da söylediğim gibi Sir John Tavener çok şanslı bir besteci. Her şeyden önce kendi bestecisine büyük değer veren, ona sahip çıkan, bestecisinin önünü açan, ona her türlü desteği veren bir ülkenin,

Britanya’nın vatandaşı olduğu için çok şanslı. Umarım, o da bu şansının farkındadır.

'Selamünaleyküm’ diyerek selamladı

İstanbul Kültür Sanat Vakfı ve British Council işbirliğiyle düzenlenen konser öncesinde Şakir Eczacıbaşı sahneye gelerek Sir John Tavener’a 35. Uluslararası Müzik Festivali’nin Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü sundu. Ünlü besteci teşekkür konuşmasına “Selamünaleyküm” diye başladı ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu ödülü almaktan onur duydum. 12 yıl önce ilk kez İstanbul’a geldiğimde bu kente âşık olmuştum.

Dünyadaki çatışmaları müziğin dili iyileştirebilir. Masaların etrafında oturmakla olmaz, Allah duygusu kalple hissedilen bir şeydir. Sufizm de İslamın dehasıdır.”  Tavener,  sessizce dinlenen konserin sonunda ayakta alkışlandı.



 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2021